Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11421 E. 2013/18206 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/4108 E., 2013/5618 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/376 E. 2019/4848 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin ihyası · maddi hata · ihya · husumet
Benzer bu karardaDava, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Her ne kadar, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce Ticaret Sicil Memurluğuna karşı da dava açılması için davacıya süre verilmesi ve dava açıldığında işbu dava ile birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuşşa da, davalı olarak Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne «husumet» yöneltilmiş olup, gerek mahkeme karar başlığında gerekse Dairemiz ilamının karar başlığında ... davalı olarak gösterilmiştir.
Açıklanan sebeplerle belirtilen hususun «maddi hata» niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 16.11.2017 tarihli 2016/4108 Esas-2017/6300 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15639 E. 2014/16264 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14577 E. 2014/6187 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · marka hakkına tecavüz · taraf ehliyeti · ortalama tüketici · menfi tespit · haksız rekabet
Benzer bu kararda… davacıların “A..” ibareli markayı birlikte kullandıkları, bu kullanımdan dağacak hakların her iki davacıyı ilgilendireceği gözetildiğinde davacılar yönünden davada «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğu, “A.” ve “A..” ibarelerinin görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürebilecek derecede benzer olduğu, “.” ibaresinin ilk olarak 1986 yılından başlamayarak otel hizmetlerinde davalı şirket ve kurucu selefleri tarafından kullanıldığı, kullanımın kesintisiz biçimde dava tarihine kadar devam ettiği, bu nedenle marka üzerinde öncelikli hak sahipliğinin davalı tarafa ait bulunduğu, davacıların kullanımının geçici konaklama hizmetleri ile ilgili olduğu, 39. sınıftaki hizmetler yönünden önceye dayalı kullanıma ilişkin herhangi bir belge ve kanıt sunulmadığı, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığının tespitine dair talebin açılan bir davada savunma aracı olarak ileri sürülebileceği, 556 sayılı KHK'nın 74. maddesi uyarınca «menfi tespit» davasına konu edilemeyeceği, gereçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ların hükümsüzlük davasıyla birlikte görülebileceği” gerekçesiyle, dairemizin 05.03.2013 tarih 2013/435-4108 sayılı ilamıyla kaldırılmış olup, 556 Sayılı KHK'nın 74/«son» maddesine uyarınca «menfi tespit» davasının markanın hükümsüzlüğü davasıyla birlikte açılabileceği öngörüldüğünden yazılı gerekçeyle bu konudaki istemin reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin tem …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11421 E. , 2013/18206 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.10.2010 gün ve 2010/77-2010/195 sayılı kararı bozan Daire’nin 21.03.2013 gün ve 2011/4108-2013/5618 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1969 yılında yurt dışında Türkiye’de ise 1982 yılında tescil ettirdiği tanınmış "şekil + TİGER" markasıyla ayniyet derecesinde benzeri olan markaların, davalı tarafından tescil edildiğini, müvekkiline ait ürünleri toplanılmak istemesi üzerine bu durumun öğrenildiğini, söz konusu 95944, 135649, 88089, 92854, 92901 sayılı markaların hükümsüzlüğü için İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın kabul edildiğini, ancak daha sonra yaptıkları incelemede davalının 92370 nolu bir başka markasının daha bulunduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, davalının kötü niyetle tescil ettirdiği markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/4108 E., 2013/5618 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033433300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz