Ilmühaber
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3013 E. 2011/12433 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilmühaber↗ taşıma senedi↗ ziya↗ taşıma sözleşmesi↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ taşıyıcı↗ kusur↗ dahili dava↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, taşıma sözleşmelerinin dava dışı ... ile davalı arasında yapıldığı, davacının alıcı olduğu, taşınır satımında mülkiyetin teslim ile geçtiği, dava konusu kestanelerin alıcı davacıya teslim edilmeden önce ziya olduğu, bu durumda davacının uğradığı zararını aralarında satım ilişkisi bulunan dava dışı ...'den sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep edebileceği, ...'nin de alıcının zararını karşıladıktan sonra kusuru oranında davalı şirkete başvurması gerektiği, davacı ile davalı arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı, davacının mülkiyeti henüz kendisine geçmemiş olan malın bedelini davalı şirketten isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklanmakta olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf ilk taşımada eksik teslimat yapıldığını, ikinci teslimatta geç ulaşmaya bağlı olarak kestanelerin bozulduğunu ileri sürerek taşıyıcı davalıya husumet yöneltilmiştir. Bu durumda mahkemece olaya uygulanması gereken TTK’nın 791. maddesinin “Taşıyıcı, eşyanın ulaşmasından önce, bunların muhafazası hususunda gönderilen tarafından verilecek talimatı icraya mecburdur. Gönderilen, eşyanın ulaşmasından ve taşıma senedini veya bunun yerini tutan ilmühaberi hamil ise eşyanın ulaşması gereken günden sonra gerek kendi, gerek üçüncü şahıslar lehine olarak taşıma mukavelesinden doğan bütün hakları, zarar ve ziyan davası dahil olduğu halde, taşıyıcıya karşı kullanabilir ve beyan edilen zamandan itibaren taşınan eşyanın kendisine teslimine ve taşıma senedinin taşıyıcıdaki nüshasının geri verilmesini isteyebilir. Emre yazılı bir taşıma senedinin hamili, gönderilen sayılır.” şeklindeki hükmü uyarınca davacının dava açma hakkını haiz olduğu kabul edilerek, işin esasına girilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3328 E. 2017/6030 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, «taşıma sözleşmelerinin» dava dışı ... ile davalı arasında yapıldığı, davacının alıcı olduğu, taşınır satımında mülkiyetin «teslim» ile geçtiği, dava konusu kestanelerin alıcı davacıya teslim edilmeden önce «ziya» olduğu, bu durumda davacının uğradığı zararını aralarında satım ilişkisi bulunan dava dışı ...'den «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca talep edebileceği, ...'nin de alıcının zararını karşıladıktan sonra «kusuru» oranında davalı şirkete başvurması gerektiği, davacı ile davalı arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı, davacının mülkiyeti henüz kendisine geçmemiş olan malı …
Dava, taşımadan kaynaklanmakta olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf ilk taşımada eksik «teslimat» yapıldığını, ikinci teslimatta geç ulaşmaya bağlı olarak kestanelerin bozulduğunu ileri sürerek «taşıyıcı» davalıya «husumet» yöneltilmiştir.
Gönderilen, eşyanın ulaşmasından ve «taşıma senedini» veya bunun yerini tutan «ilmühaberi» «hamil» ise eşyanın ulaşması gereken günden sonra gerek kendi, gerek üçüncü şahıslar lehine olarak taşıma mukavelesinden doğan bütün hakları, zarar ve ziyan davası «dahil» olduğu halde, «taşıyıcıya» karşı kullanabilir ve beyan edilen zamandan itibaren taşınan eşyanın kendisine «teslimine» ve taşıma senedinin taşıyıcıdaki nüshasının geri verilmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının «yoksun kalınan» kâr olarak talep ettiği 10.000 TL'nin reddine, davacının 45kg olarak eksik «teslim» edilen 144,45 TL değerindeki yaş kestane bedelinin 25/09/2008 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının «geç teslimden» ötürü bozulan ve gönderici tarafından 495 kg olarak gönderildiği sabit olan 1.588,95 TL değerindeki yaş kestane bedelinden gönderici ...'ye ödenen 1.237,50 TL'nin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · yoksun kalınan kâr · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının «yoksun kalınan» kâr olarak talep ettiği 10.000 TL'nin reddine, davacının 45kg olarak eksik «teslim» edilen 144,45 TL değerindeki yaş kestane bedelinin 25/09/2008 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının «geç teslimden» ötürü bozulan ve gönderici tarafından 495 kg olarak gönderildiği sabit olan 1.588,95 TL değerindeki yaş kestane bedelinden gönderici ...'ye ödenen 1.237,50 TL'nin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5153 E. 2020/3708 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaDava, taşımadan kaynaklanmakta olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf ilk taşımada eksik «teslimat» yapıldığını, ikinci teslimatta geç ulaşmaya bağlı olarak kestanelerin bozulduğunu ileri sürerek «taşıyıcı» davalıya «husumet» yöneltilmiştir.
Gönderilen, eşyanın ulaşmasından ve «taşıma senedini» veya bunun yerini tutan «ilmühaberi» «hamil» ise eşyanın ulaşması gereken günden sonra gerek kendi, gerek üçüncü şahıslar lehine olarak taşıma mukavelesinden doğan bütün hakları, zarar ve ziyan davası «dahil» olduğu halde, «taşıyıcıya» karşı kullanabilir ve beyan edilen zamandan itibaren taşınan eşyanın kendisine «teslimine» ve taşıma senedinin taşıyıcıdaki nüshasının geri verilmesini isteyebilir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, «taşıma sözleşmelerinin» dava dışı ... ile davalı arasında yapıldığı, davacının alıcı olduğu, taşınır satımında mülkiyetin «teslim» ile geçtiği, dava konusu kestanelerin alıcı davacıya teslim edilmeden önce «ziya» olduğu, bu durumda davacının uğradığı zararını aralarında satım ilişkisi bulunan dava dışı ...'den «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca talep edebileceği, ...'nin de alıcının zararını karşıladıktan sonra «kusuru» oranında davalı şirkete başvurması gerektiği, davacı ile davalı arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı, davacının mülkiyeti henüz kendisine geçmemiş olan malı …
Benzer bu kararda… bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafın taşınan malın kısa sürede bozulacak olan kestane olduğunu bildiğinin ispatlanamadığı, dolayısıyla «taşıyıcının» ağır kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceği, ancak davacıya ilk mal «tesliminin» 45 kg eksik yapıldığı ve ikinci teslimde ise 495 kg malın «geç teslimden» ötürü imha edilmesi gerekecek şekilde bozulup, maddi değeri kalmadığı ve davacı tarafça kargo şirketinde bırakıldığının «delil tespiti» dosyasında sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, davacının «yoksun kalınan» kâr olarak talep ettiği 10.000,00 TL'nin reddine, talep tarihindeki kilogram toptan satış fiyatı olan 3,21 TL üzerinden hesap edilerek, ilk taşımada 45kg olarak eksik teslim edilen 144,45 TL değerindeki yaş kestane bedelinin malın alıcının eline eksik olarak geçtiği tarih 22.09.2008 olsa da, taleple bağlı kalınarak 25.09.2008 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte, ikinci parti taşımada ise geç teslimden ötürü bozulan ve gönderici tarafından 495 kg olarak gönderildiği sabit olan 1.588,95 TL yaş kestane bedelinin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · yoksun kalınan kâr · delil tespiti · avans faizi
Benzer bu kararda… bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafın taşınan malın kısa sürede bozulacak olan kestane olduğunu bildiğinin ispatlanamadığı, dolayısıyla «taşıyıcının» ağır kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceği, ancak davacıya ilk mal «tesliminin» 45 kg eksik yapıldığı ve ikinci teslimde ise 495 kg malın «geç teslimden» ötürü imha edilmesi gerekecek şekilde bozulup, maddi değeri kalmadığı ve davacı tarafça kargo şirketinde bırakıldığının «delil tespiti» dosyasında sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, davacının «yoksun kalınan» kâr olarak talep ettiği 10.000,00 TL'nin reddine, talep tarihindeki kilogram toptan satış fiyatı olan 3,21 TL üzerinden hesap edilerek, ilk taşımada 45kg olarak eksik teslim edilen 144,45 TL değerindeki yaş kestane bedelinin malın alıcının eline eksik olarak geçtiği tarih 22.09.2008 olsa da, taleple bağlı kalınarak 25.09.2008 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte, ikinci parti taşımada ise geç teslimden ötürü bozulan ve gönderici tarafından 495 kg olarak gönderildiği sabit olan 1.588,95 TL yaş kestane bedelinin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3738 E. 2015/10823 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, «taşıma sözleşmelerinin» dava dışı ... ile davalı arasında yapıldığı, davacının alıcı olduğu, taşınır satımında mülkiyetin «teslim» ile geçtiği, dava konusu kestanelerin alıcı davacıya teslim edilmeden önce «ziya» olduğu, bu durumda davacının uğradığı zararını aralarında satım ilişkisi bulunan dava dışı ...'den «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca talep edebileceği, ...'nin de alıcının zararını karşıladıktan sonra «kusuru» oranında davalı şirkete başvurması gerektiği, davacı ile davalı arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı, davacının mülkiyeti henüz kendisine geçmemiş olan malı …
Dava, taşımadan kaynaklanmakta olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf ilk taşımada eksik «teslimat» yapıldığını, ikinci teslimatta geç ulaşmaya bağlı olarak kestanelerin bozulduğunu ileri sürerek «taşıyıcı» davalıya «husumet» yöneltilmiştir.
Gönderilen, eşyanın ulaşmasından ve «taşıma senedini» veya bunun yerini tutan «ilmühaberi» «hamil» ise eşyanın ulaşması gereken günden sonra gerek kendi, gerek üçüncü şahıslar lehine olarak taşıma mukavelesinden doğan bütün hakları, zarar ve ziyan davası «dahil» olduğu halde, «taşıyıcıya» karşı kullanabilir ve beyan edilen zamandan itibaren taşınan eşyanın kendisine «teslimine» ve taşıma senedinin taşıyıcıdaki nüshasının geri verilmesini isteyebilir.
Benzer bu kararda… tarafın taşınan malın içeriğine dair bilgisinin olmadığı, bu durumda ağır kusurundan söz edilemeyeceği ve davacının kazanç kaybından sorumlu tutulamayacağı, ilk mal «tesliminde» eksik teslim edilen 45 kg yaş kestane ile ikinci mal «teslimindeki gecikme» nedeniyle bozulan 495 kg yaş kestanenin 2008 tarihi itibariyle kg toptan fiyatının TUİK değerlerine göre 3,21 TL olarak tespit edildiği, 495 kg için 1.588,95 TL, 45 kg için 144,45 TL zararın davalı şirketçe tazmini gerektiği, ancak davalı şirket tarafından dava dışı-satıcı Ü.M.'ye bozulan mallardan ötürü yapılan 1.237,50 TL ödemenin «mükerrer» ödemeye yol açmamak için mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının «yoksun kalınan» kar olarak talep ettiği 10.000 TL'nin reddine, davacının 45kg olarak eksik teslim edilen 144,45 TL değerindeki yaş kestane bedelinin 25/09/2008 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının «geç teslimden» ötürü bozulan ve gönderici tarafından 495 kg olarak gönderildiği sabit olan 1.588,95 TL değerindeki yaş kestane bedelinden gönderici Ü.
M.'ye ödenen 1.237,50 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 351,45 TL'nin malın alıcının eline bozulmuş olarak «teslim» edilmek istendiği ve «delil tespiti» tarihi olan 13/10/2008 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir 2- Dava, taşımadan kaynaklı olup, eksik ve «geç teslimat» nedeniyle uğranılan zararın ve «yoksun kalınan» karın davalı «taşıyandan» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslimde gecikme · geç teslim · yoksun kalınan kâr · delil tespiti · ibraname · mükerrerlik · mahsup · taşıyan
Benzer bu kararda… tarafın taşınan malın içeriğine dair bilgisinin olmadığı, bu durumda ağır kusurundan söz edilemeyeceği ve davacının kazanç kaybından sorumlu tutulamayacağı, ilk mal «tesliminde» eksik teslim edilen 45 kg yaş kestane ile ikinci mal «teslimindeki gecikme» nedeniyle bozulan 495 kg yaş kestanenin 2008 tarihi itibariyle kg toptan fiyatının TUİK değerlerine göre 3,21 TL olarak tespit edildiği, 495 kg için 1.588,95 TL, 45 kg için 144,45 TL zararın davalı şirketçe tazmini gerektiği, ancak davalı şirket tarafından dava dışı-satıcı Ü.M.'ye bozulan mallardan ötürü yapılan 1.237,50 TL ödemenin «mükerrer» ödemeye yol açmamak için mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının «yoksun kalınan» kar olarak talep ettiği 10.000 TL'nin reddine, davacının 45kg olarak eksik teslim edilen 144,45 TL değerindeki yaş kestane bedelinin 25/09/2008 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının «geç teslimden» ötürü bozulan ve gönderici tarafından 495 kg olarak gönderildiği sabit olan 1.588,95 TL değerindeki yaş kestane bedelinden gönderici Ü.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir 2- Dava, taşımadan kaynaklı olup, eksik ve «geç teslimat» nedeniyle uğranılan zararın ve «yoksun kalınan» karın davalı «taşıyandan» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının zararının eksik «teslim» edilen 45 kg kestane için 144,45 TL, bozulmuş halde ve «geç teslim» edilen 495kg kestane için 1.588,95 TL olduğu, ancak davadışı-gönderen Ü.M.'ye «hasar» bedeli olarak ödenen 1.237,50 TL'nin «mükerrer» ödemeye yol açmamak için mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Her nekadar taşıma şirketince kargoyu gönderenin zarara uğradığından bahisle Ü.M.'ye ödeme yapılmış ve «ibraname» alınmış ise de, yapılan ödemenin kötü ödeme niteliği taşıdığı, ödemenin asıl hak sahibine karşı ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, yapılan bu ödemenin toplam tazminattan «mahsup» edilmemesi gerekirken mahsup edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16686 E. 2012/19925 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, taşımadan kaynaklanmakta olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf ilk taşımada eksik «teslimat» yapıldığını, ikinci teslimatta geç ulaşmaya bağlı olarak kestanelerin bozulduğunu ileri sürerek «taşıyıcı» davalıya «husumet» yöneltilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava dışı ... isimli kişinin hisse devir anlaşması ile yükümlülük altına girdiği, bu kişinin şahsi edimini yerine getirmemesinden tüzel kişinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle talebin «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «husumet yokluğundan» talep reddedilmiş ise de yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere esasen «ihtiyati haciz» isteyen taraf, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin kredi borcunu «kefil» sıfatıyla ödediğini ileri sürerek ödeme yaptığı oranda ihtiyati haciz istemiş olup talep dilekçesinin açıklama kısmında yer alan ... ile yapılan sözleşmeden kaynaklanan bir alacak talebe dayanak yapılmamıştır.
Bu itibarla, aleyhine «haciz» istenen şirkete «husumet» yöneltilebileceği kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · ihtiyati haciz · husumet yokluğu · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, «husumet yokluğundan» talep reddedilmiş ise de yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere esasen «ihtiyati haciz» isteyen taraf, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin kredi borcunu «kefil» sıfatıyla ödediğini ileri sürerek ödeme yaptığı oranda ihtiyati haciz istemiş olup talep dilekçesinin açıklama kısmında yer alan ... ile yapılan sözleşmeden kaynaklanan bir alacak talebe dayanak yapılmamıştır.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava dışı ... isimli kişinin hisse devir anlaşması ile yükümlülük altına girdiği, bu kişinin şahsi edimini yerine getirmemesinden tüzel kişinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle talebin «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyenler vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12043 E. 2018/5268 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3013 E. , 2011/12433 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2009 tarih ve 2008/353-2009/504 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ağrı ilinde seyyar kestanecilik işi ile uğraştığını, bu amaç ile ... isimli kişiden kilosunu 7.00 TL'den satın aldığı kestanelerin Alaplı Aras Kargo’ya taşınması için teslim edildiğini, 18/09/2008 günü gönderilen kestanenin 45 kg'ının eksik teslim edildiğini, ayrıca 25/09/2008 tarihinde gönderilen 500 kg kestanenin süresinde teslim edilmediğini, 20 gün sonra bulunan malın tamamen bozulmuş olduğundan müvekkilinin malı almaktan kaçındığını, müvekkilinin 545 kilogram kestaneyi 3.815,00 TL'ye satın aldığını, pişirerek sattığında piyasada kilosunun 25.00 TL olduğunu, yoksun kaldığı karın yaklaşık 10.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, şimdilik kestane bedeli 3.815,00 TL ile 10.00,00 TL yoksun kaldığı karın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirket ile sözleşmesi veya hukuki ilişkisinin bulunmadığını, kestanelerin bozulması olayında müvekkil şirkete husumet yöneltilebilecek kişinin kargonun göndericisi olan ... isimli şahıs olduğunu, bu şahıs ile müvekkilinin anlaştığını, zararın giderildiğini ve gayrı kabili rücu ibraname imzalatıldığını, davacının taleplerinin muhatabının müvekkili şirket olmadığını, davacının ticari ilişkide olduğu ve müvekkil şirketten zararını tahsil ederek ibralaşan ...'nin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, taşıma sözleşmelerinin dava dışı ... ile davalı arasında yapıldığı, davacının alıcı olduğu, taşınır satımında mülkiyetin teslim ile geçtiği, dava konusu kestanelerin alıcı davacıya teslim edilmeden önce ziya olduğu, bu durumda davacının uğradığı zararını aralarında satım ilişkisi bulunan dava dışı ...'den sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep edebileceği, ...'nin de alıcının zararını karşıladıktan sonra kusuru oranında davalı şirkete başvurması gerektiği, davacı ile davalı arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı, davacının mülkiyeti henüz kendisine geçmemiş olan malın bedelini davalı şirketten isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklanmakta olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf ilk taşımada eksik teslimat yapıldığını, ikinci teslimatta geç ulaşmaya bağlı olarak kestanelerin bozulduğunu ileri sürerek taşıyıcı davalıya husumet yöneltilmiştir. Bu durumda mahkemece olaya uygulanması gereken TTK’nın 791. maddesinin “Taşıyıcı, eşyanın ulaşmasından önce, bunların muhafazası hususunda gönderilen tarafından verilecek talimatı icraya mecburdur. Gönderilen, eşyanın ulaşmasından ve taşıma senedini veya bunun yerini tutan ilmühaberi hamil ise eşyanın ulaşması gereken günden sonra gerek kendi, gerek üçüncü şahıslar lehine olarak taşıma mukavelesinden doğan bütün hakları, zarar ve ziyan davası dahil olduğu halde, taşıyıcıya karşı kullanabilir ve beyan edilen zamandan itibaren taşınan eşyanın kendisine teslimine ve taşıma senedinin taşıyıcıdaki nüshasının geri verilmesini isteyebilir.
Emre yazılı bir taşıma senedinin hamili, gönderilen sayılır.” şeklindeki hükmü uyarınca davacının dava açma hakkını haiz olduğu kabul edilerek, işin esasına girilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032828400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz