İade
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5998 E. 2011/12309 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete ortak olmak amacıyla para yatırdığı, TTK nun 329 maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceği, TTK. nun 405/2. fıkrasına göre de, davacı pay sahibinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalı ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, anonim şirkete ortak olmak amacıyla verildiği ileri sürülen paranın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da karar vermeye elverişli değildir.
TTK.nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Yetkili kurulların bir kararı olmadıkça pay senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilmezler.
Somut olayda davacı taraf davalı şirkete ortak olmak amacıyla kendisinden para alındığını, iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmüştür. Davacı kanıtları arasında sunulan ‘ortaklık durum belgesi’ davalılar ile ilgili bir bilgi içermemekte, davacı kimliği ile bir takım senet numaralarını taşıdığı anlaşılmaktadır. Ancak, davalı şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, davacının davalı şirkete ortak olduğu, 28.02.2000 tarihinde 31.300 DM ödemesi karşılığı 400 adet hisse satın aldığı açıklanmıştır. Davalı şirket kayıtları bir takım eksiklikler içerdiği gibi davacıya ait pay defterindeki hisse değerleri ile tahsil edildiği iddia edilen meblağ arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır. Dairemize intikal eden benzer nitelikteki dosyalardan davalı gerçek kişiler hakkında da davacıların dilekçesinde açıklanan eylemleri nedeniyle ceza dosyası bulunduğu bilinmektedir.
Bu durum karşısında, mahkemece, ceza mahkemelerindeki dava dosyalarının kapsamlarının incelenmesi, bu davaya etkileri üzerinde durulması, sonuçlarının beklenmesinin gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi, aralarında SPK ve Ticaret Hukuku alanında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak tüm kanıtlar çerçevesinde davacının ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise, primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı ...Ş ile ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İade 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5982 E. 2011/12308 K.
Ortak:rehin · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · husumet · e-defter · dava şartı · İade
İncelediğiniz kararda… enmesinin gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi, aralarında SPK ve Ticaret Hukuku alanında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak tüm kanıtlar çerçevesinde davacının ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise, primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… , davacının davalı şirkete ortak olmak amacıyla para yatırdığı, TTK nun 329 maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği, TTK. nun 405/2. fıkrasına göre de, davacı pay sahibinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket kayıtları bir takım eksiklikler içerdiği gibi davacıya ait «pay defterindeki» hisse değerleri ile tahsil edildiği iddia edilen meblağ arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır.
Benzer bu kararda… enmesinin gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi, aralarında SPK ve Ticaret Hukuku alanında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak tüm kanıtlar çerçevesinde davacının ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise, primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… , davacının davalı şirkete ortak olmak amacıyla para yatırdığı, TTK'nun 329 maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği, TTK'nun 405/2.fıkrasına göre de, davacı pay sahibinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket kayıtları bir takım eksiklikler içerdiği gibi davacıya ait «pay defterindeki» hisse değerleri ile tahsil edildiği iddia edilen meblağ arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5983 E. 2011/12194 K.
Ortak:rehin · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · husumet · e-defter · dava şartı · İade
İncelediğiniz kararda… enmesinin gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi, aralarında SPK ve Ticaret Hukuku alanında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak tüm kanıtlar çerçevesinde davacının ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise, primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… , davacının davalı şirkete ortak olmak amacıyla para yatırdığı, TTK nun 329 maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği, TTK. nun 405/2. fıkrasına göre de, davacı pay sahibinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket kayıtları bir takım eksiklikler içerdiği gibi davacıya ait «pay defterindeki» hisse değerleri ile tahsil edildiği iddia edilen meblağ arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, «kar payı dağıtımının» yapılmadığı, paranın ortak olmak amacıyla verildiği, «anonim şirketlerin» kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği ve «rehin» olarak dahi kabul edemeyeceği, ayrıca ortağın sermaye olarak verdiği şeyi geri alamayacağı, davacının ortak olduğu, bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, diğer davalılara «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… enmesinin gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi, aralarında SPK ve Ticaret Hukuku alanında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak tüm kanıtlar çerçevesinde davacının ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise, primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı şirket kayıtları bir takım eksiklikler içerdiği gibi davacıya ait «pay defterindeki» hisse değerleri ile tahsil edildiği iddia edilen meblağ arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı dağıtımı · kâr payı dağıtımı · kar payı · hamil · kâr dağıtımı · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, «kar payı dağıtımının» yapılmadığı, paranın ortak olmak amacıyla verildiği, «anonim şirketlerin» kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği ve «rehin» olarak dahi kabul edemeyeceği, ayrıca ortağın sermaye olarak verdiği şeyi geri alamayacağı, davacının ortak olduğu, bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, diğer davalılara «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, hisse senetlerin «hamiline» mi yoksa nama mı olduğu yönünde kayıtlarda açıklama bulunmadığı, nominal değeri 6.000.000 TL olan 700 adet hisse karşılığı 4.200.000.000 TL ödeme yaptığının tespit edildiği bilgisine de yer verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16490 E. 2013/5458 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… , davacının davalı şirkete ortak olmak amacıyla para yatırdığı, TTK nun 329 maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği, TTK. nun 405/2. fıkrasına göre de, davacı pay sahibinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu vekaletnamenin dava dışı bir gerçek kişiye verildiği, davacı şirketin vekil konumunda olmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · tacirler arası hizmet sözleşmesi · aktif husumet yokluğu · tacirler arası dava · aktif husumet · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu vekaletnamenin dava dışı bir gerçek kişiye verildiği, davacı şirketin vekil konumunda olmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «tacirler arası hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bu kapsamda, mahkemece taraflar arasında mevcut bir «vekalet ilişkisi» bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, olumu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10179 E. 2013/8884 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · tacirler arası hizmet sözleşmesi · peşin karar harcı · tacirler arası dava · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy · tacir
Benzer bu karardaDava, «tacirler arası hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkiline verilen vekaletname kapsamında gerçekleştirdiği hizmetler karşılığının ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda, mahkemece taraflar arasında mevcut bir «vekalet ilişkisi» bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, olumu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5998 E. , 2011/12309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/05/2008 tarih ve 2006/66-2008/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalı ...Ş. ve ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04/10/2011 gününde davacı avukatı ..... ile davalı avukatı ..... geldiler, davalı ... yurtdışı tebligatına rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin de içinde bulunduğu Kombassan Grubu tarafından Almanya başta olmak üzere bir çok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istendiği an geri çekilebileceği sözü verilerek bir banka gibi binlerce Türk vatandaşından cami, kahvehane gibi yerlerde mevduat toplandığını, müvekkilinin de davalı şirkete bu nedenle para yatırdığını ileri sürerek, 28.02.2000 tarih itibarı ile kendisine 31.300 DM ( 17.000 Euro ) olduğu bildirilen 27.200,00 YTL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili, davacının müvekkillerinden ... nin ortağı olduğunu ve bu şirkete ilişkin elinde hisse senetleri bulunduğunu, TTK 329 maddesine göre, şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete ortak olmak amacıyla para yatırdığı, TTK nun 329 maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceği, TTK. nun 405/2. fıkrasına göre de, davacı pay sahibinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalı ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, anonim şirkete ortak olmak amacıyla verildiği ileri sürülen paranın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da karar vermeye elverişli değildir.
TTK.nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Yetkili kurulların bir kararı olmadıkça pay senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilmezler.
Somut olayda davacı taraf davalı şirkete ortak olmak amacıyla kendisinden para alındığını, iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmüştür. Davacı kanıtları arasında sunulan ‘ortaklık durum belgesi’ davalılar ile ilgili bir bilgi içermemekte, davacı kimliği ile bir takım senet numaralarını taşıdığı anlaşılmaktadır. Ancak, davalı şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, davacının davalı şirkete ortak olduğu, 28.02.2000 tarihinde 31.300 DM ödemesi karşılığı 400 adet hisse satın aldığı açıklanmıştır. Davalı şirket kayıtları bir takım eksiklikler içerdiği gibi davacıya ait pay defterindeki hisse değerleri ile tahsil edildiği iddia edilen meblağ arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır.
Dairemize intikal eden benzer nitelikteki dosyalardan davalı gerçek kişiler hakkında da davacıların dilekçesinde açıklanan eylemleri nedeniyle ceza dosyası bulunduğu bilinmektedir.
Bu durum karşısında, mahkemece, ceza mahkemelerindeki dava dosyalarının kapsamlarının incelenmesi, bu davaya etkileri üzerinde durulması, sonuçlarının beklenmesinin gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi, aralarında SPK ve Ticaret Hukuku alanında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak tüm kanıtlar çerçevesinde davacının ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise, primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı ...Ş ile ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Kombassan Holding A.Ş ile ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032804200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz