Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10179 E. 2013/8884 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet ilişkisi↗ tacirler arası hizmet sözleşmesi↗ peşin karar harcı↗ tacirler arası dava↗ hizmet sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkiline verilen vekaletname kapsamında gerçekleştirdiği hizmetler karşılığının ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu alacağa temel teşkil eden vekaletname incelendiğinde, davalı tarafça, davacı şirket yetkilisi ...’na bir takım idari iş ve işlemlere yönelik olmak
üzere vekalet verildiği gibi, davalı savunmasından da davacı şirketin vekil olarak yetkilendirildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, mahkemece taraflar arasında mevcut bir vekalet ilişkisi bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, olumu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16490 E. 2013/5458 K.
Ortak:vekalet ilişkisi · tacirler arası hizmet sözleşmesi · tacirler arası dava · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy · tacir · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «tacirler arası hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkiline verilen vekaletname kapsamında gerçekleştirdiği hizmetler karşılığının ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda, mahkemece taraflar arasında mevcut bir «vekalet ilişkisi» bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, olumu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «tacirler arası hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bu kapsamda, mahkemece taraflar arasında mevcut bir «vekalet ilişkisi» bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, olumu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu vekaletnamenin dava dışı bir gerçek kişiye verildiği, davacı şirketin vekil konumunda olmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10179 E. , 2013/8884 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.04.2012 tarih ve 2011/107-2012/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, davacının davalı tarafça verilen vekaletname ile vekil tayin edildiğini, müvekkilinin yaptığı işler karşılığında 94.400,00 TL bedelli fatura tanzim ettiğini, bu fatura bedelinin ödenmesi amacıyla yapılan ihtara rağmen davalının bir ödemede bulunmadığını, davalı tarafından müvekkiline gönderilen ihtarında faturanın kabul edilmediğinin belirtildiğini, ancak 26.01.2011 tarihli mutabakat yazısı ile söz konusu fatura tutarının miktarını teyit ederek faturayı kabul ettiğini ileri sürerek, 94.400,00 TL alacağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacının aldığı vekillik görevini gereği gibi yerine getirmediğini, davacının kendisine tevdi edilen işleri bitirmeden fatura tanzim ettiğini, müvekkilinin davacıya avans olarak kısmi ödeme yaptığını, davacı işleri bitirmediği için gönderilen faturalara itiraz edildiğini, davacının müvekkilinden aldığı avans niteliğindeki ödemeleri müvekkiline iade etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dosyaya ibraz edilen vekaletnamede vekalet yetki ve görevinin davalı firma tarafından dava dışı ...'na verildiği, yapılan iş bedelinin de ancak bu şahıs tarafından talep edilebileceği, davacı şirketin talep hakkının olmadığı ve davayı açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkiline verilen vekaletname kapsamında gerçekleştirdiği hizmetler karşılığının ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu alacağa temel teşkil eden vekaletname incelendiğinde, davalı tarafça, davacı şirket yetkilisi ...’na bir takım idari iş ve işlemlere yönelik olmak
üzere vekalet verildiği gibi, davalı savunmasından da davacı şirketin vekil olarak yetkilendirildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, mahkemece taraflar arasında mevcut bir vekalet ilişkisi bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, olumu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449199900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz