Tanıma Ve Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8672 E. 2011/12200 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı hakem kararı↗ karşılıklılık esası↗ usulüne uygun tebligat↗ usulüne uygun tebliğ↗ ticari dava niteliği↗ işbölümü↗ möhuk 47↗ münhasırlık↗ hakem kararı↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ tebligat↗ yetki↗ kredi sözleşmesi↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yabancı mahkeme kararının onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile kesinleştiğini gösteren kaşenin ibraz edildiği, Türkiye ile Rusya'nın Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Newyork Sözleşmesine taraf olduğu, Rusya mahkemesi kararında davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığının belirtildiği, kararın konusunun münhasırın Türk Mahkemelerinin yetkisine giren ve kamu düzenine ilişkin hususlardan olmadığı, tenfiz şartları gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, taraflar arasında görülen ve yabancı ülke mahkemesince verilen kararın tenfizi istemine ilişkindir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun’un 51/1. maddesinde tenfiz kararları hakkında görevli mahkemenin asliye mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemesi de asliye hukuk mahkemesinin bir dairesidir. Aralarındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp, işbölümü niteliğindedir. Somut olayda tenfizi istenen yabancı mahkeme kararı da taraflar arasındaki banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari nitelikteki bir uyuşmazlığa ilişkindir. Bu durum karşısında, ticaret mahkemesi sıfatlı mahkemenin anılan yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin davada görevli olduğu çekişmesiz olup, kararın görev yönünden bozulmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 07.02.2011 tarih ve 2009/8462 Esas- 2011/1250 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, incelenmeyen davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Rusya Federasyonu Kuzmiskiy Mahkemesi tarafından aralarında görülen davada verilen kararın Türkiye’de tenfiz edilip edilmeyeceğine ilişkindir.
MÖHUK 53. maddesinde ilamın tenfizi için gerekli belgeler ile bu ilamın kesinleşmiş olması ön şartı dışında anılan Kanun 54. maddesinde yetkili mahkemenin tenfiz kararı verilmesi için gerekli şartlar:
a-Turkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması.
b-İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c-Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç-O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemelerinde itiraz etmemiş olması şeklinde açıklanmıştır.
Somut olayda davalı taraf ilamın kesinleşmediğini, kendisine dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini savunmuştur. Dosyada mevcut ilamın tercümesinde kararın 20.01.2009 tarihinde yürürlüğe girdiğine dair bir açıklama mevcut olup, kesinleştiğine dair başka bilgi ve belge bulunmamaktadır Bir kararın yürürlüğe girmesi, her halükarda onun kesinleştiği anlamına gelmeyebilir. O halde, ilamın bu haliyle kesinleştiğinin kabulü doğru değildir. Ayrıca, davalı taraf ilama konu davada kendisine tebligat yapılmadığını, o tarih itibariyle Türkiye’de olduğunu savunarak tenfize bu yönüyle de itiraz etmiştir. Davalıya tebligatla ilgili olarak tenfizi istenen karar gerekçesinde davalının son bilinen adresine tebligatın yapılmasına rağmen duruşmaya katılmadığı yönünde açıklama dışında dosyada başka bir bilgi ve belgeye de yer verilmemiştir. Bu durum karşısında, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiğinin de davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Öte yandan, hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin Newyork Sözleşmesinin, mahkeme kararını da kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de somut olayda MÖHUK 54/a şartının nasıl gerçekleştiğinin tartışılmaması da doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınarak, ilamın kesinleştiğine ve konusu dava dilekçesinin Rusya Federasyonu mevzuatı uyarınca usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edildiğine dair davacı tarafa kanıtlarını sunması imkanı tanınması, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve MÖHUK.nun 53 ile 54. maddeleri dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tanıma Ve Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8462 E. 2011/1250 K.
Ortak:usulüne uygun tebligat · münhasırlık · hakem kararı · kamu düzeni · tenfiz · tebligat · yetkisizlik kararı · ibraz · görev/görevsizlik · Tanıma Ve Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile kesinleştiğini gösteren kaşenin «ibraz» edildiği, Türkiye ile Rusya'nın Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Newyork Sözleşmesine taraf olduğu, Rusya mahkemesi kararında davalı tarafa «usulüne uygun tebligat» yapıldığının belirtildiği, kararın konusunun «münhasırın» Türk Mahkemelerinin «yetkisine» giren ve «kamu düzenine» ilişkin hususlardan olmadığı, «tenfiz» şartları gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen neden …
MÖHUK 53. maddesinde ilamın «tenfizi» için gerekli belgeler ile bu ilamın kesinleşmiş olması ön şartı dışında anılan Kanun 54. maddesinde yetkili mahkemenin tenfiz kararı verilmesi için gerekli şartlar: a-Turkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması. b-İlamın, Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine «yetki» tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c-Hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması. ç-O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede «temsil» edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karş …
Ayrıca, davalı taraf ilama konu davada kendisine «tebligat» yapılmadığını, o tarih itibariyle Türkiye’de olduğunu savunarak «tenfize» bu yönüyle de itiraz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile kesinleştiğini gösteren kaşenin «ibraz» edildiği, Türkiye ile Rusya'nın Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Newyork Sözleşmesine taraf olduğu, Rusya mahkemesi kararında davalı tarafa «usulüne uygun tebligat» yapıldığının belirtildiği, kararın konusunun «münhasırın» Türk Mahkemelerinin «yetkisine» gören ve «kamu düzenine» ilişkin hususlardan olmadığı, «tenfiz» şartları gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava ile Rusya Federasyonu Kuzmisly Mahkemesi kararının «tenfizi» istenilmiş olup, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 51/1. md.de tenfiz karaları hakkında «görevli» mahkemenin Asliye Mahkemesi olduğu hükmü yer almaktadır.
Mahkemelerin göreviyle ilgili kurallar, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her safhasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, ileri sürülmemiş olsa dahi hakim tarafından re’«sen gözetilmesi» gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme
Benzer bu karardaMahkemelerin göreviyle ilgili kurallar, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her safhasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, ileri sürülmemiş olsa dahi hakim tarafından re’«sen gözetilmesi» gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11697 E. 2015/8459 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi · olumsuz oy
Benzer bu kararda… ta görülen davaya ilişkin belgelerin tercümelerinin yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi ve ayrıca davalılar vekilinin zaman aşımı define ilişkin olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle, bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, taraflar arasındaki ilişkinin «hizmet sözleşmesi» niteliğinde olduğu, 2 yıllık zaman aşımı süresinin dava tarihi itibariyle geçtiği gerekçesiyle, zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1861 E. 2022/6198 K.
Ortak:münhasırlık · kamu düzeni · tenfiz · yetkisizlik kararı · ibraz · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile kesinleştiğini gösteren kaşenin «ibraz» edildiği, Türkiye ile Rusya'nın Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Newyork Sözleşmesine taraf olduğu, Rusya mahkemesi kararında davalı tarafa «usulüne uygun tebligat» yapıldığının belirtildiği, kararın konusunun «münhasırın» Türk Mahkemelerinin «yetkisine» giren ve «kamu düzenine» ilişkin hususlardan olmadığı, «tenfiz» şartları gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen neden …
MÖHUK 53. maddesinde ilamın «tenfizi» için gerekli belgeler ile bu ilamın kesinleşmiş olması ön şartı dışında anılan Kanun 54. maddesinde yetkili mahkemenin tenfiz kararı verilmesi için gerekli şartlar: a-Turkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması. b-İlamın, Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine «yetki» tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c-Hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması. ç-O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede «temsil» edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karş …
1-Dava, taraflar arasında görülen ve yabancı ülke mahkemesince verilen kararın «tenfizi» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… emece yapılan yargılama, toplanan delillere göre, yabancı mahkeme kararının o ülke makamınca onanmış ve kararın kesinleştiğini gösteren aslı ve onanmış tercümesinin «ibraz» edildiği, Türkiye ile Almanya arasında mahkeme kararlarının «tenfizi» için aranan karşılıklılık koşulunun gerçekleştiği, yabancı mahkemece verilen kararın Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuda verildiği, hükmün «kamu düzenine» aykırı olmadığı duruşma gününün davalıya tebliği edildiği böylece «savunma hakkının kısıtlanmadığı», tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 5718 sayılı Kanun'un 54/1-ç bendinde "O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı «tenfiz» istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede «temsil» edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesi'ne itiraz etmemiş olması" tenfiz şartları arasında sayılmış olup davalının mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrıldığından bahsedilemeyeceği gibi davalılar vekilince de, bu husus ileri sürülerek tenfiz istemine itiraz edildiği ayrıca kesinleşme «şerhinin» de yeterli açıklıkta olmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden, HMK 352/1/b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kal …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · cy/cy şerhi
Benzer bu kararda… emece yapılan yargılama, toplanan delillere göre, yabancı mahkeme kararının o ülke makamınca onanmış ve kararın kesinleştiğini gösteren aslı ve onanmış tercümesinin «ibraz» edildiği, Türkiye ile Almanya arasında mahkeme kararlarının «tenfizi» için aranan karşılıklılık koşulunun gerçekleştiği, yabancı mahkemece verilen kararın Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuda verildiği, hükmün «kamu düzenine» aykırı olmadığı duruşma gününün davalıya tebliği edildiği böylece «savunma hakkının kısıtlanmadığı», tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 5718 sayılı Kanun'un 54/1-ç bendinde "O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı «tenfiz» istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede «temsil» edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesi'ne itiraz etmemiş olması" tenfiz şartları arasında sayılmış olup davalının mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrıldığından bahsedilemeyeceği gibi davalılar vekilince de, bu husus ileri sürülerek tenfiz istemine itiraz edildiği ayrıca kesinleşme «şerhinin» de yeterli açıklıkta olmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden, HMK 352/1/b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kal …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3987 E. 2015/10984 K.
Ortak:münhasırlık · hakem kararı · kamu düzeni · tenfiz · yetkisizlik kararı · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile kesinleştiğini gösteren kaşenin «ibraz» edildiği, Türkiye ile Rusya'nın Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Newyork Sözleşmesine taraf olduğu, Rusya mahkemesi kararında davalı tarafa «usulüne uygun tebligat» yapıldığının belirtildiği, kararın konusunun «münhasırın» Türk Mahkemelerinin «yetkisine» giren ve «kamu düzenine» ilişkin hususlardan olmadığı, «tenfiz» şartları gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen neden …
MÖHUK 53. maddesinde ilamın «tenfizi» için gerekli belgeler ile bu ilamın kesinleşmiş olması ön şartı dışında anılan Kanun 54. maddesinde yetkili mahkemenin tenfiz kararı verilmesi için gerekli şartlar: a-Turkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması. b-İlamın, Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine «yetki» tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c-Hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması. ç-O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede «temsil» edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karş …
Öte yandan, «hakem» kararlarının tanınması ve «tenfizine» ilişkin Newyork Sözleşmesinin, mahkeme kararını da kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de somut olayda MÖHUK 54/a şartının nasıl gerçekleştiğinin tartışılmaması da doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… ilgi ve belgeler içeriğine göre, davalının o yer kanunları uyarınca, hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrıldığı, verilen kararın Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» giren konuda verilmediği, «kamu düzenine» açıkça aykırılığın bulunmadığı ve «tenfiz» koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Siverdlovsk Eyaleti Tahkim Mahkemesinin 24.05.2011 gün ve A60-9107/2001 sayılı "Proko Proje Konstriksiyon …
Tenfizi istenen kararların «hakem» tarafından verilmiş olması halinde, 5718 sayılı MÖHUK 61/a maddesinde gösterildiği şekilde evvelemirde taraflar arasında davanın hakemde görüleceğine ilişkin hakem şartının aslı veya onaylı örneğinin «ibrazı» gerekmektedir.
2'ye göre, uygulanacak yabancı hukukun mahkemece resen belirlenmesi ve gerekirse taraflardan da bu konuda yardım istenmesi, bu konuya ilişkin Rusya Federasyonu hukukuna göre «tenfizi» istenilen kararın devlet mahkemesi kararı mı yoksa «hakem» mahkemesi kararı mı olduğunun belirlenmesi gerekirken, bu hususta sadece davacı tarafından verilen internet çıktılarıyla karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · harç · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaŞ.. ile değiştirilmesine" ilişkin kararların 5718 Sayılı Kanun'un 50 maddesi uyarınca «tenfizine» karar verilmiş; tenfiz kararının, tanımayı da kapsaması nedeniyle bu konuda ayrıca karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Dava, «tenfiz» istemine ilişkin olup mahkemece kararda gösterilen «nispi harcın» yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz talebi reddedilmiştir.
Ancak, Dairemizin yerleşik kararları gereğince «tenfiz» davası maktu harca tabi olup, mahkemece de dava maktu harçla görülmüş, fakat ilamda «harç» nispi hesaplanmış ve bu tutarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8672 E. , 2011/12200 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2009 gün ve 2008/547-2009/192 sayılı kararı bozan Daire’nin 07/02/2011 gün ve 2009/8462-2011/1250 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı taraf aleyhine Rusya Federasyonu Kuzmiskiy Mahkemesi'nin 23.11.2007 gün 2-3231-07 Esas No'lu kararıyla 13.645.049,64 Ruble asıl ve 20.000 Ruble yargılama gideri olmak üzere toplam 13.665.049,64 Ruble olarak hüküm altına alınmış ve kesinleşmiş olan alacağın Türkiye'de icra edilebilmesi için tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfizi istenen kararın yapılan yargılaması sırasında müvekkilinin Türkiye'ye döndüğünü (16.07.2007) ve müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, kararda alacağın dayanağı olarak gösterilen kredi sözleşmesine kefil olarak imza atmadığını, kredi sözleşmesinin tarafı olan T-Line isimli şirkete hiçbir zaman ortak olmadığını savunarak, şartları oluşmayan tenfiz davasının reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yabancı mahkeme kararının onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile kesinleştiğini gösteren kaşenin ibraz edildiği, Türkiye ile Rusya'nın Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Newyork Sözleşmesine taraf olduğu, Rusya mahkemesi kararında davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığının belirtildiği, kararın konusunun münhasırın Türk Mahkemelerinin yetkisine giren ve kamu düzenine ilişkin hususlardan olmadığı, tenfiz şartları gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, taraflar arasında görülen ve yabancı ülke mahkemesince verilen kararın tenfizi istemine ilişkindir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun’un 51/1. maddesinde tenfiz kararları hakkında görevli mahkemenin asliye mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemesi de asliye hukuk mahkemesinin bir dairesidir. Aralarındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp, işbölümü niteliğindedir. Somut olayda tenfizi istenen yabancı mahkeme kararı da taraflar arasındaki banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari nitelikteki bir uyuşmazlığa ilişkindir. Bu durum karşısında, ticaret mahkemesi sıfatlı mahkemenin anılan yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin davada görevli olduğu çekişmesiz olup, kararın görev yönünden bozulmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 07.02.2011 tarih ve 2009/8462 Esas- 2011/1250 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, incelenmeyen davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Rusya Federasyonu Kuzmiskiy Mahkemesi tarafından aralarında görülen davada verilen kararın Türkiye’de tenfiz edilip edilmeyeceğine ilişkindir.
MÖHUK 53. maddesinde ilamın tenfizi için gerekli belgeler ile bu ilamın kesinleşmiş olması ön şartı dışında anılan Kanun 54. maddesinde yetkili mahkemenin tenfiz kararı verilmesi için gerekli şartlar:
a-Turkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması.
b-İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c-Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç-O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemelerinde itiraz etmemiş olması şeklinde açıklanmıştır.
Somut olayda davalı taraf ilamın kesinleşmediğini, kendisine dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini savunmuştur. Dosyada mevcut ilamın tercümesinde kararın 20.01.2009 tarihinde yürürlüğe girdiğine dair bir açıklama mevcut olup, kesinleştiğine dair başka bilgi ve belge bulunmamaktadır Bir kararın yürürlüğe girmesi, her halükarda onun kesinleştiği anlamına gelmeyebilir. O halde, ilamın bu haliyle kesinleştiğinin kabulü doğru değildir. Ayrıca, davalı taraf ilama konu davada kendisine tebligat yapılmadığını, o tarih itibariyle Türkiye’de olduğunu savunarak tenfize bu yönüyle de itiraz etmiştir. Davalıya tebligatla ilgili olarak tenfizi istenen karar gerekçesinde davalının son bilinen adresine tebligatın yapılmasına rağmen duruşmaya katılmadığı yönünde açıklama dışında dosyada başka bir bilgi ve belgeye de yer verilmemiştir.
Bu durum karşısında, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiğinin de davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Öte yandan, hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin Newyork Sözleşmesinin, mahkeme kararını da kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de somut olayda MÖHUK 54/a şartının nasıl gerçekleştiğinin tartışılmaması da doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınarak, ilamın kesinleştiğine ve konusu dava dilekçesinin Rusya Federasyonu mevzuatı uyarınca usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edildiğine dair davacı tarafa kanıtlarını sunması imkanı tanınması, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve MÖHUK.nun 53 ile 54. maddeleri dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.02.2001 tarih ve 2009/8462 Esas ve 2011/1250 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde temyiz eden ve karar düzeltme isteyene iadesine, 04.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032727100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz