6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tanıma Ve Tenfiz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8672 E. 2011/12200 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı hakem kararı karşılıklılık esası usulüne uygun tebligat usulüne uygun tebliğ ticari dava niteliği işbölümü möhuk 47 münhasırlık hakem kararı kamu düzeni tenfiz tebligat yetki kredi sözleşmesi yetkisizlik kararı eksik inceleme ibraz temsil i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, yabancı mahkeme kararının onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile kesinleştiğini gösteren kaşenin ibraz edildiği, Türkiye ile Rusya'nın Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Newyork Sözleşmesine taraf olduğu, Rusya mahkemesi kararında davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığının belirtildiği, kararın konusunun münhasırın Türk Mahkemelerinin yetkisine giren ve kamu düzenine ilişkin hususlardan olmadığı, tenfiz şartları gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.

Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-Dava, taraflar arasında görülen ve yabancı ülke mahkemesince verilen kararın tenfizi istemine ilişkindir.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun’un 51/1. maddesinde tenfiz kararları hakkında görevli mahkemenin asliye mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemesi de asliye hukuk mahkemesinin bir dairesidir. Aralarındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp, işbölümü niteliğindedir. Somut olayda tenfizi istenen yabancı mahkeme kararı da taraflar arasındaki banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari nitelikteki bir uyuşmazlığa ilişkindir. Bu durum karşısında, ticaret mahkemesi sıfatlı mahkemenin anılan yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin davada görevli olduğu çekişmesiz olup, kararın görev yönünden bozulmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 07.02.2011 tarih ve 2009/8462 Esas- 2011/1250 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, incelenmeyen davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Rusya Federasyonu Kuzmiskiy Mahkemesi tarafından aralarında görülen davada verilen kararın Türkiye’de tenfiz edilip edilmeyeceğine ilişkindir.

MÖHUK 53. maddesinde ilamın tenfizi için gerekli belgeler ile bu ilamın kesinleşmiş olması ön şartı dışında anılan Kanun 54. maddesinde yetkili mahkemenin tenfiz kararı verilmesi için gerekli şartlar:

a-Turkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması.

b-İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.

c-Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.

ç-O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemelerinde itiraz etmemiş olması şeklinde açıklanmıştır.

Somut olayda davalı taraf ilamın kesinleşmediğini, kendisine dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini savunmuştur. Dosyada mevcut ilamın tercümesinde kararın 20.01.2009 tarihinde yürürlüğe girdiğine dair bir açıklama mevcut olup, kesinleştiğine dair başka bilgi ve belge bulunmamaktadır Bir kararın yürürlüğe girmesi, her halükarda onun kesinleştiği anlamına gelmeyebilir. O halde, ilamın bu haliyle kesinleştiğinin kabulü doğru değildir. Ayrıca, davalı taraf ilama konu davada kendisine tebligat yapılmadığını, o tarih itibariyle Türkiye’de olduğunu savunarak tenfize bu yönüyle de itiraz etmiştir. Davalıya tebligatla ilgili olarak tenfizi istenen karar gerekçesinde davalının son bilinen adresine tebligatın yapılmasına rağmen duruşmaya katılmadığı yönünde açıklama dışında dosyada başka bir bilgi ve belgeye de yer verilmemiştir. Bu durum karşısında, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiğinin de davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Öte yandan, hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin Newyork Sözleşmesinin, mahkeme kararını da kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de somut olayda MÖHUK 54/a şartının nasıl gerçekleştiğinin tartışılmaması da doğru görülmemiştir.

Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınarak, ilamın kesinleştiğine ve konusu dava dilekçesinin Rusya Federasyonu mevzuatı uyarınca usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edildiğine dair davacı tarafa kanıtlarını sunması imkanı tanınması, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve MÖHUK.nun 53 ile 54. maddeleri dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tanıma Ve Tenfiz 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8462 E. 2011/1250 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Tanıma Ve Tenfiz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11697 E. 2015/8459 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1861 E. 2022/6198 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3987 E. 2015/10984 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/8672 E.  ,  2011/12200 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2009 gün ve 2008/547-2009/192 sayılı kararı bozan Daire’nin 07/02/2011 gün ve 2009/8462-2011/1250 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, davalı taraf aleyhine Rusya Federasyonu Kuzmiskiy Mahkemesi'nin 23.11.2007 gün 2-3231-07 Esas No'lu kararıyla 13.645.049,64 Ruble asıl ve 20.000 Ruble yargılama gideri olmak üzere toplam 13.665.049,64 Ruble olarak hüküm altına alınmış ve kesinleşmiş olan alacağın Türkiye'de icra edilebilmesi için tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, tenfizi istenen kararın yapılan yargılaması sırasında müvekkilinin Türkiye'ye döndüğünü (16.07.2007) ve müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, kararda alacağın dayanağı olarak gösterilen kredi sözleşmesine kefil olarak imza atmadığını, kredi sözleşmesinin tarafı olan T-Line isimli şirkete hiçbir zaman ortak olmadığını savunarak, şartları oluşmayan tenfiz davasının reddini talep etmiştir.

Mahkemece, yabancı mahkeme kararının onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile kesinleştiğini gösteren kaşenin ibraz edildiği, Türkiye ile Rusya'nın Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Newyork Sözleşmesine taraf olduğu, Rusya mahkemesi kararında davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığının belirtildiği, kararın konusunun münhasırın Türk Mahkemelerinin yetkisine giren ve kamu düzenine ilişkin hususlardan olmadığı, tenfiz şartları gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.

Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-Dava, taraflar arasında görülen ve yabancı ülke mahkemesince verilen kararın tenfizi istemine ilişkindir.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun’un 51/1. maddesinde tenfiz kararları hakkında görevli mahkemenin asliye mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemesi de asliye hukuk mahkemesinin bir dairesidir. Aralarındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp, işbölümü niteliğindedir. Somut olayda tenfizi istenen yabancı mahkeme kararı da taraflar arasındaki banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari nitelikteki bir uyuşmazlığa ilişkindir. Bu durum karşısında, ticaret mahkemesi sıfatlı mahkemenin anılan yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin davada görevli olduğu çekişmesiz olup, kararın görev yönünden bozulmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 07.02.2011 tarih ve 2009/8462 Esas- 2011/1250 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, incelenmeyen davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Rusya Federasyonu Kuzmiskiy Mahkemesi tarafından aralarında görülen davada verilen kararın Türkiye’de tenfiz edilip edilmeyeceğine ilişkindir.

MÖHUK 53. maddesinde ilamın tenfizi için gerekli belgeler ile bu ilamın kesinleşmiş olması ön şartı dışında anılan Kanun 54. maddesinde yetkili mahkemenin tenfiz kararı verilmesi için gerekli şartlar:

a-Turkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması.

b-İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.

c-Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.

ç-O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemelerinde itiraz etmemiş olması şeklinde açıklanmıştır.

Somut olayda davalı taraf ilamın kesinleşmediğini, kendisine dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini savunmuştur. Dosyada mevcut ilamın tercümesinde kararın 20.01.2009 tarihinde yürürlüğe girdiğine dair bir açıklama mevcut olup, kesinleştiğine dair başka bilgi ve belge bulunmamaktadır Bir kararın yürürlüğe girmesi, her halükarda onun kesinleştiği anlamına gelmeyebilir. O halde, ilamın bu haliyle kesinleştiğinin kabulü doğru değildir. Ayrıca, davalı taraf ilama konu davada kendisine tebligat yapılmadığını, o tarih itibariyle Türkiye’de olduğunu savunarak tenfize bu yönüyle de itiraz etmiştir. Davalıya tebligatla ilgili olarak tenfizi istenen karar gerekçesinde davalının son bilinen adresine tebligatın yapılmasına rağmen duruşmaya katılmadığı yönünde açıklama dışında dosyada başka bir bilgi ve belgeye de yer verilmemiştir.

Bu durum karşısında, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiğinin de davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Öte yandan, hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin Newyork Sözleşmesinin, mahkeme kararını da kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de somut olayda MÖHUK 54/a şartının nasıl gerçekleştiğinin tartışılmaması da doğru görülmemiştir.

Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınarak, ilamın kesinleştiğine ve konusu dava dilekçesinin Rusya Federasyonu mevzuatı uyarınca usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edildiğine dair davacı tarafa kanıtlarını sunması imkanı tanınması, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve MÖHUK.nun 53 ile 54. maddeleri dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.02.2001 tarih ve 2009/8462 Esas ve 2011/1250 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde temyiz eden ve karar düzeltme isteyene iadesine, 04.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032727100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.