Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9096 E. 2014/138 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
feri müdahil↗ ticari faiz↗ tmsf↗ fer'i müdahil↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulü ile 9.201,00 TL'nin temerrüt (08/12/1999) tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, faiz oranlarında fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı banka ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, dava dilekçesinde 15.834,00 TL üzerinden alacak isteminde bulunmuş, bu tutarın 9.201,00 TL'lik kısmının 08.12.1999 tarihinden, 22.12.1999 tarihine kadar %85 faiz ile, bu tarihten itibaren ise işleyecek ticari faizi ile, 6.633,00 TL'lik kısmına 26.11.1999 tarihine kadar %94 faiz ile, bu tarihten itibaren ise işleyecek ticari faizi ile
tahsilini talep etmiş ise de, mahkemece talebin toplamda 15.834,00 TL olduğu gözden kaçırılarak, sadece 9.201,00 TL'lik kısım için hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1930 E. 2011/14439 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · kar payı · yargılama giderleri · reeskont faizi · anonim şirket · kâr dağıtımı · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2001 ve 2002 yıllarında «dağıtılabilir» «kar payı» belirlediği, belirlenen bu miktardan davacının hissesine 2.834 TL düştüğü, bu miktarın davacıya ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.834 TL «kar payı alacağının» 27.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının «kar payı alacağının» 2.834.000 eski Türk Lirası olduğunun tespit edilmesine rağmen, bu husus gözden kaçırılarak 2.834 yeni Türk Lirası üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «anonim şirket» «kar payının» tespiti ve tahsili istemlerine ilişkindir.
O halde, HUMK’nun 94/2. maddesi uyarınca davalının «yargılama giderlerinden» ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağının gözetilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11637 E. 2010/13047 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulü ile 44.834,33 YTL’nin 1.000.00 YTL’sinin dava tarihinden itibaren, 43.834,33 YTL’sinin «ıslah» tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile 4.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.06.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9096 E. , 2014/138 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/06/2012
NUMARASI 2011/671-2012/297
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2012 tarih ve 2011/671-2012/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı banka ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 08/12/1999 tarihinde tasarruflarını değerlendirmek için Yurt Ticaret ve Kredi Bankası nezdinde hesap açtırmak için başvurduğunu, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile paranın kağıt üzerinde Y.Security Off Shore Limited Şirketi isimli bankaya gönderildiğini, Y.Ticaret ve Kredi Bankası'na el konulup fona devredildiğini, davacının bankaya başvurusu üzerine hesabının Off Shore hesaba gönderildiğinin ve bu tür hesapların devlet garantisi dışında olduğunun kendisine belirtildiğini ileri sürerek, Y. Ticaret ve Kredi Bankası'nın külli halefi olan davalı bankadan 9.201,00 TL'nin 08.12.1999 tarihinden, 22.12.1999 tarihine kadar %85 faizi ile, bu tarihten itibaren ise işleyecek ticari (değişen oranlarda kısa vadeli kredilere uygulanan avans) faizi ile, 6.633,00 TL'nin 26.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %94 faizi ile, bu tarihten itibaren ise işleyecek ticari değişen oranlarda kısa vadeli kredilere uygulanan avans) faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 9.201,00 TL'nin temerrüt (08/12/1999) tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, faiz oranlarında fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı banka ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, dava dilekçesinde 15.834,00 TL üzerinden alacak isteminde bulunmuş, bu tutarın 9.201,00 TL'lik kısmının 08.12.1999 tarihinden, 22.12.1999 tarihine kadar %85 faiz ile, bu tarihten itibaren ise işleyecek ticari faizi ile, 6.633,00 TL'lik kısmına 26.11.1999 tarihine kadar %94 faiz ile, bu tarihten itibaren ise işleyecek ticari faizi ile
tahsilini talep etmiş ise de, mahkemece talebin toplamda 15.834,00 TL olduğu gözden kaçırılarak, sadece 9.201,00 TL'lik kısım için hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101779900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz