Temerrüt ve faiz başlangıcı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4370 E. 2010/10751 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt ve faiz başlangıcı↗ rücu↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalıya rücu koşulları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce, TTK'nun 205. maddesi uyarınca davacı şirketin önceki ortağa karşı dava açmasının mümkün bulunduğu, buna göre işin esasına girilerek ayrılma sırasında yapılan sözleşmenin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle bu ilk karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, ayrılma sırasında yapılan sözleşmede davalının açılan tazminat davasından sorumlu olmayacağına dair bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının hissesine düşen 1.636.500.000.-TL'nın 16.11.1999’den itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın temyizi üzerine de hesaplamanın denetlenemediği ve temerrüt faizi başlangıcının doğru belirlenmediği gerekçesiyle karar Dairemiz'ce ikince kez bozulmuştur. Mahkemece, bu bozma ilamına uyulduğu halde bozma içeriğine uygun araştırma yapılmayarak davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın da temyizi üzerine Dairemizce üçüncü kez bozulması sonrasında bozma ilamına uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1.375,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · ek tasfiye · husumet
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, davalı ortak ... . hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3413 E. 2011/15353 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15830 E. 2015/924 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · sigorta sözleşmesi · riziko · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, meydana gelen «rizikonun» taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinde» yazılı «özel şarta» göre «teminat» dışı olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4370 E. , 2010/10751 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Keşan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.12.2008 tarih ve 2006/177 - 2008/302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin önceden “Kollektif Şirket” iken nevi değiştirerek anonim şirkete dönüştüğünü, kollektif şirket zamanında davalının şirket ortağı olduğunu, ancak değişiklikten sonra ortak olmadığını, önceki şirket döneminde şirket aleyhine açılan tazminat davası nedeniyle şirketin tazminat ödemeye mahkum edildiğini ve davalının kollektif şirket zamanında açılan bu davadan dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalının payına düşen 1.636,50 TL'nın 16.11.1999’den itibaren temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı şirkete ortak olmadığını,... Oğulları Koll. Şti.nden de 1996 yılında ayrıldığını ve hiçbir sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıya rücu koşulları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce, TTK'nun 205. maddesi uyarınca davacı şirketin önceki ortağa karşı dava açmasının mümkün bulunduğu, buna göre işin esasına girilerek ayrılma sırasında yapılan sözleşmenin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle bu ilk karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, ayrılma sırasında yapılan sözleşmede davalının açılan tazminat davasından sorumlu olmayacağına dair bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının hissesine düşen 1.636.500.000.-TL'nın 16.11.1999’den itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın temyizi üzerine de hesaplamanın denetlenemediği ve temerrüt faizi başlangıcının doğru belirlenmediği gerekçesiyle karar Dairemiz'ce ikince kez bozulmuştur.
Mahkemece, bu bozma ilamına uyulduğu halde bozma içeriğine uygun araştırma yapılmayarak davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın da temyizi üzerine Dairemizce üçüncü kez bozulması sonrasında bozma ilamına uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1.375,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 62,67 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032045500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz