6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temerrüt ve faiz başlangıcı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4370 E. 2010/10751 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt ve faiz başlangıcı rücu temerrüt faizi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 205

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davalıya rücu koşulları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce, TTK'nun 205. maddesi uyarınca davacı şirketin önceki ortağa karşı dava açmasının mümkün bulunduğu, buna göre işin esasına girilerek ayrılma sırasında yapılan sözleşmenin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle bu ilk karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, ayrılma sırasında yapılan sözleşmede davalının açılan tazminat davasından sorumlu olmayacağına dair bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının hissesine düşen 1.636.500.000.-TL'nın 16.11.1999’den itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın temyizi üzerine de hesaplamanın denetlenemediği ve temerrüt faizi başlangıcının doğru belirlenmediği gerekçesiyle karar Dairemiz'ce ikince kez bozulmuştur. Mahkemece, bu bozma ilamına uyulduğu halde bozma içeriğine uygun araştırma yapılmayarak davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın da temyizi üzerine Dairemizce üçüncü kez bozulması sonrasında bozma ilamına uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1.375,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3413 E. 2011/15353 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15830 E. 2015/924 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4370 E.  ,  2010/10751 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Keşan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.12.2008 tarih ve 2006/177 - 2008/302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin önceden “Kollektif Şirket” iken nevi değiştirerek anonim şirkete dönüştüğünü, kollektif şirket zamanında davalının şirket ortağı olduğunu, ancak değişiklikten sonra ortak olmadığını, önceki şirket döneminde şirket aleyhine açılan tazminat davası nedeniyle şirketin tazminat ödemeye mahkum edildiğini ve davalının kollektif şirket zamanında açılan bu davadan dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalının payına düşen 1.636,50 TL'nın 16.11.1999’den itibaren temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacı şirkete ortak olmadığını,... Oğulları Koll. Şti.nden de 1996 yılında ayrıldığını ve hiçbir sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davalıya rücu koşulları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce, TTK'nun 205. maddesi uyarınca davacı şirketin önceki ortağa karşı dava açmasının mümkün bulunduğu, buna göre işin esasına girilerek ayrılma sırasında yapılan sözleşmenin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle bu ilk karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, ayrılma sırasında yapılan sözleşmede davalının açılan tazminat davasından sorumlu olmayacağına dair bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının hissesine düşen 1.636.500.000.-TL'nın 16.11.1999’den itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın temyizi üzerine de hesaplamanın denetlenemediği ve temerrüt faizi başlangıcının doğru belirlenmediği gerekçesiyle karar Dairemiz'ce ikince kez bozulmuştur.

Mahkemece, bu bozma ilamına uyulduğu halde bozma içeriğine uygun araştırma yapılmayarak davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın da temyizi üzerine Dairemizce üçüncü kez bozulması sonrasında bozma ilamına uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1.375,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 62,67 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032045500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.