6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kooperatifler kanunu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3496 E. 2010/10095 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kooperatifler kanunu ttk 309/4 dolaylı zarar mükerrerlik müteselsil sorumluluk yönetim kurulu kararı

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HUMK · TTK — TTK 309TTK 336TTK 341

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların kooperatif yöneticisi olarak ortaklardan gereksiz ve fazla para toplamadıkları, Kooperatifler Kanunu ve TTK’nun 341. maddesi gereğince kooperatifi zarara uğratan yöneticiler hakkında dava açmak için gerekli olan genel kurul kararının bulunmadığı, yapılan keşifte inşaatlarda eksik ve ayıplı imalat görülmediği, TTK’nun 336. maddesi gereğince şartları olduğu takdirde yöneticiler hakkında dava açılabilecek ise de davanın ancak kooperatif adına açılmasının mümkün olduğu, ortağın bu davayı açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece, TTK’nun 336. maddesi gereğince ortakların kendi adlarına yöneticiler hakkında doğrudan dava açamayacakları kabul edilmiş ise de, TTK’nun 336. maddesinde belirtilen koşullar uyarınca yönetim kurulu başkan ve üyeleri münferit pay sahiplerine karşı müteselsilen sorumludur. Dava dilekçesi ve maddi olayın açıklanma biçimi itibarıyla, davacı kendisinden mükerrer aidat alındığını, harcamaların usulsüz ve yerinde kullanılmadığını iddia ettiğine göre talebi içinde hem doğrudan hem de dolaylı zararların bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, bu taleplerin değerlendirilerek davacının doğrudan uğradığı zararlar bakımından TTK’nun 336. maddesi uyarınca ortağın sorumlu yöneticiler hakkında kendi adına dava açabileceği gözetilerek değerlendirme yapılması, dolaylı zararlar için ise TTK’nun 309. maddesindeki koşulların değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/3496 E.  ,  2010/10095 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2004/395-2008/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 12.680,00 TL’nin altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, ortağı olduğu kooperatifin davalı yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin çeşitli zamanlarda çeşitli adlarla ortaklardan para topladığını, bu paraların yerinde ve usulüne uygun kullanılmadığın, fazla ve mükerrer tahsilat yaptıklarını, eksiklerin tespit dosyası ile de belirlendiğini, bu nedenle 6.155,78 YTL zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 450 YTL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, kooperatifin 08/06/2002 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girdiğini, harcamalara ilişkin genel kurul kararları olduğunu, davacının bu kararlara muhalefeti bulunmadığını, müvekkillerinin ibra edildiğini, kooperatiften alacaklı olduğunu iddia eden davacının kooperatif tüzel kişiliğine karşı dava açması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların kooperatif yöneticisi olarak ortaklardan gereksiz ve fazla para toplamadıkları, Kooperatifler Kanunu ve TTK’nun 341. maddesi gereğince kooperatifi zarara uğratan yöneticiler hakkında dava açmak için gerekli olan genel kurul kararının bulunmadığı, yapılan keşifte inşaatlarda eksik ve ayıplı imalat görülmediği, TTK’nun 336. maddesi gereğince şartları olduğu takdirde yöneticiler hakkında dava açılabilecek ise de davanın ancak kooperatif adına açılmasının mümkün olduğu, ortağın bu davayı açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece, TTK’nun 336. maddesi gereğince ortakların kendi adlarına yöneticiler hakkında doğrudan dava açamayacakları kabul edilmiş ise de, TTK’nun 336. maddesinde belirtilen koşullar uyarınca yönetim kurulu başkan ve üyeleri münferit pay sahiplerine karşı müteselsilen sorumludur. Dava dilekçesi ve maddi olayın açıklanma biçimi itibarıyla, davacı kendisinden mükerrer aidat alındığını, harcamaların usulsüz ve yerinde kullanılmadığını iddia ettiğine göre talebi içinde hem doğrudan hem de dolaylı zararların bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, bu taleplerin değerlendirilerek davacının doğrudan uğradığı zararlar bakımından TTK’nun 336. maddesi uyarınca ortağın sorumlu yöneticiler hakkında kendi adına dava açabileceği gözetilerek değerlendirme yapılması, dolaylı zararlar için ise TTK’nun 309.

maddesindeki koşulların değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031865700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.