6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/966 E. 2011/10441 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı para alacağı para alacağı vekalet ücreti takdiri kazanılmış hak icra inkar tazminatı inkar tazminatı vekalet ücreti

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ortaklık pay devrinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve yazılı gerekçeyle de icra inkar tazminatının reddine hükmedilmiştir. Oysa, mahkemenin 23.02.2005 tarihli ilamında davacının icra inkar tazminatı istemi kabul edilmiş ve bu karar davalı tarafından değil, sadece davacı tarafından temyiz edilmiş olup, davalı tarafından talep edilen karar düzeltme kanun yolunda da icra inkar tazminatına yönelik bir bozma yapılmamıştır.

Bu durumda mahkemece, davalı tarafından temyiz edilmeyen ilk kararda hükmedilen icra inkar tazminatının davacı lehine kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Ayrıca, davaya konu icra takibi, ABD Doları ve Alman Markı tutarlı yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının tahsili istemli olarak yapılmıştır.01.01.2002 tarihinden itibaren Alman Markı tedavülden kaldırılarak yerine ortak para birimi EURO kullanılmaya başlanılmıştır. İtirazın iptali davasının açıldığı tarihte ise Alman Markı tedavülde bulunmamaktadır. Yabancı para veya yabancı para karşılığı Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekalet ücreti, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edilecektir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek taraflar yararına vekalet ücreti takdir edilmiş ise de hesaplamanın nasıl yapıldığı denetime açık değildir. Bu durum karşısında, yukarıdaki açıklamalar da dikkate alınarak vekalet ücretinin denetime uygun şekilde takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmaması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11349 E. 2014/959 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14665 E. 2010/134 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5882 E. 2022/8337 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/966 E.  ,  2011/10441 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2008 tarih ve 2007/750-2008/566 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun kararı ile Ege Giyim Sanayicileri Bankası’nın sahip olduğu iştirak hisselerinden EGS Sigorta A.Ş. ve EGS Sistem Bil. Hiz. Dan. ve Tic. A.Ş.’nin bir kısım ortaklık paylarının davalı şirkete devredildiğini, davalının işbu iştirak hisselerinin satışından dolayı bakiye borcunun 01.01.2001 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte 8.616.114,82.-USD ve 19.445727,08.-DEM olduğunu, davalının 07.08.2001 tarihinde muaccel hale gelen ve ödemesi gereken borcunu ödemediğini, toplam alacağın 07.08.2001 tarihinden itibaren müvekkilince kısa vadeli kredilere uygulanan USD ve DEM için 43.50 temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi amacıyla başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ortaklık pay devrinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve yazılı gerekçeyle de icra inkar tazminatının reddine hükmedilmiştir. Oysa, mahkemenin 23.02.2005 tarihli ilamında davacının icra inkar tazminatı istemi kabul edilmiş ve bu karar davalı tarafından değil, sadece davacı tarafından temyiz edilmiş olup, davalı tarafından talep edilen karar düzeltme kanun yolunda da icra inkar tazminatına yönelik bir bozma yapılmamıştır.

Bu durumda mahkemece, davalı tarafından temyiz edilmeyen ilk kararda hükmedilen icra inkar tazminatının davacı lehine kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Ayrıca, davaya konu icra takibi, ABD Doları ve Alman Markı tutarlı yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının tahsili istemli olarak yapılmıştır.01.01.2002 tarihinden itibaren Alman Markı tedavülden kaldırılarak yerine ortak para birimi EURO kullanılmaya başlanılmıştır. İtirazın iptali davasının açıldığı tarihte ise Alman Markı tedavülde bulunmamaktadır. Yabancı para veya yabancı para karşılığı Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekalet ücreti, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edilecektir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek taraflar yararına vekalet ücreti takdir edilmiş ise de hesaplamanın nasıl yapıldığı denetime açık değildir.

Bu durum karşısında, yukarıdaki açıklamalar da dikkate alınarak vekalet ücretinin denetime uygun şekilde takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmaması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA,19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031542800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.