İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/966 E. 2011/10441 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı para alacağı↗ para alacağı↗ vekalet ücreti takdiri↗ kazanılmış hak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklık pay devrinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve yazılı gerekçeyle de icra inkar tazminatının reddine hükmedilmiştir. Oysa, mahkemenin 23.02.2005 tarihli ilamında davacının icra inkar tazminatı istemi kabul edilmiş ve bu karar davalı tarafından değil, sadece davacı tarafından temyiz edilmiş olup, davalı tarafından talep edilen karar düzeltme kanun yolunda da icra inkar tazminatına yönelik bir bozma yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı tarafından temyiz edilmeyen ilk kararda hükmedilen icra inkar tazminatının davacı lehine kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, davaya konu icra takibi, ABD Doları ve Alman Markı tutarlı yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının tahsili istemli olarak yapılmıştır.01.01.2002 tarihinden itibaren Alman Markı tedavülden kaldırılarak yerine ortak para birimi EURO kullanılmaya başlanılmıştır. İtirazın iptali davasının açıldığı tarihte ise Alman Markı tedavülde bulunmamaktadır. Yabancı para veya yabancı para karşılığı Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekalet ücreti, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edilecektir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek taraflar yararına vekalet ücreti takdir edilmiş ise de hesaplamanın nasıl yapıldığı denetime açık değildir. Bu durum karşısında, yukarıdaki açıklamalar da dikkate alınarak vekalet ücretinin denetime uygun şekilde takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmaması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11349 E. 2014/959 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · güven kurumu · borcun üstlenilmesi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… re, davacının E.bank Off Shore Ltd.'de hesap açılması için davalı bankaya talimat verdiği, ancak paranın fiilen Off Shore Bankası'na gönderilmediği, S.bank A.Ş.'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bir «güven kurumu» olan davalı bankanın bu durumu bilerek davacıyı E.bank Off Shore Ltd.'ye para göndermesi için yönlendirdiği, bu nedenle davacıya ödenmeyen mevduattan davalı bankanın sorumlu bulunduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle «zamanaşımına» da uğramadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 50.000 USD' nin 12.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ile «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14665 E. 2010/134 K.
Ortak:para alacağı
İncelediğiniz karardaAyrıca, davaya konu icra takibi, ABD Doları ve Alman Markı tutarlı «yabancı para alacağının» Türk Lirası karşılığının tahsili istemli olarak yapılmıştır.01.01.2002 tarihinden itibaren Alman Markı tedavülden kaldırılarak yerine ortak para birimi EURO kullanılmaya başlanılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 06.10.2009 tarihinde keşide edilen çekteki bedelin 9.500 YTL olarak açıklandığı, anılan tarih itibariyle YTL(Yeni Türk Lirası) para biriminin tedavülde olmadığı, «muaccel para alacağının» bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle istemine reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muaccel para alacağı · keşide tarihi · muacceliyet · ihtiyati haciz · yetki · haciz · taşıyan · ibraz
Benzer bu kararda… sonra da YTL olarak düzenlenen hukuki araçların geçerli olduğu, aynı değer ölçüsünde TL olarak işlem göreceği, 01.01.2009 tarihinden önceki veya bu tarihten sonraki «keşide tarihini» «taşıyan» bir çekin aynı değer ölçüsünde YTL ya da TL olarak düzenlenmiş olsun 01.01.2009 tarihinden sonra «ibraz» edilmesi halinde TL olarak ödeneceği açıklanmıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 06.10.2009 tarihinde keşide edilen çekteki bedelin 9.500 YTL olarak açıklandığı, anılan tarih itibariyle YTL(Yeni Türk Lirası) para biriminin tedavülde olmadığı, «muaccel para alacağının» bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle istemine reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İstem, çeke dayalı «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5882 E. 2022/8337 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür olmamak kaydı · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · müteselsil sorumluluk · mirasçılık · infaz · yasal faiz · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, ... ...«mirasçıları» hakkında açılan dava kesinleşmiş olup mirasçılardan tahsiline karar verilen miktar 1.077.06 TL ile 44,614,33 DM olduğu, bankanın sorumlu olduğu miktarın ise 44.614.33 DM olarak belirlendiği, davalı bankanın «müteselsilen sorumlu» olduğu miktar yazılarak «tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile davalıdan faizi ile birlikte tahsili gerektiği gerekçesiyle davalılar ...ve ...hakkında hakkında açılan davanın reddine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar ... ve... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 1.077.06 TL ile 44,614,33 DM’nin 13/09/2000 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile Alman Markı için fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan ka …
Hükmün verildiği tarih itibariyle tedavülde olmayan bir paranın tahsili sonucunu doğuracak kararın «infazı» mümkün olmamakla davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 12/05/2022 tarih 2021/1297 Esas, 2022/3814 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/966 E. , 2011/10441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2008 tarih ve 2007/750-2008/566 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun kararı ile Ege Giyim Sanayicileri Bankası’nın sahip olduğu iştirak hisselerinden EGS Sigorta A.Ş. ve EGS Sistem Bil. Hiz. Dan. ve Tic. A.Ş.’nin bir kısım ortaklık paylarının davalı şirkete devredildiğini, davalının işbu iştirak hisselerinin satışından dolayı bakiye borcunun 01.01.2001 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte 8.616.114,82.-USD ve 19.445727,08.-DEM olduğunu, davalının 07.08.2001 tarihinde muaccel hale gelen ve ödemesi gereken borcunu ödemediğini, toplam alacağın 07.08.2001 tarihinden itibaren müvekkilince kısa vadeli kredilere uygulanan USD ve DEM için 43.50 temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi amacıyla başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklık pay devrinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve yazılı gerekçeyle de icra inkar tazminatının reddine hükmedilmiştir. Oysa, mahkemenin 23.02.2005 tarihli ilamında davacının icra inkar tazminatı istemi kabul edilmiş ve bu karar davalı tarafından değil, sadece davacı tarafından temyiz edilmiş olup, davalı tarafından talep edilen karar düzeltme kanun yolunda da icra inkar tazminatına yönelik bir bozma yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı tarafından temyiz edilmeyen ilk kararda hükmedilen icra inkar tazminatının davacı lehine kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, davaya konu icra takibi, ABD Doları ve Alman Markı tutarlı yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının tahsili istemli olarak yapılmıştır.01.01.2002 tarihinden itibaren Alman Markı tedavülden kaldırılarak yerine ortak para birimi EURO kullanılmaya başlanılmıştır. İtirazın iptali davasının açıldığı tarihte ise Alman Markı tedavülde bulunmamaktadır. Yabancı para veya yabancı para karşılığı Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekalet ücreti, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edilecektir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek taraflar yararına vekalet ücreti takdir edilmiş ise de hesaplamanın nasıl yapıldığı denetime açık değildir.
Bu durum karşısında, yukarıdaki açıklamalar da dikkate alınarak vekalet ücretinin denetime uygun şekilde takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmaması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA,19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031542800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz