Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/916 E. 2011/10508 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta ettiren↗ sorumluluk sigortası↗ aktif dava ehliyeti↗ iş bölümü↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ yetkisizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının üçüncü şahıs hasarı olarak yalnızca 800,00 TL ödemeyi içeren bir belgeyi dosyaya ibraz ettiği, diğer bağımsız bölümlerde ve ortak alanlarda gerçekleşen hasarın üçüncü şahıslara ödendiğine dair delil bulunmadığı, davacı tarafından ibraz edilen belgenin üçüncü şahıs tarafından sigortadan doğan hakların davacıya temlik edilmesine dair (BK. 162) bir temlikname niteliğinde olmadığı, TTK'nın 1310. maddesi uyarınca, sigortacının sigorta ettirene karşı ödemeye mecbur olduğu tazminatı tahsil yetkisinin sigorta ettirenin mesul olduğu zarara uğrayan üçüncü şahsa ait olduğu, davacı sigorta ettirenin davalı sigortacıdan zarar gören üçüncü şahısların zararlarının kendisine ödenmesini istemek hakkının bulunmadığı, üçüncü şahsın menfaatine düzenlenen sorumluluk sigortalarında sigorta ettirenin sigortacının onayı olmaksızın üçüncü şahıs zararını ödemesinin yasal olarak mümkün olmadığı, lehine sigorta yapılan üçüncü şahsın sigorta ettirenin kusurundan meydana gelen zararını sigortacıdan dava yolu ile isteyebilmesinin mümkün olduğu, davacı sigorta ettirenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, inşaat all risks sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi ile davacının yaptığı inşaat, bakım ve onarım işi sırasında üçüncü kişilere verilen zararlar teminat altına alınmış olup sigorta, bu niteliği itibariyle sorumluluk sigortasıdır. Sigorta poliçesinde sigortalı olarak davacının belirtilmesine ve davalının da sigorta şirketi olmasına göre, davacının sözleşmenin diğer tarafı olan sigorta şirketine karşı yasal koşulların oluşması halinde dava açma hakkı bulunmaktadır. Mahkemece, davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu gözönünde bulundurularak, değerlendirilme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2113 E. 2023/4102 K.
Ortak:sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ile davacının yaptığı inşaat, bakım ve onarım işi sırasında üçüncü kişilere verilen zararlar «teminat» altına alınmış olup sigorta, bu niteliği itibariyle «sorumluluk sigortasıdır».
Dava, inşaat all risks «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, Leasing All Risks «sigorta poliçesi» kapsamında «gerçekleşen zararın» sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu karardaUyuşmazlık, Leasing All Risks «sigorta poliçesi» kapsamında «gerçekleşen zararın» sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16373 E. 2013/21798 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaMahkemece, evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda, «müşterek borçlu müteselsil kefil» ...'e «hesap kat ihtarnamesinin» tebliğ edilmediği, diğer borçlular yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, ... yönünden talebin reddine, diğer borçlular yönünden talebin kabulüne, taşınır, taşınmaz mallarının, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ...'e tebliğ edilmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin anılan borçlu yönünden reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «kat ihtarının» borçlunun adresine «teblige» çıkarılmasının yeterli olduğu, hesabın katı ile birlikte alacağın «muaccel» hale geleceği düzenlenmiş olmakla, anılan borçlu yönünden de «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14372 E. 2012/21032 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, inşaat all risks «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ile davacının yaptığı inşaat, bakım ve onarım işi sırasında üçüncü kişilere verilen zararlar «teminat» altına alınmış olup sigorta, bu niteliği itibariyle «sorumluluk sigortasıdır».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetkili mahkeme · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · acentelik · ek prim · uyuşmazlık konusu · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her davanın aksine hüküm bulunmadığı müddetçe davalının ikametgahında açılacağı, HUMK'nun 19. maddesinde de «sigorta sözleşmelerinden doğan» davalar hakkında yetkili mahkemenin gösterildiği, davalı idare merkezi ve ikamet adresinin Beyoğlu yargı çevresinde kaldığı, «acentenin» dahi adresinin Şişli olduğu gerekçeleriyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, dosyanın Beyoğlu Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, ödenen «primin» davalı ... şirketinden tahsiline ilişkin olup taraflar arasında "Leasing All Risks Sigorta Poliçesi" düzenlendiği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece taraflar arasında sözleşme bulunduğu gözönünde bulundurularak Borçlar Kanunu'nun 73. ve HUMK'nun 19, HMK'nun 15. maddeleri gereğince mahkemenin yetkili olup olmayacağının değerlendirilmesi gerekirken davanın «genel yetkili» mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesinde görüleceğinden bahisle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/916 E. , 2011/10508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2007/268-2009/761 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında inşaat ALL Risks Sigorta Sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin dava dışı iş veren Ankara Bilkent 3. Ufuk Sitesi D/Blokları ve E/Blokları çatısı bakım ve onarım işi ile ilgili akdettiği eser sözleşmesi kapsamında üçüncü şahıs bağımsız bölüm sahiplerine verilen hasarın teminat altına alındığını, müvekkilinin üstlendiği işin ifası sırasında bu bloklarda oturan bağımsız bölüm maliklerinin ve ortak alanların zarar gördüğünü, bu şahısların ve ortak alanların zararlarının ödenmemesi nedeni ile iş veren yönetimin hak ediş bedellerini ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.000,00.-TL hasar tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17.06.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat tutarını 10.909,87 TL'ye yükseltmiş ancak ıslah harcını yatırmamıştır.
Davalı vekili, davacının 05.09.2006 tarihinde hasar ihbarında bulunduğunu, poliçenin üçüncü şahıs hasarlarında 1.000,00 ABD doları muafiyet içerdiğini, bağımsız bölümlerdeki hasarın bu tutarın altında olduğunu, herhangi bir teminat yükümlülüklerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının üçüncü şahıs hasarı olarak yalnızca 800,00 TL ödemeyi içeren bir belgeyi dosyaya ibraz ettiği, diğer bağımsız bölümlerde ve ortak alanlarda gerçekleşen hasarın üçüncü şahıslara ödendiğine dair delil bulunmadığı, davacı tarafından ibraz edilen belgenin üçüncü şahıs tarafından sigortadan doğan hakların davacıya temlik edilmesine dair (BK. 162) bir temlikname niteliğinde olmadığı, TTK'nın 1310. maddesi uyarınca, sigortacının sigorta ettirene karşı ödemeye mecbur olduğu tazminatı tahsil yetkisinin sigorta ettirenin mesul olduğu zarara uğrayan üçüncü şahsa ait olduğu, davacı sigorta ettirenin davalı sigortacıdan zarar gören üçüncü şahısların zararlarının kendisine ödenmesini istemek hakkının bulunmadığı, üçüncü şahsın menfaatine düzenlenen sorumluluk sigortalarında sigorta ettirenin sigortacının onayı olmaksızın üçüncü şahıs zararını ödemesinin yasal olarak mümkün olmadığı, lehine sigorta yapılan üçüncü şahsın sigorta ettirenin kusurundan meydana gelen zararını sigortacıdan dava yolu ile isteyebilmesinin mümkün olduğu, davacı sigorta ettirenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, inşaat all risks sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi ile davacının yaptığı inşaat, bakım ve onarım işi sırasında üçüncü kişilere verilen zararlar teminat altına alınmış olup sigorta, bu niteliği itibariyle sorumluluk sigortasıdır. Sigorta poliçesinde sigortalı olarak davacının belirtilmesine ve davalının da sigorta şirketi olmasına göre, davacının sözleşmenin diğer tarafı olan sigorta şirketine karşı yasal koşulların oluşması halinde dava açma hakkı bulunmaktadır. Mahkemece, davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu gözönünde bulundurularak, değerlendirilme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031526900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz