Yargıtay 11. HD 2011/8729/2011/10747
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8729 E. 2011/10747 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, markanın iptalini isteyen davacının uzunca bir süre dava açmayarak MK 2.madde gereğince dava açma hakkını kaybettiği gibi, ayrıca davalının markasının tescilli bulunduğu 25.sınıf açısından markayı ciddi olarak kullandığının anlaşıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce davacının tüm temyiz itirazlarının reddi ile karar davalı yararına bozulmuş, bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7440 E. 2011/10720 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr kaybı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, davacının yasal 5 yıllık sürede dava açmayarak "hak «kaybına»" uğradığı ve davalının «kötüniyetli» olarak marka tescil ettirdiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9619 E. 2014/15317 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · üçüncü kişi · ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin · ilan · haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan "A." ibaresinin, «üçüncü kişiler» nezdinde davalı şirketin de "A." şirketler topluluğuna «dahil» olduğu izlenimini uyandıracağı ve bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyetlerinin tamamen farklı oldukları gözetildiğinde, davalı şirketin unvanının tescilinden uzunca bir süre sonra bu davanın açılmış olmasının MK'nun 2. maddesi çerçevesinde hak «kaybına» yol açmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin sicilden terkinine, 2500 …
1- Dava, «haksız rekabetin» meni, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının unvanında yer alan “A.” ibaresi nedeniyle davalının davacı şirketler topluluğuna «dahil» bir şirket olduğu intibaını oluşturabileceği ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olması nedeniyle tescilden u …
Davalının «ticaret unvanı» 31.01.2003 tarihinde tescil edilmiş olup işbu dava ise yaklaşık 9 yıl sonra 06.07.2012 tarihinde açılmıştır.
Davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı tescil tarihinden itibaren dava tarihine kadar geçen uzunca bir süre sessiz kalması nedeniyle işbu davanın açılmasının MK'nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8729 E. , 2011/10747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/09/2008 gün ve 2007/10-2008/16 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.02.2011 gün ve 2009/3224 - 2011/11805 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili davalı ... adına 138085 no ile 25. sınıfta tescilli ZEKİ markasının kullanılmadığını ve kullanıma 5 yıldır ara verildiğini ileri sürerek 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42.maddeleri uyarınca ZEKİ ibareli markanın bu sınıf açısından hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin markasının 1970 yılından bu yana tescilli olduğunu, davacının hükümsüzlük talebinin öncelikle zamanaşımına uğradığını, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, hükümsüzlük davası açma hakkını kaybettiğini, bu davanın açılmasında davacı tarafın hukuki menfaatinin bulunmadığını, Zeki markasının tanınmış marka olduğunu, davanın kötüniyetle ikame edildiğini, davanın kabulü halinde dahi davalının markası tanınmış marka olduğundan davacının bu markayı kullanamayacağından işbu davayı açmakta iyiniyetli olmadığını ve hukuki yararı da bulunmadığını, mayonun iç giyim değil dış giyim eşyası olduğunu, markanın bu sınıfta kullanıldığına ilişkin tüm belgelerin mevcut bulunduğunu beyan ederek davacı tarafın davasının haksız ve yersiz olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, markanın iptalini isteyen davacının uzunca bir süre dava açmayarak MK 2.madde gereğince dava açma hakkını kaybettiği gibi, ayrıca davalının markasının tescilli bulunduğu 25.sınıf açısından markayı ciddi olarak kullandığının anlaşıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce davacının tüm temyiz itirazlarının reddi ile karar davalı yararına bozulmuş, bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031425700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz