Taşıyıcı sıfatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1541 E. 2011/10474 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı sıfatı↗ üst taşıyıcı↗ navlun faturası↗ navlun bedeli↗ cmr konvansiyonu↗ cmr↗ navlun↗ pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ komisyon↗ husumet yokluğu↗ taşıyıcı↗ çek↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin sigortalıya ait emtianın Çek Cumhuriyetinden Kocaeli’ne nakliyesi işini yüklenerek faturalar karşılığı navlun bedelini sigortalıdan tahsil ettiği, davalı şirketin emtiayı Devnak Nak. Tur. A.Ş’ne taşıttığı, davalının yük taşıma işlemini yapmadığı, TTK 762. maddesi kapsamında taşıyıcı sıfatının bulunmadığı, davalı şirketin aracılık yaparak Devnak Nak. Tur. A.Ş’ne taşıttığı mallar nedeniyle navlun bedellerini Devnak Nak. Tur. A.Ş'ne kendi komisyonunu tenzil ettikten sonra ödediği, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışından Kocaeli’ne taşınan eşyada meydana gelen hasar bedelinin tahsiline ilişkin olup, taşımanın uluslararası olması nedeniyle taraflar arasındaki ihtilafta CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Davacı, davalının taşıyıcı olduğunu ileri sürmüş, bu hususta delil olarak navlun faturasına dayanmıştır. Dosyada bulunan navlun faturası incelendiğinde faturanın davalı tarafından sigortalı adına düzenlendiği ve faturada taşıyıcı dışında başka bir sıfatla düzenlendiğine dair herhangi bir kaydın yer almadığı anlaşılmaktadır. Davalının taşıyıcı olup olmadığı CMR Konvansiyonu hükümlerine gereğince belirleneceğinden ve bu halde üst taşıyıcıya da dava açılması mümkün bulunduğundan, mahkemece davalının taşıyıcı sıfatının bulunduğu kabul edilerek uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14469 E. 2015/3945 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10032 E. 2012/17468 K.
Ortak:navlun bedeli · navlun · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin sigortalıya ait emtianın Çek Cumhuriyetinden Kocaeli’ne nakliyesi işini yüklenerek faturalar karşılığı «navlun bedelini» sigortalıdan tahsil ettiği, davalı şirketin emtiayı Devnak Nak.
A.Ş’ne taşıttığı mallar nedeniyle «navlun bedellerini» Devnak Nak.
Davacı, davalının «taşıyıcı» olduğunu ileri sürmüş, bu hususta delil olarak «navlun faturasına» dayanmıştır.
Benzer bu kararda2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «taşıma sözleşmesi» kapsamında icra baskısı altında ödenen «navlun bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece taşınan malların davacıya hasarlı olarak «teslim» edildiği, «hasarın» meydana gelmesinde «taşıyıcıların» %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile navlun bedelinin yarısının ödenmemesi gerektiği belirtilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre, TTK'nun 781/«son» maddesi ve yerleşik uygulamalara göre «ziya» halinde «zayi» olan malın taşınması için ödenmesi gereken «navlun bedeli» istenemez ise de, taşıma sırasında malların «hasar» görmesi halinde «taşıyıcı» navlun bedeline hak kazanacaktır.
… tüm dosya kapsamına göre, davacının Almanya'dan ithal ettiği plastik hammaddeyi Türkiye'ye taşıttırdığı, taşıma senedinden anlaşıldığı üzere malların hasarlı olarak «teslim» edildiği, «hasarın» meydana gelmesinde «taşıyıcıların» müştereken sorumlu olup, %50 oranında kusurlu oldukları, bu kapsamda davacının davalı nakliyeciden %50 «kusur oranına» isabet eden «navlun» ücretini geri alma hakkına sahip olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · ziya · zayi · taşıma sözleşmesi · istirdat · kusur · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davacının Almanya'dan ithal ettiği plastik hammaddeyi Türkiye'ye taşıttırdığı, taşıma senedinden anlaşıldığı üzere malların hasarlı olarak «teslim» edildiği, «hasarın» meydana gelmesinde «taşıyıcıların» müştereken sorumlu olup, %50 oranında kusurlu oldukları, bu kapsamda davacının davalı nakliyeciden %50 «kusur oranına» isabet eden «navlun» ücretini geri alma hakkına sahip olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «taşıma sözleşmesi» kapsamında icra baskısı altında ödenen «navlun bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece taşınan malların davacıya hasarlı olarak «teslim» edildiği, «hasarın» meydana gelmesinde «taşıyıcıların» %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile navlun bedelinin yarısının ödenmemesi gerektiği belirtilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre, TTK'nun 781/«son» maddesi ve yerleşik uygulamalara göre «ziya» halinde «zayi» olan malın taşınması için ödenmesi gereken «navlun bedeli» istenemez ise de, taşıma sırasında malların «hasar» görmesi halinde «taşıyıcı» navlun bedeline hak kazanacaktır.
Somut olayda, taşıma yapılmış ancak taşınan mallar hasarlı olarak davacıya «teslim» edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15452 E. 2016/369 K.
Ortak:navlun bedeli · navlun · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin sigortalıya ait emtianın Çek Cumhuriyetinden Kocaeli’ne nakliyesi işini yüklenerek faturalar karşılığı «navlun bedelini» sigortalıdan tahsil ettiği, davalı şirketin emtiayı Devnak Nak.
A.Ş’ne taşıttığı mallar nedeniyle «navlun bedellerini» Devnak Nak.
Davacı, davalının «taşıyıcı» olduğunu ileri sürmüş, bu hususta delil olarak «navlun faturasına» dayanmıştır.
Benzer bu karardaDava, karayoluyla CMR hükümlerine tabi taşımadan kaynaklı «navlun bedelinin» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Her ne kadar dava konusu alacağın «sebebini» teşkil eden taşıma ilişkisi CMR hükümlerine tabi ise de CMR Konvansiyonu'nda «navlun alacağına» ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu yöne ilişkin ihtilaflarda iç hukuk kuralları uygulanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · navlun alacağı · borca itiraz · şirket merkezi mahkemesi · sözleşmeden doğan dava · taşıma sözleşmesi · ifa · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Dava «navlun alacağının» tahsili istemine ilişkin olup navlun alacağı «para borcu» olması hasebiyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gereğince alacaklının «ifa» zamanında mukim bulunduğu yerde ödenmelidir.
HMK'nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmeden doğan» davalarda sözleşmenin «ifa» yerinde de dava ve takip yapılabileceği gözetildiğinde davacının merkezinin bulunduğu ....
Her ne kadar dava konusu alacağın «sebebini» teşkil eden taşıma ilişkisi CMR hükümlerine tabi ise de CMR Konvansiyonu'nda «navlun alacağına» ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu yöne ilişkin ihtilaflarda iç hukuk kuralları uygulanmalıdır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1541 E. , 2011/10474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2009 tarih ve 2007/115-2009/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat emtia abonman alt poliçeleri ile sigortalanan Kanca El Aletleri Dökme Çelik ve Makine Sanayi A.Ş ne ait pres gergi çubuğu ve somunlarının Çek Cumhuriyetinden Kocaeli'ne nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın taşıma sırasında hasara uğradığını, 6.480,00 YTL zararın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 6.480,00.TL’nin taşıyıcı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımanın müvekkili davalı tarafından yapılmadığını, müvekkilinin taşıma işini yapan Devnak Nak. Tur. AŞ’nin acentesi olduğunu, acenteye husumet yöneltilemeyeceğini, hasarın zamanında ve geçerli şekilde ihbar edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin sigortalıya ait emtianın Çek Cumhuriyetinden Kocaeli’ne nakliyesi işini yüklenerek faturalar karşılığı navlun bedelini sigortalıdan tahsil ettiği, davalı şirketin emtiayı Devnak Nak. Tur. A.Ş’ne taşıttığı, davalının yük taşıma işlemini yapmadığı, TTK 762. maddesi kapsamında taşıyıcı sıfatının bulunmadığı, davalı şirketin aracılık yaparak Devnak Nak. Tur. A.Ş’ne taşıttığı mallar nedeniyle navlun bedellerini Devnak Nak. Tur. A.Ş'ne kendi komisyonunu tenzil ettikten sonra ödediği, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışından Kocaeli’ne taşınan eşyada meydana gelen hasar bedelinin tahsiline ilişkin olup, taşımanın uluslararası olması nedeniyle taraflar arasındaki ihtilafta CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Davacı, davalının taşıyıcı olduğunu ileri sürmüş, bu hususta delil olarak navlun faturasına dayanmıştır. Dosyada bulunan navlun faturası incelendiğinde faturanın davalı tarafından sigortalı adına düzenlendiği ve faturada taşıyıcı dışında başka bir sıfatla düzenlendiğine dair herhangi bir kaydın yer almadığı anlaşılmaktadır. Davalının taşıyıcı olup olmadığı CMR Konvansiyonu hükümlerine gereğince belirleneceğinden ve bu halde üst taşıyıcıya da dava açılması mümkün bulunduğundan, mahkemece davalının taşıyıcı sıfatının bulunduğu kabul edilerek uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031239100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz