6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Navlun bedeli

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10032 E. 2012/17468 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun bedeli cmr konvansiyonu kusur oranı cmr navlun ziya zayi taşıma sözleşmesi taşıyıcı istirdat kusur hasar teslim i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 781

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Almanya'dan ithal ettiği plastik hammaddeyi Türkiye'ye taşıttırdığı, taşıma senedinden anlaşıldığı üzere malların hasarlı olarak teslim edildiği, hasarın meydana gelmesinde taşıyıcıların müştereken sorumlu olup, %50 oranında kusurlu oldukları, bu kapsamda davacının davalı nakliyeciden %50 kusur oranına isabet eden navlun ücretini geri alma hakkına sahip olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, taşıma sözleşmesi kapsamında icra baskısı altında ödenen navlun bedelinin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece taşınan malların davacıya hasarlı olarak teslim edildiği, hasarın meydana gelmesinde taşıyıcıların %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile navlun bedelinin yarısının ödenmemesi gerektiği belirtilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, CMR Konvansiyonu'nda navlun bedeline ilişkin düzenleme bulunmadığından bu konuda TTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Buna göre, TTK'nun 781/son maddesi ve yerleşik uygulamalara göre ziya halinde zayi olan malın taşınması için ödenmesi gereken navlun bedeli istenemez ise de, taşıma sırasında malların hasar görmesi halinde taşıyıcı navlun bedeline hak kazanacaktır. Somut olayda, taşıma yapılmış ancak taşınan mallar hasarlı olarak davacıya teslim edilmiştir. Bu nedenle, davalı navlun bedeline hak kazanmıştır. Bu itibarla, davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10119 E. 2015/12440 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/10032 E.  ,  2012/17468 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.10.2010 tarih ve 2006/1068-2010/1439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Almanya'dan ithal edilen plastik hammaddesinin alıcı sıfatıyla müvekkiline hasarlı olarak teslim edilmesine rağmen davalı tarafça müvekkiline 3.337.200.000 TL tutarında navlun faturası gönderdiğini, bu faturaya ve başlatılan icra takibine itiraz edilmiş ise de, itiraz dilekçesinin maddi hata sonucunda yanlış icra dairesine gönderildiğinin anlaşıldığını, davalının müvekkilinin fabrikasında haciz yapmak istemesi üzerine davalıya icra tehdidi altında toplam 4.625 TL ödemede bulunulduğunu, itiraz dilekçesinin işleme alınmasını hususunda yetkili icra dairesine yapılan başvurudan olumlu sonuç alınmış ise de, müvekkili tarafından yapılan ödemenin iade edilmediğini belirterek taşıma işiyle ilgisi olmayan davalının tahsil ettiği toplam 4.625 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan istirdadına ve müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin DHL Kılavuz adlı şirketle acentalık ilişkisi bulunduğunu, taşımanın DHL Kılavuz şirketi aracılığı ile dava dışı EMS Nak. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirildiğini, CMR Konvansiyonu'nun 13. Maddesi gereği taşıma ifa edildiğinden navlun bedelinin talep edilebileceğini, hasarın meydana gelmesinde taşıyıcının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Almanya'dan ithal ettiği plastik hammaddeyi Türkiye'ye taşıttırdığı, taşıma senedinden anlaşıldığı üzere malların hasarlı olarak teslim edildiği, hasarın meydana gelmesinde taşıyıcıların müştereken sorumlu olup, %50 oranında kusurlu oldukları, bu kapsamda davacının davalı nakliyeciden %50 kusur oranına isabet eden navlun ücretini geri alma hakkına sahip olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, taşıma sözleşmesi kapsamında icra baskısı altında ödenen navlun bedelinin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece taşınan malların davacıya hasarlı olarak teslim edildiği, hasarın meydana gelmesinde taşıyıcıların %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile navlun bedelinin yarısının ödenmemesi gerektiği belirtilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, CMR Konvansiyonu'nda navlun bedeline ilişkin düzenleme bulunmadığından bu konuda TTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Buna göre, TTK'nun 781/son maddesi ve yerleşik uygulamalara göre ziya halinde zayi olan malın taşınması için ödenmesi gereken navlun bedeli istenemez ise de, taşıma sırasında malların hasar görmesi halinde taşıyıcı navlun bedeline hak kazanacaktır.

Somut olayda, taşıma yapılmış ancak taşınan mallar hasarlı olarak davacıya teslim edilmiştir. Bu nedenle, davalı navlun bedeline hak kazanmıştır. Bu itibarla, davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064755600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.