Kambiyo senetlerine mahsus takip
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12091 E. 2011/11156 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- altı aylık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senetlerine mahsus takip↗ icranın geri bırakılması↗ kıymetli evrak↗ cy/cy şerhi↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ bono↗ çek↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair kararın Dairemizin 27.02.2009 tarihli kararı ile bozulması üzerine, mahkemece bozma kararına uyularak Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2002/8817 E. sayılı takip dosyasında, ... tarafından hamiline keşide edilen 15.07.2002 günlü 43.264 TL bedelli çeke dayalı olarak 30.07.2002 günü kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takip yapıldığı, Adana 3. İcra Mahkemesi'nin 07.07.2004 günlü ilamı ile 26.09.2002 ila 02.04.2003 tarihleri arasında TTK’nun 726. maddesine göre zaman aşımını kesecek başkaca işlem yapılmadığından ve altı aylık zamanaşımı süresi de dolduğundan İİK’nun 71/2 ve 33/A maddeleri uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği, çekin karşılığının bulunmadığının 16.07.2002 günü banka tarafından şerh verildiği, TTK’nun 661. maddesine göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, aynı Kanun'un 644. maddesine göre 3 yıllık zamanaşımından sonra bir yıl içinde sebepsiz zenginleşme davası da açılmadığı, davalı tarafın zamanaşımı def-iinin de süresinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, TTK. 644 maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davasıdır. Dairemizin 27.2.2009 tarihli bozma kararında dava konusu olayda zamanaşımı def-inin anılan madde uyarınca değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak davaya konu kıymetli evrak çek olup, çeklerde uygulanan TTK.726. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi yerine, bonolarda uygulanan 661.maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanması doğru değil ise de anılan husus neticeye müessir bulunmadığından, sonucu itibarı ile doğru kararın HUMK. ‘nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6383 E. 2013/12263 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı altı aylık
İncelediğiniz kararda… 7.07.2004 günlü ilamı ile 26.09.2002 ila 02.04.2003 tarihleri arasında TTK’nun 726. maddesine göre zaman aşımını kesecek başkaca işlem yapılmadığından ve altı aylık «zamanaşımı» süresi de dolduğundan İİK’nun 71/2 ve 33/A maddeleri uyarınca «icranın geri bırakılmasına» karar verildiği, bu kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği, çekin karşılığının bulunmadığının 16.07.2002 günü banka tarafından «şerh» verildiği, TTK’nun 661. maddesine göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, aynı Kanun'un 644. maddesine göre 3 yıllık zamanaşımından sonra bir yıl içinde «sebepsiz zenginleşme» davası da açılmadığı, davalı tarafın «zamanaşımı def»-iinin de süresinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 27.2.2009 tarihli bozma kararında dava konusu olayda «zamanaşımı def»-inin anılan madde uyarınca değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak davaya konu «kıymetli evrak» «çek» olup, çeklerde uygulanan TTK.726. maddesinde düzenlenen «zamanaşımı» süresi yerine, «bonolarda» uygulanan 661.maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanması doğru değil ise de anılan husus neticeye müessir bulunmadığından, sonucu itibarı ile doğru kararın HUMK. ‘nun 438/«son» maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nun 644. ve 661. maddeleri uyarınca davanın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «ödünç sözleşmesi» ve mülga 6762 sayılı TTK'nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkin olup mahkemece TTK'nun 644. ve 661. maddeleri uyarınca «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödünç sözleşmesi · temel ilişki
Benzer bu karardaAncak, davacı taraf esasen «ödünç sözleşmesine» dayalı olarak işbu davayı açmış ve asıl ilişkinin kanıtlanamaması halinde davalının TTK'nun 644. maddesi uyarınca dahi sorumlu bulunduğunu ileri sürmüş olmasına rağmen, mahkemece taraflar arasındaki «temel ilişki» hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yalnızca TTK'nun 644. maddesine dayalı olarak yapılan değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülme …
1- Dava, «ödünç sözleşmesi» ve mülga 6762 sayılı TTK'nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkin olup mahkemece TTK'nun 644. ve 661. maddeleri uyarınca «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5604 E. 2023/114 K.
Ortak:icranın geri bırakılması · hamil · sebepsiz zenginleşme · bono · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı altı aylık
İncelediğiniz kararda… 7.07.2004 günlü ilamı ile 26.09.2002 ila 02.04.2003 tarihleri arasında TTK’nun 726. maddesine göre zaman aşımını kesecek başkaca işlem yapılmadığından ve altı aylık «zamanaşımı» süresi de dolduğundan İİK’nun 71/2 ve 33/A maddeleri uyarınca «icranın geri bırakılmasına» karar verildiği, bu kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği, çekin karşılığının bulunmadığının 16.07.2002 günü banka tarafından «şerh» verildiği, TTK’nun 661. maddesine göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, aynı Kanun'un 644. maddesine göre 3 yıllık zamanaşımından sonra bir yıl içinde «sebepsiz zenginleşme» davası da açılmadığı, davalı tarafın «zamanaşımı def»-iinin de süresinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davaya konu «kıymetli evrak» «çek» olup, çeklerde uygulanan TTK.726. maddesinde düzenlenen «zamanaşımı» süresi yerine, «bonolarda» uygulanan 661.maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanması doğru değil ise de anılan husus neticeye müessir bulunmadığından, sonucu itibarı ile doğru kararın HUMK. ‘nun 438/«son» maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2002/8817 E. sayılı takip dosyasında, ... tarafından «hamiline» keşide edilen 15.07.2002 günlü 43.264 TL bedelli çeke dayalı olarak 30.07.2002 günü «kambiyo senetlerine mahsus takip» yolu ile takip yapıldığı, Adana 3.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «bononun» 30.04.2005 «vade tarihini» taşıdığı, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 690 ıncı maddesinin yollamasıyla 661 inci maddesi uyarınca «hamilin» bonoyu düzenleyene karşı açacağı davalarda «zamanaşımı» süresinin vadeden itibaren üç yıl olduğu, 12.07.2005 tarihinde yapılan takiple zamanaşımının kesildiği, icra takibinin devam eden süreçte «takipsizlik» nedeniyle 14.12.2009 tarihinde «işlemden kaldırıldığı» ve 11.06.2015 tarihinde «yenilendiği», dosyasının işlemden kaldırılmasından önce zamanaşımını kesecek nitelikteki en «son» işlemin 26.10.2007 tarihinde yapıldığı, bu tarihten takibin yenilendiği tarihe kadar zamanaşımını kesecek nitelikte bir işlem bulunmadığı, buna göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin takibin yenilendiği tarihten önce 26.10.2010 tarihi itibariyle dolduğu ve davaya konu bononun «kambiyo vasfını» yitirdiği, 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesi uyarınca zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı «sebepsiz zenginleşme» davasının bononun zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerektiği, bononun 26.10.2010 tarihinde zamanaşımına uğradığ …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «zamanaşımına» uğramış «bononun» «hamili» tarafından «keşideciye» ve «cirantaya» karşı mülga 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesine (6102 sayılı Kanun’un 732 nci maddesi) dayalı olarak açılmış «sebepsiz zenginleşme» davasıdır.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçluların «bononun» «zamanaşımına» uğradığından bahisle «icranın geri bırakılması» için İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde açtıkları davanın kabulle sonuçlandığını, bu kararın 11.09.2018 tarihinde kesinleştiğini, bononun zamanaşımına uğradığı, bu tari …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo vasfı · vade tarihi · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · ciranta · yenileme · keşideci · vade
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «bononun» 30.04.2005 «vade tarihini» taşıdığı, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 690 ıncı maddesinin yollamasıyla 661 inci maddesi uyarınca «hamilin» bonoyu düzenleyene karşı açacağı davalarda «zamanaşımı» süresinin vadeden itibaren üç yıl olduğu, 12.07.2005 tarihinde yapılan takiple zamanaşımının kesildiği, icra takibinin devam eden süreçte «takipsizlik» nedeniyle 14.12.2009 tarihinde «işlemden kaldırıldığı» ve 11.06.2015 tarihinde «yenilendiği», dosyasının işlemden kaldırılmasından önce zamanaşımını kesecek nitelikteki en «son» işlemin 26.10.2007 tarihinde yapıldığı, bu tarihten takibin yenilendiği tarihe kadar zamanaşımını kesecek nitelikte bir işlem bulunmadığı, buna göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin takibin yenilendiği tarihten önce 26.10.2010 tarihi itibariyle dolduğu ve davaya konu bononun «kambiyo vasfını» yitirdiği, 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesi uyarınca zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı «sebepsiz zenginleşme» davasının bononun zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerektiği, bononun 26.10.2010 tarihinde zamanaşımına uğradığ …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «zamanaşımına» uğramış «bononun» «hamili» tarafından «keşideciye» ve «cirantaya» karşı mülga 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesine (6102 sayılı Kanun’un 732 nci maddesi) dayalı olarak açılmış «sebepsiz zenginleşme» davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8336 E. 2012/576 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · ibraz
Benzer bu karardaOysa, davacı vekili «bilirkişi raporuna itirazında», faiz miktarının % 33,15 olarak hesaplandığını, «genel kredi sözleşmesinde» faiz değişikliklerine ilişkin hüküm bulunduğunu belirtmiş ve buna ilişkin olarak da bankanın değişik tarihlerdeki faiz oranlarına ilişkin kayıtları «ibraz» etmek suretiyle ciddi itirazlarda bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12091 E. , 2011/11156 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2009 tarih ve 2009/191-2009/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27/09/2011 gününde davalı avukatı ..... geldi, davetiye tebliğine rağmen davecı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...' den 43.264 TL’lik çek ile alacaklı olup, davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek, çek bedelinin keşide günündeki ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müracaat hakkı düşmüş olan çek karşılığı sebepsiz zenginleşme davasının bir yıllık süre içinde açılması gerektiğini, bu sebeple TTK’nun 644. maddesine göre açılan davanın dayanılan çekin kıymetli evrak niteliğini kaybetmesi sebebi ile reddedilmesi gerekeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair kararın Dairemizin 27.02.2009 tarihli kararı ile bozulması üzerine, mahkemece bozma kararına uyularak Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2002/8817 E. sayılı takip dosyasında, ... tarafından hamiline keşide edilen 15.07.2002 günlü 43.264 TL bedelli çeke dayalı olarak 30.07.2002 günü kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takip yapıldığı, Adana 3. İcra Mahkemesi'nin 07.07.2004 günlü ilamı ile 26.09.2002 ila 02.04.2003 tarihleri arasında TTK’nun 726. maddesine göre zaman aşımını kesecek başkaca işlem yapılmadığından ve altı aylık zamanaşımı süresi de dolduğundan İİK’nun 71/2 ve 33/A maddeleri uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği, çekin karşılığının bulunmadığının 16.07.2002 günü banka tarafından şerh verildiği, TTK’nun 661.
maddesine göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, aynı Kanun'un 644. maddesine göre 3 yıllık zamanaşımından sonra bir yıl içinde sebepsiz zenginleşme davası da açılmadığı, davalı tarafın zamanaşımı def-iinin de süresinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, TTK. 644 maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davasıdır. Dairemizin 27.2.2009 tarihli bozma kararında dava konusu olayda zamanaşımı def-inin anılan madde uyarınca değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak davaya konu kıymetli evrak çek olup, çeklerde uygulanan TTK.726. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi yerine, bonolarda uygulanan 661.maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanması doğru değil ise de anılan husus neticeye müessir bulunmadığından, sonucu itibarı ile doğru kararın HUMK.
‘nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru bulunan kararın değişik gerekçe ile ONANMASINA, takdir olunan 825 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031070100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz