Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8336 E. 2012/576 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ genel kredi sözleşmesi↗ kredi sözleşmesi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı bankanın dava tarihi itibariyle 46.726,75 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan miktarın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, temyize konu uyuşmazlık ödenmeyen kredi borcuna mukabil davacı bankanın hangi oranda faiz talep edebileceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın 46.726,75 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı vekili bilirkişi raporuna itirazında, faiz miktarının % 33,15 olarak hesaplandığını, genel kredi sözleşmesinde faiz değişikliklerine ilişkin hüküm bulunduğunu belirtmiş ve buna ilişkin olarak da bankanın değişik tarihlerdeki faiz oranlarına ilişkin kayıtları ibraz etmek suretiyle ciddi itirazlarda bulunmuştur. Ancak, mahkemece bu itirazlar değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiştir..
Bu itibarla mahkemece, bilirkişiden ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alınarak, davacının faiz hesabına ilişkin ciddi ve sonuca etkili itirazları değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13464 E. 2018/4480 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta prim alacağı · prim alacağı · ek prim · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, itibar edilen bilirkişi raporunda iade edilen «prim» tutarının 4.726,25 TL olduğu, iadenin yapıldığı tarihten takip tarihine kadar 1.416,80 TL «yasal faiz» oranında «işlemiş faizin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 6.123,05 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, kabul edilen «asıl alacak» miktarı olan 4.726,25 TL üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, «sigorta prim alacağı» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalının icra takibinden önce «temerrüde» düşürüldüğü iddia ve ispat edilmediğine göre sadece bulunan asıl «prim alacağı» üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken takip tarihine kadar «işlemiş faizin» de hesaplanması suretiyle toplam miktar üzerinden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/245 E. 2019/726 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet sözleşmesi
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «vekalet sözleşmesine» dayalı alacak isteminden kaynaklanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8336 E. , 2012/576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
VEKİLİ Av. ...
DAVALILAR 1-...
2-...
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2009 tarih ve 2008/317-2009/515 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'in genel kredi sözleşmesi gereğince 30.000 TL kullandığını, diğer davalının ise müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, şimdilik 7.000 TL'nın cari kredi temerrüt faizi üzerinden işleyecek faizi ve BSMV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini 46.726,25 TL'na yükseltmiştir..
Davalı ..., sözleşmeyi kefil olduğunu bilmeden imzaladığını, davayı kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı bankanın dava tarihi itibariyle 46.726,75 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan miktarın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, temyize konu uyuşmazlık ödenmeyen kredi borcuna mukabil davacı bankanın hangi oranda faiz talep edebileceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın 46.726,75 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı vekili bilirkişi raporuna itirazında, faiz miktarının % 33,15 olarak hesaplandığını, genel kredi sözleşmesinde faiz değişikliklerine ilişkin hüküm bulunduğunu belirtmiş ve buna ilişkin olarak da bankanın değişik tarihlerdeki faiz oranlarına ilişkin kayıtları ibraz etmek suretiyle ciddi itirazlarda bulunmuştur. Ancak, mahkemece bu itirazlar değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiştir..
Bu itibarla mahkemece, bilirkişiden ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alınarak, davacının faiz hesabına ilişkin ciddi ve sonuca etkili itirazları değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
26.01.2012-RK
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022282500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz