6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Satışın iptali | Tapu tescili

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11676 E. 2011/11042 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedelde muvazaa şirket müdürlüğü muvazaa şirket müdürü denetime elverişlilik bilirkişi incelemesi limited şirket ticaret sicili ilan eksik inceleme temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin iki ortaklı bir limited şirket olduğu, davalı ...'ın davacı şirket ortakları tarafından 29/07/2003 tarih ve 07 sayılı karar ile şirket ortağı ... ile şirket müdürü olarak atandığı ve şirketi menferid imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılındığı, bu kararında Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davalı ...'ın bu atama işleminin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği, davalı ... 07/08/2006 tarihli azilname ile davacı şirket müdürü ve temsilcisi olan ... tarafından azledilmiş ise de bu azilnamenin dayanağı vekaletnamenin şirket adına ve şirketi ilgilendiren işlerle ilgili bir vekaletname olmadığı, dolayısı ile satışların yapıldığı tarih itibariyle davalı ...'ın şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğu ve şirket müdürlüğü sıfatının devam ettiği, dava konusu taşınmazların şirketin tek sermayesi olmadığı, üzerinde faaliyetlerini yürütmediği bu nedenle taşınmazların satışı için şirket ortaklarının onayının alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacı şirkete ait taşınmazın satışının iptali ve taşınmazların tapusunun davacı adına tescili istemine ilişkin olup, davacı taraf muvazaa iddiasına da dayanmıştır. Ne varki mahkemece, bu iddia üzerinde yeterince durulmamış ve yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, davacı şirket adına kayıtlı olup da davacının dışarıdan atanan müdürü davalı Abdulkerim Bıçak tarafından diğer davalıya 09.08.2006 tarihinde tapuda satışı gerçekleştirilen davaya konu Yeşilöz 103 ada 1 nolu parselin 4.000 YTL'na, 2 nolu parselin ise 26.000 YTL'na devredildiği dosya kapsamı ile sabittir.Mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda satım tarihi olan 09.08.2006 tarihi itibariyle yer, konum ve değerine etki eden hususlar nazara alındığında 1 nolu parselin değerinin 27.497,6 YTL, 2 nolu parselin değerinin ise 722.201,00 YTL olduğu tespit edilmiş olup, belirlenen gerçek değerle satışı bedeli arasında bariz bir fark bulunduğu kuşkusuzdur.

Bu durumda, mahkemece, davacı şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava konusu taşınmaz satımına ilişkin olarak davacı şirket kayıtlarına ne miktar paranın girdiği, başka bir deyişle davalı ... tarafından dava konusu satıma ilişkin olarak davacı şirkete yada ortaklarına ne miktar ödeme yapıldığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması, bu bağlamda davacı tarafın bedelde muvazaa iddiasının denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8091 E. 2011/14139 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7055 E. 2010/10952 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/11676 E.  ,  2011/11042 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Alanya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2006/402 - 2009/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 29.07.2003 tarih ve 07 sayılı kararı ile şirket ortaklarından ....ile şirket ortağı olmayan ...'ı şirket müdürü olarak atadığını, şirketi münferid imzaları ile temsil ve ilzam etmelerine karar verildiğini, şirket ortağı ve şirket müdürü ....'ın 08.08.2006 tarihinde şirket ortağı olmayan şirket müdürü davalı ...'ı azlettiğini, Alanya, Yeşilöz 103 ada 1 ve 2 parselde kayıtlı taşınmazların inşaat işi ile uğraşan davacı şirkete ait olduğunu, söz konusu taşınmazlar üzerinde yapılan dairelerin bir kısımının haricen satıldığını, bu satışlar devam ederken 09.08.2006 tarihinde davalı ...'ın , davacı şirket adına kayıtlı olan Alanya Yeşilöz 103 ada 1 nolu parsel sayılı taşınmazı 4.000 YTL, 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazı ise 26.000 YTL bedelle şirket ortaklannın bilgisi ve rızası dışında gerçek bedelinin çok altında bir bedelle davalı ...

...'na tapuda satış yaparak devrettiğini, davalı ...'in dava konusu taşınmazların ifrazını yapan,davacı şirketin faaliyetlerini ve ticari ilişkilerini iyi bilen satılan taşınmazları almaya mali gücü de bulunmayan kötüniyetli bir kişi olduğunu, muvazaalı satışın davacı şirkete zarar vermeyi amaçladığını, kaldı ki limited ortaklık müdürünün temsil yetkisinin kapsam ve sınırlandırmasında TTK'nun 321.maddesinde öngörülen kuralların aynen geçerli bulunduğunu, dava konusu satışa ilişkin olarak şirketin, şirket ortaklarının satışın yapılması konusunda her hangi bir kararının mevcut olmadığını ileri sürerek, muvazaalı ve yetkisiz olarak yapılan satışın iptali ve taşınmazların tapusunun davacı şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ... vekili, müvekkilinin taşınmazları davacı şirket temsilcisi ...'ın temsil yetkisine dayanarak satın aldığını, şirket ortakları ile temsile yetkili kişiler arasında sorunlar çıkmış olmasının müvekkilini etkilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazların satışına davacı şirketin % 50 hissesine sahip diğer ortağı ...'ın izni ve onayının olduğunu, iki ortaklı limited şirketlerde her iki ortağın izni olmadan şirket müdürünün azlinin mümkün olmadığını, azilnamenin ...'ın davalı ...'a vermiş olduğu şahsi vekalete ilişkin olduğunu, davacı olarak şirket gösterilmiş ise de gerçekte ...'ın kendi adına bu davayı açtığını, diğer ortak ...'ın satışa izni olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin iki ortaklı bir limited şirket olduğu, davalı ...'ın davacı şirket ortakları tarafından 29/07/2003 tarih ve 07 sayılı karar ile şirket ortağı ... ile şirket müdürü olarak atandığı ve şirketi menferid imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılındığı, bu kararında Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davalı ...'ın bu atama işleminin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği, davalı ... 07/08/2006 tarihli azilname ile davacı şirket müdürü ve temsilcisi olan ... tarafından azledilmiş ise de bu azilnamenin dayanağı vekaletnamenin şirket adına ve şirketi ilgilendiren işlerle ilgili bir vekaletname olmadığı, dolayısı ile satışların yapıldığı tarih itibariyle davalı ...'ın şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğu ve şirket müdürlüğü sıfatının devam ettiği, dava konusu taşınmazların şirketin tek sermayesi olmadığı, üzerinde faaliyetlerini yürütmediği bu nedenle taşınmazların satışı için şirket ortaklarının onayının alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacı şirkete ait taşınmazın satışının iptali ve taşınmazların tapusunun davacı adına tescili istemine ilişkin olup, davacı taraf muvazaa iddiasına da dayanmıştır. Ne varki mahkemece, bu iddia üzerinde yeterince durulmamış ve yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, davacı şirket adına kayıtlı olup da davacının dışarıdan atanan müdürü davalı Abdulkerim Bıçak tarafından diğer davalıya 09.08.2006 tarihinde tapuda satışı gerçekleştirilen davaya konu Yeşilöz 103 ada 1 nolu parselin 4.000 YTL'na, 2 nolu parselin ise 26.000 YTL'na devredildiği dosya kapsamı ile sabittir.Mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda satım tarihi olan 09.08.2006 tarihi itibariyle yer, konum ve değerine etki eden hususlar nazara alındığında 1 nolu parselin değerinin 27.497,6 YTL, 2 nolu parselin değerinin ise 722.201,00 YTL olduğu tespit edilmiş olup, belirlenen gerçek değerle satışı bedeli arasında bariz bir fark bulunduğu kuşkusuzdur.

Bu durumda, mahkemece, davacı şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava konusu taşınmaz satımına ilişkin olarak davacı şirket kayıtlarına ne miktar paranın girdiği, başka bir deyişle davalı ... tarafından dava konusu satıma ilişkin olarak davacı şirkete yada ortaklarına ne miktar ödeme yapıldığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması, bu bağlamda davacı tarafın bedelde muvazaa iddiasının denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030924200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.