Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/392 E. 2010/10503 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nispi karar harcı↗ icazet↗ pasif husumet yokluğu↗ eş rızası↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ dahili dava↗ temerrüt↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tasarımlarından ikisinin davalı kulübe ait tişörtlerde kullanılarak satışa arz edildiğinden siparişlerin kulübün bilgisi dahilinde yapıldığı gibi kullanımın da kulübün tasarrufuyla gerçekleştirildiği anlaşıldığından kulübün sözleşmeye icazet vermiş sayılacağı, davacının da dava dilekçesinde sözlü anlaşma üzerine siparişleri verdiğini ve davalı tarafın önerdiği ücret miktarını uygun bulduğunu belirttiğinden, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabul edildiği, bu nedenle davacının tasarımların rıza hilafına kullanıldığı iddiasının ve FSEK’nun 68. maddesi uyarınca tazminatın üç katının tahsili talebinin haklı bulunmadığı, davacının maddi tazminat talebinin makul olduğu, davacının tasarımların kendi elemanlarına yaptırdığını bildirdiği, 554 sayılı KHK’nin 14. maddesi uyarınca tasarımların ve dolayısıyla manevi hakların sahibinin davacı olduğu, sözleşme kulüple yapıldığından birleşen davanın davalısı İbrahim’e husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl dava yönünden (6.055)USD maddi ve (3.000)TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalı BJK Derneği’nden tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı BJK Derneği vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilince davalı İbrahim’in davalı Dernek adına hareket ettiğinin ve verdiği olur ile müvekkili ile Dernek arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun ileri sürülmesi karşısında, mahkemece davalı İbrahim hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesinde, yine davacı tarafça sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulduğundan, mahkemece FSEK’nun 68. maddesi uyarınca hesaplanan tazminatın üç katına hükmedilmemesinde bir usulsüzlük olmamasına göre, davalı BJK vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak asıl ve birleşen davalar, FSEK’na dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince sunulan asıl dava dilekçesinde, maddi tazminat talebi yönünden KDV de hesaba dahil edilmiş ve toplam meblağ üzerinden talepte bulunulmuştur. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu tarafından da davacının KDV talep edebileceği yönünde rapor düzenlenmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada davacı yararına takdir edilen maddi tazminat miktarı üzerinden KDV’ne hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
3- Yine, asıl davada davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talebinin tamamı kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, asıl davada davacının harçtan sorumlu tutulmaması gerekirken, reddedilen kısım üzerinden davacıdan yargılama harcının tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Kaldı ki yargılama harçları, davanın tamamen reddi hali dışında, her zaman kabul edilen kısım üzerinden ve davalıdan tahsil edilmelidir.
Ayrıca davanın kabulü halinde, davacı tarafından yargılamanın başında peşin olarak yatırılan 1/4 oranındaki nispi harcın, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmelidir. Bu durum karşısında mahkemece davacının peşin olarak yatırdığı nispi harcın davalıdan tahsiline karar verilmemesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3003 E. 2013/3188 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · maddi tazminat · temerrüt · husumet · dava şartı · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… ttiğinin ve verdiği olur ile müvekkili ile Dernek arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun ileri sürülmesi karşısında, mahkemece davalı İbrahim hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddedilmesinde, yine davacı tarafça sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulduğundan, mahkemece FSEK’nun 68. maddesi uyarınca hesaplanan tazminatın üç katına hükmed …
… tışa arz edildiğinden siparişlerin kulübün bilgisi dahilinde yapıldığı gibi kullanımın da kulübün tasarrufuyla gerçekleştirildiği anlaşıldığından kulübün sözleşmeye «icazet» vermiş sayılacağı, davacının da dava dilekçesinde sözlü anlaşma üzerine siparişleri verdiğini ve davalı tarafın önerdiği ücret miktarını uygun bulduğunu belirttiğinden, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabul edildiği, bu nedenle davacının tasarımların «rıza» hilafına kullanıldığı iddiasının ve FSEK’nun 68. maddesi uyarınca tazminatın üç katının tahsili talebinin haklı bulunmadığı, davacının «maddi tazminat» talebinin makul olduğu, davacının tasarımların kendi elemanlarına yaptırdığını bildirdiği, 554 sayılı KHK’nin 14. maddesi uyarınca tasarımların ve dolayısıyla manevi hakların sahibinin davacı olduğu, sözleşme kulüple yapıldığından birleşen davanın davalısı İbrahim’e «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl dava yönünden (6.055)USD maddi ve (3.000)TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalı BJK Derneği’nden tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince sunulan asıl dava dilekçesinde, «maddi tazminat» talebi yönünden KDV de hesaba «dahil» edilmiş ve toplam meblağ üzerinden talepte bulunulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl dava yönünden 6.055.00 USD maddi ve ....000.00 TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalı BJK Derneği’nden tahsiline, birleşen davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar, davacı vekili ile davalı BJK Derneği vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ....2010 günlü ve 2009/392 E.-10503 K. sayılı ilamı ile davac …
Bozma ilamına uyularak mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl davada kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6.055.00 ... doları «maddi tazminatın» KDV ile birlikte davalı ...'nden tahsiline, yargılama harcından davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11664 E. 2013/17199 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7282 E. 2010/2609 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… tışa arz edildiğinden siparişlerin kulübün bilgisi dahilinde yapıldığı gibi kullanımın da kulübün tasarrufuyla gerçekleştirildiği anlaşıldığından kulübün sözleşmeye «icazet» vermiş sayılacağı, davacının da dava dilekçesinde sözlü anlaşma üzerine siparişleri verdiğini ve davalı tarafın önerdiği ücret miktarını uygun bulduğunu belirttiğinden, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabul edildiği, bu nedenle davacının tasarımların «rıza» hilafına kullanıldığı iddiasının ve FSEK’nun 68. maddesi uyarınca tazminatın üç katının tahsili talebinin haklı bulunmadığı, davacının «maddi tazminat» talebinin makul olduğu, davacının tasarımların kendi elemanlarına yaptırdığını bildirdiği, 554 sayılı KHK’nin 14. maddesi uyarınca tasarımların ve dolayısıyla manevi hakların sahibinin davacı olduğu, sözleşme kulüple yapıldığından birleşen davanın davalısı İbrahim’e «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl dava yönünden (6.055)USD maddi ve (3.000)TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalı BJK Derneği’nden tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
… ttiğinin ve verdiği olur ile müvekkili ile Dernek arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun ileri sürülmesi karşısında, mahkemece davalı İbrahim hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddedilmesinde, yine davacı tarafça sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulduğundan, mahkemece FSEK’nun 68. maddesi uyarınca hesaplanan tazminatın üç katına hükmed …
Benzer bu kararda… ada bulunmadığı, davacının marka hakları lisans sözleşmesi yapma hakkına sahip olmayan dava dışı Dernek ile anlaşma yaptığından, buna dayalı olarak dava açma hak ve «yetkisine» sahip bulunmadığı, bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · vekile tebliğ · aktif husumet · husumet ehliyeti · münhasırlık · taraf ehliyeti · yetkisizlik kararı · ilan
Benzer bu kararda… ada bulunmadığı, davacının marka hakları lisans sözleşmesi yapma hakkına sahip olmayan dava dışı Dernek ile anlaşma yaptığından, buna dayalı olarak dava açma hak ve «yetkisine» sahip bulunmadığı, bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının «münhasır» lisans sahibi olduğu markaya davalının tecavüz ve «haksız rekabetinin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Bilirkişi raporunun davacı «vekiline tebliğ» edildiği 18.03.2008 günü saat 15:15 den önce «son» oturum aynı gün saat 09:35’te yapılmış olup, davacı katılamamış davalının davayı takibi nedeniyle duruşma yapılmış ve yazılı gerekçelerle aktif dava «ehliyeti» yokluğu nedeniyle o oturumda reddedilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde dayandığı 19.09.2000 tarihli «münhasır» lisans sözleşmesinin diğer tarafı marka sahibi Galatasaray Pazarlama A.Ş. olmayıp, Galatasaray Spor Kulübü Derneğidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/392 E. , 2010/10503 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.07.2008 tarih ve 2002/917-2008/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı BJK Derneği vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.10.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda müvekkilinin davalı derneğin sözleşmeli reklam ajansı, davalı İbrahim’in de davalı derneğin promosyon bölümü başkanı ve yetkilisi olduğunu, davalı İbrahim’in talebi üzerine müvekkilinin BJK’yi anlatan ve resimleyen tasarımlar yapıp fiyatlarını da bildirerek anılan davalıya faks ile gönderdiğini, davalı İbrahim’in de bu tasarımların bir bölümünün altını “olur” mahiyetinde imzaladığını, aradan zaman geçmesine rağmen tasarım bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, bir süre sonra müvekkili şirket yetkilisince davalıya gönderilen tasarımların tişört haline getirilerek satışa sunulduğunu gördüğünü ileri sürerek FSEK’nun 13 ve 68. maddeleri uyarınca şimdilik (4.800)TL maddi ve (3.000)TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tasarımlarından ikisinin davalı kulübe ait tişörtlerde kullanılarak satışa arz edildiğinden siparişlerin kulübün bilgisi dahilinde yapıldığı gibi kullanımın da kulübün tasarrufuyla gerçekleştirildiği anlaşıldığından kulübün sözleşmeye icazet vermiş sayılacağı, davacının da dava dilekçesinde sözlü anlaşma üzerine siparişleri verdiğini ve davalı tarafın önerdiği ücret miktarını uygun bulduğunu belirttiğinden, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabul edildiği, bu nedenle davacının tasarımların rıza hilafına kullanıldığı iddiasının ve FSEK’nun 68. maddesi uyarınca tazminatın üç katının tahsili talebinin haklı bulunmadığı, davacının maddi tazminat talebinin makul olduğu, davacının tasarımların kendi elemanlarına yaptırdığını bildirdiği, 554 sayılı KHK’nin 14.
maddesi uyarınca tasarımların ve dolayısıyla manevi hakların sahibinin davacı olduğu, sözleşme kulüple yapıldığından birleşen davanın davalısı İbrahim’e husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl dava yönünden (6.055)USD maddi ve (3.000)TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalı BJK Derneği’nden tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı BJK Derneği vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilince davalı İbrahim’in davalı Dernek adına hareket ettiğinin ve verdiği olur ile müvekkili ile Dernek arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun ileri sürülmesi karşısında, mahkemece davalı İbrahim hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesinde, yine davacı tarafça sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulduğundan, mahkemece FSEK’nun 68. maddesi uyarınca hesaplanan tazminatın üç katına hükmedilmemesinde bir usulsüzlük olmamasına göre, davalı BJK vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak asıl ve birleşen davalar, FSEK’na dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince sunulan asıl dava dilekçesinde, maddi tazminat talebi yönünden KDV de hesaba dahil edilmiş ve toplam meblağ üzerinden talepte bulunulmuştur. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu tarafından da davacının KDV talep edebileceği yönünde rapor düzenlenmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada davacı yararına takdir edilen maddi tazminat miktarı üzerinden KDV’ne hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
3- Yine, asıl davada davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talebinin tamamı kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, asıl davada davacının harçtan sorumlu tutulmaması gerekirken, reddedilen kısım üzerinden davacıdan yargılama harcının tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Kaldı ki yargılama harçları, davanın tamamen reddi hali dışında, her zaman kabul edilen kısım üzerinden ve davalıdan tahsil edilmelidir.
Ayrıca davanın kabulü halinde, davacı tarafından yargılamanın başında peşin olarak yatırılan 1/4 oranındaki nispi harcın, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmelidir. Bu durum karşısında mahkemece davacının peşin olarak yatırdığı nispi harcın davalıdan tahsiline karar verilmemesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı BJK. Derneği vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 326,72 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-birleşen dava davacısına iadesine, 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030901500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz