Marka hakkına tecavüz | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/9 E. 2024/1568 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı reklam↗ aktif husumet↗ hakkaniyet↗ derdestlik↗ dürüstlük kuralı↗ hak düşürücü süre↗ marka hakkına tecavüz↗ protokol↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ıslah↗ ihtarname↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ ilan↗ kusur↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/379 E., 2020/227 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, meni ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.02.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kurucusu ... ...'ın "MARMARİS BÜFE" adı altında 1964 yılından beri faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğünü, maruf ve tanınır bir hale getirilerek ayırt edicilik unsurunun kazandırıldığını, kullanım hakkının tescilden önceye dayandığını, davalı firmanın ise kötü niyetli şekilde "MARMARİS BÜFE" markasından çıkar sağlamaya çalıştığını, davalı şirketin selefi olan Etiler İnci Büfe Gıda San. ve Dış Ticaret A.Ş.'ne karşı davalar açıldığını, 2004/21101 sayılı "MARMARİS BÜFE" VE 2006/08046 sayılı "MARMARİS BÜFE" markalarının ... ... tarafından tescil edildiğini, müvekkili davacı firmaya devredildiğini, 2010/22017 sayılı "Etiler Marmaris Büfe" ve 2012/90998 sayılı "MARMARİSBÜFE" markalarının davalı firma adına tescilli olduğunu, ancak bu davalı markalarının müvekkili davacı firma markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu, ayrıca davalı firmanın www.etilermarmaris.com.tr resmi web sitesi üzerinden müvekkili şirkete ait “Marmaris Büfe” markasının sağladığı marka haklarına tecavüz etmeye başladığını, davalıya ait sitenin hakkımızda kısmında “1964” yılına atıf yapılarak, müvekkilinin uzun yıllara dayanan itibarından, müşteri çevresinden ve kurumsal geçmişinden yararlanmaya çalışıldığını, tüketiciyi yanıltıcı tanıtım ve ticari etki yaratacak şekilde reklamlarının söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/90998 numaralı "MARMARİSBÜFE" markasının hükümsüzlüğüne, 2010/22017 numaralı “Etiler Marmaris Büfe” markasından “büfe” ve “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına ve markanın hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin tespitine ve tecavüzün menine, kararın gazetede ilanına, masrafın davalıdan alınmasına, "www.etilermarmaris.com" sitesinden Marmaris Büfe'nin geçmişi ile ilgili tanıtımların ve “1964” ibaresinin kaldırılmasına, resmi sosyal medya hesaplarından “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, Google arama motorunda davalının ticari çıkar amacı taşıyan yanıltıcı reklam ve tanıtımlarının tespitine, tecavüzlerinin menine, "marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, tabela, tente vb. yerlerde “marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibarelerinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırarak 415.519,73 TL’ye çıkartmış, manevi tazminat talebi de dahil olmak üzere 420.519,73 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumeti bulunmadığını, aynı konuda 2015/147 E. sayılı davanın halen derdest olması nedeniyle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının davasını 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame etmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili davalı firmanın marka devir senedi ve yine aynı tarihli "Marka Devir Sözleşmesine Ek" protokol akdettiğini, markaların benzer olmadığını, davacı tarafın haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmeye hak kazanmadığını, müvekkili davalı firmanın "MARMARİSBÜFE" ibareli seri markaların sahibi olduğunu, esasen davacı tarafın, müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, davacı firmaya ihtarname çekilmişse de netice alınamadığını, davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden bu eylemleri nedeniyle ne kadar gelir elde ettiğinin ayrıca tespitinin mümkün olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminatın belirlenmesi gerektiği, davacı ve davalı şirketlerin iş hacimleri, ticari faaliyetlerinin kapasitesi, davalının elde ettiği gelirin miktarı, tecavüzün devam ettiği süre dikkate alınarak 250.000,00 TL maddi tazminatın uygun olduğu, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetle ilgili kusur derecesi, kastının yoğunluğu, tecavüzün şekli dikkate alındığında davacının talep ettiği 5.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü-kısmen reddine, davalı adına tescilli 2012/90998 numaralı "MARMARİSBÜFE" markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2010/22017 numaralı "Etiler Marmaris Büfe" markasının 43. sınıfta tescilli olduğu "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının "www.etilermarmaris.com.tr" alan adlı web sitesinde "MARMARİSBÜFE" markasını kullanmak ve web sitesinin arşiv kayıtlarında gerçeğe aykırı olarak davacı şirketin geçmişine atıfta bulunarak ve 1964 yılında faaliyete başladıklarına dair bilgi verilerek marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının web sitesinden ve arşiv kayıtlarından ve tüm sosyal medya hesaplarından ve tanıtımlarından "MARMARİS BÜFE" markası ile "MARMARİS BÜFE" geçmişi ve tanıtımı ile ilgili olan "... MARMARİS BÜFE" ibaresinin ve bilgilerinin ve "1964" ibaresinin kaldırılmasına ve çıkartılmasına, 250.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkin hüküm özetinin ilanına, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda tazminat miktarı net bir biçimde belirlenmiş olmasına rağmen, mahkemenin tazminat miktarını hiçbir gerekçe göstermeden ikiye bölünmesine karar vererek teknik bir konuda hakkaniyete aykırı bir durumun ortaya çıkmasına neden olduğunu, ayrıca brüt kar üzerinden hesaplama yapılmasının gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendi adına kayıtlı markasını kullandığını, "MARMARİS BÜFE" ibaresi ön planda olacak şekilde kullanıldığına dair dosya içerisinde delilin mevcut olmadığını, bu sebeple müvekkilinin kendi adına tescilli markasına dayalı olarak ticari faaliyetine devam etmesinin davacı lehine tazminata hükmedilmesi için yeterli bir gerekçe olmadığını, 2015/147 E. sayılı dosyasında da karar verilmiş olup bu kararın henüz kesinleşmediğini, bu hususta derdestlik itirazında bulunulduğunu fakat hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, mahkeme tarafından hükmedilen tazminatın hesaplaması konusunda gerekçe tesis edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Marmaris Büfe" ibaresinin uzun yıllardır davacı tarafça kullanılması nedeniyle ayırt edicilik kazandığı, davacının bu ibare üzerinde önceye dayalı hakkının bulunduğu, ayrıca davalının davacının markasından daha önceki tarihli olan 2006/34244 tescil numaralı "Marmaris Büfe" ibareli markasının mahkeme kararı ile hükümsüz kılındığı, taraf markalarının 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ve bununla ilişkili sınıflar yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, ayrıca yargılama sırasında alınan 02.03.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu ve ekindeki görseller gözetildiğinde davalının internet sitesinde Marmaris Büfe markasını kullanarak ve web sitesindeki arşiv kayıtlarında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu özellikle davacının geçmişine atıf yaparak 1964 yılında faaliyete başladıkları yönünde bilgi verildiği hususları dikkate alındığında markaya tecavüzün ve haksız rekabetin de sübuta erdiği, 2015/147 E. sayılı dosya ile dava dosyası arasında ihlal dönemleri itibariyle farklılık bulunduğu, ayrıca hükümsüzlüğü istenilen markaların farklı markalar olduğu, derdestlik itirazlarının yerinde olmadığı, maddi tazminat miktarının 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine göre hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, manevi tazminat miktarının da fahiş olmadığı, bilirkişi tarafından tespit edilen miktarın sadece markaya tecavüzden kaynaklandığının söylenemeyeceğini, somut olayda markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemleri nedeniyle davalının tam olarak ne kadar gelir elde ettiğinin belirlenmesinin mümkün olmadığı, ihlal süresi, tarafların iş hacimleri, ticari faaliyetlerin kapasitesi ve davalının elde ettiği gelir unsurları dikkate alındığında maddi tazminat yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında usule aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş ve ayrıca faiz talebinde bulunarak kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, markanın hükümsüzlüğü, "Etiler Marmaris Büfe" markasında "Büfe" ve "Marmaris Büfe" ibarelerinin kaldırılması, internet sitesinden Marmaris Büfe'nin geçmişi ile ilgili tanıtımların ve 1964 ibaresinin kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının eylemlerinin haksız rekabet ve markaya tecavüz yaratıp yaratmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 42 nci maddesi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 55 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/10 E. 2024/1958 K.
Ortak:yanıltıcı reklam · hakkaniyet · derdestlik · dürüstlük kuralı · marka hakkına tecavüz · protokol · ıslah · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ; müvekkili şirketin kurucusu ... ...'ın "MARMARİS BÜFE" adı altında 1964 yılından beri faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğünü, maruf ve tanınır bir hale getirilerek «ayırt edicilik» unsurunun kazandırıldığını, kullanım hakkının tescilden önceye dayandığını, davalı firmanın ise kötü niyetli şekilde "MARMARİS BÜFE" markasından çıkar sağlamaya çalıştığını, davalı şirketin selefi olan Etiler İnci Büfe Gıda San. ve Dış Ticaret A.Ş.'ne karşı davalar açıldığını, 2004/21101 sayılı "MARMARİS BÜFE" VE 2006/08046 sayılı "MARMARİS BÜFE" markalarının ... ... tarafından tescil edildiğini, müvekkili davacı firmaya devredildiğini, 2010/22017 sayılı "Etiler Marmaris Büfe" ve 2012/90998 sayılı "MARMARİSBÜFE" markalarının davalı firma adına tescilli olduğunu, ancak bu davalı markalarının müvekkili davacı firma markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu, ayrıca davalı firmanın www.etilermarmaris.com.tr resmi web sitesi üzerinden müvekkili şirkete ait “Marmaris Büfe” markasının sağladığı marka haklarına tecavüz etmeye başladığını, davalıya ait sitenin hakkımızda kısmında “1964” yılına atıf yapılarak, müvekkilinin uzun yıllara dayanan itibarından, müşteri çevresinden ve kurumsal geçmişinden yararlanmaya çalışıldığını, tüketiciyi yanıltıcı tanıtım ve ticari etki yaratacak şekilde reklamlarının söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/90998 numaralı "MARMARİSBÜFE" markasının hükümsüzlüğüne, 2010/22017 numaralı “Etiler Marmaris Büfe” markasından “büfe” ve “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına ve markanın hükümsüzlüğüne, «haksız rekabetin» tespitine ve tecavüzün menine, kararın gazetede «ilanına», «masrafın» davalıdan alınmasına, "www.etilermarmaris.com" sitesinden Marmaris Büfe'nin geçmişi ile ilgili tanıtımların ve “1964” ibaresinin kaldırılmasına, resmi sosyal medya hesaplarından “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, Google arama motorunda davalının ticari çıkar amacı «taşıyan» «yanıltıcı reklam» ve tanıtımlarının tespitine, tecavüzlerinin menine, "marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, tabela, tente vb. yerlerde “marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibarelerinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.09.2020 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini artırarak 415.519,73 TL’ye çıkartmış, manevi tazminat talebi de «dahil» olmak üzere 420.519,73 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «aktif husumeti» bulunmadığını, aynı konuda 2015/147 E. sayılı davanın halen «derdest» olması nedeniyle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının davasını 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde ikame etmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili davalı firmanın marka devir senedi ve yine aynı tarihli "Marka Devir Sözleşmesine Ek" «protokol» akdettiğini, markaların benzer olmadığını, davacı tarafın «haksız rekabetin» tespiti ile maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmeye hak kazanmadığını, müvekkili davalı firmanın "MARMARİSBÜFE" ibareli seri markaların sahibi olduğunu, esasen davacı tarafın, müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, davacı firmaya «ihtarname» çekilmişse de netice alınamadığını, davacı tarafın «dürüstlük kuralına» aykırı hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil eden bu eylemleri nedeniyle ne kadar gelir elde ettiğinin ayrıca tespitinin mümkün olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca «maddi tazminatın» belirlenmesi gerektiği, davacı ve davalı şirketlerin iş hacimleri, ticari faaliyetlerinin kapasitesi, davalının elde ettiği gelirin miktarı, tecavüzün devam ettiği süre dikkate alınarak 250.000,00 TL maddi tazminatın uygun olduğu, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetle ilgili «kusur» derecesi, kastının yoğunluğu, tecavüzün şekli dikkate alındığında davacının talep ettiği 5.000,00 TL manevi tazminatın da «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü-kısmen reddine, davalı adına tescilli 2012/90998 numaralı "MARMARİSBÜFE" markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2010/22017 numaralı "Etiler Marmaris Büfe" markasının 43. sınıfta tescilli olduğu "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının "www.etilermarmaris.com.tr" alan adlı web sitesinde "MARMARİSBÜFE" markasını kullanmak ve web sitesinin arşiv kayıtlarında gerçeğe aykırı olarak davacı şirketin geçmişine atıfta bulunarak ve 1964 yılında faaliyete başladıklarına dair bilgi verilerek «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının web sitesinden ve arşiv kayıtlarından ve tüm sosyal medya hesaplarından ve tanıtımlarından "MARMARİ …
Benzer bu kararda… vresinden ve kurumsal geçmişinden yararlanmaya çalışıldığını, bu sebeplerle davalı şirket adına tescilli 2012/90996 no.lu “MARMARİS BÜFE” markasının hükümsüzlüğüne, «haksız rekabetin» tespitine ve men’ine, davalı şirkete ait www.etilermarmaris.com.tr alan adlı web sitesinde ve davalının sosyal medya hesaplarındaki “Marmaris Büfe” ve “1964” ibaresinin kaldırılmasına, Google arama motoru üzerinde gerçekleşen ticari çıkar amacı «taşıyan» «yanıltıcı reklam» ve tanıtımlarının tespitine, davalı şirketin tabela, tente vb. yerlerde mevcut “Marmaris Büfe” ibarelerinin kaldırılmasına ve fazlaya dair hakları saklı tutarak şimdilik 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.07.2019 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 440.523,22 TL'ye yükseltmiştir.
… ğinden, davalının kullanımının tescilli markasına dayandığı, davalının internet sitesindeki bu kullanımının davacının marka haklarına tecavüz teşkil etmediği ayrıca «haksız rekabet» niteliğinde de olmadığı; ancak davalının internet sitesinde yer alan "Hakkımızda" kısmında "Ali Nihat Marmaris Büfe" ibaresine ve kuruluş serüvenlerinin 1964 yılında başladığına dair bilgilere yer verilmesinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesi uyarınca başkasının emeğinden yararlanma amacıyla «dürüstlük kuralına» aykırı bir davranış olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının bu nedenle davalıdan maddi ve manevi tazminat ile bu haksız rekabetin durdurulmasını talep edebileceği, 17.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalının haksız rekabet hükümleri çerçevesinde davacının markasına tecavüz etmesi nedeniyle 440.523,22 TL «maddi tazminat» ödemesi gerektiği tespit edilmişse de davacının "ETİLER MARMARİS+Şekil" markasını kullanması marka haklarına tecavüz teşkil etmediğinden, yalnızca "..." ve "1964" ibarelerinin kullanılmasıyla oluşan haksız rekabet nedeniyle maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davalının uzun yıllardan bu yana davacı ile birlikte hızlı yemek sektöründe faaliyet gösterdiği, pek çok yerde şubesinin ve kendi adına tecsilli markalarının mevcut olduğu, bu nedenle bilirkişi raporunda tespit edilen 440.523,22 TL gelirin yalnızca internet sitesinde yer verdikleri ... adı ve faaliyetlerinin 1964 yılında başladığına dair gerçeğe aykırı bilgilerden kaynaklandığının düşünülemeyeceği, davalının haksız rekabet teşkil eden bu eylemleri nedeniyle ne kadar gelir elde ettiğinin ayrıca tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminatın belirlenmesi gerektiği, davacı ve davalı şirketlerin iş hacimleri, ticari faaliyetlerinin kapasitesi, davalının elde ettiği gelirin miktarı dikkate alınarak 200.000,00 TL maddi tazminatın uygun olduğu, davacının hem markaya tecavüz eylemi hem de haksız rekabet için toplam 5.000,00 TL manevi tazminat talep etmesi ve markaya tecavüzün mevcut olmadığı tespit edilmekle, talep edilen manevi tazminatın yarısı kadar 2.500,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/90996 numaralı "MARMARİS BÜFE" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının www.etilermarmaris.com.tr alan adlı web sitesinde gerçeğe aykırı olarak davacı şirketin geçmişine atıfta bulunularak ve 1964 yılında faaliyete başladıklarına dair bilgi verilerek haksız rekabet yapıldığının tespitine, davalının web sitesinden ve tüm sosyal medya hesaplarından ve tanıtımlarından Marmaris Büfe geçmişi ve tanıtımı ile ilgili olan "Ali Nihat Marmaris Büfe" ibare ve bilgilerin ve "1964" ibaresinin kaldırılmasına ve çıkartılmasına, 200.000,00 TL maddi tazminatın ve 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hükmün «ilanına», davacının fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri hükümleri uyarınca «hakkaniyete» göre tazminata hükmedilmesinin yerinde olduğu, hükmedilen «maddi tazminat» miktarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava ve «ıslah» dilekçesinde faiz talebi bulunmadığından, tazminat «seçim hakkının» kullanıldığı dilekçedeki beyanın da faiz talebi yönünden dikkate alınamayacağı, Mahkemece faize hükmedilmemesinin yerinde olduğu; ancak davalı fiili ve dosya kapsamı göz önüne alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiği, Mahkemece maddi tazminatın hakkaniyet hükümlerine göre belirlenmesi nedeniyle reddine karar verilen maddi tazminat yönünden davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken 25.287,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği; ancak «yargılama giderleri» yönünden, Mahkemece kabul oranının %81 olarak kabul edilerek «yargılama giderlerine» hükmedildiği anlaşılmakla, reddine karar verilen maddi tazminatın yargılama giderlerinde dikkate alınmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:seçim hakkı · seçimlik haklar · istinaf sebebi · hukuki menfaat · yargılama giderleri · kaldırma ve yeniden hüküm · yargılama gideri · ortalama tüketici
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri hükümleri uyarınca «hakkaniyete» göre tazminata hükmedilmesinin yerinde olduğu, hükmedilen «maddi tazminat» miktarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava ve «ıslah» dilekçesinde faiz talebi bulunmadığından, tazminat «seçim hakkının» kullanıldığı dilekçedeki beyanın da faiz talebi yönünden dikkate alınamayacağı, Mahkemece faize hükmedilmemesinin yerinde olduğu; ancak davalı fiili ve dosya kapsamı göz önüne alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiği, Mahkemece maddi tazminatın hakkaniyet hükümlerine göre belirlenmesi nedeniyle reddine karar verilen maddi tazminat yönünden davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken 25.287,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği; ancak «yargılama giderleri» yönünden, Mahkemece kabul oranının %81 olarak kabul edilerek «yargılama giderlerine» hükmedildiği anlaşılmakla, reddine karar verilen maddi tazminatın yargılama giderlerinde dikkate alınmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun …
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun reddine, davacı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Şti. adına tescilli olduğunu, davacının bu marka talebi bakımından «hukuki menfaatinin» bulunmadığını, davacının işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, Bakırköy 13.
… MARİS BÜFE" ibaresini içerdiği, her iki markanın esas unsurunun aynı olduğu, her iki markanın da 43. sınıfta tescilli oldukları, hitap ettikleri tüketici kitlesinin «ortalama tüketici» kitlesi olması nedeniyle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalı adına tescilli 2006/34244 no.lu "MARMARİS BÜFE" ibareli markanın 03.07.2012 tarihinde Mahkemece 43. sınıfta tescilli "hayvan bakım hizmetleri" dışındaki hizmetler yönünden hükümsüz kılınmasının ardından 01.11.2012 tarihinde, daha henüz Mahkeme kararı kesinleşmeden, «derdest» davada hükümsüzlüğü istenilen "MARMARİS BÜFE" ibareli markanın tescili için başvuru yapmasının, kötü niyetli olarak marka başvurusu yaptığını gösterdiği, bu nedenl …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9383 E. 2012/1560 K.
Ortak:maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ; müvekkili şirketin kurucusu ... ...'ın "MARMARİS BÜFE" adı altında 1964 yılından beri faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğünü, maruf ve tanınır bir hale getirilerek «ayırt edicilik» unsurunun kazandırıldığını, kullanım hakkının tescilden önceye dayandığını, davalı firmanın ise kötü niyetli şekilde "MARMARİS BÜFE" markasından çıkar sağlamaya çalıştığını, davalı şirketin selefi olan Etiler İnci Büfe Gıda San. ve Dış Ticaret A.Ş.'ne karşı davalar açıldığını, 2004/21101 sayılı "MARMARİS BÜFE" VE 2006/08046 sayılı "MARMARİS BÜFE" markalarının ... ... tarafından tescil edildiğini, müvekkili davacı firmaya devredildiğini, 2010/22017 sayılı "Etiler Marmaris Büfe" ve 2012/90998 sayılı "MARMARİSBÜFE" markalarının davalı firma adına tescilli olduğunu, ancak bu davalı markalarının müvekkili davacı firma markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu, ayrıca davalı firmanın www.etilermarmaris.com.tr resmi web sitesi üzerinden müvekkili şirkete ait “Marmaris Büfe” markasının sağladığı marka haklarına tecavüz etmeye başladığını, davalıya ait sitenin hakkımızda kısmında “1964” yılına atıf yapılarak, müvekkilinin uzun yıllara dayanan itibarından, müşteri çevresinden ve kurumsal geçmişinden yararlanmaya çalışıldığını, tüketiciyi yanıltıcı tanıtım ve ticari etki yaratacak şekilde reklamlarının söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/90998 numaralı "MARMARİSBÜFE" markasının hükümsüzlüğüne, 2010/22017 numaralı “Etiler Marmaris Büfe” markasından “büfe” ve “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına ve markanın hükümsüzlüğüne, «haksız rekabetin» tespitine ve tecavüzün menine, kararın gazetede «ilanına», «masrafın» davalıdan alınmasına, "www.etilermarmaris.com" sitesinden Marmaris Büfe'nin geçmişi ile ilgili tanıtımların ve “1964” ibaresinin kaldırılmasına, resmi sosyal medya hesaplarından “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, Google arama motorunda davalının ticari çıkar amacı «taşıyan» «yanıltıcı reklam» ve tanıtımlarının tespitine, tecavüzlerinin menine, "marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, tabela, tente vb. yerlerde “marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibarelerinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.09.2020 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini artırarak 415.519,73 TL’ye çıkartmış, manevi tazminat talebi de «dahil» olmak üzere 420.519,73 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
MARMARİS BÜFE" ibaresinin ve bilgilerinin ve "1964" ibaresinin kaldırılmasına ve çıkartılmasına, 250.000,00 TL «maddi tazminatın» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesine ilişkin hüküm özetinin «ilanına», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil eden bu eylemleri nedeniyle ne kadar gelir elde ettiğinin ayrıca tespitinin mümkün olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca «maddi tazminatın» belirlenmesi gerektiği, davacı ve davalı şirketlerin iş hacimleri, ticari faaliyetlerinin kapasitesi, davalının elde ettiği gelirin miktarı, tecavüzün devam ettiği süre dikkate alınarak 250.000,00 TL maddi tazminatın uygun olduğu, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetle ilgili «kusur» derecesi, kastının yoğunluğu, tecavüzün şekli dikkate alındığında davacının talep ettiği 5.000,00 TL manevi tazminatın da «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü-kısmen reddine, davalı adına tescilli 2012/90998 numaralı "MARMARİSBÜFE" markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2010/22017 numaralı "Etiler Marmaris Büfe" markasının 43. sınıfta tescilli olduğu "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının "www.etilermarmaris.com.tr" alan adlı web sitesinde "MARMARİSBÜFE" markasını kullanmak ve web sitesinin arşiv kayıtlarında gerçeğe aykırı olarak davacı şirketin geçmişine atıfta bulunarak ve 1964 yılında faaliyete başladıklarına dair bilgi verilerek «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının web sitesinden ve arşiv kayıtlarından ve tüm sosyal medya hesaplarından ve tanıtımlarından "MARMARİ …
Benzer bu karardaŞti'nden alınan izinle kullandığını savunmuşsa da, söz konusu şirketin Etiler Marmaris markasının davalının kullandığı markadan farklı olduğu gerekçesiyle, «haksız rekabetin» tespitine ve men’ine, davalının işyeri tabelasında Marmaris Büfe ibaresinin kullanılmasının önlenmesine, tabeladan çıkartılmasına, 962,68 TL «maddi tazminat» ile 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminata 20/04/2006 tarihinden itibaren «ticari faiz» yürütülmesine, «ilan» talebinin de reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · ihtar · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının MARMARİS Büfe ibareli markayı davacının marka tescil kapsamındaki ticari faaliyetlerinde davacının 20 Nisan 2006 tarihli «ihtarına» rağmen kullanmaya devam ettiği, davalı markayı Morgül Gıda Turizm İnşaat San.
Şti'nden alınan izinle kullandığını savunmuşsa da, söz konusu şirketin Etiler Marmaris markasının davalının kullandığı markadan farklı olduğu gerekçesiyle, «haksız rekabetin» tespitine ve men’ine, davalının işyeri tabelasında Marmaris Büfe ibaresinin kullanılmasının önlenmesine, tabeladan çıkartılmasına, 962,68 TL «maddi tazminat» ile 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminata 20/04/2006 tarihinden itibaren «ticari faiz» yürütülmesine, «ilan» talebinin de reddine karar verilmiştir.
… esini birlikte kullanma hakkı bulunduğu halde söz konusu markanın tescilli olduğu halinden farklı olarak '' Büfe '' kelimesi de eklenmek suretiyle davacı markasıyla «iltibas» oluşturacak şekilde kullanımının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davalı tarafın “Marmaris” ibaresinin de kullanımının önlenmesine ve bu ibarenin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4866 E. 2023/5066 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaKARŞI OY Dava, TPMK da davalı adına müseccel 2006/05496 sayılı "MARMARİS KAFE ..." ibareli markanın, «iltibas» nedeniyle hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davacı, «iltibas» iddiasına dayanak olarak "Etiler Marmaris", "Marmaris Cafe", "Marmaris Büfe" ve "Marmaris" ibareli markalarına dayanmış olup, bu markalardan "Marmaris Cafe" ve Marmaris Büfe" ibareli markalar yargılama aşamasında hükümsüz kılınmış, geride davacının "Etiler Marmaris" ve "Marmaris" ibareli markaları kalmıştır.
Uyuşmazlık, dava konusu markanın, davacının "Etiler Marmaris" ve "Marmaris" ibareli markalarına «iltibas» oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/620 E. 2024/2482 K.
Ortak:derdestlik · taşıyan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ; müvekkili şirketin kurucusu ... ...'ın "MARMARİS BÜFE" adı altında 1964 yılından beri faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğünü, maruf ve tanınır bir hale getirilerek «ayırt edicilik» unsurunun kazandırıldığını, kullanım hakkının tescilden önceye dayandığını, davalı firmanın ise kötü niyetli şekilde "MARMARİS BÜFE" markasından çıkar sağlamaya çalıştığını, davalı şirketin selefi olan Etiler İnci Büfe Gıda San. ve Dış Ticaret A.Ş.'ne karşı davalar açıldığını, 2004/21101 sayılı "MARMARİS BÜFE" VE 2006/08046 sayılı "MARMARİS BÜFE" markalarının ... ... tarafından tescil edildiğini, müvekkili davacı firmaya devredildiğini, 2010/22017 sayılı "Etiler Marmaris Büfe" ve 2012/90998 sayılı "MARMARİSBÜFE" markalarının davalı firma adına tescilli olduğunu, ancak bu davalı markalarının müvekkili davacı firma markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu, ayrıca davalı firmanın www.etilermarmaris.com.tr resmi web sitesi üzerinden müvekkili şirkete ait “Marmaris Büfe” markasının sağladığı marka haklarına tecavüz etmeye başladığını, davalıya ait sitenin hakkımızda kısmında “1964” yılına atıf yapılarak, müvekkilinin uzun yıllara dayanan itibarından, müşteri çevresinden ve kurumsal geçmişinden yararlanmaya çalışıldığını, tüketiciyi yanıltıcı tanıtım ve ticari etki yaratacak şekilde reklamlarının söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/90998 numaralı "MARMARİSBÜFE" markasının hükümsüzlüğüne, 2010/22017 numaralı “Etiler Marmaris Büfe” markasından “büfe” ve “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına ve markanın hükümsüzlüğüne, «haksız rekabetin» tespitine ve tecavüzün menine, kararın gazetede «ilanına», «masrafın» davalıdan alınmasına, "www.etilermarmaris.com" sitesinden Marmaris Büfe'nin geçmişi ile ilgili tanıtımların ve “1964” ibaresinin kaldırılmasına, resmi sosyal medya hesaplarından “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, Google arama motorunda davalının ticari çıkar amacı «taşıyan» «yanıltıcı reklam» ve tanıtımlarının tespitine, tecavüzlerinin menine, "marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, tabela, tente vb. yerlerde “marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibarelerinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.09.2020 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini artırarak 415.519,73 TL’ye çıkartmış, manevi tazminat talebi de «dahil» olmak üzere 420.519,73 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «aktif husumeti» bulunmadığını, aynı konuda 2015/147 E. sayılı davanın halen «derdest» olması nedeniyle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının davasını 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde ikame etmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili davalı firmanın marka devir senedi ve yine aynı tarihli "Marka Devir Sözleşmesine Ek" «protokol» akdettiğini, markaların benzer olmadığını, davacı tarafın «haksız rekabetin» tespiti ile maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmeye hak kazanmadığını, müvekkili davalı firmanın "MARMARİSBÜFE" ibareli seri markaların sahibi olduğunu, esasen davacı tarafın, müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, davacı firmaya «ihtarname» çekilmişse de netice alınamadığını, davacı tarafın «dürüstlük kuralına» aykırı hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… çe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Marmaris Büfe" ibaresinin uzun yıllardır davacı tarafça kullanılması nedeniyle «ayırt edicilik» kazandığı, davacının bu ibare üzerinde önceye dayalı hakkının bulunduğu, ayrıca davalının davacının markasından daha önceki tarihli olan 2006/34244 tescil numaralı "Marmaris Büfe" ibareli markasının mahkeme kararı ile hükümsüz kılındığı, taraf markalarının 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ve bununla ilişkili sınıflar yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, ayrıca yargılama sırasında alınan 02.03.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu ve ekindeki görseller gözetildiğinde davalının internet sitesinde Marmaris Büfe markasını kullanarak ve web sitesindeki arşiv kayıtlarında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu özellikle davacının geçmişine atıf yaparak 1964 yılında faaliyete başladıkları yönünde bilgi verildiği hususları dikkate alındığında markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» de sübuta erdiği, 2015/147 E. sayılı dosya ile dava dosyası arasında ihlal dönemleri itibariyle farklılık bulunduğu, ayrıca hükümsüzlüğü istenilen markaların farklı markalar olduğu, «derdestlik» itirazlarının yerinde olmadığı, «maddi tazminat» miktarının 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine göre hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, manevi tazminat miktarının da fahiş olmadığı, bilirkişi tarafın …
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/160 E. sayılı dosyasında açılan davanın «derdest» olduğunu, davacı şirketin 2010 yılında kurulduğunu, "Marmaris" ibareli markanın daha önceki hak sahibi tarafından ... adına 2004/21101 sayılı markanın hükümsüzlüğüne dair açılan davanın İstanbul 2.
2013/23481 K. sayılı ilamı ile davacı ...'a ait 2006/5496 sayılı "MARMARİS CAFE ..." ibareli marka ile «dava konusu» 2006/34243 sayılı ''MARMARİSCAFE'' ibareli marka ile görsel, okunuş, yazılış olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi yaratacak derecede benzer olduğu, Mahkemece Etiler İnci Büfe Gıda Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'nin önceki tarihlerde tescilli markalardan kaynaklanan müktesep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ise de Dairemizin yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere, bir işletme adına önceki tarihte tescilli olan markaların serisi niteliğindeki bir ibarenin marka olarak tescil olunabilmesi için, aynı veya benzer olarak başkası adına tescil olunmuş «mükerrer» marka ile yakınlaşma ve benzeştirme amacı taşımaması, bir başka deyişle «haksız rekabet» ve iltibas tehlikesine yol açılmaması gerektiği, oysa somut uyuşmazlıkta, her iki marka da ''marmaris kafe'' ve ''marmariscafe'' şeklinde yazılı bulunduğundan artı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · mükerrerlik · iltibas
Benzer bu kararda2013/23481 K. sayılı ilamı ile davacı ...'a ait 2006/5496 sayılı "MARMARİS CAFE ..." ibareli marka ile «dava konusu» 2006/34243 sayılı ''MARMARİSCAFE'' ibareli marka ile görsel, okunuş, yazılış olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi yaratacak derecede benzer olduğu, Mahkemece Etiler İnci Büfe Gıda Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'nin önceki tarihlerde tescilli markalardan kaynaklanan müktesep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ise de Dairemizin yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere, bir işletme adına önceki tarihte tescilli olan markaların serisi niteliğindeki bir ibarenin marka olarak tescil olunabilmesi için, aynı veya benzer olarak başkası adına tescil olunmuş «mükerrer» marka ile yakınlaşma ve benzeştirme amacı taşımaması, bir başka deyişle «haksız rekabet» ve iltibas tehlikesine yol açılmaması gerektiği, oysa somut uyuşmazlıkta, her iki marka da ''marmaris kafe'' ve ''marmariscafe'' şeklinde yazılı bulunduğundan artı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «dava konusu» markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2007/132 E., 2010/9 K. sayılı kararı ile reddedildiğini, müvekkilinin markasını uzun yıllardır kullandığını, gerçekte davacının kullanımının müvekkilinin markası ile «iltibas» yarattığını savunmuştur.
3.Dosya kapsamında yapılan incelemede ... tarafından 2006/5496 sayılı (işbu «davanın konusu») "MARMARİS CAFE ..." ibareli markasına dayalı olarak Etiler İnci Büfe Gıda Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. adına kayıtlı 2006/34243 numaralı "MARMARİSCAFE" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin Bakırköy 1.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/9 E. , 2024/1568 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/765 Esas, 2022/1891 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/379 E., 2020/227 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, meni ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.02.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kurucusu ... ...'ın "MARMARİS BÜFE" adı altında 1964 yılından beri faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğünü, maruf ve tanınır bir hale getirilerek ayırt edicilik unsurunun kazandırıldığını, kullanım hakkının tescilden önceye dayandığını, davalı firmanın ise kötü niyetli şekilde "MARMARİS BÜFE" markasından çıkar sağlamaya çalıştığını, davalı şirketin selefi olan Etiler İnci Büfe Gıda San. ve Dış Ticaret A.Ş.'ne karşı davalar açıldığını, 2004/21101 sayılı "MARMARİS BÜFE" VE 2006/08046 sayılı "MARMARİS BÜFE" markalarının ... ... tarafından tescil edildiğini, müvekkili davacı firmaya devredildiğini, 2010/22017 sayılı "Etiler Marmaris Büfe" ve 2012/90998 sayılı "MARMARİSBÜFE" markalarının davalı firma adına tescilli olduğunu, ancak bu davalı markalarının müvekkili davacı firma markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu, ayrıca davalı firmanın www.etilermarmaris.com.tr resmi web sitesi üzerinden müvekkili şirkete ait “Marmaris Büfe” markasının sağladığı marka haklarına tecavüz etmeye başladığını, davalıya ait sitenin hakkımızda kısmında “1964” yılına atıf yapılarak, müvekkilinin uzun yıllara dayanan itibarından, müşteri çevresinden ve kurumsal geçmişinden yararlanmaya çalışıldığını, tüketiciyi yanıltıcı tanıtım ve ticari etki yaratacak şekilde reklamlarının söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/90998 numaralı "MARMARİSBÜFE" markasının hükümsüzlüğüne, 2010/22017 numaralı “Etiler Marmaris Büfe” markasından “büfe” ve “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına ve markanın hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin tespitine ve tecavüzün menine, kararın gazetede ilanına, masrafın davalıdan alınmasına, "www.etilermarmaris.com" sitesinden Marmaris Büfe'nin geçmişi ile ilgili tanıtımların ve “1964” ibaresinin kaldırılmasına, resmi sosyal medya hesaplarından “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, Google arama motorunda davalının ticari çıkar amacı taşıyan yanıltıcı reklam ve tanıtımlarının tespitine, tecavüzlerinin menine, "marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, tabela, tente vb.
yerlerde “marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibarelerinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırarak 415.519,73 TL’ye çıkartmış, manevi tazminat talebi de dahil olmak üzere 420.519,73 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumeti bulunmadığını, aynı konuda 2015/147 E. sayılı davanın halen derdest olması nedeniyle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının davasını 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame etmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili davalı firmanın marka devir senedi ve yine aynı tarihli "Marka Devir Sözleşmesine Ek" protokol akdettiğini, markaların benzer olmadığını, davacı tarafın haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmeye hak kazanmadığını, müvekkili davalı firmanın "MARMARİSBÜFE" ibareli seri markaların sahibi olduğunu, esasen davacı tarafın, müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, davacı firmaya ihtarname çekilmişse de netice alınamadığını, davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden bu eylemleri nedeniyle ne kadar gelir elde ettiğinin ayrıca tespitinin mümkün olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminatın belirlenmesi gerektiği, davacı ve davalı şirketlerin iş hacimleri, ticari faaliyetlerinin kapasitesi, davalının elde ettiği gelirin miktarı, tecavüzün devam ettiği süre dikkate alınarak 250.000,00 TL maddi tazminatın uygun olduğu, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetle ilgili kusur derecesi, kastının yoğunluğu, tecavüzün şekli dikkate alındığında davacının talep ettiği 5.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü-kısmen reddine, davalı adına tescilli 2012/90998 numaralı "MARMARİSBÜFE" markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2010/22017 numaralı "Etiler Marmaris Büfe" markasının 43.
sınıfta tescilli olduğu "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının "www.etilermarmaris.com.tr" alan adlı web sitesinde "MARMARİSBÜFE" markasını kullanmak ve web sitesinin arşiv kayıtlarında gerçeğe aykırı olarak davacı şirketin geçmişine atıfta bulunarak ve 1964 yılında faaliyete başladıklarına dair bilgi verilerek marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının web sitesinden ve arşiv kayıtlarından ve tüm sosyal medya hesaplarından ve tanıtımlarından "MARMARİS BÜFE" markası ile "MARMARİS BÜFE" geçmişi ve tanıtımı ile ilgili olan "... MARMARİS BÜFE" ibaresinin ve bilgilerinin ve "1964" ibaresinin kaldırılmasına ve çıkartılmasına, 250.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkin hüküm özetinin ilanına, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda tazminat miktarı net bir biçimde belirlenmiş olmasına rağmen, mahkemenin tazminat miktarını hiçbir gerekçe göstermeden ikiye bölünmesine karar vererek teknik bir konuda hakkaniyete aykırı bir durumun ortaya çıkmasına neden olduğunu, ayrıca brüt kar üzerinden hesaplama yapılmasının gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendi adına kayıtlı markasını kullandığını, "MARMARİS BÜFE" ibaresi ön planda olacak şekilde kullanıldığına dair dosya içerisinde delilin mevcut olmadığını, bu sebeple müvekkilinin kendi adına tescilli markasına dayalı olarak ticari faaliyetine devam etmesinin davacı lehine tazminata hükmedilmesi için yeterli bir gerekçe olmadığını, 2015/147 E. sayılı dosyasında da karar verilmiş olup bu kararın henüz kesinleşmediğini, bu hususta derdestlik itirazında bulunulduğunu fakat hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, mahkeme tarafından hükmedilen tazminatın hesaplaması konusunda gerekçe tesis edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Marmaris Büfe" ibaresinin uzun yıllardır davacı tarafça kullanılması nedeniyle ayırt edicilik kazandığı, davacının bu ibare üzerinde önceye dayalı hakkının bulunduğu, ayrıca davalının davacının markasından daha önceki tarihli olan 2006/34244 tescil numaralı "Marmaris Büfe" ibareli markasının mahkeme kararı ile hükümsüz kılındığı, taraf markalarının 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ve bununla ilişkili sınıflar yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, ayrıca yargılama sırasında alınan 02.03.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu ve ekindeki görseller gözetildiğinde davalının internet sitesinde Marmaris Büfe markasını kullanarak ve web sitesindeki arşiv kayıtlarında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu özellikle davacının geçmişine atıf yaparak 1964 yılında faaliyete başladıkları yönünde bilgi verildiği hususları dikkate alındığında markaya tecavüzün ve haksız rekabetin de sübuta erdiği, 2015/147 E.
sayılı dosya ile dava dosyası arasında ihlal dönemleri itibariyle farklılık bulunduğu, ayrıca hükümsüzlüğü istenilen markaların farklı markalar olduğu, derdestlik itirazlarının yerinde olmadığı, maddi tazminat miktarının 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine göre hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, manevi tazminat miktarının da fahiş olmadığı, bilirkişi tarafından tespit edilen miktarın sadece markaya tecavüzden kaynaklandığının söylenemeyeceğini, somut olayda markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemleri nedeniyle davalının tam olarak ne kadar gelir elde ettiğinin belirlenmesinin mümkün olmadığı, ihlal süresi, tarafların iş hacimleri, ticari faaliyetlerin kapasitesi ve davalının elde ettiği gelir unsurları dikkate alındığında maddi tazminat yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında usule aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş ve ayrıca faiz talebinde bulunarak kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, markanın hükümsüzlüğü, "Etiler Marmaris Büfe" markasında "Büfe" ve "Marmaris Büfe" ibarelerinin kaldırılması, internet sitesinden Marmaris Büfe'nin geçmişi ile ilgili tanıtımların ve 1964 ibaresinin kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının eylemlerinin haksız rekabet ve markaya tecavüz yaratıp yaratmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 42 nci maddesi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 55 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030885700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz