Birim fiyat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12737 E. 2010/10529 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
birim fiyat↗ husumet itirazı↗ pay sahipliği↗ ba formu↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ garantörlük↗ husumet yokluğu↗ anonim şirket↗ ortaklık ilişkisi↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalıların Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir Anonim şirket ve davacının da davalı şirket ortağı olduğu, ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. de 180 adet hissesi bulunduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği,davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline hisse talep formu imzalatılarak (18.000 DM) ödeme yaptığını, ancak davalı şirketlere geçerli bir şekilde ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formu davalılardan ... Holding A.Ş. unvanını taşımakta olup, devredenin ... AŞ., devredilen hisse adedinin 36, birim fiyatının (500 DM) ve ödenen toplam miktarın (18.000 DM) olduğu açıklamalarını içermekte ve kime ait olduğu belli olmayan sadece devreden ve devir alan olduğu belirtilen iki imza taşımaktadır. Ancak, imzaların birbirleriyle ve davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Davalılar vekili, davacının ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. ortağı olduğu, ... Holding A.Ş. ortağı olmadığını, bu nedenle ... Holding A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini istemiş, ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmına 11.5.2007 tarihli dilekçesinde dayanmış ise de,buna ilişkin bir belgenin ekli olmadığı görülmektedir.Davalı ... AŞ.’nin 07.05.2007 tarihli yazısında da davacının ... İhtiyaç Maddeleri A.Ş.’nde (50.000) TL. nominal bedelli 180 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının ... İhtiyaç Maddeleri A.Ş.’nde 180 adet hissesi mevcuttur.
Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu ... Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Davacı vekili, yüksek faiz verileceği ve istenildiğinde paranın geri çekilebileceği garantisi vererek ve ikna ederek müvekkilinden 12.02.2000 tarihinde davalı şirketler adına 18.000 DM tahsil eden davalılardan ...’un “... Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibareli makbuz verdiğini,... 'un ... Holding A.Ş. adına tahsilat yaptığını, ... Holding A.Ş.’nin ana sözleşmesinin 4/a bendinde faiz ve temettü garantisi verildiğini, şirket defterlerindeki kayıtların gerçeği yansıtmadığının belirlendiğini, bu defterde yazılı ortaklık ilişkisinin geçerli olmadığını, davalı ...’un şirketi paravan olarak kullandığını ileri sürerek, davalılardan ... ve ... Holding A.Ş. ne husumet yöneltmiş olup, 3.11.2006 tarihli dilekçede ise, ...'un TTK.nun 336 ncı maddesi uyarınca sorumlu olduğunu,davalı şirketlerin birlikte hareket ettiklerini, davalı ...’un davalı şirketleri paravan olarak kullandığını ve yönetim kurulu başkanı sıfatının bulunduğunu, anılan belgede devreden olarak gözüken ... AŞ.unvanlı bir şirket bulunmadığını ileri sürerek, husumet itirazının reddini istemiştir. Ticaret sicili ise, ...'un ... Gıda A.Ş. nin yönetim kurulu başkanı olduğunu mahkemeye bildirmiştir. Mahkeme ise, davalılardan sadece ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş.nde davacının hissesinin bulunduğu sonucuna varmış, davayı yazılı gerekçelerle bu davalı bakımından reddetmiş olup, davalılardan ... ve ... Holding A.Ş. hakkındaki husumet savunması üzerinde açıkça bir tartışma yapmamış ve bir gerekçe ortaya koymamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, iddia ve savunmanın tüm yönleri üzerinde yeterince durulması, davacının hangi davalı şirkete ortak olduğunun saptanması bakımından, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13260 E. 2010/9464 K.
Ortak:birim fiyat · ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaYozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. de 180 adet hissesi bulunduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği,davalı şirketin tas …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 1278 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesine göre pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına mütaallik hakların saklı olduğu, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu nedenle davalı ...’a karşı «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirket hakkındaki davanın esastan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Bu talep «formu» davalı ...Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret AŞ unvanını taşımakta olup, devredenin hisse adedinin 1.200, «birim fiyatının» (25.000.000) TL ve ödenen miktarın (110.000) DM olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · pasif husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 1278 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesine göre pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına mütaallik hakların saklı olduğu, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu nedenle davalı ...’a karşı «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirket hakkındaki davanın esastan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/74 E. 2010/10962 K.
Ortak:birim fiyat · ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaYozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. de 180 adet hissesi bulunduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği,davalı şirketin tas …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi hükmüne göre, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, «tasfiye» payına mütaallik hakların mahfuz olduğu, buna göre sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, ayrıca ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi hükmüne göre, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, «tasfiye» payına mütaallik hakların mahfuz olduğu, buna göre sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, ayrıca ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/72 E. 2010/10819 K.
Ortak:birim fiyat · pay sahipliği · ba formu · hisse senedi · pay defteri · husumet yokluğu · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding A.Ş. yönünden davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmesini istemiş, ortaklık «pay defterlerinin» davacıya ait kısmına 11.5.2007 tarihli dilekçesinde dayanmış ise de,buna ilişkin bir belgenin ekli olmadığı görülmektedir.Davalı ...
Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. de 180 adet hissesi bulunduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği,davalı şirketin tas …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaHolding A.Ş. yönünden davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmesini istemiş, ortaklık «pay defterlerinin» davacıya ait kısmına ilişkin bir delile davalı dayanmamış ve «ibraz» etmemiş,ortaklık servis yazısında davacı hisselerinin pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Davalı ...
… davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir Anonim şirket ve davacının da davalı şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği,davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı,davacının talebinin yerinde olmadığı,... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · ibraz
Benzer bu kararda… davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir Anonim şirket ve davacının da davalı şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği,davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı,davacının talebinin yerinde olmadığı,... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Holding A.Ş. yönünden davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmesini istemiş, ortaklık «pay defterlerinin» davacıya ait kısmına ilişkin bir delile davalı dayanmamış ve «ibraz» etmemiş,ortaklık servis yazısında davacı hisselerinin pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Davalı ...
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/81 E. 2010/11156 K.
Ortak:birim fiyat · pay sahipliği · ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaYozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. de 180 adet hissesi bulunduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği,davalı şirketin tas …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu kararda… davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» ve davacının da davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir birdurum mevcut olmadığı gibi, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle,davanın redd …
Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret AŞ. unvanını taşımakta olup,bu «formlarda» hisse adedine ve «birim fiyatına» yer verilmediği, ödenen miktarın (32.000 DM ve 10.000 DM) olduğu açıklamalarını içermekte olduğu ve dava dışı ...'nın tahsil eden olarak imzasına ve kim olduğu belirtilmeden başka bir imzaya yer verildiği görülmektedir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · ibraz
Benzer bu kararda… davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» ve davacının da davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir birdurum mevcut olmadığı gibi, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle,davanın redd …
Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. ortağı olduğunu ileri sürmüş,ortaklık «pay defterlerinin» davacıya ait kısmına ilişkin bir delile davalı dayanmamış ve «ibraz» etmemiş olup,ortaklık servis yazısında 475 hisse sahibi davacının hisselerinin davalı şirket pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13267 E. 2010/9465 K.
Ortak:birim fiyat · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · dava şartı
İncelediğiniz kararda… eterince durulması, davacının hangi davalı şirkete ortak olduğunun saptanması bakımından, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. de 180 adet hissesi bulunduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği,davalı şirketin tas …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… eleri Pazarlama ve Tic AŞ’nde ise 114 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesine göre pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına mütaallik hakların saklı olduğu, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun «anonim şirketler» ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu nedenle davalı ...’a karşı «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirketler hakkındaki davanın esastan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Grup şirketlerine ait bir «hisse senedi» «kaydına» rastlanılmadığı, davalı tarafından gönderilen «pay defteri» fotokopilerinden bir tanesinde davacının bir kısım payları devrettiğine dair kayıt bulunması hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · pasif husumet · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… eleri Pazarlama ve Tic AŞ’nde ise 114 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesine göre pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına mütaallik hakların saklı olduğu, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun «anonim şirketler» ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu nedenle davalı ...’a karşı «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirketler hakkındaki davanın esastan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Grup şirketlerine ait bir «hisse senedi» «kaydına» rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Grup şirketlerine ait bir «hisse senedi» «kaydına» rastlanılmadığı, davalı tarafından gönderilen «pay defteri» fotokopilerinden bir tanesinde davacının bir kısım payları devrettiğine dair kayıt bulunması hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6273 E. 2010/11824 K.
Ortak:ba formu · hisse senedi · pay defteri · husumet yokluğu · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding A.Ş. yönünden davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmesini istemiş, ortaklık «pay defterlerinin» davacıya ait kısmına 11.5.2007 tarihli dilekçesinde dayanmış ise de,buna ilişkin bir belgenin ekli olmadığı görülmektedir.Davalı ...
… eterince durulması, davacının hangi davalı şirkete ortak olduğunun saptanması bakımından, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şirketlerden ...Holding A.Ş.'de hissesi bulunmadığı, dolayısıyla bu şirketin de taraf «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalılar ...Holding A.Ş. ve davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline «hisse senedi» talep «formu» imzalatılarak 50.000 DEM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şirketlerden ...Holding A.Ş.'de hissesi bulunmadığı, dolayısıyla bu şirketin de taraf «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalılar ...Holding A.Ş. ve davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/77 E. 2010/11237 K.
Ortak:birim fiyat · ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaYozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. de 180 adet hissesi bulunduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği,davalı şirketin tas …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi hükmüne göre, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, «tasfiye» payına mütaallik hakların mahfuz olduğu, buna göre sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, ayrıca ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba/bs formları · anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi hükmüne göre, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, «tasfiye» payına mütaallik hakların mahfuz olduğu, buna göre sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, ayrıca ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Bu talep «formları» davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/91 E. 2010/8923 K.
Ortak:ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz kararda… eterince durulması, davacının hangi davalı şirkete ortak olduğunun saptanması bakımından, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Holding A.Ş. yönünden davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmesini istemiş, ortaklık «pay defterlerinin» davacıya ait kısmına 11.5.2007 tarihli dilekçesinde dayanmış ise de,buna ilişkin bir belgenin ekli olmadığı görülmektedir.Davalı ...
Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… maddesi gereğince davacı pay sahibinin sermaye olarak verdiğini geri isteyemeyeceği, davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektiren bir durum bulunmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar v …
Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk
Benzer bu kararda… maddesi gereğince davacı pay sahibinin sermaye olarak verdiğini geri isteyemeyeceği, davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektiren bir durum bulunmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar v …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12737 E. , 2010/10529 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2007 tarih ve 2006/299-2007/463 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde davacı Avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yüksek faiz verileceği ve istenildiğinde paranın geri çekilebileceği garantisi vererek ve ikna ederek müvekkilinden 12.02.2000 tarihinde davalı şirketler adına 18.000 DM tahsil eden davalılardan ...’un “... Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibareli makbuz verdiğini, davalılara gönderilen ihtara rağmen paranın iade edilmediğini, davalı şirketin ise davacının ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. ortağı olduğunu, ... Holding A.Ş. ortağı olmadığını savunarak ve TTK 329 ve 405 maddelerini sebep göstererek parayı ödemediğini, davalıların para toplama faaliyetinin Bankalar Kanunu’na, SPK’na aykırı olduğunu, geçerli bir hisse devri yapılmadığını, davalıların nedensiz zenginleştiğini, ortak olmayan ve hisse senedi verilmeyen müvekkiline karşı TTK’nun 329 ncu ve 405 nci maddelerine dayanılamayacağını, müvekkillerinin dolandırıldığını, davalılardan ...’un TTK’nun 67 nci maddesine ve SPK’na muhalefet suçlarından ceza aldığını, ...
'un ... Holding A.Ş. adına tahsilat yaptığını, ... Holding A.Ş.’nin ana sözleşmesinin 4/a bendinde faiz ve temettü garantisi verildiğini, şirket defterlerindeki kayıtların gerçeği yansıtmadığının belirlendiğini, bu defterde yazılı ortaklık ilişkisinin geçerli olmadığını, davalı ...’un şirketi paravan olarak kullandığını ileri sürerek, davacı ile davalı şirketler arasında yapılan sözleşmenin konusunun ve taraflarının tespitini, ... AŞ: unvanlı bir şirket olup olmadığı, imza atan kişinin yetkili olup olmadığı, bu sözleşme ile hisse satımı yapılıp yapılamayacağı hususlarının tespitini, mevzuata aykırı olan sözleşmenin hükümsüzlüğünü, tahsil edilen 9.000.00 Euro (14.400.00.YTL)'nin en yüksek ticari faizi ile birlikte nedensiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. ortağı olduğunu, ... Holding A.Ş. ortağı olmadığını, bu nedenle ... Holding A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini,...'a da ortaklık payı iadesi davası açılamayacağını, husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili bulunduğu şirketlerin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul tarafından faaliyetleri denetlenen bir Anonim Şirket olduğunu, TTK.nun 405. maddesi gereğince Anonim Şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketlerin tasfiye halinde olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalıların Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir Anonim şirket ve davacının da davalı şirket ortağı olduğu, ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. de 180 adet hissesi bulunduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği,davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline hisse talep formu imzalatılarak (18.000 DM) ödeme yaptığını, ancak davalı şirketlere geçerli bir şekilde ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formu davalılardan ... Holding A.Ş. unvanını taşımakta olup, devredenin ... AŞ., devredilen hisse adedinin 36, birim fiyatının (500 DM) ve ödenen toplam miktarın (18.000 DM) olduğu açıklamalarını içermekte ve kime ait olduğu belli olmayan sadece devreden ve devir alan olduğu belirtilen iki imza taşımaktadır. Ancak, imzaların birbirleriyle ve davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Davalılar vekili, davacının ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. ortağı olduğu, ...
Holding A.Ş. ortağı olmadığını, bu nedenle ... Holding A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini istemiş, ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmına 11.5.2007 tarihli dilekçesinde dayanmış ise de,buna ilişkin bir belgenin ekli olmadığı görülmektedir.Davalı ... AŞ.’nin 07.05.2007 tarihli yazısında da davacının ... İhtiyaç Maddeleri A.Ş.’nde (50.000) TL. nominal bedelli 180 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının ... İhtiyaç Maddeleri A.Ş.’nde 180 adet hissesi mevcuttur.
Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu ... Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Davacı vekili, yüksek faiz verileceği ve istenildiğinde paranın geri çekilebileceği garantisi vererek ve ikna ederek müvekkilinden 12.02.2000 tarihinde davalı şirketler adına 18.000 DM tahsil eden davalılardan ...’un “... Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibareli makbuz verdiğini,... 'un ... Holding A.Ş. adına tahsilat yaptığını, ... Holding A.Ş.’nin ana sözleşmesinin 4/a bendinde faiz ve temettü garantisi verildiğini, şirket defterlerindeki kayıtların gerçeği yansıtmadığının belirlendiğini, bu defterde yazılı ortaklık ilişkisinin geçerli olmadığını, davalı ...’un şirketi paravan olarak kullandığını ileri sürerek, davalılardan ... ve ... Holding A.Ş. ne husumet yöneltmiş olup, 3.11.2006 tarihli dilekçede ise, ...'un TTK.nun 336 ncı maddesi uyarınca sorumlu olduğunu,davalı şirketlerin birlikte hareket ettiklerini, davalı ...’un davalı şirketleri paravan olarak kullandığını ve yönetim kurulu başkanı sıfatının bulunduğunu, anılan belgede devreden olarak gözüken ...
AŞ.unvanlı bir şirket bulunmadığını ileri sürerek, husumet itirazının reddini istemiştir. Ticaret sicili ise, ...'un ... Gıda A.Ş. nin yönetim kurulu başkanı olduğunu mahkemeye bildirmiştir. Mahkeme ise, davalılardan sadece ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş.nde davacının hissesinin bulunduğu sonucuna varmış, davayı yazılı gerekçelerle bu davalı bakımından reddetmiş olup, davalılardan ... ve ... Holding A.Ş. hakkındaki husumet savunması üzerinde açıkça bir tartışma yapmamış ve bir gerekçe ortaya koymamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, iddia ve savunmanın tüm yönleri üzerinde yeterince durulması, davacının hangi davalı şirkete ortak olduğunun saptanması bakımından, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030876500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz