6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Birim fiyat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/81 E. 2010/11156 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
birim fiyat anonim şirket yönetim kurulu ortaklık sözleşmesi şahsi sorumluluk pay sahipliği ba formu hisse senedi pay defteri ticaret unvanı anonim şirket ortaklık ilişkisi ek tasfiye yönetim kurulu kararı eksik inceleme ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir anonim şirket ve davacının da davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir birdurum mevcut olmadığı gibi, ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline iki ayrı hisse talep formu imzalatılarak (toplam 42.000 DM) ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu iki talep formu davalı ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret AŞ. unvanını taşımakta olup,bu formlarda hisse adedine ve birim fiyatına yer verilmediği, ödenen miktarın (32.000 DM ve 10.000 DM) olduğu açıklamalarını içermekte olduğu ve dava dışı ...'nın tahsil eden olarak imzasına ve kim olduğu belirtilmeden başka bir imzaya yer verildiği görülmektedir. Ancak, davacının imzası olduğu iddia edilen imza dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir.

Davalılar vekili, davacının ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. ortağı olduğunu ileri sürmüş,ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmına ilişkin bir delile davalı dayanmamış ve ibraz etmemiş olup,ortaklık servis yazısında 475 hisse sahibi davacının hisselerinin davalı şirket pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Davalı ... Holding AŞ.’nin 27.2.2008 tarihli yazısında da davacının davalı ... İhtiyaç Maddeleri AŞ.’nde (50.000) TL. nominal bedelli 475 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank,davacının davalı şirkette 475 adet hissesinin bulunduğunu mahkemeye bildirmiştir.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu ... Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, iddia ve savunmanın tüm yönleri üzerinde yeterince durulması, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6273 E. 2010/11824 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Birim fiyat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/72 E. 2010/10819 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Birim fiyat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/74 E. 2010/10962 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Birim fiyat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13270 E. 2010/9333 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Birim fiyat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/798 E. 2010/12021 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Birim fiyat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13260 E. 2010/9464 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4635 E. 2011/3665 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Birim fiyat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/76 E. 2010/11254 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/81 E.  ,  2010/11156 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 tarih ve 2007/349-2008/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2010 gününde davacı Avukatı ... geldi, davetiye tebliğe rağmen davalılar vekili gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı ...'nın ,yüksek faiz verileceği ve istenildiğinde paranın geri çekilebileceği garantisi vererek ve ikna ederek müvekkilinden davalılardan şirket adına 06.03.2000 tarihinde 32.000 DM,13.3.2000 tarihinde 10.000 DM tahsil edip, “... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Ticaret Anonim Şirketi Hisse Senedi Talep Formu” ibareli iki belge verdiğini, bu kişinin hisse senedi satımına aracılık ettiğini, ancak şirketin temsilcisi olmadığını,bunun davacının dolandırıldığını gösterdiğini,davalılara gönderilen ihtara rağmen paranın iade edilmediğini, davalı şirketin ise davacının ortak olduğunu ve TTK 329 ve 405 maddelerini sebep göstererek parayı ödemediğini, davalıların para toplama faaliyetinin Bankalar Kanunu’na, SPK’na aykırı olduğunu, geçerli bir hisse devri yapılmadığını, davalıların nedensiz zenginleştiğini, ortak olmayan ve hisse senedi verilmeyen müvekkiline karşı TTK’nun 329 ncu ve 405 nci maddelerine dayanılamayacağını, şirket yöneticilerinin ve davalı ...’un TTK’nun 67 nci maddesine ve SPK’na muhalefet suçlarından ceza aldığını, ortaklık ilişkisinin geçerli olmadığını, davalı ...’un şirketi paravan olarak kullandığını ve TTK.nun 336 ncı maddesi uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek, bu sözleşme ile hisse devri yapılamayacağının, davacının ortaklığının kurulmadığının tespitini,tahsil edilenin faiziyle birlikte toplam TL karşılığı olan 38.700.00 TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının 475 hisse ile ortak olduğunu, Dursun'a da ortaklık payı iadesi davası açılamayacağını, husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, vekili bulunduğu şirketin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul tarafından faaliyetleri denetlenen bir anonim şirket olduğunu, TTK.nun 329. ve 405. maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadıklarını ve 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir anonim şirket ve davacının da davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir birdurum mevcut olmadığı gibi, ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline iki ayrı hisse talep formu imzalatılarak (toplam 42.000 DM) ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu iki talep formu davalı ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret AŞ. unvanını taşımakta olup,bu formlarda hisse adedine ve birim fiyatına yer verilmediği, ödenen miktarın (32.000 DM ve 10.000 DM) olduğu açıklamalarını içermekte olduğu ve dava dışı ...'nın tahsil eden olarak imzasına ve kim olduğu belirtilmeden başka bir imzaya yer verildiği görülmektedir. Ancak, davacının imzası olduğu iddia edilen imza dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir.

Davalılar vekili, davacının ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Ticaret A.Ş. ortağı olduğunu ileri sürmüş,ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmına ilişkin bir delile davalı dayanmamış ve ibraz etmemiş olup,ortaklık servis yazısında 475 hisse sahibi davacının hisselerinin davalı şirket pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Davalı ... Holding AŞ.’nin 27.2.2008 tarihli yazısında da davacının davalı ... İhtiyaç Maddeleri AŞ.’nde (50.000) TL. nominal bedelli 475 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank,davacının davalı şirkette 475 adet hissesinin bulunduğunu mahkemeye bildirmiştir.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu ... Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, iddia ve savunmanın tüm yönleri üzerinde yeterince durulması, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034920000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.