Adi yazılı sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10519 E. 2011/9221 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi yazılı sözleşme↗ muvazaa↗ ibra↗ hisse devri↗ hisse devir sözleşmesi↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafa 26.06.2003 tarihine kadar 427.730 USD tutarında ve 22.12.2000 tarihli noter hisse devir sözleşmesi karşılığında ödeme yapıldığı, TTK'nun 520/5. maddesi gereğince payın devri ve devir vaadi Hakkında her türlü sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve imzasının da noterce onaylı olmasının geçerlilik koşulu olduğu, 23.08.2000 tarihli sözleşmenin ise adi yazılı şekilde yapılmış olması karşısında TTK'nun 520/5.maddesi. uyarınca geçersiz olduğu, davacının iddiasını dayandırdığı 23.08.2000 tarihli devir vadi sözleşmesinin batıl olması karşısında iddialarını iıspata yarar nitelikte ve özellikle noterden hisse devrini ön gören sözleşmenin aksinin de davada ispat edilemediği, sözleşme kapsamında devir bedelinin nakten ve peşinen tahsiline ilişkin hükmünde aksininde ispat kanıtlanamadığı, Kadıköy l.İcra Mahkemesi'nin 2004/1200 Esas 2005-873 Karar sayılı ilamı ile de; ibra konusunun ispatlandığı, 22.12.2000 tarihli noterden yapılan geçerli hisse devir sözleşmesinin muvazaalı olduğununda davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki 22.12.2000 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesindeki devir bedelinin muvaazalı olduğunun tespiti ile bakiye hisse devir bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacıların, dava dışı Polifiks Plastik Mamülleri İmalat ve Pazarlama Limited Şirketinin % 42,5 oranında ortağı oldukları, bu bağlamda taraflar arasında hisse devrine ilişkin 23.08.2000 tarihli adi yazılı önsözleşme düzenlendiği, bu sözleşmede davacıların anılan dava dışı şirketteki hisselerinin 750.000.000.000.- TL karşılığı 1.210.000 USD bedelle davalı şirkete devrinin kararlaştırıldığı, daha sonra 22.12.2000 tarihli noter devir sözleşmesiyle hisse devrinin gerçekleştirildiği, ancak noter devir sözleşmesindeki adi yazılı sözleşmede belirtilen bedelden farklı olarak 212.500.000.-TL olarak belirlendiği, noter devir sözleşmesinde de devir bedelinin haricen nakden ve peşinen tahsil edildiğinin yazılı olduğu dosya kapsamı ile sabittir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hisse devrine ilişkin kararlaştırılan gerçek bedelin hangi bedel olduğu, başka bir deyişle adi yazılı sözleşmedeki bedel mi yoksa noter devir sözleşmesinde belirlenen bedel mi olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, hisse devrine ilişkin adi yazılı sözleşmenin TTK'nun 520. maddesi uyarınca geçerli olmadığından hareketle bu sözleşmedeki bedele itibar edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, devralan davalı şirket tarafından düzenlenen makbuzdur başlıklı belgede; yukarıda anılan noter devir sözleşmesine açıkça işaret edilmiş, bu hisse devir sözleşmesi nedeniyle 26.06.2003 tarihine kadar davacılara 424.730 USD ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Bu bağlamda, artık mahkemenin kabulünün aksine noter devir sözleşmesinde yazılı olan bedele itibar edilemeyeceği kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece, davalı şirket tarafından düzenlenen makbuzdur şeklindeki belge ve yapıldığı belirtilen ödeme miktarı, adi yazılı devir sözleşmesiyle noterden yapılan devir sözleşmesi tarihleri nazara alındığında, noterde kararlaştırılan devir bedelinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gözetilmek, hisse devrine ilişkin adi yazılı ön sözleşmedeki bedelin hisse devir bedeli olduğu ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13134 E. 2011/17171 K.
Ortak:ibra · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafa 26.06.2003 tarihine kadar 427.730 USD tutarında ve 22.12.2000 tarihli noter «hisse devir sözleşmesi» karşılığında ödeme yapıldığı, TTK'nun 520/5. maddesi gereğince payın devri ve devir vaadi Hakkında her türlü sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve imzasının da noterce onaylı olmasının geçerlilik koşulu olduğu, 23.08.2000 tarihli sözleşmenin ise adi yazılı şekilde yapılmış olması karşısında TTK'nun 520/5.maddesi. uyarınca «geçersiz» olduğu, davacının iddiasını dayandırdığı 23.08.2000 tarihli devir vadi sözleşmesinin batıl olması karşısında iddialarını iıspata yarar nitelikte ve özellikle noterden «hisse devrini» ön gören sözleşmenin aksinin de davada ispat edilemediği, sözleşme kapsamında devir bedelinin nakten ve peşinen tahsiline ilişkin hükmünde aksininde ispat kanıtlanamadığı, Kadıköy l.İcra Mahkemesi'nin 2004/1200 Esas 2005-873 Karar sayılı ilamı ile de; «ibra» konusunun ispatlandığı, 22.12.2000 tarihli noterden yapılan geçerli hisse devir sözleşmesinin «muvazaalı» olduğununda davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, 23.08.2000 tarihli sözleşmenin adi yazılı şekilde yapılmış olması karşısında TTK'nun 520/5.maddesi. uyarınca «geçersiz» olduğu, davacının iddiasını dayandırdığı 23.08.2000 tarihli devir vaadi sözleşmesinin batıl olması ve hisse bedeline ve tümünün tahsil edildiğine ilişkin bulunan 22.12.2000 tarihli devir sözleşmesinin aksinin ispat edilemediği, davalının «ibra» edildiğinin Kadıköy l.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesinleşen ilam
Benzer bu karardaİcra Mahkemesi'nce verilen ve «kesinleşen ilam» ile de saptandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.07.2011 tarihli ilamında yazılı nedenlerle yerel mahkeme kararının davacılar lehine bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10178 E. 2012/5401 K.
Ortak:adi yazılı sözleşme · hisse devri · limited şirket · geçersizlik · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafa 26.06.2003 tarihine kadar 427.730 USD tutarında ve 22.12.2000 tarihli noter «hisse devir sözleşmesi» karşılığında ödeme yapıldığı, TTK'nun 520/5. maddesi gereğince payın devri ve devir vaadi Hakkında her türlü sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve imzasının da noterce onaylı olmasının geçerlilik koşulu olduğu, 23.08.2000 tarihli sözleşmenin ise adi yazılı şekilde yapılmış olması karşısında TTK'nun 520/5.maddesi. uyarınca «geçersiz» olduğu, davacının iddiasını dayandırdığı 23.08.2000 tarihli devir vadi sözleşmesinin batıl olması karşısında iddialarını iıspata yarar nitelikte ve özellikle noterden «hisse devrini» ön gören sözleşmenin aksinin de davada ispat edilemediği, sözleşme kapsamında devir bedelinin nakten ve peşinen tahsiline ilişkin hükmünde aksininde ispat kanıtlanamadığı, Kadıköy l.İcra Mahkemesi'nin 2004/1200 Esas 2005-873 Karar sayılı ilamı ile de; «ibra» konusunun ispatlandığı, 22.12.2000 tarihli noterden yapılan geçerli hisse devir sözleşmesinin «muvazaalı» olduğununda davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… mut olayda, davacıların, dava dışı Polifiks Plastik Mamülleri İmalat ve Pazarlama Limited Şirketinin % 42,5 oranında ortağı oldukları, bu bağlamda taraflar arasında «hisse devrine» ilişkin 23.08.2000 tarihli adi yazılı önsözleşme düzenlendiği, bu sözleşmede davacıların anılan dava dışı şirketteki hisselerinin 750.000.000.000.- TL karşılığı 1.210.000 USD bedelle davalı şirkete devrinin kararlaştırıldığı, daha sonra 22.12.2000 tarihli noter devir sözleşmesiyle hisse devrinin gerçekleştirildiği, ancak noter devir sözleşmesindeki «adi yazılı sözleşmede» belirtilen bedelden farklı olarak 212.500.000.-TL olarak belirlendiği, noter devir sözleşmesinde de devir bedelinin haricen nakden ve peşinen tahsil edildiğinin ya …
… zleşmesiyle noterden yapılan devir sözleşmesi tarihleri nazara alındığında, noterde kararlaştırılan devir bedelinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gözetilmek, «hisse devrine» ilişkin adi yazılı ön sözleşmedeki bedelin hisse devir bedeli olduğu ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, taraflar arasında «limited şirket hisse devri» vaadi ve buna bağlı bir kısım edimler ile bu edimlerin yerine getirilmemesi durumunda «cezai şart» öngören 01.01.2009 tarihli «adi yazılı sözleşme» düzenlenmiş olup,mahkemece, bu sözleşmenin TTK'nun 520/5. maddesine göre noterce «tasdik» edilmediği dolayısı ile TTK’nun 520/5. maddesine göre düzenlenmeyen «geçersiz» bu sözleşmeye dayalı olarak cezai şart istenemeyeceğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket hisse devrinin» TTK’nun 520. maddesinde belirtilen şekilde yapılmadığı, bu nedenle «geçersiz sözleşmeye» dayalı «cezai şart» isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, «geçersiz» olan bu sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafından «hisse devri» ediminin usulüne uygun olarak yerine getirildiği gözetilerek anılan sözleşmedeki «cezai şartın» istenebileceğinin kabulü ile taraflar arasında düzenlenen bu sözleşmenin buna göre değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · geçersiz sözleşme · tasdik kararı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket hisse devrinin» TTK’nun 520. maddesinde belirtilen şekilde yapılmadığı, bu nedenle «geçersiz sözleşmeye» dayalı «cezai şart» isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında «limited şirket hisse devri» vaadi ve buna bağlı bir kısım edimler ile bu edimlerin yerine getirilmemesi durumunda «cezai şart» öngören 01.01.2009 tarihli «adi yazılı sözleşme» düzenlenmiş olup,mahkemece, bu sözleşmenin TTK'nun 520/5. maddesine göre noterce «tasdik» edilmediği dolayısı ile TTK’nun 520/5. maddesine göre düzenlenmeyen «geçersiz» bu sözleşmeye dayalı olarak cezai şart istenemeyeceğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Ancak, TTK’nun 520/5. maddesinde «limited şirket hisse devri» veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi, hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiş ise de, taraflar devir vaadi niteliğindeki bu ön sözleşme yapıldıktan sonra buna dayalı olarak TTK'nun 520. maddesine uygun bir şekilde hisse devrini gerçekleştirmişlerdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13663 E. 2014/19900 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafa 26.06.2003 tarihine kadar 427.730 USD tutarında ve 22.12.2000 tarihli noter «hisse devir sözleşmesi» karşılığında ödeme yapıldığı, TTK'nun 520/5. maddesi gereğince payın devri ve devir vaadi Hakkında her türlü sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve imzasının da noterce onaylı olmasının geçerlilik koşulu olduğu, 23.08.2000 tarihli sözleşmenin ise adi yazılı şekilde yapılmış olması karşısında TTK'nun 520/5.maddesi. uyarınca «geçersiz» olduğu, davacının iddiasını dayandırdığı 23.08.2000 tarihli devir vadi sözleşmesinin batıl olması karşısında iddialarını iıspata yarar nitelikte ve özellikle noterden «hisse devrini» ön gören sözleşmenin aksinin de davada ispat edilemediği, sözleşme kapsamında devir bedelinin nakten ve peşinen tahsiline ilişkin hükmünde aksininde ispat kanıtlanamadığı, Kadıköy l.İcra Mahkemesi'nin 2004/1200 Esas 2005-873 Karar sayılı ilamı ile de; «ibra» konusunun ispatlandığı, 22.12.2000 tarihli noterden yapılan geçerli hisse devir sözleşmesinin «muvazaalı» olduğununda davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki 22.12.2000 tarihli «limited şirket» «hisse devir sözleşmesindeki» devir bedelinin muvaazalı olduğunun tespiti ile bakiye hisse devir bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, devralan davalı şirket tarafından düzenlenen makbuzdur başlıklı belgede; yukarıda anılan noter devir sözleşmesine açıkça işaret edilmiş, bu «hisse devir sözleşmesi» nedeniyle 26.06.2003 tarihine kadar davacılara 424.730 USD ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… afça talep edilebilecek herhangi bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davaya yönelik olarak ise, karşı davacının 06/10/2006 tarihli noter «hisse devir sözleşmesi» ile bütün hak ve hukuki yükümlülükleri ile birlikte ve bütün aktif ve pasif ile dava dışı Safin Deri Mamülleri ve Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10519 E. , 2011/9221 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2009 tarih ve 2007/768 - 2009/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.07.2011 gününde davacılar avukatı ..... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...’ın Polifiks Mamulleri İmalat ve Pazarlama Ltd.Şti.'nin hem kurucularından hem de adı geçen şirkette hissedar olan babası .....’ın 21.01.1998 tarihinde vefat etmesi nedeni ile sabit olan miras payı çerçevesinde şirketin ortağı sıfatını kazandığını, diğer davacı ...’ın ise ...’ın kız kardeşi olduğunu oluşan miras payı çerçevesinde şirket ortaklık sıfatına haiz olduğunu, müvekkillerinin Polifiks Mamulleri İmalat ve Pazarlama Ltd.Şti.ndeki toplam hisselerinin % 42,5 oranına tekabül ettiğini, müvekkilleri ile davalı şirket arasında 23.08.2000 tarihinde hisse devrine ilişkin bir sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşmede hisse devredenlerin Polifiks Mamulleri İmalat ve Pazarlama Ltd.Şti.ndeki mevcut tüm hisselerinin 1.210.000 USD karşılığı olarak hisse devralanlara devretmeyi kabul ettiklerini, hisse devralanların da 1.210.000 USD üzerinden sözleşmedeki şartlarla devralmayı taahhüt ettiklerini, ödemelerin 13 ay zarfında müvekkillerine ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin hiçbir haklı gerekçeye dayanmaksızın 16.05.2003 tarihinden itibaren müvekkillerine herhangi bir ödemede bulunmadığını, uğranılan zararın boyutlarının büyük olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.210.000 USD'den tahsil edilmiş olan 424.730.USD'nin mahsubu ile kalan 785.240 USD karşılığı olan 955.914.00 YTL'nın faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiş,11.04.2008 havale tarihli ıslah dilekçesiyle de;
taraflar arasındaki 22.12.2000 tarihli “Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi”nde belirtilen 250.000.TL.tutarındaki hisse devir bedelinin muvaazalı olduğunu iddia ederek, tarafların hakiki ve müşterek mutabakatlarının 1.210.000.00 USD olduğunun tespiti ile bu doğrultuda bakiye hisse devir bedeli olan 785.270.00 USD karşılığı 1.030.981.00 YTL'nın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacılara karşı bir borcunun bulunmadığını, bu durumun kesinleşmiş yargı kararları ve resmi belgelerle sabit olduğunu, sözleşme ile davacıların her türlü hak ve alacaklarını aldıklarını, davacı iddialarının hiçbir geçerliliği bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafa 26.06.2003 tarihine kadar 427.730 USD tutarında ve 22.12.2000 tarihli noter hisse devir sözleşmesi karşılığında ödeme yapıldığı, TTK'nun 520/5. maddesi gereğince payın devri ve devir vaadi Hakkında her türlü sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve imzasının da noterce onaylı olmasının geçerlilik koşulu olduğu, 23.08.2000 tarihli sözleşmenin ise adi yazılı şekilde yapılmış olması karşısında TTK'nun 520/5.maddesi. uyarınca geçersiz olduğu, davacının iddiasını dayandırdığı 23.08.2000 tarihli devir vadi sözleşmesinin batıl olması karşısında iddialarını iıspata yarar nitelikte ve özellikle noterden hisse devrini ön gören sözleşmenin aksinin de davada ispat edilemediği, sözleşme kapsamında devir bedelinin nakten ve peşinen tahsiline ilişkin hükmünde aksininde ispat kanıtlanamadığı, Kadıköy l.İcra Mahkemesi'nin 2004/1200 Esas 2005-873 Karar sayılı ilamı ile de;
ibra konusunun ispatlandığı, 22.12.2000 tarihli noterden yapılan geçerli hisse devir sözleşmesinin muvazaalı olduğununda davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki 22.12.2000 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesindeki devir bedelinin muvaazalı olduğunun tespiti ile bakiye hisse devir bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacıların, dava dışı Polifiks Plastik Mamülleri İmalat ve Pazarlama Limited Şirketinin % 42,5 oranında ortağı oldukları, bu bağlamda taraflar arasında hisse devrine ilişkin 23.08.2000 tarihli adi yazılı önsözleşme düzenlendiği, bu sözleşmede davacıların anılan dava dışı şirketteki hisselerinin 750.000.000.000.- TL karşılığı 1.210.000 USD bedelle davalı şirkete devrinin kararlaştırıldığı, daha sonra 22.12.2000 tarihli noter devir sözleşmesiyle hisse devrinin gerçekleştirildiği, ancak noter devir sözleşmesindeki adi yazılı sözleşmede belirtilen bedelden farklı olarak 212.500.000.-TL olarak belirlendiği, noter devir sözleşmesinde de devir bedelinin haricen nakden ve peşinen tahsil edildiğinin yazılı olduğu dosya kapsamı ile sabittir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hisse devrine ilişkin kararlaştırılan gerçek bedelin hangi bedel olduğu, başka bir deyişle adi yazılı sözleşmedeki bedel mi yoksa noter devir sözleşmesinde belirlenen bedel mi olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, hisse devrine ilişkin adi yazılı sözleşmenin TTK'nun 520.
maddesi uyarınca geçerli olmadığından hareketle bu sözleşmedeki bedele itibar edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, devralan davalı şirket tarafından düzenlenen makbuzdur başlıklı belgede; yukarıda anılan noter devir sözleşmesine açıkça işaret edilmiş, bu hisse devir sözleşmesi nedeniyle 26.06.2003 tarihine kadar davacılara 424.730 USD ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Bu bağlamda, artık mahkemenin kabulünün aksine noter devir sözleşmesinde yazılı olan bedele itibar edilemeyeceği kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece, davalı şirket tarafından düzenlenen makbuzdur şeklindeki belge ve yapıldığı belirtilen ödeme miktarı, adi yazılı devir sözleşmesiyle noterden yapılan devir sözleşmesi tarihleri nazara alındığında, noterde kararlaştırılan devir bedelinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gözetilmek, hisse devrine ilişkin adi yazılı ön sözleşmedeki bedelin hisse devir bedeli olduğu ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030717100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz