Kooperatif
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3283 E. 2010/9675 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen kararın temyizi üzerine, Dairemizce, kooperatif ortaklığına kabulün, kooperatifin yetkili organlarının bu hususta vereceği bir kararla olabileceği gibi, açık bir karar olmadan da, ortak tarafından yapılan ödemelerin kabulü gibi bir takım işlemlere dayalı şekilde, ortaklığın zımnen benimsenmesi suretiyle de olabileceği, somut olayda, taşıma sözleşmelerinde davacının da imzasının bulunduğu, davacının diğer ortaklarla birlikte taşıma işine devam ettiği, kooperatifçe davacı tarafından yatırılan paraların iadesi cihetine gidilmemesine göre, mahkemece davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu kabul edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirktiği gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11242 E. 2016/4976 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16490 E. 2013/5458 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · tacirler arası hizmet sözleşmesi · aktif husumet yokluğu · tacirler arası dava · aktif husumet · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu vekaletnamenin dava dışı bir gerçek kişiye verildiği, davacı şirketin vekil konumunda olmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «tacirler arası hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bu kapsamda, mahkemece taraflar arasında mevcut bir «vekalet ilişkisi» bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, olumu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10179 E. 2013/8884 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · tacirler arası hizmet sözleşmesi · peşin karar harcı · tacirler arası dava · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy · tacir
Benzer bu karardaDava, «tacirler arası hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkiline verilen vekaletname kapsamında gerçekleştirdiği hizmetler karşılığının ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda, mahkemece taraflar arasında mevcut bir «vekalet ilişkisi» bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, olumu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3283 E. , 2010/9675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.02.2009 tarih ve 2008/589-2009/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 23.11.1999 tarihinde (35.000.000) TL tutarındaki giriş aidatını ödeyerek ortak olmak için davalı kooperatife müracaat ettiğini, 30.09.2004 tarihinde de (1.000.000.000) TL ödemede bulunduğunu, halen kendisine ait minibüs ile kooperatif ortağı sıfatıyla davalı kooperatife ait hatta yolcu taşımacılığı yaptığını, buna rağmen müvekkilinin ortaklığa kabul edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının anasözleşmenin 10. maddesindeki şartları yerine getirmediği için hiçbir zaman müvekkili kooperatif ortağı olmadığını, bu yönde alınmış bir yönetim kurulu kararının da bulunmadığını, banka hesabına yatırılan paraların da hiçbir zaman çekilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen kararın temyizi üzerine, Dairemizce, kooperatif ortaklığına kabulün, kooperatifin yetkili organlarının bu hususta vereceği bir kararla olabileceği gibi, açık bir karar olmadan da, ortak tarafından yapılan ödemelerin kabulü gibi bir takım işlemlere dayalı şekilde, ortaklığın zımnen benimsenmesi suretiyle de olabileceği, somut olayda, taşıma sözleşmelerinde davacının da imzasının bulunduğu, davacının diğer ortaklarla birlikte taşıma işine devam ettiği, kooperatifçe davacı tarafından yatırılan paraların iadesi cihetine gidilmemesine göre, mahkemece davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu kabul edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirktiği gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030680200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz