Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9556 E. 2011/8924 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
antrepo sözleşmesi↗ geçici depolama↗ taşıyıcı↗ ek tasfiye↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alıcısının kabul etmediği malla ilgili olarak taşıyıcının gönderenden de talimat almadığı, kendi tasarrufu ile ardiyeye teslim ettiği, bu durumda ardiye ücretinden sorumlu olduğu, davacının Gümrük Kanunu 46-48 ve 50 maddeleri uyarınca 20 gün ve 177. maddesi uyarınca 30 gün olmak üzere toplam 50 günlük tasfiyesi gereken eşya için geçici depolama ücretini kendi belirlediği tarifeye göre isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 568,17 Euro’nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a. maddesi uyarınca faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ../..
2- Dava, antrepo sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı taşıyan tarafından, yurtdışından getirilerek müvekkili şirketin antreposuna bırakılan emtianın uzun süre boyunca takip edilmediğini ileri sürerek, bu süre zarfındaki antrepo ücretinin tahsilini talep etmiş, mümeyyiz davalı vekili ise malın kendisine ait olmadığını, yasal süreler geçtikten sonra malın tasfiyesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının Gümrük Kanunu 46-48 ve 50 maddeleri uyarınca 20 gün ve 177. maddesi uyarınca 30 gün olmak üzere toplam 50 günlük tasfiyesi gereken eşya için geçici depolama ücretini kendi belirlediği tarifeye göre isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporları incelendiğinde, davaya konu olan emtianın, antrepo rejimi dahilinde, davacıya teslim edilip edilmediği, davaya konu olan emtianın tasfiyesinin hukuki niteliği ve sürecin ne şekilde işlediği gibi hususların açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda öncelikle, Gümrük Kanununun 93 ve devamı maddelerinde düzenlenen antrepo rejiminin hukuki niteliği açıklıkla belirlenmeli, hangi hallerin antrepo rejimini gerekli kıldığı ve bu rejime dahil olduğu, antrepo rejimi uygulaması olmaksızın emtianın antrepoya teslim edilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenmelidir. Bu durumun netleştirilmesinin ardından, Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında, tasfiye sürecinin ne şekilde işlediği, antrepo rejimine dahil olan ve olmayan emtianın tasfiyesinin, nasıl ve kim tarafından başlatıldığı, bu konuda antrepo sahibinin bildirim yahut tasfiye işlemlerini başlatma ödevinin bulunup bulunmadığı hususları aydınlatılmalı, değinilen mevzuat kapsamında tasfiyeye ilişkin prosedürün, antrepo ücreti konusunda düzenleme içerip içermediği, gümrük mevzuatı ve uygulamasına hakim olan bilirkişilerden alınacak olan rapor ile duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, ayrıca BK'nun 98/2. maddesi delaletiyle 44. maddesi gereğince davacının zararın artmasına sebebiyet verip vermediği değerlendirilmeli ve oluşacak kanaate göre karar verilmelidir. Mahkemece, ilgili hususlar açıklığa kavuşturulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14209 E. 2011/7525 K.
Ortak:antrepo sözleşmesi · taşıyıcı · ek tasfiye · taşıyan · eksik inceleme · dahili dava · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alıcısının kabul etmediği malla ilgili olarak «taşıyıcının» gönderenden de talimat almadığı, kendi tasarrufu ile ardiyeye «teslim» ettiği, bu durumda ardiye ücretinden sorumlu olduğu, davacının Gümrük Kanunu 46-48 ve 50 maddeleri uyarınca 20 gün ve 177. maddesi uyarınca 30 gün olmak üzere toplam 50 günlük tasfiyesi gereken eşya için «geçici depolama» ücretini kendi belirlediği tarifeye göre isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 568,17 Euro’nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a. ma …
Bu durumda öncelikle, Gümrük Kanununun 93 ve devamı maddelerinde düzenlenen antrepo rejiminin hukuki niteliği açıklıkla belirlenmeli, hangi hallerin antrepo rejimini gerekli kıldığı ve bu rejime «dahil» olduğu, antrepo rejimi uygulaması olmaksızın emtianın antrepoya «teslim» edilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenmelidir.
Bu durumun netleştirilmesinin ardından, Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında, «tasfiye» sürecinin ne şekilde işlediği, antrepo rejimine «dahil» olan ve olmayan emtianın tasfiyesinin, nasıl ve kim tarafından başlatıldığı, bu konuda antrepo sahibinin bildirim yahut tasfiye işlemlerini başlatma ödevinin bulun …
Benzer bu karardaBu durumda öncelikle, Gümrük Kanununun 93 ve devamı maddelerinde düzenlenen antrepo rejiminin hukuki niteliği açıklıkla belirlenmeli, hangi hallerin antrepo rejimini gerekli kıldığı ve bu rejime «dahil» olduğu, antrepo rejimi uygulaması olmaksızın emtianın antrepoya «teslim» edilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenmelidir.
Bu durumun netleştirilmesinin ardından, Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında, «tasfiye» sürecinin ne şekilde işlediği, antrepo rejimine «dahil» olan ve olmayan emtianın tasfiyesinin, nasıl ve kim tarafından başlatıldığı, bu konuda antrepo sahibinin bildirim yahut tasfiye işlemlerini başlatma ödevinin bulun …
… tüm dosya kapsamına göre, antrepoda bulunan malların asıl maliki olan davalı ...'nün, malların davacı antreposunda bulunduğundan haberdar olduğu, bu nedenle davalı «taşıyıcının» ücretten sorumlu olmadığı, her ne kadar davalı ... «husumet itirazında» bulunmuş ise de taşıma ve gümrük belgelerinde mal sahibi olarak bu kişi görüldüğünden itirazın yerinde olmadığı, antrepoya bırakılan malların kalış süresinin sınırsız olmadığı, 4458 sayılı Kanun ve Tasfiye Tüzüğü ile bu sürenin sınırlandırıldığı, bu düzenlemeler doğrultusunda emtianın antrepoda kalabileceği azami sürenin 120 gün olduğu ve ücretin buna göre belirlenmesinin gerektiği, davalının davadan önce «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle, davalı taşıma şirketi hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, 372,20 EU …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · denetime elverişlilik · alacak davası · temerrüt · kesin hüküm · husumet
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, antrepoda bulunan malların asıl maliki olan davalı ...'nün, malların davacı antreposunda bulunduğundan haberdar olduğu, bu nedenle davalı «taşıyıcının» ücretten sorumlu olmadığı, her ne kadar davalı ... «husumet itirazında» bulunmuş ise de taşıma ve gümrük belgelerinde mal sahibi olarak bu kişi görüldüğünden itirazın yerinde olmadığı, antrepoya bırakılan malların kalış süresinin sınırsız olmadığı, 4458 sayılı Kanun ve Tasfiye Tüzüğü ile bu sürenin sınırlandırıldığı, bu düzenlemeler doğrultusunda emtianın antrepoda kalabileceği azami sürenin 120 gün olduğu ve ücretin buna göre belirlenmesinin gerektiği, davalının davadan önce «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle, davalı taşıma şirketi hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, 372,20 EU …
1- HUMK'nun, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar «kesin» olup, bu miktar 2009 yılı için 1.400 TL’dır.
Mahkemece, ilgili hususlar açıklığa kavuşturulmaksızın, «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4261 E. 2010/11444 K.
Ortak:antrepo sözleşmesi · ek tasfiye · taşıyan · eksik inceleme · dahili dava · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda öncelikle, Gümrük Kanununun 93 ve devamı maddelerinde düzenlenen antrepo rejiminin hukuki niteliği açıklıkla belirlenmeli, hangi hallerin antrepo rejimini gerekli kıldığı ve bu rejime «dahil» olduğu, antrepo rejimi uygulaması olmaksızın emtianın antrepoya «teslim» edilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenmelidir.
Bu durumun netleştirilmesinin ardından, Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında, «tasfiye» sürecinin ne şekilde işlediği, antrepo rejimine «dahil» olan ve olmayan emtianın tasfiyesinin, nasıl ve kim tarafından başlatıldığı, bu konuda antrepo sahibinin bildirim yahut tasfiye işlemlerini başlatma ödevinin bulun …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alıcısının kabul etmediği malla ilgili olarak «taşıyıcının» gönderenden de talimat almadığı, kendi tasarrufu ile ardiyeye «teslim» ettiği, bu durumda ardiye ücretinden sorumlu olduğu, davacının Gümrük Kanunu 46-48 ve 50 maddeleri uyarınca 20 gün ve 177. maddesi uyarınca 30 gün olmak üzere toplam 50 günlük tasfiyesi gereken eşya için «geçici depolama» ücretini kendi belirlediği tarifeye göre isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 568,17 Euro’nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a. ma …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı «taşıyan» tarafından, dava dışı ithalatçı firma adına yurtdışından getirilerek müvekkili şirketin antreposuna bırakılan emtianın, uzun süre boyunca takip edilmemesi nedeniyle gümrük idaresi tarafından «tasfiye» edildiğini belirterek, bu süre zarfındaki antrepo ücretinin tahsilini talep etmiş, davalı vekili ise davaya konu emtianın müvekkili şirket tarafından ithal edilmediğini, müvekkilinin «taşıyan sıfatına» sahip olduğunu, «ordino» belgelerinin ithalatçı şirkete «teslim» edildiğini ve davaya konu emtianın antrepoda kalış süresi göz önüne alındığında, davacının «iyiniyetli» olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Bu durumda öncelikle, Gümrük Kanununun 93 ve devamı maddelerinde düzenlenen antrepo rejiminin hukuki niteliği açıklıkla belirlenmeli, hangi hallerin antrepo rejimini gerekli kıldığı ve bu rejime «dahil» olduğu, antrepo rejimi uygulaması olmaksızın emtianın antrepoya «teslim» edilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenmelidir.
Bu durumun netleştirilmesinin ardından, Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında, «tasfiye» sürecinin ne şekilde işlediği, antrepo rejimine «dahil» olan ve olmayan emtianın tasfiyesinin, nasıl ve kim tarafından başlatıldığı, bu konuda antrepo sahibinin bildirim yahut tasfiye işlemlerini başlatma ödevinin bulun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vedia sözleşmesi · ordino · taşıyan sıfatı · iyiniyet · denetime elverişlilik · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı «taşıyan» tarafından, dava dışı ithalatçı firma adına yurtdışından getirilerek müvekkili şirketin antreposuna bırakılan emtianın, uzun süre boyunca takip edilmemesi nedeniyle gümrük idaresi tarafından «tasfiye» edildiğini belirterek, bu süre zarfındaki antrepo ücretinin tahsilini talep etmiş, davalı vekili ise davaya konu emtianın müvekkili şirket tarafından ithal edilmediğini, müvekkilinin «taşıyan sıfatına» sahip olduğunu, «ordino» belgelerinin ithalatçı şirkete «teslim» edildiğini ve davaya konu emtianın antrepoda kalış süresi göz önüne alındığında, davacının «iyiniyetli» olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin «vedia sözleşmesinden» kaynaklandığı, bu sözleşme gereğince davacının ücret isteme hakkının olduğu, davacının antrepoda bekleyen emtianın tasfiyesine yönelik bir girişiminin bulunmadığı ve zararın azaltılması için gerekli olan yükümlülüğünü yerine getirmediği ancak bu yükümlülüğünü yerine getirmiş dahi olsa davalının emtiayı gümrük sahasından çekme «yetkisinin» bulunmadığı ve ancak idare nezdinde «tasfiye» işlemlerinin başlatılması konusunda girişimde bulunabileceği, bu durumda, davalının ücret ödeme borcunun 80 günlük tasfiye süresi ile sınırlı olduğu ve ücretin de …
Mahkemece, ilgili hususlar açıklığa kavuşturulmaksızın, «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13745 E. 2012/19469 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9556 E. , 2011/8924 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.04.2009 tarih ve 2006/501-2009/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.07.2011 gününde taraflar ve avukatları yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının taşımacılığını yaptığı ve dava dışı Artech A.Ş.’ne yurtdışından gönderilen emtianın, davalı tarafından müvekkiline ait antrepoya konulduğunu, antrepo ücretinin dava dışı Artech A.Ş.’den tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını ancak itiraz dilekçesinden bu mallardan dava dışı şirketin haberinin olmadığının anlaşıldığını, malı ardiyeye teslim eden davalı taşıyıcının ardiye ücretinden sorumlu olduğunu ileri sürerek 16.2.2001-30.12.2005 tarihleri arasındaki ardiye ücreti olan 55.736 Euro alacağın şimdilik 3.500 Euro’luk kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, malları dava dışı alıcı şirketin talimatı ile antrepoya teslim ettiğini, durumu alıcıya ihbar ettiklerini savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alıcısının kabul etmediği malla ilgili olarak taşıyıcının gönderenden de talimat almadığı, kendi tasarrufu ile ardiyeye teslim ettiği, bu durumda ardiye ücretinden sorumlu olduğu, davacının Gümrük Kanunu 46-48 ve 50 maddeleri uyarınca 20 gün ve 177. maddesi uyarınca 30 gün olmak üzere toplam 50 günlük tasfiyesi gereken eşya için geçici depolama ücretini kendi belirlediği tarifeye göre isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 568,17 Euro’nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a. maddesi uyarınca faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ../..
2- Dava, antrepo sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı taşıyan tarafından, yurtdışından getirilerek müvekkili şirketin antreposuna bırakılan emtianın uzun süre boyunca takip edilmediğini ileri sürerek, bu süre zarfındaki antrepo ücretinin tahsilini talep etmiş, mümeyyiz davalı vekili ise malın kendisine ait olmadığını, yasal süreler geçtikten sonra malın tasfiyesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının Gümrük Kanunu 46-48 ve 50 maddeleri uyarınca 20 gün ve 177. maddesi uyarınca 30 gün olmak üzere toplam 50 günlük tasfiyesi gereken eşya için geçici depolama ücretini kendi belirlediği tarifeye göre isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporları incelendiğinde, davaya konu olan emtianın, antrepo rejimi dahilinde, davacıya teslim edilip edilmediği, davaya konu olan emtianın tasfiyesinin hukuki niteliği ve sürecin ne şekilde işlediği gibi hususların açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda öncelikle, Gümrük Kanununun 93 ve devamı maddelerinde düzenlenen antrepo rejiminin hukuki niteliği açıklıkla belirlenmeli, hangi hallerin antrepo rejimini gerekli kıldığı ve bu rejime dahil olduğu, antrepo rejimi uygulaması olmaksızın emtianın antrepoya teslim edilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenmelidir. Bu durumun netleştirilmesinin ardından, Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında, tasfiye sürecinin ne şekilde işlediği, antrepo rejimine dahil olan ve olmayan emtianın tasfiyesinin, nasıl ve kim tarafından başlatıldığı, bu konuda antrepo sahibinin bildirim yahut tasfiye işlemlerini başlatma ödevinin bulunup bulunmadığı hususları aydınlatılmalı, değinilen mevzuat kapsamında tasfiyeye ilişkin prosedürün, antrepo ücreti konusunda düzenleme içerip içermediği, gümrük mevzuatı ve uygulamasına hakim olan bilirkişilerden alınacak olan rapor ile duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, ayrıca BK'nun 98/2.
maddesi delaletiyle 44. maddesi gereğince davacının zararın artmasına sebebiyet verip vermediği değerlendirilmeli ve oluşacak kanaate göre karar verilmelidir. Mahkemece, ilgili hususlar açıklığa kavuşturulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030501900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz