Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/449 E. 2011/8139 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat sigortası↗ cmr konvansiyonu↗ ek mehil↗ halefiyet↗ sorumluluk sigortası↗ gerçek zarar↗ cmr↗ davanın açılmamış sayılması↗ rücuen tazminat↗ açılmamış sayılma↗ taşıyıcı↗ temerrüt faizi↗ ihtarname↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, emtiada oluşan hasarın davalıların sorumluğunda olduğu ve sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı davalılardan isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalılardan ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkında ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı taşıyıcı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde gerçek zarar miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir. Somut olayda mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, alınan bilirkişi raporları taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Zira, raporda mahkemenin gerekçesinde belirttiğinin aksine gerçek zarar miktarına ilişkin hiçbir tespit ve değerlendirme yapılmaksızın sadece sigortalıya yapılan ödeme miktarı esas alınmıştır. Halefiyete dayalı tazminat isteyen davacının, ancak gerçek zarar miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve
davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul vasıtasıyla tazmini gereken gerçek zarar miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, somut olayın tabi olduğu CMR Konvansiyonu’nun 27/1 nci bent hükmünde, hak sahibinin ödeme talebinin yazılı olarak taşıyıcıya gönderildiği tarihten, böyle bir talepte bulunulmamış ise, dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedileceği öngörülmüştür. Bu madde hükmü temerrüt faizini düzenlediğine göre, talebin gönderildiği tarihten anlaşılması gereken talebin ulaştığı tarih olup, Dairemiz’in uygulaması da bu yöndedir. (25.11.1999 T. 8068E – 9566K, 07.06.2004 T. 12199E-6351K)
Somut olayda, davacı ..., dava tarihinden önce ihtarname keşide ederek, davalılardan mümeyyiz şirketten ödeme talebinde bulunmuş ancak mahkemece, istem gibi davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
Bu durumda mahkemece, ihtarname içeriği tartışılarak atıfet mehili içerip içermediği de belirlenerek sonucuna göre temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, açıklanan düzenleme üzerinde durulmaksızın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3095 E. 2011/14683 K.
Ortak:nakliyat sigortası · halefiyet · gerçek zarar · rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Halefiyete dayalı tazminat isteyen davacının, ancak «gerçek zarar» miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul vasıtasıyla tazmini gereken gerçek zarar miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, emtiada oluşan «hasarın» davalıların sorumluğunda olduğu ve sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı davalılardan isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Oysa «halefiyete» dayalı tazminat isteyen davacının, ancak «gerçek zarar» miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul vasıtasıyla CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde «sorumluk sınırı» ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, emtianın taşınması esnasında «zayi» olmasından «taşıyıcı» olarak davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırı · zayi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, emtianın taşınması esnasında «zayi» olmasından «taşıyıcı» olarak davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa «halefiyete» dayalı tazminat isteyen davacının, ancak «gerçek zarar» miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul vasıtasıyla CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde «sorumluk sınırı» ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13794 E. 2012/5009 K.
Ortak:nakliyat sigortası · halefiyet · gerçek zarar · rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Halefiyete dayalı tazminat isteyen davacının, ancak «gerçek zarar» miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul vasıtasıyla tazmini gereken gerçek zarar miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, emtiada oluşan «hasarın» davalıların sorumluğunda olduğu ve sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı davalılardan isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «emtia nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Oysa, «halefiyete» dayalı tazminat isteyen davacının, ancak «gerçek zarar» miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden alınacak rapor vasıtasıyla CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde «sorumluk sınırı» ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarın usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı «alt taşıyıcı» tarafından gerçekleştirilen taşımada meydana gelen hasardan davalı asıl taşıcının da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.329,24 Euro’nun BK 83. maddesi uyarınca davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emtia nakliyat sigortası · sorumluluk sınırı · alt taşıyıcı · olumsuz oy · ihbar
Benzer bu karardaAyrıca, davanın dava dışı şirkete «ihbarı» için davalı tarafından verilen dilekçe akıbetinin HUMK’nun 49. maddesi hükmü karşısında değerlendirilerek olumlu yada «olumsuz» bir karar tesis edilmemesi de yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı «alt taşıyıcı» tarafından gerçekleştirilen taşımada meydana gelen hasardan davalı asıl taşıcının da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.329,24 Euro’nun BK 83. maddesi uyarınca davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «emtia nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Oysa, «halefiyete» dayalı tazminat isteyen davacının, ancak «gerçek zarar» miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden alınacak rapor vasıtasıyla CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde «sorumluk sınırı» ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarın usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/449 E. , 2011/8139 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2009 tarih ve 2004/594-2009/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı taşıyıcı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, nakliyat sigorta poliçesi ile müvekkili tarafından sigortalanan pamuğun davalılar tarafından taşınması esnasında aracın yanması nedeniyle emtianın tamamen zayi olduğunu ileri sürerek, sigortalısına ödenen hasar miktarı 36.205,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalılardan ... hakkındaki davayı takip etmediklerini belirtmiştir.
Davalılardan şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, emtiada oluşan hasarın davalıların sorumluğunda olduğu ve sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı davalılardan isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalılardan ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkında ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı taşıyıcı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde gerçek zarar miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir. Somut olayda mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, alınan bilirkişi raporları taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Zira, raporda mahkemenin gerekçesinde belirttiğinin aksine gerçek zarar miktarına ilişkin hiçbir tespit ve değerlendirme yapılmaksızın sadece sigortalıya yapılan ödeme miktarı esas alınmıştır. Halefiyete dayalı tazminat isteyen davacının, ancak gerçek zarar miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve
davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul vasıtasıyla tazmini gereken gerçek zarar miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, somut olayın tabi olduğu CMR Konvansiyonu’nun 27/1 nci bent hükmünde, hak sahibinin ödeme talebinin yazılı olarak taşıyıcıya gönderildiği tarihten, böyle bir talepte bulunulmamış ise, dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedileceği öngörülmüştür. Bu madde hükmü temerrüt faizini düzenlediğine göre, talebin gönderildiği tarihten anlaşılması gereken talebin ulaştığı tarih olup, Dairemiz’in uygulaması da bu yöndedir. (25.11.1999 T. 8068E – 9566K, 07.06.2004 T. 12199E-6351K)
Somut olayda, davacı ..., dava tarihinden önce ihtarname keşide ederek, davalılardan mümeyyiz şirketten ödeme talebinde bulunmuş ancak mahkemece, istem gibi davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
Bu durumda mahkemece, ihtarname içeriği tartışılarak atıfet mehili içerip içermediği de belirlenerek sonucuna göre temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, açıklanan düzenleme üzerinde durulmaksızın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Orhan Uluslararası Taş. Tic.Ltd.Şti vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılardan Orhan Uluslararası Taş. Tic.Ltd.Şti yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılardan Orhan Uluslararası Taş. Tic.Ltd.Şti iadesine, 04/07/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030321700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz