Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13794 E. 2012/5009 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emtia nakliyat sigortası↗ sorumluluk sınırı↗ alt taşıyıcı↗ nakliyat sigortası↗ halefiyet↗ gerçek zarar↗ cmr↗ rücuen tazminat↗ olumsuz oy↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı alt taşıyıcı tarafından gerçekleştirilen taşımada meydana gelen hasardan davalı asıl taşıcının da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.329,24 Euro’nun BK 83. maddesi uyarınca davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde gerçek zarar miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir. Somut olayda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporu taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Zira, raporda tazmini gereken gerçek hasar tutarına ilişkin hiçbir tespitte bulunulmamıştır.
Oysa, halefiyete dayalı tazminat isteyen davacının, ancak gerçek zarar miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden alınacak rapor vasıtasıyla CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde sorumluk sınırı ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarın usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davanın dava dışı şirkete ihbarı için davalı tarafından verilen dilekçe akıbetinin HUMK’nun 49. maddesi hükmü karşısında değerlendirilerek olumlu yada olumsuz bir karar tesis edilmemesi de yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3095 E. 2011/14683 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · nakliyat sigortası · halefiyet · gerçek zarar · rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava, «emtia nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Oysa, «halefiyete» dayalı tazminat isteyen davacının, ancak «gerçek zarar» miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden alınacak rapor vasıtasıyla CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde «sorumluk sınırı» ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarın usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı «alt taşıyıcı» tarafından gerçekleştirilen taşımada meydana gelen hasardan davalı asıl taşıcının da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.329,24 Euro’nun BK 83. maddesi uyarınca davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Oysa «halefiyete» dayalı tazminat isteyen davacının, ancak «gerçek zarar» miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul vasıtasıyla CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde «sorumluk sınırı» ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, emtianın taşınması esnasında «zayi» olmasından «taşıyıcı» olarak davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, emtianın taşınması esnasında «zayi» olmasından «taşıyıcı» olarak davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/449 E. 2011/8139 K.
Ortak:nakliyat sigortası · halefiyet · gerçek zarar · rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, «emtia nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Oysa, «halefiyete» dayalı tazminat isteyen davacının, ancak «gerçek zarar» miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden alınacak rapor vasıtasıyla CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde «sorumluk sınırı» ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarın usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı «alt taşıyıcı» tarafından gerçekleştirilen taşımada meydana gelen hasardan davalı asıl taşıcının da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.329,24 Euro’nun BK 83. maddesi uyarınca davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Halefiyete dayalı tazminat isteyen davacının, ancak «gerçek zarar» miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul vasıtasıyla tazmini gereken gerçek zarar miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, emtiada oluşan «hasarın» davalıların sorumluğunda olduğu ve sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı davalılardan isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · temerrüt faizi · ihtarname · temerrüt
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, «ihtarname» içeriği tartışılarak atıfet «mehili» içerip içermediği de belirlenerek sonucuna göre «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, açıklanan düzenleme üzerinde durulmaksızın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
12199E-6351K) Somut olayda, davacı ..., dava tarihinden önce «ihtarname» keşide ederek, davalılardan mümeyyiz şirketten ödeme talebinde bulunmuş ancak mahkemece, istem gibi davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, emtiada oluşan «hasarın» davalıların sorumluğunda olduğu ve sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı davalılardan isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca, somut olayın tabi olduğu CMR Konvansiyonu’nun 27/1 nci bent hükmünde, hak sahibinin ödeme talebinin yazılı olarak «taşıyıcıya» gönderildiği tarihten, böyle bir talepte bulunulmamış ise, dava tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedileceği öngörülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13794 E. , 2012/5009 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/04/2010 tarih ve 2008/1359-2010/567 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan bulaşık makinesi emtialarının taşınması konusunda asıl taşıyıcı olarak davalıyla sigortalı arasında anlaşma yapıldığını, dava dışı alt taşıyıcının işleteni bulunduğu iki ayrı tır ile Ankara’dan Polonya’ya taşınması esnasında sürücülerin kusuruyla meydana gelen trafik kazasında emtianın bir kısmının hasarlandığını ve bedelinin sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 1.476,94 Euro’nun davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konu taşımaya sadece aracı olduğunu, fiilen taşımayı yapanın müvekkili şirket olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı alt taşıyıcı tarafından gerçekleştirilen taşımada meydana gelen hasardan davalı asıl taşıcının da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.329,24 Euro’nun BK 83. maddesi uyarınca davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde gerçek zarar miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir. Somut olayda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporu taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Zira, raporda tazmini gereken gerçek hasar tutarına ilişkin hiçbir tespitte bulunulmamıştır.
Oysa, halefiyete dayalı tazminat isteyen davacının, ancak gerçek zarar miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden alınacak rapor vasıtasıyla CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde sorumluk sınırı ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarın usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davanın dava dışı şirkete ihbarı için davalı tarafından verilen dilekçe akıbetinin HUMK’nun 49. maddesi hükmü karşısında değerlendirilerek olumlu yada olumsuz bir karar tesis edilmemesi de yerinde görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014994000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz