Trafik kazası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17534 E. 2013/15681 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
trafik kazası↗ hayat sigortası↗ ceza zamanaşımı↗ riziko↗ muacceliyet↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ kusur↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın 13.05.2008 tarihinde meydana geldiği ve ceza zamanaşımına göre davanın açıldığı tarih itibarı ile zaman aşımı dolmadığı, davacının 13.05.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, trafik kaza raporuna göre kusuru bulunsa da, sürücünün de kusuru bulunduğu, davacının çalıştığı şirket tarafından Hayat Grup sigorta poliçesi ile sigortalandığı ve kaza sonucu kalıcı sakatlık bölümünden 25.000 TL'lik tazminatın yer aldığı, davacının kasten kendini sakatlamak amacı ile böyle bir kazaya sebebiyet olamayacağı,... Devlet Hastanesi raporuna göre de 2 kol ve bacağı kullanamayacak durumda % 56' ya varan bir sakatlığının bulunduğu, bu tür bir sakatlığın bilirkişilerinde belirttiği gibi hayat sigortası genel şartlarında % 100 maluliyet anlamını taşıdığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.000 TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- 6762 sayılı TTK.'nun 1332. maddesinin son fıkrasına göre, sigortalı veya sigortadan faydalanan kimse rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 5 gün içinde durumu sigortacıya bildirmeye mecburdur. Sigorta bedeli bu 5 günlük müddetin geçtiği tarihte muaccel olur. Aynı Yasa'nın 1268. maddesi hükmüne göre de sigorta akdinden kaynaklanan bütün mutalebeler 2 yılda zamanaşımına uğrar. Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın zamanaşımı def'i anılan hükümler nazara alınarak değerlendirilmek gerekirken, ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11349 E. 2010/6336 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'i anılan hükümler nazara alınarak değerlendirilmek gerekirken, «ceza zamanaşımı» süresinin dolmadığı gerekçesi ile zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın 13.05.2008 tarihinde meydana geldiği ve «ceza zamanaşımına» göre davanın açıldığı tarih itibarı ile zaman aşımı dolmadığı, davacının 13.05.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, «trafik kaza» raporuna göre «kusuru» bulunsa da, sürücünün de kusuru bulunduğu, davacının çalıştığı şirket tarafından Hayat Grup «sigorta poliçesi» ile sigortalandığı ve kaza sonucu kalıcı sakatlık bölümünden 25.000 TL'lik tazminatın yer aldığı, davacının kasten kendini sakatlamak amacı ile böyle bir kazaya se …
1- 6762 sayılı TTK.'nun 1332. maddesinin «son» fıkrasına göre, sigortalı veya sigortadan faydalanan kimse «rizikonun» gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 5 gün içinde durumu sigortacıya bildirmeye mecburdur.
Benzer bu karardaDairemizin 17.09.2007 tarihli bozma kararının 2. bendinde ise, dava konusu olay bakımından 10 yıllık «zamanaşımı» süresi dolmadığından mahkemece,... yönünden «zamanaşımı def»’inin reddine karar verilerek, bu davalı bakımından dava konusu diğer tüm kalemler yönünden işin esasına girilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak, «taşıyıcı» bu davalı bakımından da diğer kalemler itibariyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek hüküm bu nedenle davacı yararı …
Mahkemece 14.3.2006 tarihli ilk kararında sürekli sakatlık istemi dışındaki istemlerin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 12.465.48-YTL. sürekli sakatlık isteminin kabulüne, diğer istemelerin ise zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece bozma kararına uyularak verilen «son» kararda sürekli sakatlık tazminatı hakkında yeniden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizin 17.09.2007 tarihli bozma kararının 2. bendinde ise, dava konusu olay bakımından 10 yıllık «zamanaşımı» süresi dolmadığından mahkemece,... yönünden «zamanaşımı def»’inin reddine karar verilerek, bu davalı bakımından dava konusu diğer tüm kalemler yönünden işin esasına girilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak, «taşıyıcı» bu davalı bakımından da diğer kalemler itibariyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek hüküm bu nedenle davacı yararı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16786 E. 2014/4969 K.
Ortak:ceza zamanaşımı · riziko · muacceliyet · zamanaşımı def'i · def'i · sigorta poliçesi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'i anılan hükümler nazara alınarak değerlendirilmek gerekirken, «ceza zamanaşımı» süresinin dolmadığı gerekçesi ile zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın 13.05.2008 tarihinde meydana geldiği ve «ceza zamanaşımına» göre davanın açıldığı tarih itibarı ile zaman aşımı dolmadığı, davacının 13.05.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, «trafik kaza» raporuna göre «kusuru» bulunsa da, sürücünün de kusuru bulunduğu, davacının çalıştığı şirket tarafından Hayat Grup «sigorta poliçesi» ile sigortalandığı ve kaza sonucu kalıcı sakatlık bölümünden 25.000 TL'lik tazminatın yer aldığı, davacının kasten kendini sakatlamak amacı ile böyle bir kazaya se …
1- 6762 sayılı TTK.'nun 1332. maddesinin «son» fıkrasına göre, sigortalı veya sigortadan faydalanan kimse «rizikonun» gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 5 gün içinde durumu sigortacıya bildirmeye mecburdur.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nde 2010/111 Esas sayılı dosya ile kamu davası açıldığı, davanın halen «derdest» olduğu, davacının bu davadaki tazminat taleplerinin ceza dosyasındaki «uzamış ceza zamanaşımı» sürelerine tabi olduğu, «ıslah» edilen 90.000,00 TL tazminat talebi açısından uzamış ceza zamanaşımı sebebiyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacıların murisinin öldürülmesi olayının poliçe «teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş şekli ile kabulüne karar verilmiştir.
TTK’nın 1332. maddesinin «son» fıkrasına göre, "Sigortalı veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren beş gün içinde durumu sigortacıya bildirmeye mecburdur.
O halde, yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda davacıların saklı tuttukları hak için «ıslah» tarihinde TTK’nın 1268. maddesinde öngörülen 2 yıllık «zamanaşımı» süresi gerçekleşmiş olup, «ceza zamanaşımı» süresinin uygulanması da mümkün bulunmadığından ıslah edilen kısım için davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uzamış ceza zamanaşımı · teminat kapsamı · derdestlik · havale · ıslah · teminat
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nde 2010/111 Esas sayılı dosya ile kamu davası açıldığı, davanın halen «derdest» olduğu, davacının bu davadaki tazminat taleplerinin ceza dosyasındaki «uzamış ceza zamanaşımı» sürelerine tabi olduğu, «ıslah» edilen 90.000,00 TL tazminat talebi açısından uzamış ceza zamanaşımı sebebiyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacıların murisinin öldürülmesi olayının poliçe «teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş şekli ile kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 15/05/2012 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi karşı tarafa tebliğ edildiğinde davalı vekili ıslahla arttırılan kısım yönünden «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ise de davacıların murisi Ö.K...'nın 17/08/2008 tarihinde öldürüldüğü, sanıklar hakkında İzmir 1.
Davacılar vekilinin 15.05.2012 tarihli «ıslah» dilekçesine karşı, davalı vekili TTK’nın 1268. maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin 2 yıl olduğunu belirtip, dava konusu alacağın ıslahla arttırılan kısmının zamanaşımına uğradığını savunarak, ıslahla arttırılan kısım yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın «ıslah» edilmiş şekli ile kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14989 E. 2012/6669 K.
Ortak:trafik kazası · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın 13.05.2008 tarihinde meydana geldiği ve «ceza zamanaşımına» göre davanın açıldığı tarih itibarı ile zaman aşımı dolmadığı, davacının 13.05.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, «trafik kaza» raporuna göre «kusuru» bulunsa da, sürücünün de kusuru bulunduğu, davacının çalıştığı şirket tarafından Hayat Grup «sigorta poliçesi» ile sigortalandığı ve kaza sonucu kalıcı sakatlık bölümünden 25.000 TL'lik tazminatın yer aldığı, davacının kasten kendini sakatlamak amacı ile böyle bir kazaya se …
Devlet Hastanesi raporuna göre de 2 kol ve bacağı kullanamayacak durumda % 56' ya varan bir sakatlığının bulunduğu, bu tür bir sakatlığın bilirkişilerinde belirttiği gibi «hayat sigortası» genel şartlarında % 100 maluliyet anlamını taşıdığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.000 TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rarının talep olunan miktarın üzerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.000 TL maddi, 7.500 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, davacının meydana gelen «trafik kazası» neticesinde uğramış olduğu «maluliyet oranının» Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre davacının mesleği de gözetilerek belirlenmesi gerekirken, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin hangi kı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı
Benzer bu kararda2-Ancak, davacının meydana gelen «trafik kazası» neticesinde uğramış olduğu «maluliyet oranının» Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre davacının mesleği de gözetilerek belirlenmesi gerekirken, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin hangi kı …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7345 E. 2013/5503 K.
Ortak:riziko · muacceliyet · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın 13.05.2008 tarihinde meydana geldiği ve «ceza zamanaşımına» göre davanın açıldığı tarih itibarı ile zaman aşımı dolmadığı, davacının 13.05.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, «trafik kaza» raporuna göre «kusuru» bulunsa da, sürücünün de kusuru bulunduğu, davacının çalıştığı şirket tarafından Hayat Grup «sigorta poliçesi» ile sigortalandığı ve kaza sonucu kalıcı sakatlık bölümünden 25.000 TL'lik tazminatın yer aldığı, davacının kasten kendini sakatlamak amacı ile böyle bir kazaya se …
1- 6762 sayılı TTK.'nun 1332. maddesinin «son» fıkrasına göre, sigortalı veya sigortadan faydalanan kimse «rizikonun» gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 5 gün içinde durumu sigortacıya bildirmeye mecburdur.
Sigorta bedeli bu 5 günlük müddetin geçtiği tarihte «muaccel» olur.
Benzer bu karardaBu nedenle, sigorta alacağının hangi tarihte «muaccel» olduğu mahkemece incelenmeksizin «riziko» tarihinin «zamanaşımı» süresinin başlangıcı olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, sigorta bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece «ıslah» edilen kısım için «riziko» tarihi ile ıslah tarihi arasında 6762 Sayılı Türk Ticet Kanunu'nun 1268. maddesinde düzenlenen ... yıllık sürenin geçtiğinden bahisle «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1299/1. maddesi gereğince, sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında», rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihte «muaccel» olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · haklı nedenle fesih · kıdem tazminatı · sigorta sözleşmesi · ek prim · fesih · hamil · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının «ihbar» ve «kıdem tazminatları» ödenerek işten çıkartıldığı, «haklı nedenle fesih» «sebebine» dayanılmadığı, davacının iş akdinin haklı nedenle fesih edildiğine dair hiçbir delilin sunulmadığı, bu itibarla davacının dava dışı Garanti Bankası A.Ş.'den «hamili» olduğu kredi kartları sebebi ile toplam 4.111,11 TL iki kredi kartı harcamaları toplam tutarı kadar tazminat talep hakkının doğduğu, ancak ....000,00 TL üzerinden 07/.../2010 tarihinde fazlaya dair hak saklı tutulmak sureti ile açılan davada 04/01/2012 tarihinde dava «ıslah» olunmuş ise de, 31/.../2009 tarihinde işten çıkarılan davacının ihbar borcunun bu tarihte doğduğu ve ...'nın 1268. maddesi uyarınca «sigorta sözleşmesinden» ... bütün alacakların iki yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, bu suretle ıslah olunan bakiye kısım yönünden 31/.../2011 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ....000,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1299/1. maddesi gereğince, sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında», rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihte «muaccel» olur.
Aynı Kanun'un 1268. maddesi hükmü uyarınca da, sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden ... bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17534 E. , 2013/15681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/05/2012 tarih ve 2011/89-2012/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çalışmış olduğu dava dışı şirket tarafından Hayat Sigortası yaptırıldığını, 13.05.2008 tarihinde meydana gelen kazada % 54 oranında iş gücü kaybına uğradığını, bunun üzerine ilgili sigorta poliçesinin sigorta ettireni konumunda bulunan müvekkilinin çalıştığı şirket tarafından...15 ATM'nin 2010/205 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın aktif husumet yoksunluğu sebebiyle red olunması sonrasında huzurdaki davanın açılması zaruretinin doğduğunu ileri sürerek ilgili poliçeye istinaden 25.000 TL. tazminatın faiz ve diğer fer'ilerle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin öncelikle TTK'nun 1268. maddesi gereğince kaza tarihinden itibaren 2 yıldan fazla bir zaman geçmiş olması sebebiyle zamanaşımına uğradığını, kaldı ki davacının kendisini bilerek ağır tehlikeye maruz bırakan hareketi sonucu malul kalmış olması sebebiyle müvekkilinin mevzuat gereğince tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, zira davacı sigortalının D-100 yan yolundan bariyerleri aşmak suretiyle karşıdan karşıya geçmek amacıyla birden bire yola çıkarak, dikkatsiz ve tedbirsiz davranmak suretiyle çıkarak kazaya neden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın 13.05.2008 tarihinde meydana geldiği ve ceza zamanaşımına göre davanın açıldığı tarih itibarı ile zaman aşımı dolmadığı, davacının 13.05.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, trafik kaza raporuna göre kusuru bulunsa da, sürücünün de kusuru bulunduğu, davacının çalıştığı şirket tarafından Hayat Grup sigorta poliçesi ile sigortalandığı ve kaza sonucu kalıcı sakatlık bölümünden 25.000 TL'lik tazminatın yer aldığı, davacının kasten kendini sakatlamak amacı ile böyle bir kazaya sebebiyet olamayacağı,... Devlet Hastanesi raporuna göre de 2 kol ve bacağı kullanamayacak durumda % 56' ya varan bir sakatlığının bulunduğu, bu tür bir sakatlığın bilirkişilerinde belirttiği gibi hayat sigortası genel şartlarında % 100 maluliyet anlamını taşıdığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.000 TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- 6762 sayılı TTK.'nun 1332. maddesinin son fıkrasına göre, sigortalı veya sigortadan faydalanan kimse rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 5 gün içinde durumu sigortacıya bildirmeye mecburdur. Sigorta bedeli bu 5 günlük müddetin geçtiği tarihte muaccel olur. Aynı Yasa'nın 1268. maddesi hükmüne göre de sigorta akdinden kaynaklanan bütün mutalebeler 2 yılda zamanaşımına uğrar. Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın zamanaşımı def'i anılan hükümler nazara alınarak değerlendirilmek gerekirken, ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030180100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz