Mahkeme dışı ikrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18425 E. 2013/15669 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mahkeme dışı ikrar↗ delillerin toplanmaması↗ rücuen tahsil↗ illiyet bağı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ ikrar↗ iş bölümü↗ ihtarname↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin sigortalısının bulunduğu 1118 Ada, 71 Parsel de bulunan taşınmaza davalının evinden sızan suların hasara sebebiyet verildiği belirtmiş ise de, celp edilen tapu kaydında davalının taşınmazda malik olmadığı gerekçesiyle , davacının davasının illiyet bağı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konut sigorta sözleşmesine bağlı olarak ödenen sigorta bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi salt davacının sigortalısının üst katında bulunan bağımsız bölümün davalı adına tapuda kayıtlı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davadan önce davacı tarafından davalıya keşide edilen ihtarnameye davalı tarafından verilen 06.01.2013 tarihli cevapla rizikodan önce evlerinde yapılan tamiratta çalışan ustanın hatası nedeniyle su akıntısı olduğu, bu sebeple sigortalının mutfağındaki üst dolabın ıslandığı, başkaca büyük bir hasarın bulunmadığı şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalının dava dışı ikrarı gözetilerek taraf delilleri toplanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17267 E. 2013/15296 K.
Ortak:illiyet bağı · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin sigortalısının bulunduğu 1118 Ada, 71 Parsel de bulunan taşınmaza davalının evinden sızan suların «hasara» sebebiyet verildiği belirtmiş ise de, celp edilen tapu kaydında davalının taşınmazda malik olmadığı gerekçesiyle , davacının davasının «illiyet bağı» yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Ancak davadan önce davacı tarafından davalıya keşide edilen «ihtarnameye» davalı tarafından verilen 06.01.2013 tarihli cevapla «rizikodan» önce evlerinde yapılan tamiratta çalışan ustanın hatası nedeniyle su akıntısı olduğu, bu sebeple sigortalının mutfağındaki üst dolabın ıslandığı, başkaca büyük bir «hasarın» bulunmadığı şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, yangın «hasarı» ile davalının dondurma dolabı arasındaki «uygun illiyet bağının» ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, davalının hükmedilen alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
2- Ancak, dava, «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında meydana gelen yangın sebebiyle ödenen «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup, davacının talebinin tazminat niteliğinde bulunmasına, icra takibine konu alacağın likit, belirlenebilir ve önceden bilinebilir mahiyette bulunmamasına, İİK'nın 67/2 maddesi koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi · avans faizi
Benzer bu kararda2- Ancak, dava, «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında meydana gelen yangın sebebiyle ödenen «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup, davacının talebinin tazminat niteliğinde bulunmasına, icra takibine konu alacağın likit, belirlenebilir ve önceden bilinebilir mahiyette bulunmamasına, İİK'nın 67/2 maddesi koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yara …
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, yangın «hasarı» ile davalının dondurma dolabı arasındaki «uygun illiyet bağının» ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, davalının hükmedilen alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6706 E. 2010/12722 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin sigortalısının bulunduğu 1118 Ada, 71 Parsel de bulunan taşınmaza davalının evinden sızan suların «hasara» sebebiyet verildiği belirtmiş ise de, celp edilen tapu kaydında davalının taşınmazda malik olmadığı gerekçesiyle , davacının davasının «illiyet bağı» yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Ancak davadan önce davacı tarafından davalıya keşide edilen «ihtarnameye» davalı tarafından verilen 06.01.2013 tarihli cevapla «rizikodan» önce evlerinde yapılan tamiratta çalışan ustanın hatası nedeniyle su akıntısı olduğu, bu sebeple sigortalının mutfağındaki üst dolabın ıslandığı, başkaca büyük bir «hasarın» bulunmadığı şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.
Benzer bu kararda… ma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı dairenin üst katında ikamet eden davalıların banyosundan sızan su nedeniyle sigortalının evinde «hasar» meydana geldiği, davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir «kusurlarının» olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olma …
… a sigortalı konutun davalıların ikamet ettiği konuttan sızan sular nedeniyle hasarlandığı tespit edilmiş ise de davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir «kusurlarının» olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su kaçacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olması, zaman zaman gelmesi nedeniyle akıntıya müdahale edilemediği, bu nedenle «hasar» bedelinin yüksek olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalıların kusurlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre mahkemece, davalıların kendi kullanımlarındaki daireden alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle meydana gelen zararda «kusurlarının» bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Davalılar «hasara» neden olan dairenin maliki olmayıp, kiracılarıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı dairenin üst katında ikamet eden davalıların banyosundan sızan su nedeniyle sigortalının evinde «hasar» meydana geldiği, davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir «kusurlarının» olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olma …
… a sigortalı konutun davalıların ikamet ettiği konuttan sızan sular nedeniyle hasarlandığı tespit edilmiş ise de davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir «kusurlarının» olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su kaçacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olması, zaman zaman gelmesi nedeniyle akıntıya müdahale edilemediği, bu nedenle «hasar» bedelinin yüksek olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalıların kusurlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre mahkemece, davalıların kendi kullanımlarındaki daireden alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle meydana gelen zararda «kusurlarının» bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Davalılar «hasara» neden olan dairenin maliki olmayıp, kiracılarıdır.
Buna göre mahkemece, meydana gelen zararın davalıların kullanımlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığının açıklığa kavuşturulması için yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre davalıların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmaksızın, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6003 E. 2012/12914 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin sigortalısının bulunduğu 1118 Ada, 71 Parsel de bulunan taşınmaza davalının evinden sızan suların «hasara» sebebiyet verildiği belirtmiş ise de, celp edilen tapu kaydında davalının taşınmazda malik olmadığı gerekçesiyle , davacının davasının «illiyet bağı» yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Ancak davadan önce davacı tarafından davalıya keşide edilen «ihtarnameye» davalı tarafından verilen 06.01.2013 tarihli cevapla «rizikodan» önce evlerinde yapılan tamiratta çalışan ustanın hatası nedeniyle su akıntısı olduğu, bu sebeple sigortalının mutfağındaki üst dolabın ıslandığı, başkaca büyük bir «hasarın» bulunmadığı şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece poliçede «muafiyet» öngörüldüğü gerekçesi ile tazminattan muafiyet oranında indirim yapılmış ise de, poliçede öngörülen muafiyet koşulu «hasar» görecek elektronik cihazlara ilişkin olup davacının rücuen talep ettiği tazminat miktarının içinde böyle bir hasar kalemi bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet · rücuen tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2-Dava konut «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine iilişkindir.
Mahkemece poliçede «muafiyet» öngörüldüğü gerekçesi ile tazminattan muafiyet oranında indirim yapılmış ise de, poliçede öngörülen muafiyet koşulu «hasar» görecek elektronik cihazlara ilişkin olup davacının rücuen talep ettiği tazminat miktarının içinde böyle bir hasar kalemi bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18425 E. , 2013/15669 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
(KARTAL 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk (Kartal 3. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 03/05/2012 tarih ve 2010/195-2012/761 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketine konut sigorta poliçesi ile sigortalı...ın konutunun 31/08/2009 tarihinde davalının maliki ve ikamet ettiği dairenin su tesisatından sızan sular neticesinde hasarlandığını,hasar nedeni ile müvekkili şirketin sigortalısına 19/10/2009 tarihli ekspertiz raporuna istinaden 21/10/2009 tarihinde hasar tazminat makbuzu karşılığında 2.115,00 TL tediye ettiğini, ödeme neticesinde TTK 1301 maddesi ve sigorta poliçesi genel şartları mucibinde müvekkil şirketin ödediği tazminat miktarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek sigortalıya tediye edilen 2.115,00 TL tutarında rücuen tazminat alacağının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin sigortalısının bulunduğu 1118 Ada, 71 Parsel de bulunan taşınmaza davalının evinden sızan suların hasara sebebiyet verildiği belirtmiş ise de, celp edilen tapu kaydında davalının taşınmazda malik olmadığı gerekçesiyle , davacının davasının illiyet bağı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konut sigorta sözleşmesine bağlı olarak ödenen sigorta bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi salt davacının sigortalısının üst katında bulunan bağımsız bölümün davalı adına tapuda kayıtlı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davadan önce davacı tarafından davalıya keşide edilen ihtarnameye davalı tarafından verilen 06.01.2013 tarihli cevapla rizikodan önce evlerinde yapılan tamiratta çalışan ustanın hatası nedeniyle su akıntısı olduğu, bu sebeple sigortalının mutfağındaki üst dolabın ıslandığı, başkaca büyük bir hasarın bulunmadığı şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalının dava dışı ikrarı gözetilerek taraf delilleri toplanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030139400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz