Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6706 E. 2010/12722 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı dairenin üst katında ikamet eden davalıların banyosundan sızan su nedeniyle sigortalının evinde hasar meydana geldiği, davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir kusurlarının olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olması, zaman zaman gelmesi nedeniyle akıntıya müdahale edemediği, bu nedenle hasar bedelinin yüksek olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalıların kusurlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya sigortalı konutta meydana gelen zarar nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davacıya sigortalı konutun davalıların ikamet ettiği konuttan sızan sular nedeniyle hasarlandığı tespit edilmiş ise de davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir kusurlarının olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su kaçacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olması, zaman zaman gelmesi nedeniyle akıntıya müdahale edilemediği, bu nedenle hasar bedelinin yüksek olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalıların kusurlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Buna göre mahkemece, davalıların kendi kullanımlarındaki daireden alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle meydana gelen zararda kusurlarının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Davalılar hasara neden olan dairenin maliki olmayıp, kiracılarıdır. Davacı, Borçlar Kanunu'nun 41 ve devamı maddeleri uyarınca davalıların oluşan zarardan sorumlu bulunduklarını iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece, sigortalı konutta meydana gelen zararın davalıların kusurlu bir kullanımı sonucu mu meydana geldiği, yoksa bina malikinin sorumluluğunu düzenleyen Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde düzenlenen sorumluluk kapsamında ancak malikin sorumlu tutulabileceği bir nedenden dolayı mı meydana geldiği hususlarının tespiti gerekmektedir. Buna göre mahkemece, meydana gelen zararın davalıların kullanımlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığının açıklığa kavuşturulması için yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre davalıların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmaksızın, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13309 E. 2010/4756 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz kararda… ma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı dairenin üst katında ikamet eden davalıların banyosundan sızan su nedeniyle sigortalının evinde «hasar» meydana geldiği, davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir «kusurlarının» olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olma …
… a sigortalı konutun davalıların ikamet ettiği konuttan sızan sular nedeniyle hasarlandığı tespit edilmiş ise de davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir «kusurlarının» olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su kaçacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olması, zaman zaman gelmesi nedeniyle akıntıya müdahale edilemediği, bu nedenle «hasar» bedelinin yüksek olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalıların kusurlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre mahkemece, davalıların kendi kullanımlarındaki daireden alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle meydana gelen zararda «kusurlarının» bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Davalılar «hasara» neden olan dairenin maliki olmayıp, kiracılarıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların maliki ve kiracısı sıfatıyla BK.'nun 58. ve 41.maddeleri uyarınca sorumlu bulundukları banyo / tuvaletten sızan suların, davacıya sigortalı bulunan işyerinde «hasara» neden olduğu, zarar ile bakımdaki noksanlık ve davalı kiracının kusurlu eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · illiyet bağı · iş bölümü
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların maliki ve kiracısı sıfatıyla BK.'nun 58. ve 41.maddeleri uyarınca sorumlu bulundukları banyo / tuvaletten sızan suların, davacıya sigortalı bulunan işyerinde «hasara» neden olduğu, zarar ile bakımdaki noksanlık ve davalı kiracının kusurlu eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… hiçbir tespit yapılmadan, davacıya sigortalı işyerinin mutfak tavanında yoğun su akıntısı izinin olduğunun ve su akıntısının davalıların ilgilisi bulunduğu bağımsız «bölümün» banyosundan geldiğinin belirlenmesiyle yetinildiği anlaşılmaktadır.
Zira davalı şirketin maliki bulunduğu bağımsız «bölüme» ait su tesisatındaki bakımsızlık veya eskime sonucu meydana gelmişse BK.’nun 58. maddesi uyarınca sadece davalı şirket, banyo veya tuvalet musluğunun açık unutulma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15943 E. 2012/5783 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz kararda… ma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı dairenin üst katında ikamet eden davalıların banyosundan sızan su nedeniyle sigortalının evinde «hasar» meydana geldiği, davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir «kusurlarının» olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olma …
… a sigortalı konutun davalıların ikamet ettiği konuttan sızan sular nedeniyle hasarlandığı tespit edilmiş ise de davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir «kusurlarının» olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su kaçacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olması, zaman zaman gelmesi nedeniyle akıntıya müdahale edilemediği, bu nedenle «hasar» bedelinin yüksek olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalıların kusurlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre mahkemece, davalıların kendi kullanımlarındaki daireden alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle meydana gelen zararda «kusurlarının» bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Davalılar «hasara» neden olan dairenin maliki olmayıp, kiracılarıdır.
Benzer bu karardaMahkemece «hasarın» konutta ikamet eden şahıslar tarafından açık bırakılmasından ileri geldiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar daitemizce bozulmuş mahkemece bozma i …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6706 E. , 2010/12722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2009 tarih ve 2007/318 - 2009/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların ikamet ettiği daireden müvekkili şirkete sigortalı bulunan ...'in maliki olduğu daireye su sızması sonucu müvekkili şirkete sigortalı dairede hasar meydana geldiğini, müvekkili tarafından sigortalısına hasar bedeli olarak 1.475,00 YTL ödendiğini ileri sürerek, sözkonusu miktarın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, ...hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davaya konu evde kiracı sıfatıyla oturduklarını, olayın meydana gelmesinde hiçbir kusurlarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı dairenin üst katında ikamet eden davalıların banyosundan sızan su nedeniyle sigortalının evinde hasar meydana geldiği, davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir kusurlarının olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olması, zaman zaman gelmesi nedeniyle akıntıya müdahale edemediği, bu nedenle hasar bedelinin yüksek olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalıların kusurlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya sigortalı konutta meydana gelen zarar nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davacıya sigortalı konutun davalıların ikamet ettiği konuttan sızan sular nedeniyle hasarlandığı tespit edilmiş ise de davalıların söz konusu akıntıdan dolayı herhangi bir kusurlarının olmadığı, kendi dairelerinin banyo süzgecinden veya klozetten alt kata su kaçacağını anlamalarının mümkün bulunmadığı, alt kat daire malikinin Alman vatandaşı olması, zaman zaman gelmesi nedeniyle akıntıya müdahale edilemediği, bu nedenle hasar bedelinin yüksek olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalıların kusurlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre mahkemece, davalıların kendi kullanımlarındaki daireden alt kata su sızacağını anlamalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle meydana gelen zararda kusurlarının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Davalılar hasara neden olan dairenin maliki olmayıp, kiracılarıdır. Davacı, Borçlar Kanunu'nun 41 ve devamı maddeleri uyarınca davalıların oluşan zarardan sorumlu bulunduklarını iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece, sigortalı konutta meydana gelen zararın davalıların kusurlu bir kullanımı sonucu mu meydana geldiği, yoksa bina malikinin sorumluluğunu düzenleyen Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde düzenlenen sorumluluk kapsamında ancak malikin sorumlu tutulabileceği bir nedenden dolayı mı meydana geldiği hususlarının tespiti gerekmektedir.
Buna göre mahkemece, meydana gelen zararın davalıların kullanımlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığının açıklığa kavuşturulması için yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre davalıların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmaksızın, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047005000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz