Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7298 E. 2011/7662 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz başlangıç tarihi↗ infazda tereddüt↗ infaz↗ avans faizi↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulü ile 6.479.527.27 YTL’nın her bir kesinti miktarının belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 15.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinin 4.sayfasında alacak miktarı ile faiz başlangıç tarihlerini ayrı ayrı gösterme suretiyle 6.479.527,27 YTL alacağın her ay için ödenmesi gerekli günden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda “işbu alacak davasının kabulü ile; 6.479.527,27 YTL davacı alacağının aşağıda dökümü yapılan her bir kesinti miktarının belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verildiği halde, hüküm fıkrasının alt kısmında faiz başlangıç tarihleri gösterilmemiştir. HUMK’nun 388/son maddesi uyarınca tarafların istek sonuçlarının her biri hakkında açıkça karar verilmesi gerekir. Belirtilen yasa hükmü karşısında mahkemece infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, Dairemizin 15.03.2011 tarih ve 2009/4181 Esas, 2011/2727 Karar sayılı bozma kararının 2 numaralı bendinin kaldırılarak, kararın davalı yararına değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5692 E. 2012/7317 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davalıların eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» etmediği ancak «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine, 2.527,08 TL «maddi tazminatın» ve 4.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce 30.11.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9179 E. 2014/768 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece davanın kabulü ile 6.479.527.27 YTL’nın her bir kesinti miktarının belirtilen «temerrüt» tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 15.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda “işbu alacak davasının kabulü ile; 6.479.527,27 YTL davacı alacağının aşağıda dökümü yapılan her bir kesinti miktarının belirtilen «temerrüt» tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verildiği halde, hüküm fıkrasının alt kısmında faiz başlangıç tarihleri gösterilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» bulunduğu, edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının bu sözleşmeyi feshettiği, takip tarihi itibariyle alacağının belirlendiği, davalının davadan sonra 12.527,95 TL ödeme yaptığı, davalının önceden «temerrüde» düşürülmediği, alacağın dava tarihi itibariyle hem ödenen hem de kalan kısım itibariyle likit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 66.607,55 TL üzerinden takibin devamına, «işlemiş faiz» alacağı, fazlaya ilişkin kısım ve «inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · prim alacağı · acentelik sözleşmesi · acentelik · ek prim · icra takibine itiraz · işlemiş faiz
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, «sigorta acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan «prim alacağının» tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» bulunduğu, edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının bu sözleşmeyi feshettiği, takip tarihi itibariyle alacağının belirlendiği, davalının davadan sonra 12.527,95 TL ödeme yaptığı, davalının önceden «temerrüde» düşürülmediği, alacağın dava tarihi itibariyle hem ödenen hem de kalan kısım itibariyle likit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 66.607,55 TL üzerinden takibin devamına, «işlemiş faiz» alacağı, fazlaya ilişkin kısım ve «inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
3- Ayrıca, uyuşmazlığın taraflar arasındaki «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haklı nedenle feshi sonrası bakiye alacağın tahsiline ilişkin olduğu, davacı alacağının hesaplanabilir nitelikte bulunduğu, bu itibarla alacağın likit olduğu ve «inkar tazminatı» koşullarının bulunduğu dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile inkar tazminatının reddine karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7298 E. , 2011/7662 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 gün ve 2006/437 - 2008/418 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.03.2011 gün ve 2009/4181 - 2011/2777 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan ara bağlantı ücreti alacağının bulunduğunu, sözleşmede olmamasına rağmen Ocak 2006-Ağustos 2006 dönemine ilişkin olarak tek taraflı uyguladığı SMS faturaları nedeniyle haksız yere mahsup yaptığını, bu faturaların müvekkilince kabul edilmediğini, önceki dönem itibariyle taraflar arasında görülen davada davalının uygulamasının haksızlığının ortaya çıktığını ileri sürerek, 6.479.527.27 YTL alacağın her ay için ödenmesi gerekli günden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında SMS ücreti ödenmemesi yönünde sözleşme olmadığını, uyuşmazlıkla ilgili olarak taraflar arasında cereyan eden davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, istemlerin yersiz olduğunu savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 6.479.527.27 YTL’nın her bir kesinti miktarının belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 15.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinin 4.sayfasında alacak miktarı ile faiz başlangıç tarihlerini ayrı ayrı gösterme suretiyle 6.479.527,27 YTL alacağın her ay için ödenmesi gerekli günden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda “işbu alacak davasının kabulü ile;
6. 479.527,27 YTL davacı alacağının aşağıda dökümü yapılan her bir kesinti miktarının belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verildiği halde, hüküm fıkrasının alt kısmında faiz başlangıç tarihleri gösterilmemiştir. HUMK’nun 388/son maddesi uyarınca tarafların istek sonuçlarının her biri hakkında açıkça karar verilmesi gerekir. Belirtilen yasa hükmü karşısında mahkemece infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, Dairemizin 15.03.2011 tarih ve 2009/4181 Esas, 2011/2727 Karar sayılı bozma kararının 2 numaralı bendinin kaldırılarak, kararın davalı yararına değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 15.03.2011 tarih ve 2009/4181 Esas, 2011/2727 Karar sayılı bozma kararının 2 numaralı bendinin kaldırılarak, kararın davalı yararına değişik gerekçe ile BOZULMASINA, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 24.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030117800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz