İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9179 E. 2014/768 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acentelik sözleşmesi↗ sigorta acenteliği↗ prim alacağı↗ acentelik sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ icra takibine itiraz↗ işlemiş faiz↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında sigorta acenteliği sözleşmesi bulunduğu, edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının bu sözleşmeyi feshettiği, takip tarihi itibariyle alacağının belirlendiği, davalının davadan sonra 12.527,95 TL ödeme yaptığı, davalının önceden temerrüde düşürülmediği, alacağın dava tarihi itibariyle hem ödenen hem de kalan kısım itibariyle likit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 66.607,55 TL üzerinden takibin devamına, işlemiş faiz alacağı, fazlaya ilişkin kısım ve inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, sigorta acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan prim alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava açıldıktan sonra davalının 12.527,95 TL daha ödediğinin tespit edildiği, bu miktar itibariyle davanın konusuz kaldığı, anılan miktar bakımından da davacının haklı olduğu dikkate alınıp, davanın bu kısmı itibariyle konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde kısmen red karar verilmesi ve davalı yararına vekalet ücreti tayin edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sigorta acenteliği sözleşmesinin haklı nedenle feshi sonrası bakiye alacağın tahsiline ilişkin olduğu, davacı alacağının hesaplanabilir nitelikte bulunduğu, bu itibarla alacağın likit olduğu ve inkar tazminatı koşullarının bulunduğu dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile inkar tazminatının reddine karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Ancak, davacı vekilinin inkar tazminatına yönelik olan temyiz itirazlarının salt davadan sonra davalı tarafça ödenen 12.527,95 TL'lik alacak kısmına yönelik olduğu, inkar tazminatı bakımından temyiz aşamasında kendi alacağını sınırlandığı da dikkate alınarak, anılan tutar üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesi için de kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5692 E. 2012/7317 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davalıların eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» etmediği ancak «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine, 2.527,08 TL «maddi tazminatın» ve 4.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce 30.11.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7298 E. 2011/7662 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» bulunduğu, edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının bu sözleşmeyi feshettiği, takip tarihi itibariyle alacağının belirlendiği, davalının davadan sonra 12.527,95 TL ödeme yaptığı, davalının önceden «temerrüde» düşürülmediği, alacağın dava tarihi itibariyle hem ödenen hem de kalan kısım itibariyle likit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 66.607,55 TL üzerinden takibin devamına, «işlemiş faiz» alacağı, fazlaya ilişkin kısım ve «inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulü ile 6.479.527.27 YTL’nın her bir kesinti miktarının belirtilen «temerrüt» tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 15.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda “işbu alacak davasının kabulü ile; 6.479.527,27 YTL davacı alacağının aşağıda dökümü yapılan her bir kesinti miktarının belirtilen «temerrüt» tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verildiği halde, hüküm fıkrasının alt kısmında faiz başlangıç tarihleri gösterilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · infazda tereddüt · infaz · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBelirtilen yasa hükmü karşısında mahkemece «infazda tereddüt» yaratacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, Dairemizin 15.03.2011 tarih ve 2009/4181 Esas, 2011/2727 Karar sayılı bozma kararının 2 numaralı bendinin kaldırılarak, kararın davalı yararına değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinin 4.sayfasında alacak miktarı ile «faiz başlangıç tarihlerini» ayrı ayrı gösterme suretiyle 6.479.527,27 YTL alacağın her ay için ödenmesi gerekli günden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda “işbu alacak davasının kabulü ile; 6.479.527,27 YTL davacı alacağının aşağıda dökümü yapılan her bir kesinti miktarının belirtilen «temerrüt» tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verildiği halde, hüküm fıkrasının alt kısmında faiz başlangıç tarihleri gösterilmemiştir.
HUMK’nun 388/«son» maddesi uyarınca tarafların istek sonuçlarının her biri hakkında açıkça karar verilmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9179 E. , 2014/768 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/10/2011
NUMARASI 2008/228-2011/447
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2011 tarih ve 2008/228-2011/447 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.01.2014 günü hazır bulunan davalı vekili Av. A. I. ile davacı vekili Av. T. S. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, tahsil ettiği primleri zamanında ödemediği için sözleşmenin feshedildiğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anlaşma ihtimali bulunduğunu açıklamıştır.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında sigorta acenteliği sözleşmesi bulunduğu, edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının bu sözleşmeyi feshettiği, takip tarihi itibariyle alacağının belirlendiği, davalının davadan sonra 12.527,95 TL ödeme yaptığı, davalının önceden temerrüde düşürülmediği, alacağın dava tarihi itibariyle hem ödenen hem de kalan kısım itibariyle likit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 66.607,55 TL üzerinden takibin devamına, işlemiş faiz alacağı, fazlaya ilişkin kısım ve inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, sigorta acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan prim alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava açıldıktan sonra davalının 12.527,95 TL daha ödediğinin tespit edildiği, bu miktar itibariyle davanın konusuz kaldığı, anılan miktar bakımından da davacının haklı olduğu dikkate alınıp, davanın bu kısmı itibariyle konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde kısmen red karar verilmesi ve davalı yararına vekalet ücreti tayin edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sigorta acenteliği sözleşmesinin haklı nedenle feshi sonrası bakiye alacağın tahsiline ilişkin olduğu, davacı alacağının hesaplanabilir nitelikte bulunduğu, bu itibarla alacağın likit olduğu ve inkar tazminatı koşullarının bulunduğu dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile inkar tazminatının reddine karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Ancak, davacı vekilinin inkar tazminatına yönelik olan temyiz itirazlarının salt davadan sonra davalı tarafça ödenen 12.527,95 TL'lik alacak kısmına yönelik olduğu, inkar tazminatı bakımından temyiz aşamasında kendi alacağını sınırlandığı da dikkate alınarak, anılan tutar üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesi için de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.560,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101951900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz