6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ttk 309/4

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/697 E. 2013/15825 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4 gerekçenin düzeltilmesi kusur sorumluluğu şahsi sorumluluk ispat külfeti şirket zararı kusur i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 438 · TTK — TTK 309TTK 556

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların şirketi kötü niyetli idaresi sonucu şirketi zarara uğrattıkları ve bu nedenle davacının alacağına kavuşamadığına ilişkin olarak yeteri kadar delil sunulmadığı, bir kısım kamu borçları haricinde esas olanın sermaye şirketinin borçlarından dolayı sermayesi ve mal varlığı ile sorumlu olduğu, somut olayda da yukarıda belirtildiği üzere davalıların şahsi sorumluluğunu gerektirir kötü niyetli yönetime ilişkin bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, 6762 sayılı TTK'nın 556'ıncı maddesi delaletiyle aynı Yasanın 309'uncu maddesi uyarınca açılmış olup yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalı müdürlerin kötü yönetimi nedeniyle şirketten olan alacaklarını alamadığını ileri sürerek işbu davayı açmış ve alacağının tahsilini istemiştir. 6762 sayılı TTK'nın 309'uncu maddesi uyarınca şirketi kötü yöneten ve bu nedenle şirketi zarara uğratan yöneticiler

hakkında dava açılabilir ise de böyle bir davanın dinlenebilmesi için hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesi talep edilmelidir. Davada davacı, tazminatın kendisine verilmesini istediğinden sırf bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece, davacının, şirket yöneticilerinin kötü yönetimini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, uyuşmazlığa uygulanması gereken aynı Yasanın 338'inci maddesi uyarınca müdürlerin sorumluluğu ispat külfeti ters çevrilmiş kusur sorumluluğudur. Davacının zararının oluşması halinde bu zararın kendi eylemlerinden doğmadığının şirket yöneticilerince kanıtlanmış olması gerekir. Hal böyleyken mahkemece, bu husustaki ispat külfetinin davacı tarafa yüklenmesi ve davanın bu gerekçe ile reddi doğru değil ise de, yukarıda da açıklandığı gibi TTK'nın 556'ıncı maddesi delaletiyle uygulanması gereken aynı Yasanın 309'uncu maddesine göre hükmolunacak tazminatın müdürlerin yöneticiliğini yaptıkları şirkete verilmesi şeklinde dava açılması gerekir. Davada davacı tazminatın kendisine verilmesini talep ettiğinden ve davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Aktif dava ehliyeti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12408 E. 2011/5239 K.

    Farklı:

  • Limited şirket ortağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9875 E. 2015/11768 K.

    Ortak:

    Farklı:

  • Doğrudan zarar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7656 E. 2014/19282 K.

    Ortak:

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/697 E.  ,  2013/15825 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/09/2011 tarih ve 2011/353-2011/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 15,620 TL'nin altında bulunduğundan HUMK.'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıların yetkilisi ve ortağı olduğu şirkete fuarcılık hizmeti verdiğini, hizmet bedelinin ödenmediğini, davalı ortakların tüm şahsi varlıkları ile şirketin borçlarından sorumlu olduklarını, şirketi kötü yönettiklerini ileri sürerek 14.749,00 TL'nin reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkillerinin sahibi olduğu ... Mobilya ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti'nin yurtdışındaki bir fuara katılmak için davacı ile anlaştığının doğru olduğunu, ancak alacak-borç ilişkisinin şirketler arasında kurulduğunu, müvekkillerinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının zaten bu borca karşılık verilmiş senedi takibe koyduğunu, takibin halen derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların şirketi kötü niyetli idaresi sonucu şirketi zarara uğrattıkları ve bu nedenle davacının alacağına kavuşamadığına ilişkin olarak yeteri kadar delil sunulmadığı, bir kısım kamu borçları haricinde esas olanın sermaye şirketinin borçlarından dolayı sermayesi ve mal varlığı ile sorumlu olduğu, somut olayda da yukarıda belirtildiği üzere davalıların şahsi sorumluluğunu gerektirir kötü niyetli yönetime ilişkin bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, 6762 sayılı TTK'nın 556'ıncı maddesi delaletiyle aynı Yasanın 309'uncu maddesi uyarınca açılmış olup yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalı müdürlerin kötü yönetimi nedeniyle şirketten olan alacaklarını alamadığını ileri sürerek işbu davayı açmış ve alacağının tahsilini istemiştir. 6762 sayılı TTK'nın 309'uncu maddesi uyarınca şirketi kötü yöneten ve bu nedenle şirketi zarara uğratan yöneticiler

hakkında dava açılabilir ise de böyle bir davanın dinlenebilmesi için hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesi talep edilmelidir. Davada davacı, tazminatın kendisine verilmesini istediğinden sırf bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece, davacının, şirket yöneticilerinin kötü yönetimini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, uyuşmazlığa uygulanması gereken aynı Yasanın 338'inci maddesi uyarınca müdürlerin sorumluluğu ispat külfeti ters çevrilmiş kusur sorumluluğudur. Davacının zararının oluşması halinde bu zararın kendi eylemlerinden doğmadığının şirket yöneticilerince kanıtlanmış olması gerekir. Hal böyleyken mahkemece, bu husustaki ispat külfetinin davacı tarafa yüklenmesi ve davanın bu gerekçe ile reddi doğru değil ise de, yukarıda da açıklandığı gibi TTK'nın 556'ıncı maddesi delaletiyle uygulanması gereken aynı Yasanın 309'uncu maddesine göre hükmolunacak tazminatın müdürlerin yöneticiliğini yaptıkları şirkete verilmesi şeklinde dava açılması gerekir.

Davada davacı tazminatın kendisine verilmesini talep ettiğinden ve davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi düzeltilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029975100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.