Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14510 E. 2013/15614 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geç teslim↗ kişilik haklarına saldırı↗ makul süre↗ kişilik hakları↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ uyuşmazlık konusu↗ taşıyıcı↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya teslim edilen gönderinin makul süre içinde alıcısına ulaştırılmadığı, raporların geç teslim edilmesi nedeniyle davacının verdiği 18.000 TL teminatın idarece irat kaydedildiği, zarardan davalının sorumlu bulunduğu, her ne kadar adresin yetersiz olduğu savunulmuş ise de gönderinin alıcısı olan... İl Özel İdaresi'nin adresinin herkesçe, özellikle de kargo hizmeti yapan davalı şirketçe bilinebilir bir adres olduğu, bu nedenle davalı savunmasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle 18.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı tarafından taşınan gönderinin alıcısına geç teslim edilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Zaman itibariyle dava konusu olaya uygulanması gereken 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir. Somut olayda, davacı tarafça davalı taşıyıcıya teslim edilen gönderinin alıcısına geç teslim edildiği, bu nedenle dava dışı idarenin davacının yatırdığı teminatı irat kaydettiği ve davacıdan yeniden teminat yatırmasını istediği uyuşmazlık konusu değildir. Ancak, davalının taşınan eşyayı geç teslim etmiş olmasının, başlıbaşına davacının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp davacı tarafça da söz konusu geç teslim nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği kanıtlanamadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1740 E. 2014/8298 K.
Ortak:geç teslim · makul süre · teminat · teslim · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya «teslim» edilen gönderinin «makul süre» içinde alıcısına ulaştırılmadığı, raporların «geç teslim» edilmesi nedeniyle davacının verdiği 18.000 TL «teminatın» idarece irat kaydedildiği, zarardan davalının sorumlu bulunduğu, her ne kadar adresin yetersiz olduğu savunulmuş ise de gönderinin alıcısı olan...
Somut olayda, davacı tarafça davalı «taşıyıcıya» «teslim» edilen gönderinin alıcısına «geç teslim» edildiği, bu nedenle dava dışı idarenin davacının yatırdığı «teminatı» irat kaydettiği ve davacıdan yeniden teminat yatırmasını istediği «uyuşmazlık konusu» değildir.
2- Dava, davalı tarafından taşınan gönderinin alıcısına «geç teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından davalıya «teslim» edilen gönderinin «makul süre» içinde alıcısına ulaştırılmadığı, raporların «geç teslim» edilmesi nedeniyle davacının verdiği 18.000 TL «teminatın» idarece irat kaydedildiği, zarardan davalının sorumlu bulunduğu, her ne kadar adresin yetersiz olduğu savunulmuş ise de gönderinin alıcısı olan ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6970 E. 2021/6612 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu kararda2-Dava, ... sistemi üzerinden davalı banka aracılığı ile «havale» edilen paranın alıcısından başkasına ödenmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11739 E. 2012/4553 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya «teslim» edilen gönderinin «makul süre» içinde alıcısına ulaştırılmadığı, raporların «geç teslim» edilmesi nedeniyle davacının verdiği 18.000 TL «teminatın» idarece irat kaydedildiği, zarardan davalının sorumlu bulunduğu, her ne kadar adresin yetersiz olduğu savunulmuş ise de gönderinin alıcısı olan...
Somut olayda, davacı tarafça davalı «taşıyıcıya» «teslim» edilen gönderinin alıcısına «geç teslim» edildiği, bu nedenle dava dışı idarenin davacının yatırdığı «teminatı» irat kaydettiği ve davacıdan yeniden teminat yatırmasını istediği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaTicaret Mahkemesi ilamını da davacının delil olarak göstermediği, kaldı ki bu ilamın da davacı alacağı konusunda kuvvetli «delil niteliğinin» bulunmadığı, ancak, davalı tarafın «teminat mektubunu» irat kaydetmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin 36.1 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.920,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki gemi kiralama sözleşmesinden kaynaklanan bakiye «navlun alacağı» ile irat kaydedilen «teminat mektubu» «bedelinin iadesi» istemine ilişkindir.
Ayrıca mahkemenin kabul şekline göre; «teminat mektubu» bedelinin davacıya iadesinin gerektiği yönündeki yazılı gerekçe de doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · delil niteliği · bedel iadesi · navlun · teminat mektubu · kesin süre · ticari defter · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki gemi kiralama sözleşmesinden kaynaklanan bakiye «navlun alacağı» ile irat kaydedilen «teminat mektubu» «bedelinin iadesi» istemine ilişkindir.
… narak, işbu davadaki davacı talepleri ile anılan dosyada verilen kesinleşmiş hükümdeki tespitler birlikte değerlendirilerek sözleşme ilişkisinden kaynaklanan bakiye «navlun alacağının» bulunup bulunmadığının denetime imkan verecek açıklıkta tespiti ile davalı tarafın «teminat mektubunu» irat kaydedebilmesi için sözleşmenin 36. maddesinde düzenlenen koşulların oluşup oluşmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davacının verilen «kesin süreye» rağmen delil olarak dayandığı «ticari defterlerini» sunmadığı gibi delil olarak defterlerine dayanmaktan vazgeçtiği, dosya içeriğinde davacı iddialarını kanıtlar hiçbir delinin bulunmadığı, taraflara arasında sonuçlanan Kadıköy Asliye 2.
Ticaret Mahkemesi ilamını da davacının delil olarak göstermediği, kaldı ki bu ilamın da davacı alacağı konusunda kuvvetli «delil niteliğinin» bulunmadığı, ancak, davalı tarafın «teminat mektubunu» irat kaydetmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin 36.1 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.920,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14510 E. , 2013/15614 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 tarih ve 2010/339-2011/169 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin... İl Özel İdaresi İnşaat Daire Başkanlığı'ndan 5686 sayılı Kanun uyarınca kaynak arama ruhsatı aldığını, anılan yasa uyarınca yıllık arama ve işletme faaliyet raporlarının hazırlanarak takip eden yılın Mart ayı sonuna kadar idareye verilmesinin zorunlu bulunduğunu, müvekkilinin hazırlanan raporları... İl Özel İdaresi'ne götürülmek üzere 29.03.2010 tarihinde davalı kargo şirketinin ...Şubesi'ne teslim ettiğini, ancak raporların alıcısına gecikmeli olarak 05.04.2010 tarihinde teslim edildiğini, geç teslim nedeniyle müvekkilinin idareye yatırdığı 18.000 TL teminatın irat kaydedildiğini, ayrıca geç teslim nedeniyle verilen ruhsatın iptali tehlikesinin doğduğunu, müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, 18.000 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça içeriği evrak olarak beyan edilen gönderinin, Ankara'dan...'e gönderilmek üzere müvekkiline teslim edildiğini, adres bilgisinin yetersiz olması nedeniyle teslimin geciktiğini, müvekkili şirkete izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığını, istenilen maddi ve manevi tazminatın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya teslim edilen gönderinin makul süre içinde alıcısına ulaştırılmadığı, raporların geç teslim edilmesi nedeniyle davacının verdiği 18.000 TL teminatın idarece irat kaydedildiği, zarardan davalının sorumlu bulunduğu, her ne kadar adresin yetersiz olduğu savunulmuş ise de gönderinin alıcısı olan... İl Özel İdaresi'nin adresinin herkesçe, özellikle de kargo hizmeti yapan davalı şirketçe bilinebilir bir adres olduğu, bu nedenle davalı savunmasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle 18.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı tarafından taşınan gönderinin alıcısına geç teslim edilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Zaman itibariyle dava konusu olaya uygulanması gereken 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir. Somut olayda, davacı tarafça davalı taşıyıcıya teslim edilen gönderinin alıcısına geç teslim edildiği, bu nedenle dava dışı idarenin davacının yatırdığı teminatı irat kaydettiği ve davacıdan yeniden teminat yatırmasını istediği uyuşmazlık konusu değildir. Ancak, davalının taşınan eşyayı geç teslim etmiş olmasının, başlıbaşına davacının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp davacı tarafça da söz konusu geç teslim nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği kanıtlanamadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029855100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz