Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11739 E. 2012/4553 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun alacağı↗ delil niteliği↗ bedel iadesi↗ navlun↗ teminat mektubu↗ cezai şart↗ kesin süre↗ ticari defter↗ eksik inceleme↗ teminat↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davacının verilen kesin süreye rağmen delil olarak dayandığı ticari defterlerini sunmadığı gibi delil olarak defterlerine dayanmaktan vazgeçtiği, dosya içeriğinde davacı iddialarını kanıtlar hiçbir delinin bulunmadığı, taraflara arasında sonuçlanan Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi ilamını da davacının delil olarak göstermediği, kaldı ki bu ilamın da davacı alacağı konusunda kuvvetli delil niteliğinin bulunmadığı, ancak, davalı tarafın teminat mektubunu irat kaydetmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin 36.1 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.920,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki gemi kiralama sözleşmesinden kaynaklanan bakiye navlun alacağı ile irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Dairemiz’in 11.06.2007 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, işbu davadan önce taraflar arasında aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü için açılan Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nin 2001/544E,2003/1204K. sayılı dosyasında verilen hüküm kesinleşmiş olup, bu karar metninde gemiyi kiralayan Petrol Ofisi AŞ’nin gerçekte olan borcunun çok üzerinde 49.135,33 TL daha borç tahakkuk ettirdiği belirtilmiştir. Anılan davanın taraflarının eldeki işbu dava ile aynı olması ve uyuşmazlığın aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklanmış bulunması nedeniyle bozma ilamımızda da işaret edildiği üzere diğer davanın taraflar açısında kuvvetli delil niteliği taşıdığının kabulü gerektiğinden aksi yöndeki yerel mahkeme gerekçesi yerinde görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca mahkemenin kabul şekline göre; teminat mektubu bedelinin davacıya iadesinin gerektiği yönündeki yazılı gerekçe de doğru değildir. Zira mahkemece, sadece sözleşme hükümlerinden hareket edilerek davalının teminat mektubunu irat kaydetme hakkının bulunmadığı belirtilmiş ve bu bedelinin iadesine ilişkin davacı talebi kabul edilmiştir. Oysa; taraflar arasındaki sözleşmenin 36.1 maddesinde açıkça armatörün mukaveleye aykırı hareketi nedeniyle POAŞ’ın ceza-i şart olarak teminatı nakde çevirip irat kaydedebileceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemenin davanın kısmen kabulüne tek gerekçe olarak gösterdiği sözleşme metninin davalı tarafa teminatı irat kaydetme hakkı vermediği yönündeki değerlendirmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Bu durumda mahkemece; Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nin 2001/544E,2003/1204K. sayılı dosyasında verilen hükmün işbu davadaki davacı taleplerine doğrudan etkili olduğu göz önüne alınarak, işbu davadaki davacı talepleri ile anılan dosyada verilen kesinleşmiş hükümdeki tespitler birlikte değerlendirilerek sözleşme ilişkisinden kaynaklanan bakiye navlun alacağının bulunup bulunmadığının denetime imkan verecek açıklıkta tespiti ile davalı tarafın teminat mektubunu irat kaydedebilmesi için sözleşmenin 36. maddesinde düzenlenen koşulların oluşup oluşmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14510 E. 2013/15614 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz karardaTicaret Mahkemesi ilamını da davacının delil olarak göstermediği, kaldı ki bu ilamın da davacı alacağı konusunda kuvvetli «delil niteliğinin» bulunmadığı, ancak, davalı tarafın «teminat mektubunu» irat kaydetmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin 36.1 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.920,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki gemi kiralama sözleşmesinden kaynaklanan bakiye «navlun alacağı» ile irat kaydedilen «teminat mektubu» «bedelinin iadesi» istemine ilişkindir.
Ayrıca mahkemenin kabul şekline göre; «teminat mektubu» bedelinin davacıya iadesinin gerektiği yönündeki yazılı gerekçe de doğru değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya «teslim» edilen gönderinin «makul süre» içinde alıcısına ulaştırılmadığı, raporların «geç teslim» edilmesi nedeniyle davacının verdiği 18.000 TL «teminatın» idarece irat kaydedildiği, zarardan davalının sorumlu bulunduğu, her ne kadar adresin yetersiz olduğu savunulmuş ise de gönderinin alıcısı olan...
Somut olayda, davacı tarafça davalı «taşıyıcıya» «teslim» edilen gönderinin alıcısına «geç teslim» edildiği, bu nedenle dava dışı idarenin davacının yatırdığı «teminatı» irat kaydettiği ve davacıdan yeniden teminat yatırmasını istediği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · kişilik haklarına saldırı · makul süre · kişilik hakları · uyuşmazlık konusu · taşıyıcı · teslim
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı tarafça davalı «taşıyıcıya» «teslim» edilen gönderinin alıcısına «geç teslim» edildiği, bu nedenle dava dışı idarenin davacının yatırdığı «teminatı» irat kaydettiği ve davacıdan yeniden teminat yatırmasını istediği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ancak, davalının taşınan eşyayı «geç teslim» etmiş olmasının, başlıbaşına davacının «kişilik haklarına saldırı» olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp davacı tarafça da söz konusu geç teslim nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği kanıtlanamadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya «teslim» edilen gönderinin «makul süre» içinde alıcısına ulaştırılmadığı, raporların «geç teslim» edilmesi nedeniyle davacının verdiği 18.000 TL «teminatın» idarece irat kaydedildiği, zarardan davalının sorumlu bulunduğu, her ne kadar adresin yetersiz olduğu savunulmuş ise de gönderinin alıcısı olan...
2- Dava, davalı tarafından taşınan gönderinin alıcısına «geç teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/11739 E. , 2012/4553 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 18/02/2010 tarih ve 2007/377-2010/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan kira sözleşmesi uyarınca, müvekkiline ait geminin davalının taşıma işinde kullanıldığı ancak davalının navlun alacağından haksız kesintiler yaptığını ileri sürerek, 65.565.525.030 TL navlun alacağı ve haksız olarak nakde çevrilen teminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davacının verilen kesin süreye rağmen delil olarak dayandığı ticari defterlerini sunmadığı gibi delil olarak defterlerine dayanmaktan vazgeçtiği, dosya içeriğinde davacı iddialarını kanıtlar hiçbir delinin bulunmadığı, taraflara arasında sonuçlanan Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi ilamını da davacının delil olarak göstermediği, kaldı ki bu ilamın da davacı alacağı konusunda kuvvetli delil niteliğinin bulunmadığı, ancak, davalı tarafın teminat mektubunu irat kaydetmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin 36.1 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.920,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki gemi kiralama sözleşmesinden kaynaklanan bakiye navlun alacağı ile irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Dairemiz’in 11.06.2007 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, işbu davadan önce taraflar arasında aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü için açılan Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nin 2001/544E,2003/1204K. sayılı dosyasında verilen hüküm kesinleşmiş olup, bu karar metninde gemiyi kiralayan Petrol Ofisi AŞ’nin gerçekte olan borcunun çok üzerinde 49.135,33 TL daha borç tahakkuk ettirdiği belirtilmiştir. Anılan davanın taraflarının eldeki işbu dava ile aynı olması ve uyuşmazlığın aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklanmış bulunması nedeniyle bozma ilamımızda da işaret edildiği üzere diğer davanın taraflar açısında kuvvetli delil niteliği taşıdığının kabulü gerektiğinden aksi yöndeki yerel mahkeme gerekçesi yerinde görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca mahkemenin kabul şekline göre; teminat mektubu bedelinin davacıya iadesinin gerektiği yönündeki yazılı gerekçe de doğru değildir. Zira mahkemece, sadece sözleşme hükümlerinden hareket edilerek davalının teminat mektubunu irat kaydetme hakkının bulunmadığı belirtilmiş ve bu bedelinin iadesine ilişkin davacı talebi kabul edilmiştir. Oysa; taraflar arasındaki sözleşmenin 36.1 maddesinde açıkça armatörün mukaveleye aykırı hareketi nedeniyle POAŞ’ın ceza-i şart olarak teminatı nakde çevirip irat kaydedebileceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemenin davanın kısmen kabulüne tek gerekçe olarak gösterdiği sözleşme metninin davalı tarafa teminatı irat kaydetme hakkı vermediği yönündeki değerlendirmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Bu durumda mahkemece; Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nin 2001/544E,2003/1204K. sayılı dosyasında verilen hükmün işbu davadaki davacı taleplerine doğrudan etkili olduğu göz önüne alınarak, işbu davadaki davacı talepleri ile anılan dosyada verilen kesinleşmiş hükümdeki tespitler birlikte değerlendirilerek sözleşme ilişkisinden kaynaklanan bakiye navlun alacağının bulunup bulunmadığının denetime imkan verecek açıklıkta tespiti ile davalı tarafın teminat mektubunu irat kaydedebilmesi için sözleşmenin 36. maddesinde düzenlenen koşulların oluşup oluşmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048918200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz