Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9781 E. 2013/17467 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15290 E, 2013/3091 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1448 E. 2022/2663 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… amaya, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; birleşen 2015/189 Esas sayılı dosyada dava konusu edilen 2004/3091-1 ve 2004/3684-5 nolu tasarımların yeni ve «ayırt edicilik» nitelikleri bulunmadığı, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğurduğundan davalının Türk Ticaret Kanunu anlamında «haksız rekabetinin» de söz konusu olmadığı gerekçesiyle birleşen Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/445 Esas ve 2012/323 Esas sayılı dosyaları yönünden daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen Bakırköy 2.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre,dava konusu edilen tasarımların yeni ve «ayırt edicilik» nitelikleri bulunmadığı gerekçesiyle Birleşen 2015/189 E. sayılı davanın kabulüne ve birleşen dosya davalısına ait tasarımların hükümsüzlüğüne, tasarımların hükümsüz kılınması nedeniyle de asıl davanın reddine karar verilmiştir.
… nusu ürün görsellerinde ürünün işlevsel özellikleri hariç tutularak ve tasarımcının seçenek özgürlüğü de göz önünde bulundurularak önceki görsellere göre yenilik ve «ayırt edicilik» özelliğinin tek tek değerlendirilmesi bu değerlendirme yapılırken tasarımların ayrışan ve örtüşen kısımlarının açıklıkla belirlenmesi yenilik kırıcı olarak gösteri …
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9125 E. 2014/16150 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · ilan · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… ı ile hükümsüzsüzlüğüne karar verilip ve kesinleştiğinden, tasarım hakkına tecavüz iddiasının dinlenemeyeceği, davacı 6762 sayılı TTK'nın 56. vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» hükümlerine dayanmış ise de, somut olayda, Türkiye'de ve dünyada ilk defa bu tasarımı davacının uygulamadığı, objektif «iltibas» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
… dinde tescilli bulunan 2004/03091 -(2), (3), (4), (5) ve (6) nolu tasarımları ile 2009/00507 - (1), (2), (3), (4), (5), (6) ve (8) nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, «ilan» isteminin reddine, birleşen 2012/323 esas sayılı dava yönünden davanın kabulüne davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2009/00507-(7) nolu tasarımının hükümsüz …
Birleşen 2011/45 esas sayılı davada davacı-asıl davada davalı, «dava konusu» çoklu tasarımlardan 2004/3091-1 sayılı tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmediğine, ayrıca İstanbul 3 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/657-2009/10 E/K say …
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/821 E. 2024/6236 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · tescilsiz tasarım · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 13.06.2019 tarih, 2017/230 E. ve 2019/210 K. sayılı kararı ile birleşen 2015/189 Esas sayılı dosyada «dava konusu» edilen 2004/3091-1 ve 2004/3684-5 no.lu tasarımların yeni ve «ayırt edicilik» nitelikleri bulunmadığı, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğurduğundan davalının Türk Ticaret Kanunu anlamında «haksız rekabetinin» de söz konusu olmadığı gerekçesiyle birleşen Bakırköy ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/445 Esas ve 2012/323 Esas sayılı dosyaları yönünden daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen Bakırköy 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/189 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, davalı ad …
… arım tescillerinin daha önce hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından tasarım hakkına tecavüz veya «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağı, «dava konusu» 2004/03090 (1) ve 2004/03684 (5) tescil no.lu tasarımlar yönünden ise en «son» aldırılan bilirkişi raporuna göre davacı tarafa ait 2004/03090 (1) ve 2004/03684 (5) numaralı tescil içeriğindeki tasarımlar ile davalı tarafa ait ürünlerin tasarımlarının farklı olarak algılandıkları, dolayısıyla bu tasarımlar yönünden de tecavüz veya haksız rekabetin söz konusu olmayacağı, bu nedenle asıl davanın tümden reddine karar vermek gerektiği, birleşen Bakırköy 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/189 E. sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay bozması sonrası aldırılan son bilirkişi raporu ve ek raporuna göre, hükümsüzlüğü talep edilen 2004/03090 (1) ve 2004/03684 (5) numaralı tasarımlar başvuru tarihleri olan 26.08.2004 tarihi itibarıyla yenilik ve ayırt edici niteliklere sahip olduğundan davanın reddine karar vermek gerektiği, birleşen Bakırköy ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/445 E. ve 2012/323 E. sayılı dosyaları yönünden daha önce verilen kararlar kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermek gerektiği gerekçeleriyle birleşen Bakırköy ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/445 E. ve 2012/323 E. sayılı dosyaları yönünden daha önce veri …
… inde tescilli bulunan 2004/03091 -(2), (3), (4), (5) ve (6) nolu tasarımları ile 2009/00507 - (1), (2), (3), (4), (5), (6) ve (8) nol.u tasarımların hükümsüzlüğüne, «ilan» isteminin reddine, birleşen 2012/323 esas sayılı dava yönünden davanın kabulüne davalı adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli bulunan 2009/00507-(7) no.lu tasarımının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, asıl dava yönünden de davacının dayanağı olan 2004/03091 no.lu ve 2009/00507 nolu tasarımların başvuru tarihinden itibaren hükümsüz kılındığından, ayrıca 2004/03684 nolu tasarımın da İstanbul 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/657 Esas-2009/10 Karar sayılı kararı ile hükümsüzsüzlüğüne karar verilip ve kesinleştiğinden, tasarım hakkına tecavüz iddiasının dinlenemeyeceği, davacı 6762 sayılı TTK'nın 56. vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» hükümlerine dayanmış ise de, somut olayda, Türkiye'de ve dünyada ilk defa bu tasarımı davacının uygulamadığı, objektif «iltibas» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiş, kararı, asıl davada davacı- birleşen davalarda davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre,«dava konusu» edilen tasarımların yeni ve «ayırt edicilik» nitelikleri bulunmadığı gerekçesiyle Birleşen 2015/189 E. sayılı davanın kabulüne ve birleşen dosya davalısına ait tasarımların hükümsüzlüğüne, tasarımların hükümsüz kılınması nedeniyle de asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9781 E. , 2013/17467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.06.2012 gün ve 2010/354-2012/147 sayılı kararı bozan Daire’nin 21.02.2013 gün ve 2012/15290-2013/3091 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...'in 28.09.2009 tarihinde davalı şirkette ortak olduğunu aynı zamanda da davalı şirketin %95 oranında hissesine sahip diğer davacı ... SaRL.'i temsilen 3 yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu üyesi seçildiğini, 13.02.2010 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısına usule uygun olarak davet edilmediğini ve görevden alındığını, diğer davacı müvekkili ...Holdings SaRL.'ın ise, bir takım usulsüz ve hukuka aykırı işlemler sonucu davalı şirketteki ortaklık sıfatını iradesi hilafına kaybettiğini, davacılara TTK'nın 368. maddesine uygun şekilde davet yapılmadığını, davetin yetkili organ tarafından yapılmadığını, davacıların davalı şirkette ortak ve yönetim kurulu üyesi olarak 13.02.2010 tarihli olağanüstü genel kurulda konuşma, öneride bulunma, bilgi alma ve oy kullanma haklarını kullanamadıklarını, toplantı ve karar nisabının sağlanamadığını ileri sürerek, davalı şirketin 13.02.2010 tarihli genel kurul toplantısı ve toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, davalı şirketin tüm yöneticilerinin yetkilerinin kaldırılarak dava konusu genel kuruldan önce görev yapmakta olan yönetim kurulunun görevinin devam etmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15290 E, 2013/3091 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029825400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz