6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9125 E. 2014/16150 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu ilan haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 56

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; öncelikle hükümsüzlük yönünden birleşen davaların incelenmesi gerektiği, zira hükümsüzlük halinde davacıya ait tasarım belgelerinin başvuru tarihinden itibaren hükümsüz hale geleceğinden, asıl davadaki tasarıma tecavüz iddiasının dinlenemeyeceği, asıl davada davalı-birleşn davalarda davalı adına tescilli bulunan 2009/00507- (1), (2), (3), (4), (5), (6), (7) ve (8) nolu (motorlu çapa makinası), 2004/03091-(2), (3), (4), (5) ve (6) nolu (el traktörü) tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle birleşen 2011/445 esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2004/03091 -(2), (3), (4), (5) ve (6) nolu tasarımları ile 2009/00507 - (1), (2), (3), (4), (5), (6) ve (8) nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, ilan isteminin reddine, birleşen 2012/323 esas sayılı dava yönünden davanın kabulüne davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2009/00507-(7) nolu tasarımının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, asıl dava yönünden de davacının dayanağı olan 2004/03091 nolu ve 2009/00507 nolu tasarımların başvuru tarihinden itibaren hükümsüz kılındığından, ayrıca 2004/03684 nolu tasarımın da İstanbul 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/657 Esas-2009/10 Karar sayılı kararı ile hükümsüzsüzlüğüne karar verilip ve kesinleştiğinden, tasarım hakkına tecavüz iddiasının dinlenemeyeceği, davacı 6762 sayılı TTK'nın 56. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet hükümlerine dayanmış ise de, somut olayda, Türkiye'de ve dünyada ilk defa bu tasarımı davacının uygulamadığı, objektif iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl davada davacı- birleşen davalarda davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl davada davacı- birleşen davalarda davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında sair temyiz itirazları yerine değildir.

2- Ancak, asıl davada davacı, davalı tarafça üretilen ürünlerin, ..... tescil numaralı tasarımlarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürmüştür. Birleşen 2011/45 esas sayılı davada davacı-asıl davada davalı, dava konusu çoklu tasarımlardan 2004/3091-1 sayılı tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmediğine, ayrıca İstanbul 3 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/657-2009/10 E/K sayılı kararı ile işbu asıl davada davacının dayanağı olan çoklu tasarımlardan 2004/3684-5 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne de karar verilmediğine ve mahkemece anılan tasarımlara yönelik bir hüküm tesis edilmediğine göre, asıl davada davalı eyleminin davacı adına tescilli bulunan 2004/3091-1 ve 2004/3684-5 nolu tasarımlara tecavüz oluşturup oluşturmadığı hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın asıl davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle asıl davaya ilişkin verilen kararın asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/821 E. 2024/6236 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1448 E. 2022/2663 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9781 E. 2013/17467 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/9125 E.  ,  2014/16150 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 24/03/2014

NUMARASI 2013/55-2014/65

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2014 tarih ve 2013/55-2014/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin TPE nezdinde tescilli ... ve ... no'lu çoklu endüstriyel tasarımlarına (çapa makinası, motorlu çapa makinası ve el traktörü) konu ürünlerin taklit edilmek suretiyle birebir aynılarının/ ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin davalı tarafça imal, ithal, satış ve pazarlamasının yapıldığını ileri sürerek, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, tecavüz mahsulü ürünlere ve üretim vasıtalarına el konulmasına, toplatılmasına, imhasına, 554 sayılı KHK'nin 52/2-b maddesi kapsamında 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili, İstanbul 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/657-2009/10 sayılı kararı ile davacının 2004/03684 nolu tasarımının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verildiğini ve kesinleştiğini, diğer tasarımların hükümsüzlüğü istemli açtıkları davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip olmadığını, müvekkilinin TPE nezdinde 2010/00588 sayı ile tescilli faydalı model belgesinin bulunduğunu, müvekkili tasarımlarının davacı tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiş, birleşen 2011/445 E. sayılı dava dosyasında, davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2004/03091 nolu "el traktörü" adlı çoklu ETTB'nin (2), (3), (4), (5) ve (6) nolu tasarımları ile 2009/00507 sayılı "motorlu çapa makinası" adlı çoklu ETTB'nin (1), (2), (3), (4), (5), (6) ve (8) nolu tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik kriterine haiz olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, hükmün ilanına, birleşen 2012/323 E.

sayılı dava dosyasında da davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2009/00507 sayılı "motorlu çapa makinası" adlı çoklu ETTB'nin (7) no'lu tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğini taşımaması nedeniyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyalarda davalı (asıl davada davacı) vekili, tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak birleşen davaların reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; öncelikle hükümsüzlük yönünden birleşen davaların incelenmesi gerektiği, zira hükümsüzlük halinde davacıya ait tasarım belgelerinin başvuru tarihinden itibaren hükümsüz hale geleceğinden, asıl davadaki tasarıma tecavüz iddiasının dinlenemeyeceği, asıl davada davalı-birleşn davalarda davalı adına tescilli bulunan 2009/00507- (1), (2), (3), (4), (5), (6), (7) ve (8) nolu (motorlu çapa makinası), 2004/03091-(2), (3), (4), (5) ve (6) nolu (el traktörü) tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle birleşen 2011/445 esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2004/03091 -(2), (3), (4), (5) ve (6) nolu tasarımları ile 2009/00507 - (1), (2), (3), (4), (5), (6) ve (8) nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, ilan isteminin reddine, birleşen 2012/323 esas sayılı dava yönünden davanın kabulüne davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2009/00507-(7) nolu tasarımının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, asıl dava yönünden de davacının dayanağı olan 2004/03091 nolu ve 2009/00507 nolu tasarımların başvuru tarihinden itibaren hükümsüz kılındığından, ayrıca 2004/03684 nolu tasarımın da İstanbul 3.

Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/657 Esas-2009/10 Karar sayılı kararı ile hükümsüzsüzlüğüne karar verilip ve kesinleştiğinden, tasarım hakkına tecavüz iddiasının dinlenemeyeceği, davacı 6762 sayılı TTK'nın 56. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet hükümlerine dayanmış ise de, somut olayda, Türkiye'de ve dünyada ilk defa bu tasarımı davacının uygulamadığı, objektif iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl davada davacı- birleşen davalarda davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl davada davacı- birleşen davalarda davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında sair temyiz itirazları yerine değildir.

2- Ancak, asıl davada davacı, davalı tarafça üretilen ürünlerin, ..... tescil numaralı tasarımlarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürmüştür. Birleşen 2011/45 esas sayılı davada davacı-asıl davada davalı, dava konusu çoklu tasarımlardan 2004/3091-1 sayılı tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmediğine, ayrıca İstanbul 3 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/657-2009/10 E/K sayılı kararı ile işbu asıl davada davacının dayanağı olan çoklu tasarımlardan 2004/3684-5 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne de karar verilmediğine ve mahkemece anılan tasarımlara yönelik bir hüküm tesis edilmediğine göre, asıl davada davalı eyleminin davacı adına tescilli bulunan 2004/3091-1 ve 2004/3684-5 nolu tasarımlara tecavüz oluşturup oluşturmadığı hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın asıl davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle asıl davaya ilişkin verilen kararın asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davaya ilişkin kararın kararın asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102050500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.