Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3958 E. 2010/10323 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak butlan↗ toplantı ve karar nisabı↗ kooperatifler kanunu↗ yoklukla malul karar↗ karar nisabı↗ muhalefet şerhi↗ butlan↗ yokluk↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ cy/cy şerhi↗ geçersizlik↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2009/3958 E. , 2010/10323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2006/281-2008/438 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin 30.04.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ait tutanakta 43 asaleten, 26 vekaleten olmak üzere toplam 69 kişinin toplantıya katıldığı belirtilmesine rağmen, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na verilen hazurun cetvelinde asaleten gelen ortakların 36, vekaleten katılanların ise 34 kişi olduğunun anlaşıldığını, dolayısıyla genel kurul tutanağı ile hazurun cetveli rakamlarının birbiri ile tutarsız olduğunu, ayrıca yönetim ve denetim kurulu üyelerinden vekaleten oy kullananlar bulunduğunu, ortak olmayanların vekaleten oy kullandıklarını, 2004 yılı bilançosunun ve gelir gider tablolarının ve ibranın 2005 yılında görüşülmesine rağmen yeniden görüşüldüğünü, elektrik borcunun ibrasına birçok ortak tarafından muhalefet edildiği halde oybirliği ile karar alınmış gibi tutanaklara geçirildiğini ileri sürerek, genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, toplantı yeter sayısının oluştuğunu, yönetim kurulu üyelerinin vekaleten oy kullanmadıklarını, davacının muhalif üye olarak red oyu da vermediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, iddia, savunma ve bilirkişi raporunu göre, kooperatife kayıtlı ortak sayısının 137 olup, iki ayrı hazurun cetveli oluşturulduğu, vekaleten birden çok ortak adına oy kullanıldığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin vekaleten oy kullandıkları, usulüne uygun vekaletname olmadan ve kooperatif ortağı olmayanların vekaleten oy kullandıkları, bu oylar çıkarıldığında 36 olması gereken toplantı nisabının 31'e düştüğü, bu durumun anasözleşmenin 33 ve Kooperatifler Kanunu'nun 45/3. maddesine aykırılık oluşturup mutlak butlan sebebi olduğu, bu nedenle muhalefet şerhine de gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 30.04.2006 tarihli genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 137 ortağı bulunan davalı kooperatifin 30.04.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemiyle açılmış, mahkemece ise 30.04.2006 tarihinde yapılan genel kurula geçerli olarak 31 ortağın asaleten ve vekaleten katıldığı ve 36 olan toplantı nisabının oluşmaması sebebiyle alınan kararların yoklukla malul olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Raporu hükme dayanak yapılan bilirkişi 04.10.2007 tarihli raporunda genel kurula geçerli olarak 31 ortağın asaleten ve vekaleten iştirak ettiğini belirtmiş, itiraz üzerine verdiği 19.03.2008 tarihli raporunda ise, daha önce geçersiz saydığı vekaleten katılımlarla ilgili vekaletnamelerin Cumhuriyet Savcılığında bulunan kooperatif evrakları arasında yer aldığını, üye ... yerine 1. derecede akrabası ...’nun katıldığı, hazurun cetvelinin 9 ncu sırasında kayıtlı üye ...’un denetim kurulu üyesi ... tarafından temsil edildiği, 21. sırada yer alan üye ...’ı eşinin temsil ettiği, ...’in murisi ... adına genel kurula katıldığı, 29. sırada yer alan üyenin savcılık listesinde 4. sırada yazılı ...’e yetki verdiği ve ortaklar listesinin 132. sırasında yer aldığı, üye ...’i üye ...’ın temsil ettiği, üye ...’in eşi tarafından temsil edildiği, üye ...’nın, üye ...’e vekalet verdiği, aynı üyenin 2. hissesi için eşine vekalet verdiği, ...’ın başka bir üyeye vekalet verdiği, ...’ın üye ...’a vekalet verdiği, ...’nin başka bir üyeye vekalet verdiği, ...’in, ...’a vekalet verdiği, ...’nın eşine vekalet verdiği, ...’ın, ...’e vekalet verdiği, ...’ı üye ...’ın vekaletle temsil ettiği, ...’in eşine vekalet verdiği belirtilmiş, 09.07.2008 tarihli ek raporunda ise vekaletnamelerin geçerli olup olmadığı, imza sahiplerinin gerçek olup olmadığının uzmanlığında olmadığından nisaba ilişkin sayı verilmediği, ancak 2 farklı hazurun cetvelinin mevcudiyetinin anasözleşme ve yasaya aykırı olduğu mütalaasında bulunmuş, buna rağmen mahkemece vekaletnameler ve imzalar üzerinde durulmadan 04.10.2007 tarihli rapordaki miktar nazar alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ayrıca, hazurun cetvelinde bir kısım eksikliklerin mevcudiyeti toplantıda alınan kararların yokluğu sonucunu doğurmaz. Bu itibarla, mahkemece 43 ortağın asaleten, 26 ortağın vekaleten katıldığı belirtilen genel kurula gerçekte kaç ortağın asaleten ve vekaleten katıldığı tesbit edilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3277 E. 2011/996 K.
Ortak:mutlak butlan · toplantı ve karar nisabı · karar nisabı · butlan · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… ekaleten oy kullandıkları, usulüne uygun vekaletname olmadan ve kooperatif ortağı olmayanların vekaleten oy kullandıkları, bu oylar çıkarıldığında 36 olması gereken «toplantı nisabının» 31'e düştüğü, bu durumun anasözleşmenin 33 ve Kooperatifler Kanunu'nun 45/3. maddesine aykırılık oluşturup «mutlak butlan» «sebebi» olduğu, bu nedenle «muhalefet şerhine» de gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 30.04.2006 tarihli genel kurulda alınan kararların «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dava, 137 ortağı bulunan davalı kooperatifin 30.04.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemiyle açılmış, mahkemece ise 30.04.2006 tarihinde yapılan genel kurula geçerli olarak 31 ortağın asaleten ve vekaleten katıldığı ve 36 olan «toplantı nisabının» oluşmaması sebebiyle alınan kararların «yoklukla malul» olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı vekili, toplantı yeter sayısının oluştuğunu, «yönetim kurulu» üyelerinin vekaleten oy kullanmadıklarını, davacının muhalif üye olarak red oyu da vermediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaDairemiz yerleşik uygulaması gereğince, TTK’nun 330. maddesi uyarınca, «anonim şirket yönetim kurulu» asgari «toplantı nisabı», üçtür.
Bu durumda, davacının şirket «yönetim kurulu üyeliğine» seçilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının «mutlak butlanla» malul olduğu kabul edilmelidir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete Tebligat Kanununun 35. maddesine göre «tebligat» yapılması nedeniyle, şirket «defterlerinin» incelenmesinin mümkün olmadığı, «bilirkişi incelemesinin», «ticaret sicil» memurluğundan gönderilen dosya ile sınırlı olmak üzere yapıldığı, davacının 22.12.1993 tarihli «yönetim kurulu» kararı uyarınca «pay devri» yoluyla ortaklığa katıldığı ve genel kurul hazurun cetvellerinde imzalarının bulunduğu, davacının, davalı şirket ortaklığı ve «yönetim kurulu üyeliğinin» sakat işlemlere dayandığını on yıl sonra ileri sürülmesinin, «hakkın kötüye kullanılması» anlamına geleceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyeliği · anonim şirket yönetim kurulu · ticari defter incelemesi · pay devri · hakkın kötüye kullanılması · anonim şirket · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete Tebligat Kanununun 35. maddesine göre «tebligat» yapılması nedeniyle, şirket «defterlerinin» incelenmesinin mümkün olmadığı, «bilirkişi incelemesinin», «ticaret sicil» memurluğundan gönderilen dosya ile sınırlı olmak üzere yapıldığı, davacının 22.12.1993 tarihli «yönetim kurulu» kararı uyarınca «pay devri» yoluyla ortaklığa katıldığı ve genel kurul hazurun cetvellerinde imzalarının bulunduğu, davacının, davalı şirket ortaklığı ve «yönetim kurulu üyeliğinin» sakat işlemlere dayandığını on yıl sonra ileri sürülmesinin, «hakkın kötüye kullanılması» anlamına geleceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davacının, davalı şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, davalı şirkete ait «ticari defterlerin incelenemediği» davacının, davalı şirkete ait genel kurul hazurun cetvellerinde imzalarının bulunduğu ve davanın şirket ortaklığından ayrıldıktan 10 yıl sonra açılmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dosya içeriğinden, davacının, 22.12.1993 tarihinde, davalı şirket yönetim kurulu tarafından şi …
Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, TTK’nun 330. maddesi uyarınca, «anonim şirket yönetim kurulu» asgari «toplantı nisabı», üçtür.
Bu durumda, davacının şirket «yönetim kurulu üyeliğine» seçilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının «mutlak butlanla» malul olduğu kabul edilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5125 E. 2011/4263 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz kararda… etim kurulu üyelerinden vekaleten oy kullananlar bulunduğunu, ortak olmayanların vekaleten oy kullandıklarını, 2004 yılı bilançosunun ve gelir gider tablolarının ve «ibranın» 2005 yılında görüşülmesine rağmen yeniden görüşüldüğünü, elektrik borcunun ibrasına birçok ortak tarafından muhalefet edildiği halde oybirliği ile karar alınmış gibi tutanaklara geçirildiğini ileri sürerek, «genel kurul kararlarının iptalini» talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, toplantı yeter sayısının oluştuğunu, «yönetim kurulu» üyelerinin vekaleten oy kullanmadıklarını, davacının muhalif üye olarak red oyu da vermediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, hisse devirlerinin iptaline ilişkin idari yargıdaki «davadan feragat» edilmiş olması nedeniyle hazurun cetvelinin gerçeği yansıtmadığına yönelik iddianın dayanıksız kaldığı,davanın niteliği itibariyle dava dışı kişiler tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan davanın sonucunun beklenemesine gerek bulunmadığı, zira davanın «yönetim kurulu üyelerinin sorumluğuna» ilişkin bulunmayıp genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik olduğu, bilanço, kar ve zarar hesaplarına ilişkin bir aykırılığın tespit olunmadığı, alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı şirketin 25.08.2006 tarihli genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkin olup, «genel kurul kararlarının iptalini» isteyen ortağın bu sıfatı, iptal davasının kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · delil değerlendirmesi · iyiniyet kuralı · davadan feragat · aktif husumet · iyiniyet · pay defteri · anonim şirket
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, hisse devirlerinin iptaline ilişkin idari yargıdaki «davadan feragat» edilmiş olması nedeniyle hazurun cetvelinin gerçeği yansıtmadığına yönelik iddianın dayanıksız kaldığı,davanın niteliği itibariyle dava dışı kişiler tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan davanın sonucunun beklenemesine gerek bulunmadığı, zira davanın «yönetim kurulu üyelerinin sorumluğuna» ilişkin bulunmayıp genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik olduğu, bilanço, kar ve zarar hesaplarına ilişkin bir aykırılığın tespit olunmadığı, alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… rihli dilekçe ile davacının hissesinin TMSF.tarafından 11.08.2010 tarihinde dava dışı ...'a ihale edildiği beyan edilmiş ve buna ilişkin TMSF.nun yazısıyla ortaklık «pay defteri» fotokopisi «ibraz» edilmiştir.Bu durumda, mahkemece, davacı ...'un davalı «anonim şirketteki» ortaklığının sona erdiği yönündeki davalı tarafından sunulan «deliller değerlendirilerek» «aktif husumet» yönünden durum açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3958 E. , 2010/10323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2006/281-2008/438 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin 30.04.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ait tutanakta 43 asaleten, 26 vekaleten olmak üzere toplam 69 kişinin toplantıya katıldığı belirtilmesine rağmen, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na verilen hazurun cetvelinde asaleten gelen ortakların 36, vekaleten katılanların ise 34 kişi olduğunun anlaşıldığını, dolayısıyla genel kurul tutanağı ile hazurun cetveli rakamlarının birbiri ile tutarsız olduğunu, ayrıca yönetim ve denetim kurulu üyelerinden vekaleten oy kullananlar bulunduğunu, ortak olmayanların vekaleten oy kullandıklarını, 2004 yılı bilançosunun ve gelir gider tablolarının ve ibranın 2005 yılında görüşülmesine rağmen yeniden görüşüldüğünü, elektrik borcunun ibrasına birçok ortak tarafından muhalefet edildiği halde oybirliği ile karar alınmış gibi tutanaklara geçirildiğini ileri sürerek, genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, toplantı yeter sayısının oluştuğunu, yönetim kurulu üyelerinin vekaleten oy kullanmadıklarını, davacının muhalif üye olarak red oyu da vermediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, iddia, savunma ve bilirkişi raporunu göre, kooperatife kayıtlı ortak sayısının 137 olup, iki ayrı hazurun cetveli oluşturulduğu, vekaleten birden çok ortak adına oy kullanıldığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin vekaleten oy kullandıkları, usulüne uygun vekaletname olmadan ve kooperatif ortağı olmayanların vekaleten oy kullandıkları, bu oylar çıkarıldığında 36 olması gereken toplantı nisabının 31'e düştüğü, bu durumun anasözleşmenin 33 ve Kooperatifler Kanunu'nun 45/3. maddesine aykırılık oluşturup mutlak butlan sebebi olduğu, bu nedenle muhalefet şerhine de gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 30.04.2006 tarihli genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 137 ortağı bulunan davalı kooperatifin 30.04.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemiyle açılmış, mahkemece ise 30.04.2006 tarihinde yapılan genel kurula geçerli olarak 31 ortağın asaleten ve vekaleten katıldığı ve 36 olan toplantı nisabının oluşmaması sebebiyle alınan kararların yoklukla malul olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Raporu hükme dayanak yapılan bilirkişi 04.10.2007 tarihli raporunda genel kurula geçerli olarak 31 ortağın asaleten ve vekaleten iştirak ettiğini belirtmiş, itiraz üzerine verdiği 19.03.2008 tarihli raporunda ise, daha önce geçersiz saydığı vekaleten katılımlarla ilgili vekaletnamelerin Cumhuriyet Savcılığında bulunan kooperatif evrakları arasında yer aldığını, üye ... yerine 1. derecede akrabası ...’nun katıldığı, hazurun cetvelinin 9 ncu sırasında kayıtlı üye ...’un denetim kurulu üyesi ... tarafından temsil edildiği, 21. sırada yer alan üye ...’ı eşinin temsil ettiği, ...’in murisi ... adına genel kurula katıldığı, 29. sırada yer alan üyenin savcılık listesinde 4. sırada yazılı ...’e yetki verdiği ve ortaklar listesinin 132.
sırasında yer aldığı, üye ...’i üye ...’ın temsil ettiği, üye ...’in eşi tarafından temsil edildiği, üye ...’nın, üye ...’e vekalet verdiği, aynı üyenin 2. hissesi için eşine vekalet verdiği, ...’ın başka bir üyeye vekalet verdiği, ...’ın üye ...’a vekalet verdiği, ...’nin başka bir üyeye vekalet verdiği, ...’in, ...’a vekalet verdiği, ...’nın eşine vekalet verdiği, ...’ın, ...’e vekalet verdiği, ...’ı üye ...’ın vekaletle temsil ettiği, ...’in eşine vekalet verdiği belirtilmiş, 09.07.2008 tarihli ek raporunda ise vekaletnamelerin geçerli olup olmadığı, imza sahiplerinin gerçek olup olmadığının uzmanlığında olmadığından nisaba ilişkin sayı verilmediği, ancak 2 farklı hazurun cetvelinin mevcudiyetinin anasözleşme ve yasaya aykırı olduğu mütalaasında bulunmuş, buna rağmen mahkemece vekaletnameler ve imzalar üzerinde durulmadan 04.10.2007 tarihli rapordaki miktar nazar alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Ayrıca, hazurun cetvelinde bir kısım eksikliklerin mevcudiyeti toplantıda alınan kararların yokluğu sonucunu doğurmaz. Bu itibarla, mahkemece 43 ortağın asaleten, 26 ortağın vekaleten katıldığı belirtilen genel kurula gerçekte kaç ortağın asaleten ve vekaleten katıldığı tesbit edilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029674700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz