YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6631 E. 2024/2878 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme↗ iptal davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/252 E., 2020/21 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT YİDK kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ... ... Et ve Un San. A.Ş. tarafından açılan davanın reddine, davacı ... Süt Mamülleri San. A.Ş. tarafından açılan YİDK kararının iptaline yönelik davanın kabulüne, dava konusu edilen 2016/105188 sayılı marka tescil edilmediği için davacı ... Süt Mamülleri San. A.Ş.'nin hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketler adına tescilli ve tanınmış "..." ve "... Beyaz" ibareli markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2016/105188 sayılı "beyazmandıra+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkillerince bu başvuruya yapılan itirazın reddedildiğini, müvekkillerine ait markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, marka kapsamlarının da aynı olduğunu, bu nedenle mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının gerçekleştiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 14.05.2018 tarihli ve 2018-M-3859 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka ile davacıların markaları arasında ilgili mal ve hizmetler açısından, hitap edilen tüketiciler nezdinde, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karışıklığa neden olacak derecede bir benzerliğin bulunmadığı, dava konusu 2016/105188 sayılı marka ile davacının itirazlarına dayanak yaptığı markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığından kötü niyetten bahsedilemeyeceği, dava konusu 2016/105188 sayılı marka ile davacının itirazlarına dayanak yaptığı markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 inci madde koşullarının oluşmadığı, 2016/105188 sayılı davalı markasının hükümsüzlük ve terkin şartlarının oluşmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlere ait redde mesnet markalar ile dava konusu marka başvurusu arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, yine aynı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında markalar arasında iltibas tehlikesi olduğunu, gerek işitsel, anlamsal ve görüntü itibariyle ve gerekse emtia listesi bakımından, davalı marka başvurusu ile müvekkili şirketlere ait "beyaz" ibareli markalar arasında iltibas oluştuğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına bakıldığında, bir markanın görünüş ve telaffuz itibariyle küçük ilavelerle eşinin ya da benzerinin kullanılması halinde bu kullanmanın aynen kullanma olacağı ve iltibasa yol açacağının belirtildiğini, dava konusu markada vurgulanmak istenen asıl unsurun "beyaz" ibaresi olduğunu, tüketicilerin markalar arasında işletmesel bağlantı kuracağını, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ve bu kapsamda korunmasının gerektiğini, mahkeme kararının daha önce verilmiş emsal kararlara aykırı olduğunu, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu, ayrıca 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c,d,f) bentleri yönünden inceleme yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı ... ... Et ve Un San. AŞ'nin, marka başvurusuna itirazında ve davada yalnızca 97/012756 sayılı "... BEYAZ HİNDİ" ibareli markasına dayandığı, bu marka, yasal koruma süresi sonunda yenilenmediğinden, hükümden düştüğü, başvuru tarihi ve YİDK karar tarihi itibariyle hüküm ifade etmeyen bu markanın iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı, anılan davacının "BEYAZ" asıl unsurlu bir markası ya da marka başvurusu olmadığından, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasını (b) bendi veya dördüncü fıkrasına dayalı olarak başvurunun tesciline engel olmasının da mümkün olmadığı, yine mutlak ret nedenlerine ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı ... ... Et ve Un Sanayi A.Ş. vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerektiği, davacı ... Süt Mamulleri San. A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarına gelince; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) Geçici 1 inci maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasını (b) bendi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, iltibasın, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleri olduğu, somut olayda, dava konusu 2016/105188 sayılı “beyazmandıra+şekil” ibareli başvurunun asli unsurunu "BEYAZ" ibaresinin oluşturduğu, zira, başvuruda yer verilen "mandıra ibaresinin tanımlayıcı nitelikte bir ibare olup, şekil unsuru ise ayırt edicilikte geri planda kaldığı, buna göre tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler yönünden markalar arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 29. sınıf malların ise davacının itiraza mesnet markalarında aynen yer aldığı, o halde tarafların markaları arasında anılan KHK hükmü uyarınca iltibas tehlikesi bulunması koşulunun gerçekleştiği, her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "BEYAZ" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04.06.2018 tarih, 2016/13363 E., 2018/4227 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "BEYAZ" ibaresinin, kapsamında yer alan 29. sınıf mallar yönünden ayırt edici nitelik taşıdığı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik bulunduğundan, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının davacılar yararına oluşup oluşmadığı noktasında bir inceleme yapılmasına gerek görülmediği, ispat edilemeyen dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davacı ... Süt Mamulleri San. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına buna göre, davacı ... ... Et ve Un Sanayi A.Ş. vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı ... ... Et ve Un San A.Ş. tarafından açılan davanın reddine, davacı ... Süt Mamülleri San. A.Ş. tarafından açılan YİDK kararının iptaline yönelik davanın kabulü ile YİDK'in 14.05.2018 tarihli ve 2018-M-3859 sayılı kararının iptaline, dava konusu edilen 2016/105188 sayılı marka tescil edilmediği için davacı ... Süt Mamülleri San. A.Ş.'nin hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu edilen marka ile itiraza mesnet gösterilen markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde aranan şartların gerçekleşmediğini, taraf markaları bütün olarak değerlendirildiğinde görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı gerçek kişinin yapmış olduğu marka başvurusuna davacı şirketlerin kendi markalarına dayanarak yaptıkları itirazın reddine dair kararın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, dördüncü fıkrası,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1772 E. 2023/5781 K.
Ortak:yenileme · iptal davası · ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz kararda… " ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkillerince bu başvuruya yapılan itirazın reddedildiğini, müvekkillerine ait markalar ile dava konusu başvuru arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, marka kapsamlarının da aynı olduğunu, bu nedenle mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının gerçekleştiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 14.05.2018 tarihli ve 2018-M-3859 sayılı kararının «iptaline, dava» konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
BEYAZ HİNDİ" ibareli markasına dayandığı, bu marka, yasal koruma süresi sonunda «yenilenmediğinden», hükümden düştüğü, başvuru tarihi ve YİDK karar tarihi itibariyle hüküm ifade etmeyen bu markanın «iltibas» değerlendirmesinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı, anılan davacının "BEYAZ" asıl unsurlu bir markası ya da marka başvurusu olmadığından, 556 sayılı KHK'nın 8 …
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, iltibasın, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleri olduğu, somut olayda, dava konusu 2016/105188 sayılı “beyazmandıra+şekil” ibareli başvurunun asli unsurunu "BEYAZ" ibaresinin oluşturduğu, zira, başvuruda yer verilen "mandıra ibaresinin tanımlayıcı nitelikte bir ibare olup, şekil unsuru ise «ayırt edicilikte» geri planda kaldığı, buna göre tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler yönünden markalar arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkr …
Benzer bu karardaA.Ş.'nin, marka başvurusuna itirazında ve davada yalnızca 97/012756 sayılı "PINAR BEYAZ HİNDİ" ibareli markasına dayandığı, bu markanın, yasal koruma süresi sonunda «yenilenmediğinden», hükümden düştüğü, başvuru tarihi ve YİDK karar tarihi itibariyle hüküm ifade etmeyen bu markanın «iltibas» değerlendirmesinde dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı, anılan davacının "BEYAZ" asıl unsurlu bir markası yada marka başvurusu olmadığından, 556 sayılı KHK'nın …
… f markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» oluşmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8inci maddesinin dördüncü fıkrasının işbu dava yönünden uygulanabilirliğinin bulunmadığı, dava konusu başvurunun, 556 sayılı KHK’nın …
… markalar ile dava konusu "Yakışan Kırmızı Beyaz" ibareli marka başvurusu arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi uyarınca benzerlik/«iltibas» oluşmadığına ilişkin kararın eksik ve hatalı olduğunu, zira gerek işitsel, anlamsal ve görüntü itibariyle ve gerekse emtia listesi bakımından, davalı marka başvuru …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5826 E. 2024/2308 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz karardaAçıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, iltibasın, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleri olduğu, somut olayda, dava konusu 2016/105188 sayılı “beyazmandıra+şekil” ibareli başvurunun asli unsurunu "BEYAZ" ibaresinin oluşturduğu, zira, başvuruda yer verilen "mandıra ibaresinin tanımlayıcı nitelikte bir ibare olup, şekil unsuru ise «ayırt edicilikte» geri planda kaldığı, buna göre tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler yönünden markalar arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkr …
… " ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkillerince bu başvuruya yapılan itirazın reddedildiğini, müvekkillerine ait markalar ile dava konusu başvuru arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, marka kapsamlarının da aynı olduğunu, bu nedenle mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının gerçekleştiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 14.05.2018 tarihli ve 2018-M-3859 sayılı kararının «iptaline, dava» konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… ya getirilmesi ile oluşturulan ve bu markaların devamı olan bir seri marka olduğunu, dava konusu YİDK kararında, "kaymaklıbeyaz" ibaresinin, "pınar beyaz" ibaresine «iltibas» ettiğine, fakat "beyaz" ibaresine ise etmediğine karar vermesinin birbiri ile çeliştiğini, “BEYAZ" kelimesinin, süt ve süt ürünleri bakımından tanımlayıcı bir keli …
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı başvurusu ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu kararda… 27 Karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan ve başvuru kapsamında yer alan ürünler yönünden ayırt edici nitelik «taşıyan» "BEYAZ" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı, bunun dışında başvuruda yer alan "Kaymaklı" ibaresinin de "Beyaz" ibaresini nitelediği, bu nedenle «ayırt ediciliği» sağlamadığı, yine başvuruda yer verilen şekil unsurunun da ayırt ediciliği sağlamaya yeterli bulunmadığı, müktesep haktan bahsedilebilmesi için karşı taraf markası …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6685 E. 2021/7156 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaAçıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, iltibasın, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleri olduğu, somut olayda, dava konusu 2016/105188 sayılı “beyazmandıra+şekil” ibareli başvurunun asli unsurunu "BEYAZ" ibaresinin oluşturduğu, zira, başvuruda yer verilen "mandıra ibaresinin tanımlayıcı nitelikte bir ibare olup, şekil unsuru ise «ayırt edicilikte» geri planda kaldığı, buna göre tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler yönünden markalar arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkr …
Benzer bu kararda… eliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7/1-a maddesi anlamında soyut «ayırt ediciliği» haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/«son» maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… eliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7/1-a maddesi anlamında soyut «ayırt ediciliği» haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/«son» maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu aşamada bozma «sebebine» göre temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4107 E. 2013/6555 K.
Ortak:yenileme · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaBEYAZ HİNDİ" ibareli markasına dayandığı, bu marka, yasal koruma süresi sonunda «yenilenmediğinden», hükümden düştüğü, başvuru tarihi ve YİDK karar tarihi itibariyle hüküm ifade etmeyen bu markanın «iltibas» değerlendirmesinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı, anılan davacının "BEYAZ" asıl unsurlu bir markası ya da marka başvurusu olmadığından, 556 sayılı KHK'nın 8 …
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, iltibasın, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleri olduğu, somut olayda, dava konusu 2016/105188 sayılı “beyazmandıra+şekil” ibareli başvurunun asli unsurunu "BEYAZ" ibaresinin oluşturduğu, zira, başvuruda yer verilen "mandıra ibaresinin tanımlayıcı nitelikte bir ibare olup, şekil unsuru ise «ayırt edicilikte» geri planda kaldığı, buna göre tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler yönünden markalar arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkr …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu ibarenin kavramsal olarak "Türkiye çapında süt satan kişi/«tacir»/şirket" anlamına geldiği, reklam sloganı niteliğindeki ibarenin süt ve süt ürünleri ile bunlarla ilişkili mal ve hizmetler yönünden somut «ayırt ediciliği» haiz olmadığı, kullanımının tek başına kimsenin tekeline verilemeyeceği, başvuru kapsamındaki diğer ürünler yönünden ise ibarenin «ortalama tüketici» kitlesi tarafından marka olarak algılanacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 29. sınıfta "süt ve süt ürünleri", 30. sınıfta "pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar dondurmalar, «yenilebilir» buzlar, arı sütü" ve 43. sınıfta "yiyecek içecek sağlanması hizmetleri" yönünden reddine, marka başvurusundaki diğer mallar yönünden ise davanın kabulüne dair tesi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu ibarenin kavramsal olarak "Türkiye çapında süt satan kişi/«tacir»/şirket" anlamına geldiği, reklam sloganı niteliğindeki ibarenin süt ve süt ürünleri ile bunlarla ilişkili mal ve hizmetler yönünden somut «ayırt ediciliği» haiz olmadığı, kullanımının tek başına kimsenin tekeline verilemeyeceği, başvuru kapsamındaki diğer ürünler yönünden ise ibarenin «ortalama tüketici» kitlesi tarafından marka olarak algılanacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 29. sınıfta "süt ve süt ürünleri", 30. sınıfta "pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar dondurmalar, «yenilebilir» buzlar, arı sütü" ve 43. sınıfta "yiyecek içecek sağlanması hizmetleri" yönünden reddine, marka başvurusundaki diğer mallar yönünden ise davanın kabulüne dair tesi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6631 E. , 2024/2878 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1279 Esas, 2022/867 Karar
HÜKÜM
Yeniden hüküm kurularak davacı ... ... Et ve Un San. A.Ş. tarafından açılan davanın reddi, davacı ... Süt Mamülleri San. A.Ş. tarafından açılan yeniden inceleme değerlendirme kurulu (YİDK) kararının iptaline yönelik davanın kabulü, dava konusu edilen 2016/105188 sayılı marka tescil edilmediği için davacı ... Süt Mamülleri San. A.Ş.'nin hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığı.
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/252 E., 2020/21 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT YİDK kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ... ... Et ve Un San. A.Ş. tarafından açılan davanın reddine, davacı ... Süt Mamülleri San. A.Ş. tarafından açılan YİDK kararının iptaline yönelik davanın kabulüne, dava konusu edilen 2016/105188 sayılı marka tescil edilmediği için davacı ... Süt Mamülleri San. A.Ş.'nin hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketler adına tescilli ve tanınmış "..." ve "... Beyaz" ibareli markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2016/105188 sayılı "beyazmandıra+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkillerince bu başvuruya yapılan itirazın reddedildiğini, müvekkillerine ait markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, marka kapsamlarının da aynı olduğunu, bu nedenle mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının gerçekleştiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 14.05.2018 tarihli ve 2018-M-3859 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka ile davacıların markaları arasında ilgili mal ve hizmetler açısından, hitap edilen tüketiciler nezdinde, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karışıklığa neden olacak derecede bir benzerliğin bulunmadığı, dava konusu 2016/105188 sayılı marka ile davacının itirazlarına dayanak yaptığı markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığından kötü niyetten bahsedilemeyeceği, dava konusu 2016/105188 sayılı marka ile davacının itirazlarına dayanak yaptığı markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 inci madde koşullarının oluşmadığı, 2016/105188 sayılı davalı markasının hükümsüzlük ve terkin şartlarının oluşmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlere ait redde mesnet markalar ile dava konusu marka başvurusu arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, yine aynı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında markalar arasında iltibas tehlikesi olduğunu, gerek işitsel, anlamsal ve görüntü itibariyle ve gerekse emtia listesi bakımından, davalı marka başvurusu ile müvekkili şirketlere ait "beyaz" ibareli markalar arasında iltibas oluştuğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına bakıldığında, bir markanın görünüş ve telaffuz itibariyle küçük ilavelerle eşinin ya da benzerinin kullanılması halinde bu kullanmanın aynen kullanma olacağı ve iltibasa yol açacağının belirtildiğini, dava konusu markada vurgulanmak istenen asıl unsurun "beyaz" ibaresi olduğunu, tüketicilerin markalar arasında işletmesel bağlantı kuracağını, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ve bu kapsamda korunmasının gerektiğini, mahkeme kararının daha önce verilmiş emsal kararlara aykırı olduğunu, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu, ayrıca 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c,d,f) bentleri yönünden inceleme yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı ... ... Et ve Un San. AŞ'nin, marka başvurusuna itirazında ve davada yalnızca 97/012756 sayılı "... BEYAZ HİNDİ" ibareli markasına dayandığı, bu marka, yasal koruma süresi sonunda yenilenmediğinden, hükümden düştüğü, başvuru tarihi ve YİDK karar tarihi itibariyle hüküm ifade etmeyen bu markanın iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı, anılan davacının "BEYAZ" asıl unsurlu bir markası ya da marka başvurusu olmadığından, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasını (b) bendi veya dördüncü fıkrasına dayalı olarak başvurunun tesciline engel olmasının da mümkün olmadığı, yine mutlak ret nedenlerine ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı ...
... Et ve Un Sanayi A.Ş. vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerektiği, davacı ... Süt Mamulleri San. A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarına gelince; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) Geçici 1 inci maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasını (b) bendi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, iltibasın, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleri olduğu, somut olayda, dava konusu 2016/105188 sayılı “beyazmandıra+şekil” ibareli başvurunun asli unsurunu "BEYAZ" ibaresinin oluşturduğu, zira, başvuruda yer verilen "mandıra ibaresinin tanımlayıcı nitelikte bir ibare olup, şekil unsuru ise ayırt edicilikte geri planda kaldığı, buna göre tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler yönünden markalar arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 29.
sınıf malların ise davacının itiraza mesnet markalarında aynen yer aldığı, o halde tarafların markaları arasında anılan KHK hükmü uyarınca iltibas tehlikesi bulunması koşulunun gerçekleştiği, her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "BEYAZ" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04.06.2018 tarih, 2016/13363 E., 2018/4227 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "BEYAZ" ibaresinin, kapsamında yer alan 29. sınıf mallar yönünden ayırt edici nitelik taşıdığı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik bulunduğundan, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının davacılar yararına oluşup oluşmadığı noktasında bir inceleme yapılmasına gerek görülmediği, ispat edilemeyen dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davacı ...
Süt Mamulleri San. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına buna göre, davacı ... ... Et ve Un Sanayi A.Ş. vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı ... ... Et ve Un San A.Ş. tarafından açılan davanın reddine, davacı ... Süt Mamülleri San. A.Ş. tarafından açılan YİDK kararının iptaline yönelik davanın kabulü ile YİDK'in 14.05.2018 tarihli ve 2018-M-3859 sayılı kararının iptaline, dava konusu edilen 2016/105188 sayılı marka tescil edilmediği için davacı ... Süt Mamülleri San. A.Ş.'nin hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu edilen marka ile itiraza mesnet gösterilen markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde aranan şartların gerçekleşmediğini, taraf markaları bütün olarak değerlendirildiğinde görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı gerçek kişinin yapmış olduğu marka başvurusuna davacı şirketlerin kendi markalarına dayanarak yaptıkları itirazın reddine dair kararın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, dördüncü fıkrası,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Kuruma yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029445900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz