Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1367 E. 2024/2674 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdest icra takibi↗ sınırlı ihya↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ meşru hamil↗ takibin kesinleşmesi↗ resen terkin↗ re'sen terkin↗ aaüt↗ ciranta↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ hakkaniyet↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hamil↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ sulh↗ terkin↗ harç↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/44 E., 2021/764 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin meşru hamili olduğu çekin karşılıksız çıktığını, ciranta ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. de dahil olmak üzere bir kısım borçlular hakkında 13.09.2012 tarihinde İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2012/19832 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 11.02.2013 tarihinde takibin kesinleştiğini, borçlu ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, re'sen terkin edilen şirket hakkında terkin işlemi öncesi başlatılmış icra takibi bulunduğunu ileri sürerek ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi hususunun düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre "adresin tespit edilememesi"nin tek başına ticaret sicil kaydının terkini sebebi olmayacağı, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan terkinin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Tekstil İnşaat Gıda ve Bilişim Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına, davacı tarafça açılan icra dosyası ile bağlı kalınması gerekmediğine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede devam eden davası/icra takibi bulunduğuna ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını, sicil kayıtlarından re’sen terkin edilen dava konusu şirketin, sicil kayıtlarını bir kez silen müvekkilinin bu kayıtları herhangi bir Mahkeme kararı bulunmaksızın düzeltmesinin hukuken mümkün olamayacağını, müvekkilinin sulh olma yetkisinin bulunmadığını, müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde şirketlerin resen terkin sebeplerinin tahdidi olarak sayıldığı, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması bu sebepler arasında sayılmadığı gibi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağının düzenlendiği, dava kavramı içerisinde icra takip dosyalarının da bulunduğunun kabulü gerektiği, davaya konu ihya talebinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabi olmadığı, sicil dosyasında şirket temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı, yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davalı ... Sicil Müdürlüğünün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı şirketin alacaklı olarak derdest icra dosyası nedeniyle şirketin ihyasını talep ettiğinden, derdest icra dosyasındaki işlemlerine hasren şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, ... Tekstil İnşaat Gıda ve Bilişim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin derdest İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2012/19832 E. sayılı dosyasının sonuçlandırılması işlemleri ile sınırlı olarak ihyası ile yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin karar verdiği tarihteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) değil, istinaf mahkemesinin karar verdiği tarihteki AAÜT'nin uygulanması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra takibinin resen terkin tarihinden sonra ikame edildiğini, resen terkin işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davanın sicilden silinme tarihi olan 09.10.2015 tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılması gerektiğini, her ne kadar dava konusu şirket hakkında daha önce açılan bir takip bulunmakta ise de takibin bir dava olarak kabulünün mümkün olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında açıkça devam eden davadan bahsedildiğini, müvekkilinin re'sen terkin edilen şirket hakkında derdest bir dava/icra takibi bulunduğunun tespit edebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmasının kanun hükmü gereği zorunluluk arzettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5809 E. 2023/6668 K.
Ortak:re'sen terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra takibinin «resen terkin» tarihinden sonra ikame edildiğini, resen terkin işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davanın sicilden silinme tarihi olan 09.10.2015 tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılması gerektiğini, her ne kadar dava konusu şirket hakkında daha önce açılan bir takip bulunmakta ise de takibin bir dava olarak kabulünün mümkün olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında açıkça devam eden davadan bahsedildiğini, müvekkilinin re'«sen terkin» edilen şirket hakkında «derdest» bir dava/icra takibi bulunduğunun tespit edebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, dava konusu şirkete «tasfiye memuru atanmasının» kanun hükmü gereği zorunluluk arzettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tekstil İnşaat Gıda ve Bilişim Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, kararın tescil ve «ilanına», davacı tarafça açılan icra dosyası ile bağlı kalınması gerekmediğine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü tarafından «ihyası» istenen şirketin 12.08.2013 tarihinde 5174 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda «kaydının» silinmiş olması nedeniyle Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli «ilan» yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında sicil kaydının re'«sen terkin» edildiği, geçici 7 nci maddede şirketlerin re'sen terkin sebeplerinin tahdidi olarak sayıldığı, bunlar arasında yukarıda belirtilen terkin «sebebi» yer almadığı gibi şirkete ve şirketin «temsilcilerine» maddenin dördüncü fıkrası uyarınca «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata-belge sunulmadığı, şirkete yapılan tebligatın iade edildiğine ilişkin Sicil Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata-belge de sunulmadığı, ve sicil dosyasında da rastlanılmadığı, buna göre yasa hükmünde öngörülen «ihtar» koşulunun yerine getirildiği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirketler yönünden davaya konu ihya talebinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen «hak düşürücü süreye» tabii olmadığı, davacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve «hukuki yararının» olduğu, terkin edilen şirket yönünden ihya koşullarının oluştuğu, geçici 7 nci madde çerçevesinde yapılan terkin işlemi hatalı olduğu, somut olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 312 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmayıp, 326 ncı maddesi uyarınca davalı Sicil Müdürlüğünün «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu, re'sen terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde şirketlerin «tasfiye» haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından bu şirketlere «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı, Mahkemece davanın kabulüne ve şirketin «ticaret sicil» kaydının ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de davanın kabulüne karar verildiği davalı aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ve tasfiye memuru atanmasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisi ile davanın kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 8840-8 sicil numarasında sicile kayıtlı ...
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirket hakkında dedest dava bulunduğuna dair sicl kayıtlarına intikal eden bir bildirim olmadığını, dayanak davanın da re'«sen terkin» tarihinden sonra ikame edildiğini, re'sen terkin işlemi ile ilgili olarak gerekli ilanların yapıldığını, terkin işleminin hukuka uygun olduğunu, müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, terkin işleminin usulüne uygun olmadığı yönünde davacı iddiası olmadığı ve davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığı, ihyası istenen şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «derdest» olduğu belirtilen dayanak dava ihyası istenen şirketin terkin tarihinden sonra açılmış olduğundan ve müvekkili tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca tesis edilen işlemler usulüne uygun olduğundan ihyası istenen şirketin taraf olduğu dava açısından verilecek ihya kararında 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek müvekkili aleyhine «vekalet ücreti» hükmedilmemesi ve ihyası istenen şirkete tasfiye memuru atanması yönünde karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
… dalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun (5174 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda «kaydının» silinmiş olması” gerekçesiyle re'«sen terkin» kapsamına alınarak, «tebligat» ve «ilan» prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31.07.2013 tarihinde sicil kaydının re'sen terkin edildiği, geçici 7 nci maddenin onbeşinci fıkrası uyarınca «ihya» davasının beş yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, «yasal hasım» konumunda olan müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · yasal hasım · ticaret sicili tescili · infaz · rücu · alacak davası · hukuki yarar · vekalet ücreti
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, «ihyası» istenen şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak «ticaret sicil» kayıtlarına yansıdığı; yargılaması devam eden 2021/399 E. sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın «infaz» işlemlerinin yapılmasının 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi anlamında ek «tasfiye» işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu «şirketin ihya» edilerek yeniden «ticaret siciline tescilinin» zorunlu hale geldiği, davalının «yasal hasım» konumunda olduğu, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığı, davacı vekili yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığı gerekçesiyle dava …
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/399 E. sayılı dava dosyası yönünden ve Mahkemece verilecek kararının «infazı» işlemleriyle sınırlı olarak «ihyası» ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline», ek «tasfiye» işlemlerinin yapılması için ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı işçi tarafından açılan «alacak davası» sonucu verilen karar uyarınca yapılan ödemelerin tahsili için açtıkları rücuan alacak davasında taraf teşkili sağlanmasını teminen, ticaret sicilden 31.07.2013 tarihinde re'«sen terkin» edilen ...
… dalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun (5174 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda «kaydının» silinmiş olması” gerekçesiyle re'«sen terkin» kapsamına alınarak, «tebligat» ve «ilan» prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31.07.2013 tarihinde sicil kaydının re'sen terkin edildiği, geçici 7 nci maddenin onbeşinci fıkrası uyarınca «ihya» davasının beş yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, «yasal hasım» konumunda olan müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1367 E. , 2024/2674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/286 Esas, 2023/1080 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/44 E., 2021/764 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin meşru hamili olduğu çekin karşılıksız çıktığını, ciranta ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. de dahil olmak üzere bir kısım borçlular hakkında 13.09.2012 tarihinde İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2012/19832 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 11.02.2013 tarihinde takibin kesinleştiğini, borçlu ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, re'sen terkin edilen şirket hakkında terkin işlemi öncesi başlatılmış icra takibi bulunduğunu ileri sürerek ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi hususunun düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre "adresin tespit edilememesi"nin tek başına ticaret sicil kaydının terkini sebebi olmayacağı, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan terkinin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Tekstil İnşaat Gıda ve Bilişim Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına, davacı tarafça açılan icra dosyası ile bağlı kalınması gerekmediğine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede devam eden davası/icra takibi bulunduğuna ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını, sicil kayıtlarından re’sen terkin edilen dava konusu şirketin, sicil kayıtlarını bir kez silen müvekkilinin bu kayıtları herhangi bir Mahkeme kararı bulunmaksızın düzeltmesinin hukuken mümkün olamayacağını, müvekkilinin sulh olma yetkisinin bulunmadığını, müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde şirketlerin resen terkin sebeplerinin tahdidi olarak sayıldığı, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması bu sebepler arasında sayılmadığı gibi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağının düzenlendiği, dava kavramı içerisinde icra takip dosyalarının da bulunduğunun kabulü gerektiği, davaya konu ihya talebinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabi olmadığı, sicil dosyasında şirket temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı, yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davalı ...
Sicil Müdürlüğünün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı şirketin alacaklı olarak derdest icra dosyası nedeniyle şirketin ihyasını talep ettiğinden, derdest icra dosyasındaki işlemlerine hasren şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, ... Tekstil İnşaat Gıda ve Bilişim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin derdest İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2012/19832 E. sayılı dosyasının sonuçlandırılması işlemleri ile sınırlı olarak ihyası ile yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin karar verdiği tarihteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) değil, istinaf mahkemesinin karar verdiği tarihteki AAÜT'nin uygulanması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra takibinin resen terkin tarihinden sonra ikame edildiğini, resen terkin işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davanın sicilden silinme tarihi olan 09.10.2015 tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılması gerektiğini, her ne kadar dava konusu şirket hakkında daha önce açılan bir takip bulunmakta ise de takibin bir dava olarak kabulünün mümkün olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında açıkça devam eden davadan bahsedildiğini, müvekkilinin re'sen terkin edilen şirket hakkında derdest bir dava/icra takibi bulunduğunun tespit edebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmasının kanun hükmü gereği zorunluluk arzettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından taraflardan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029285100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz