6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1367 E. 2024/2674 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdest icra takibi sınırlı ihya ticaret sicilinden re'sen terkin meşru hamil takibin kesinleşmesi resen terkin re'sen terkin aaüt ciranta avukatlık asgari ücret tarifesi şirketin ihyası tasfiye memuru atanması ticaret sicili müdürlüğü vekâlet ücreti hakkaniyet yargılama giderleri derdestlik ihya tasfiye memuru hamil hak düşürücü süre kaldırma ve yeniden hüküm ihtar limited şirket yargılama gideri tebligat ticaret sicili ek tasfiye sulh terkin harç yetkisizlik kararı ilk derece kararının kaldırılması ilan dava sebebi cy/cy kaydı dahili dava temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/44 E., 2021/764 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin meşru hamili olduğu çekin karşılıksız çıktığını, ciranta ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. de dahil olmak üzere bir kısım borçlular hakkında 13.09.2012 tarihinde İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2012/19832 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 11.02.2013 tarihinde takibin kesinleştiğini, borçlu ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, re'sen terkin edilen şirket hakkında terkin işlemi öncesi başlatılmış icra takibi bulunduğunu ileri sürerek ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Sicil Müdürlüğü davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi hususunun düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre "adresin tespit edilememesi"nin tek başına ticaret sicil kaydının terkini sebebi olmayacağı, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan terkinin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Tekstil İnşaat Gıda ve Bilişim Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına, davacı tarafça açılan icra dosyası ile bağlı kalınması gerekmediğine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede devam eden davası/icra takibi bulunduğuna ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını, sicil kayıtlarından re’sen terkin edilen dava konusu şirketin, sicil kayıtlarını bir kez silen müvekkilinin bu kayıtları herhangi bir Mahkeme kararı bulunmaksızın düzeltmesinin hukuken mümkün olamayacağını, müvekkilinin sulh olma yetkisinin bulunmadığını, müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde şirketlerin resen terkin sebeplerinin tahdidi olarak sayıldığı, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması bu sebepler arasında sayılmadığı gibi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağının düzenlendiği, dava kavramı içerisinde icra takip dosyalarının da bulunduğunun kabulü gerektiği, davaya konu ihya talebinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabi olmadığı, sicil dosyasında şirket temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı, yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davalı ... Sicil Müdürlüğünün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı şirketin alacaklı olarak derdest icra dosyası nedeniyle şirketin ihyasını talep ettiğinden, derdest icra dosyasındaki işlemlerine hasren şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, ... Tekstil İnşaat Gıda ve Bilişim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin derdest İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2012/19832 E. sayılı dosyasının sonuçlandırılması işlemleri ile sınırlı olarak ihyası ile yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin karar verdiği tarihteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) değil, istinaf mahkemesinin karar verdiği tarihteki AAÜT'nin uygulanması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra takibinin resen terkin tarihinden sonra ikame edildiğini, resen terkin işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davanın sicilden silinme tarihi olan 09.10.2015 tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılması gerektiğini, her ne kadar dava konusu şirket hakkında daha önce açılan bir takip bulunmakta ise de takibin bir dava olarak kabulünün mümkün olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında açıkça devam eden davadan bahsedildiğini, müvekkilinin re'sen terkin edilen şirket hakkında derdest bir dava/icra takibi bulunduğunun tespit edebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmasının kanun hükmü gereği zorunluluk arzettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5809 E. 2023/6668 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/1367 E.  ,  2024/2674 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/286 Esas, 2023/1080 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/44 E., 2021/764 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin meşru hamili olduğu çekin karşılıksız çıktığını, ciranta ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. de dahil olmak üzere bir kısım borçlular hakkında 13.09.2012 tarihinde İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2012/19832 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 11.02.2013 tarihinde takibin kesinleştiğini, borçlu ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, re'sen terkin edilen şirket hakkında terkin işlemi öncesi başlatılmış icra takibi bulunduğunu ileri sürerek ... Tekstil İnş. Gıda ve Bil. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Sicil Müdürlüğü davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi hususunun düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre "adresin tespit edilememesi"nin tek başına ticaret sicil kaydının terkini sebebi olmayacağı, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan terkinin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Tekstil İnşaat Gıda ve Bilişim Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına, davacı tarafça açılan icra dosyası ile bağlı kalınması gerekmediğine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede devam eden davası/icra takibi bulunduğuna ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını, sicil kayıtlarından re’sen terkin edilen dava konusu şirketin, sicil kayıtlarını bir kez silen müvekkilinin bu kayıtları herhangi bir Mahkeme kararı bulunmaksızın düzeltmesinin hukuken mümkün olamayacağını, müvekkilinin sulh olma yetkisinin bulunmadığını, müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde şirketlerin resen terkin sebeplerinin tahdidi olarak sayıldığı, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması bu sebepler arasında sayılmadığı gibi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağının düzenlendiği, dava kavramı içerisinde icra takip dosyalarının da bulunduğunun kabulü gerektiği, davaya konu ihya talebinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabi olmadığı, sicil dosyasında şirket temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı, yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davalı ...

Sicil Müdürlüğünün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı şirketin alacaklı olarak derdest icra dosyası nedeniyle şirketin ihyasını talep ettiğinden, derdest icra dosyasındaki işlemlerine hasren şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, ... Tekstil İnşaat Gıda ve Bilişim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin derdest İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2012/19832 E. sayılı dosyasının sonuçlandırılması işlemleri ile sınırlı olarak ihyası ile yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin karar verdiği tarihteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) değil, istinaf mahkemesinin karar verdiği tarihteki AAÜT'nin uygulanması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra takibinin resen terkin tarihinden sonra ikame edildiğini, resen terkin işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davanın sicilden silinme tarihi olan 09.10.2015 tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılması gerektiğini, her ne kadar dava konusu şirket hakkında daha önce açılan bir takip bulunmakta ise de takibin bir dava olarak kabulünün mümkün olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında açıkça devam eden davadan bahsedildiğini, müvekkilinin re'sen terkin edilen şirket hakkında derdest bir dava/icra takibi bulunduğunun tespit edebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmasının kanun hükmü gereği zorunluluk arzettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından taraflardan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029285100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.