Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9287 E. 2011/7010 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'üç aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklar kurulu kararının iptali↗ toplantı ve karar nisabı↗ nisap↗ güven ilişkisi↗ karar nisabı↗ iyiniyet kuralı↗ ortaklar kurulu kararı↗ ibra↗ iyiniyet↗ denetime elverişlilik↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ ilan↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21.11.2005 tarihli ortaklar kurulu toplantısının nisap yönünden yasaya uygun olduğu, toplantıda ...'in kendi oyu ile gerçekleştirdiği ibranın TTK’nun 537/3. maddesi uyarınca geçersiz olduğu, diğer kararlar yönünden ise Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20. maddelerine dayalı olarak açılan davada üç aylık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiği, işbirliği olanaklarının ortadan kalktığı, yönetici davalı ortağın yetkilerini ortaklık çıkarları yerine kişisel menfaatleri yönünde kullandığı, bu itibarla davalı şirket müdürünün müdürlükten azli için gerekli koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı ....Şti.’nin 21.11.2005 tarihli ortaklar kurul toplantısının iptaline, birleşen davada davanın kısmen kabulü ile davalı ...’in Faltınel Tersanesi Ltd.Şti. müdürlüğünden azline, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile 21.11.2005 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğüne ilişkin asıl davada anılan ortaklar kurulu toplantısında müdür olan ortak ... ...’in kendi oyu ile gerçekleştirdiği ibra kararının TTK’nun 537/son maddesi uyarınca geçersiz olduğu, bu konuda alınan kararın iptaline ilişkin açılacak davanın üç aylık süreye tabi olmadığı, bu durumda anılan ortaklar kurulu toplantısında ...’in kendisini ibraya ilişkin olarak aldığı kararın geçersizliğine karar verilmesinin yerinde olmasına göre asıl davada davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının, birleşen dava davalısı ... ...’in ise birleşen davaya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, davalı şirketin 21.11.2005 tarihli olağanüstü ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece anılan ortaklar kurulu toplantısında alınan tüm kararların anılan maddeler uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de ortak müdür ... ...’in TTK’nun 537/son maddesine aykırı şekilde aldığı ibra kararı dışındaki kararların hangi nedenle Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırı olduğu hususu gerekçelendirilmemiştir.Limited şirket ortaklar kurulu kararlarının iptali konusunda TTK’nun 536/4. maddesindeki atıf uyarınca aynı Kanun’un 381. maddesi hükümleri uygulanacak olup, bu maddeye göre ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olması halinde bu hususlara dayalı olarak açılacak iptal davalarının toplantı tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde açılması gerekmektedir.Ancak, alınan kararların geçersizliği sonucunu doğuracak yasaya ve hukuka aykırılıkların ileri sürülmesi 3 aylık süre ile sınırlı bulunmamaktadır.Kanunda açık olarak geçersizlik nedenleri olarak düzenlenen hususlarla, toplantı ve karar nisabına uyulmamış olması ile Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırılık hallerinde alınan kararların geçersizliğinin üç aylık süre ile bağlı olmaksızın ileri sürülmesi mümkün olup, mahkemece iptal ve geçersizlik iddialarının her somut olayda olayın özellikleri nazara alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu durumda davaya konu ortaklar kurulu toplantısına karşı iptal davasının açılabileceği üç aylık süre geçirildikten sonra açılan asıl davada ...’in ibrasına ilişkin olarak alınan karar dışındaki diğer kararların ne şekilde Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırılık oluşturduğunun karar yerinde tartışılarak, denetime elverişli şekilde gerekçelendirilmesi gerekirken bu konuda bir gerekçeye yer verilmeden toplantıda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13391 E. 2012/18847 K.
Ortak:nisap · ortaklar kurulu kararı · i̇i̇k 72/son · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21.11.2005 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısının «nisap» yönünden yasaya uygun olduğu, toplantıda ...'in kendi oyu ile gerçekleştirdiği «ibranın» TTK’nun 537/3. maddesi uyarınca «geçersiz» olduğu, diğer kararlar yönünden ise Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20. maddelerine dayalı olarak açılan davada üç aylık «hak düşürücü sürenin» uygulanamayacağı, ortaklar arasında «güven ilişkisinin» zedelendiği, işbirliği olanaklarının ortadan kalktığı, yönetici davalı ortağın yetkilerini ortaklık çıkarları yerine kişisel menfaatleri yönünde kullandığı, bu itibarla davalı şirket müdürünün müdürlükten azli için gerekli koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı ....Şti.’nin 21.11.2005 tarihli ortaklar kurul toplantısının iptaline, birleşen davada davanın kısmen kabulü ile davalı ...’in Faltınel Tersanesi Ltd.Şti. müdürlüğünden azline, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına», davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile 21.11.2005 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğüne ilişkin asıl davada anılan ortaklar kurulu toplantısında müdür olan ortak ... ...’in kendi oyu ile gerçekleştirdiği «ibra» kararının TTK’nun 537/«son» maddesi uyarınca «geçersiz» olduğu, bu konuda alınan kararın iptaline ilişkin açılacak davanın üç aylık süreye tabi olmadığı, bu durumda anılan ortaklar kurulu toplantısında ...’in kendisini …
2-Asıl dava, davalı şirketin 21.11.2005 tarihli olağanüstü «ortaklar kurulu» toplantısında alınan kararların Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece anılan ortaklar kurulu toplantısında alınan tüm kararların anılan maddeler uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de ortak müdür ... ...’in TTK’nun 537/«son» maddesine aykırı şekilde aldığı «ibra» kararı dışındaki kararların hangi nedenle Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırı olduğu hususu gerekçelendirilmemiştir.Limited şirket «ortaklar kurulu kararlarının iptali» konusunda TTK’nun 536/4. maddesindeki atıf uyarınca aynı Kanun’un 381. maddesi hükümleri uygulanacak olup, bu maddeye göre ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların kanun, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olması halinde bu hususlara dayalı olarak açılacak «iptal davalarının» toplantı tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde açılması gerekmektedir.Ancak, alınan kararların «geçersizliği» sonucunu doğuracak yasaya ve hukuka aykırılıkların ileri sürülmesi 3 aylık süre ile sınırlı bulunmamaktadır.Kanunda açık olarak geçersizlik nedenleri olarak düzenlenen hususlarla, toplantı ve karar «nisabına» uyulmamış olması ile Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırılık hallerinde alınan kararların geçersizliğinin üç aylık süre ile bağlı olmaksızın ileri sürülmesi mümkün olup, mahkemece iptal ve geçersizlik iddialarının her somut olayda olayın özellikleri nazara alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu durumda davaya konu ortaklar kurulu toplantısına karşı iptal davasının açılabileceği üç aylık süre geçirildikten sonra açılan asıl davada ...’in ibrasına ilişkin olarak alınan karar dışındaki diğer kararların ne şekilde Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırılık oluşturduğunun karar yerinde tartışılarak, «denetime elverişli» şekilde gerekçelendirilmesi gerekirken bu konuda bir gerekçeye yer verilmeden toplantıda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl dava …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davaya konu 3 adet «ortaklar kurulu» kararının tamamının toplantı ve karar «nisaplarına» uyularak alındığı, TTK'nun 536/«son» maddesi yollamasıyla uygulanması gereken TTK'nun 381/1. maddesi uyarınca davanın 3 aylık hak düşürücü süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3504 E. 2014/10251 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararının iptali · karar nisabı · iyiniyet kuralı · ortaklar kurulu kararı · ibra · iyiniyet · iptal davası · dava şartı
İncelediğiniz kararda2-Asıl dava, davalı şirketin 21.11.2005 tarihli olağanüstü «ortaklar kurulu» toplantısında alınan kararların Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece anılan ortaklar kurulu toplantısında alınan tüm kararların anılan maddeler uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de ortak müdür ... ...’in TTK’nun 537/«son» maddesine aykırı şekilde aldığı «ibra» kararı dışındaki kararların hangi nedenle Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırı olduğu hususu gerekçelendirilmemiştir.Limited şirket «ortaklar kurulu kararlarının iptali» konusunda TTK’nun 536/4. maddesindeki atıf uyarınca aynı Kanun’un 381. maddesi hükümleri uygulanacak olup, bu maddeye göre ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların kanun, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olması halinde bu hususlara dayalı olarak açılacak «iptal davalarının» toplantı tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde açılması gerekmektedir.Ancak, alınan kararların «geçersizliği» sonucunu doğuracak yasaya ve hukuka aykırılıkların ileri sürülmesi 3 aylık süre ile sınırlı bulunmamaktadır.Kanunda açık olarak geçersizlik nedenleri olarak düzenlenen hususlarla, toplantı ve karar «nisabına» uyulmamış olması ile Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırılık hallerinde alınan kararların geçersizliğinin üç aylık süre ile bağlı olmaksızın ileri sürülmesi mümkün olup, mahkemece iptal ve geçersizlik iddialarının her somut olayda olayın özellikleri nazara alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu durumda davaya konu ortaklar kurulu toplantısına karşı iptal davasının açılabileceği üç aylık süre geçirildikten sonra açılan asıl davada ...’in ibrasına ilişkin olarak alınan karar dışındaki diğer kararların ne şekilde Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırılık oluşturduğunun karar yerinde tartışılarak, «denetime elverişli» şekilde gerekçelendirilmesi gerekirken bu konuda bir gerekçeye yer verilmeden toplantıda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl dava …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21.11.2005 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısının «nisap» yönünden yasaya uygun olduğu, toplantıda ...'in kendi oyu ile gerçekleştirdiği «ibranın» TTK’nun 537/3. maddesi uyarınca «geçersiz» olduğu, diğer kararlar yönünden ise Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20. maddelerine dayalı olarak açılan davada üç aylık «hak düşürücü sürenin» uygulanamayacağı, ortaklar arasında «güven ilişkisinin» zedelendiği, işbirliği olanaklarının ortadan kalktığı, yönetici davalı ortağın yetkilerini ortaklık çıkarları yerine kişisel menfaatleri yönünde kullandığı, bu itibarla davalı şirket müdürünün müdürlükten azli için gerekli koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı ....Şti.’nin 21.11.2005 tarihli ortaklar kurul toplantısının iptaline, birleşen davada davanın kısmen kabulü ile davalı ...’in Faltınel Tersanesi Ltd.Şti. müdürlüğünden azline, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına», davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile 21.11.2005 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğüne ilişkin asıl davada anılan ortaklar kurulu toplantısında müdür olan ortak ... ...’in kendi oyu ile gerçekleştirdiği «ibra» kararının TTK’nun 537/«son» maddesi uyarınca «geçersiz» olduğu, bu konuda alınan kararın iptaline ilişkin açılacak davanın üç aylık süreye tabi olmadığı, bu durumda anılan ortaklar kurulu toplantısında ...’in kendisini …
Benzer bu karardaAyrıca, gündem maddelerinin tebliğ edilmemesi tek başına «ortaklar kurulu kararının iptali» veya yokluğu sonucunu doğurmayıp «çağrının usulsüzlüğü» kapsamındadır ve davacıya katılmadığı genel kurul kararına muhalefeti aranmaksızın «iptal davası» hakkı verir ve iptal sebepleri olan kanuna veya ana sözleşmeye veya «iyiniyet kurallarına» aykırılığın tartışılması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketin ortaklarından olduğu, 21/04/2012 günlü «ortaklar kurulu» toplantısının tüm ortakların katılımı ile gerçekleştirildiği, davacının da vekili marifetiyle toplantıya katılarak «toplantı tutanağını» «şerh» beyanı ile imzaladığı, söz konusu alınan aynı gün ve 62 sayılı ortaklar kurulu toplantısının 6762 TTK'nın 538. maddesindeki düzenleme uyarınca toplantıya çağrıya ilişkin usule riayet edilmediği, davalı tarafça bu konuda soyut beyandan başka delil sunulmadığı, ayrıca davacının her ne kadar toplantıya vekil marifetiyle katılmış ise de toplantı tutanağına şerh koymak suretiyle tutanağın imzalandığı, yine 6762 sayılı TTK'nın 537. maddesine aykırı olacak şekilde hakkında «ibra» kararı verilen şirket müdürünün alınan kararda kabul oyu kullandığının anlaşılması karşısında açıkça kanundaki düzenlemeye aykırılığı nedeniyle şirket müdürünün ibrasına ilişkin toplantının 7. maddesinin yok hükmünde sayılması gerektiği, yine 2011 yılı faaliyet raporunun kabulüne ilişkin toplantının 1. maddesinde de ortaklar genel kuruluna sunulan bilançonun sonradan değiştirilmesi nedeniyle iptali gerektiği yine şirket müdürüne 3 ayda bir «huzur hakkı» ödenmesi ve şirket ortağı A..Y..'a da her ay 5.000 TL ödeme yapılmasına ilişkin alınan kararların da zarar ettiği anlaşılan şirketin mali durumu göz önüne alınarak …
Dava konusu «ibra» kararında oy kullanması yasak olan müdürün oyu haricinde kalan oyların ibra için yeterli karar «nisabını» oluşturup oluşturmadığı belirlenerek «yokluk» sonucunu doğurup doğurmadığı belirlenmelidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çağrı usulsüzlüğü · huzur hakkı · toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · yokluk · cy/cy şerhi · taraf ehliyeti · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketin ortaklarından olduğu, 21/04/2012 günlü «ortaklar kurulu» toplantısının tüm ortakların katılımı ile gerçekleştirildiği, davacının da vekili marifetiyle toplantıya katılarak «toplantı tutanağını» «şerh» beyanı ile imzaladığı, söz konusu alınan aynı gün ve 62 sayılı ortaklar kurulu toplantısının 6762 TTK'nın 538. maddesindeki düzenleme uyarınca toplantıya çağrıya ilişkin usule riayet edilmediği, davalı tarafça bu konuda soyut beyandan başka delil sunulmadığı, ayrıca davacının her ne kadar toplantıya vekil marifetiyle katılmış ise de toplantı tutanağına şerh koymak suretiyle tutanağın imzalandığı, yine 6762 sayılı TTK'nın 537. maddesine aykırı olacak şekilde hakkında «ibra» kararı verilen şirket müdürünün alınan kararda kabul oyu kullandığının anlaşılması karşısında açıkça kanundaki düzenlemeye aykırılığı nedeniyle şirket müdürünün ibrasına ilişkin toplantının 7. maddesinin yok hükmünde sayılması gerektiği, yine 2011 yılı faaliyet raporunun kabulüne ilişkin toplantının 1. maddesinde de ortaklar genel kuruluna sunulan bilançonun sonradan değiştirilmesi nedeniyle iptali gerektiği yine şirket müdürüne 3 ayda bir «huzur hakkı» ödenmesi ve şirket ortağı A..Y..'a da her ay 5.000 TL ödeme yapılmasına ilişkin alınan kararların da zarar ettiği anlaşılan şirketin mali durumu göz önüne alınarak …
Dava konusu diğer gündem maddelerinin de iptaline karar verilmiş ise de, mahkemece bu maddeler yönünden de davacının «muhalefet şerhi» bulunup bulunmadığı ve aktif dava «ehliyeti» değerlendirilmeden karar verilmiştir.
Öncelikle «muhalefet şerhi» ve aktif dava «ehliyetinin» belirlenmesi şarttır.
1-Ortaklar Kurulu Kararının «iptalini dava» edebilmek için ön şart davacı ortağın ilgili gündem maddesinin oylamasında red oyu verip ardından «muhalefet şerhi» yazdırmış olmasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9287 E. , 2011/7010 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2009 tarih ve 2006/338-2009/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin davalı şirkette %40, yabancı uyruklu olan diğer ortağın ise %60 payının bulunduğunu ve şirket anasözleşmesine göre ilk 1 yıl için müvekkilinin müdür olarak atandığını, 22.11.2004 tarihli ortaklar kurulu kararı uyarınca yabancı ortağın da müdür atandığını, ancak yabancı ortağın iyiniyetli olmadığını, müvekkilinin yurt dışında olduğu sırada dava dışı ortağın ortaklar kurulu çağrısı yaparak kararlar aldığını, kendisini müdür olarak atadığını, ibra ettiğini, menkul malları üçüncü kişilere sattığını, şirket mallarına takyidatlar koydurduğunu, diğer kararların müvekkili ortak aleyhine olduğunu, bu nedenlerle 21.11.2005 tarihli olağanüstü ortaklar kurulu toplantısının Borçlar Kanunu 19 ve 20.
maddeleri uyarınca iptalinin gerektiğini ileri sürerek, sözkonusu ortaklar kurulu kararının iptaline ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise 22.11.2004 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile davalı ...’in müdür olarak atandığını, davalı ortağın müvekkili ile aralarında çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle şirketin içini boşaltabilmek için tamamen kötüniyetli olarak anasözleşmenin idare ve temsile ilişkin sınırlamalarını gizleyerek 26.07.2005 tarihli imza sirkülerini çıkarttığını, ayrıca davalı ortağın müdürlük sıfatının 1 yıl geçmekle sona ermiş olmasına rağmen halen şirket müdürü olarak hareket ettiğini ileri sürerek, davalının müdürlük sıfatının son bulduğunun tespitine karar verilmesini, bu husus yerinde görülmez ise TTK’nun 162.
maddesi uyarınca davalının şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini, 26.07.2005 tarihinde çıkarılan imza sirkülerine şirket anasözleşmesinin idare ve temsil maddesinin eklenmesine ve verilen kararların Ticaret Sicil Memurluğu tarafından ilanına karar verilmesini, yargılama sırasında yapılan ıslahta ise davalı şirkete kayyım atandığı için davalının azline gerek olmadığına karar verilecek olursa kararda azil şartlarının gerçekleştiğinin belirtilmesini talep etmiştir.
Asıl dava davalısı şirket vekili, davanın üç aylık süre içinde açılmadığını, diğer ortağa da husumet yöneltilmesi gerektiğini, davacının şirketin için boşaltma eyleminden dolayı ağır ceza mahkemesinde yargılandığını, alınan kararların TTK’nun 536/3. maddesine uygun olarak alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen dava davalısı vekili, müvekkilinin Türkiye’de ikametgahının olmadığını, bu nedenle İstanbul Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, müvekkilinin şirket anasözleşmesini ihlal etmediğini, davacının zimmetten yargılandığını, TTK’nun 162. maddesi şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21.11.2005 tarihli ortaklar kurulu toplantısının nisap yönünden yasaya uygun olduğu, toplantıda ...'in kendi oyu ile gerçekleştirdiği ibranın TTK’nun 537/3. maddesi uyarınca geçersiz olduğu, diğer kararlar yönünden ise Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20. maddelerine dayalı olarak açılan davada üç aylık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiği, işbirliği olanaklarının ortadan kalktığı, yönetici davalı ortağın yetkilerini ortaklık çıkarları yerine kişisel menfaatleri yönünde kullandığı, bu itibarla davalı şirket müdürünün müdürlükten azli için gerekli koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı ....Şti.’nin 21.11.2005 tarihli ortaklar kurul toplantısının iptaline, birleşen davada davanın kısmen kabulü ile davalı ...’in Faltınel Tersanesi Ltd.Şti.
müdürlüğünden azline, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile 21.11.2005 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğüne ilişkin asıl davada anılan ortaklar kurulu toplantısında müdür olan ortak ... ...’in kendi oyu ile gerçekleştirdiği ibra kararının TTK’nun 537/son maddesi uyarınca geçersiz olduğu, bu konuda alınan kararın iptaline ilişkin açılacak davanın üç aylık süreye tabi olmadığı, bu durumda anılan ortaklar kurulu toplantısında ...’in kendisini ibraya ilişkin olarak aldığı kararın geçersizliğine karar verilmesinin yerinde olmasına göre asıl davada davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının, birleşen dava davalısı ...
...’in ise birleşen davaya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, davalı şirketin 21.11.2005 tarihli olağanüstü ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece anılan ortaklar kurulu toplantısında alınan tüm kararların anılan maddeler uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de ortak müdür ... ...’in TTK’nun 537/son maddesine aykırı şekilde aldığı ibra kararı dışındaki kararların hangi nedenle Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırı olduğu hususu gerekçelendirilmemiştir.Limited şirket ortaklar kurulu kararlarının iptali konusunda TTK’nun 536/4. maddesindeki atıf uyarınca aynı Kanun’un 381. maddesi hükümleri uygulanacak olup, bu maddeye göre ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olması halinde bu hususlara dayalı olarak açılacak iptal davalarının toplantı tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde açılması gerekmektedir.Ancak, alınan kararların geçersizliği sonucunu doğuracak yasaya ve hukuka aykırılıkların ileri sürülmesi 3 aylık süre ile sınırlı bulunmamaktadır.Kanunda açık olarak geçersizlik nedenleri olarak düzenlenen hususlarla, toplantı ve karar nisabına uyulmamış olması ile Borçlar Kanunu 19 ve 20.
maddelerine aykırılık hallerinde alınan kararların geçersizliğinin üç aylık süre ile bağlı olmaksızın ileri sürülmesi mümkün olup, mahkemece iptal ve geçersizlik iddialarının her somut olayda olayın özellikleri nazara alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu durumda davaya konu ortaklar kurulu toplantısına karşı iptal davasının açılabileceği üç aylık süre geçirildikten sonra açılan asıl davada ...’in ibrasına ilişkin olarak alınan karar dışındaki diğer kararların ne şekilde Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırılık oluşturduğunun karar yerinde tartışılarak, denetime elverişli şekilde gerekçelendirilmesi gerekirken bu konuda bir gerekçeye yer verilmeden toplantıda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı şirket vekilinin diğer, birleşen davada ise davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davada verilen kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın açıklanan nedenlerle davalı şirket yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde davalı ....Şti'ne ödenmesine, 09/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029265100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz