6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4037 E. 2013/18312 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muavin defter cari hesap bakiyesi ticari defter ibrazı aleyhe delil ödeme emri cari hesap mahsup bilirkişi incelemesi ticari defter fatura asıl alacak çek icra inkar tazminatı inkar tazminatı vekalet ücreti ibraz e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 84

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya taşımacılık işi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının davalı şirket adına tanzim edip 116.230 TL olarak bedelini talep ettiği 10 adet faturanın davalı şirketin yasal defterlerinde kayıtlı bulunduğu, bu faturaların en son olarak 11.800 TL tutarlı olanının tanzim edildiği 31.08.2007 tarihi itibariyle, cari hesap bakiyesinin davacı lehine 82.355,43 TL alacak bakiyesi verdiği, bu tutarın üzerine 31.08.2007 tarihinden sonra tanzim edilen 10.207 TL fatura bedeli ilave edilip yapılan 14.859,43 TL ödeme mahsup edildiğinde cari hesap alacak bakiyesinin davalının muavin defter kaydından 77.703 TL kaldığının anlaşıldığı, davacıya çek verilmek veya bankaya ödeme emri talimatı gönderilmek

ya da kasadan nakit olarak tediye edilmek şeklinde yapılan 14.859,43 TL’lik ödeme belgelerinin şirketin evrakları arasında yer aldığı, davalı şirketin davacıya cari hesap borcunun 116.230 TL değil, 77.703 TL olduğu, bu miktarın davalı tarafından ödendiğine dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, davacının bu miktarda alacaklı olduğu, birleşen dava açısından ise, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, defterlerine yazdığı ödeme ve mahsup fişlerinin 4 kez yaptırılan bilirkişi incelemesine rağmen sunulmadığı, bu nedenle davanın ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 77.703 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle tahsili olarak devamına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan 31.081 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, asıl davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmesine rağmen reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

3- Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince, dava, taşıma bedelinin tahsiline yönelik olup davacı şirket, cari hesap bakiyesine dayanarak davalı aleyhine icra takibi başlatmıştır. Davacı vekili mahkemece verilen sürelere rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiş ise de, davalı taraf defterlerini ibraz etmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan mülga 6762 Sayılı TTK'nın 84. maddesi gereğince kanuna uygun olarak veya olmıyarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayılır. Bu durumda mahkemece, davalının defterlerini ibraz ettiği ve kendi defterlerindeki kayıtların aleyhine delil olacağı gözetilerek birleşen dava yönünden de davalının defterleri incelenmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde birleşen davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7545 E. 2021/6982 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/4037 E.  ,  2013/18312 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

BİRLEŞEN DAVA

ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2010/498 ESAS

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.11.2012 tarih ve 2010/401-2012/620 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete taşımacılık işi yapıldığı ve karşılığında tanzim edilen faturaların bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz etmesi sonucunda takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile %40 oranında inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, takibe konu faturaların bir örneğinin müvekkiline gönderilmediği için inceleme hakkının kısıtlandığını, takip konusu faturalara ilişkin olarak müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede herhangi bir borçlarının olmadığının anlaşıldığını, davacı tarafından başlatılan icra takibinin kötüniyetli olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya taşımacılık işi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının davalı şirket adına tanzim edip 116.230 TL olarak bedelini talep ettiği 10 adet faturanın davalı şirketin yasal defterlerinde kayıtlı bulunduğu, bu faturaların en son olarak 11.800 TL tutarlı olanının tanzim edildiği 31.08.2007 tarihi itibariyle, cari hesap bakiyesinin davacı lehine 82.355,43 TL alacak bakiyesi verdiği, bu tutarın üzerine 31.08.2007 tarihinden sonra tanzim edilen 10.207 TL fatura bedeli ilave edilip yapılan 14.859,43 TL ödeme mahsup edildiğinde cari hesap alacak bakiyesinin davalının muavin defter kaydından 77.703 TL kaldığının anlaşıldığı, davacıya çek verilmek veya bankaya ödeme emri talimatı gönderilmek

ya da kasadan nakit olarak tediye edilmek şeklinde yapılan 14.859,43 TL’lik ödeme belgelerinin şirketin evrakları arasında yer aldığı, davalı şirketin davacıya cari hesap borcunun 116.230 TL değil, 77.703 TL olduğu, bu miktarın davalı tarafından ödendiğine dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, davacının bu miktarda alacaklı olduğu, birleşen dava açısından ise, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, defterlerine yazdığı ödeme ve mahsup fişlerinin 4 kez yaptırılan bilirkişi incelemesine rağmen sunulmadığı, bu nedenle davanın ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 77.703 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle tahsili olarak devamına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan 31.081 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, asıl davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmesine rağmen reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

3- Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince, dava, taşıma bedelinin tahsiline yönelik olup davacı şirket, cari hesap bakiyesine dayanarak davalı aleyhine icra takibi başlatmıştır. Davacı vekili mahkemece verilen sürelere rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiş ise de, davalı taraf defterlerini ibraz etmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan mülga 6762 Sayılı TTK'nın 84. maddesi gereğince kanuna uygun olarak veya olmıyarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayılır. Bu durumda mahkemece, davalının defterlerini ibraz ettiği ve kendi defterlerindeki kayıtların aleyhine delil olacağı gözetilerek birleşen dava yönünden de davalının defterleri incelenmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde birleşen davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle de davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029252400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.