Taşıma bedelinin tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8872 E. 2011/7919 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı mal↗ taşıyanın sorumluluğu↗ taşıtan↗ cmr konvansiyonu↗ yetki itirazı↗ tasdik kararı↗ cmr↗ navlun↗ taşıma sözleşmesi↗ yetki↗ taşıyan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının dava konusu yaş meyveleri Rusya'ya usulüne uygun şekilde taşıdığı, meyvelerin zarar görmesinin Rusya tarafından ayıplı olması nedeniyle giriş izni verilmemesi sonucu yeniden Türkiye'ye getirilmesi sırasında gümrük işlemlerindeki gecikmeden ve bu sürede sıcaklık şartlarının aşılmasından kaynaklandığı, bu hali ile davalıya affı kabil bir kusurun bulunmadığı, zararın meydana gelmesinde taraflar arasındaki iletişim eksikliğinin ve taşımanın başlangıcında bu gibi durumlarda ne gibi işlem yapılıp nasıl hareket edileceği konusunun yazılı esaslara bağlanmamasının büyük rol oynadığı, yetki itirazının ise süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen zarardan davalı taşıyanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıya ait şeftali emtiasının Moskova’daki alıcısına taşınması için 30.07.2005 tarihinde davalıya teslim edildiği, davalıya ait 24.07.2005 tarihli navlun talep formuna göre davalının bir adet frigorifik aracını bu iş için tahsis ettiği, malların ihracı için gerekli olan standartlara uygunluğunu tasdik eden kontrol sertifikasının, Türk makamlarınca 04.08.2005 tarihine kadar geçerli olmak üzere 30.07.2005 tarihinde düzenlendiği, hamule senedinin 04.08.2005 tarihinde Rusya’da kayda girdiği, 05.08.2005 tarihinde Rus makamlarınca düzenlenen kontrol tutanağına göre ise şeftalilerde kurda rastlandığı ve Rusya’ya girişine izin verilmeyen malların 15.08.2005 tarihinde Samsun Gümrüğü’ne, oradan da 26.08.2005 tarihinde İzmir’e geri getirildiği, 09.09.2005 tarihinde de bir tutanak düzenlenerek imha edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı taşıyan, yukarıda özet olarak belirtilen olayda meydana gelen zarardan, kendisine ayıplı mal teslim eden ve sonrasında da gümrük işlemlerini yapmakta keyfi bir şekilde geciken davacının sorumlu olduğunu savunurken davacı taşıtan, malların Rusya’dan davalı tarafından olağan sayılabilecek sürenin çok aşılarak geri getirildiğini, üstelik bu sırada aracın soğutucusunun çalıştırılmadığını, zararın da malların hem geç hem de soğutucu çalıştırılmadan geri getirilmesinden kaynaklandığını, uygun zamanda ve şekilde taşınması halinde emtianın Türkiye’de değerlendirilebileceğini ileri sürmüştür. Mahkemece tarafların bu iddia ve savunmaları yeterince incelenmeden karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, aralarında bir ziraat mühendisi, bir gümrük uzmanı bir de uluslar arası taşıma konusunda uzman bilirkişinin bulunduğu heyet aracılığıyla inceleme yaptırılarak, 30.07.2005 tarihinde Türk makamlarınca düzenlenen kontrol sertifikası ile 05.08.2005 tarihinde Rus makamlarınca düzenlenen kontrol tutanağı nazara alındığında, Rusya’ya kadar davalı tarafından uygun koşullarda taşındığında uyuşmazlık bulunmayan dava konusu şeftalinin, Türkiye’den çıkış yaparken kurtlu olup olmadığı, kurtlu değilse bu sürede araç içinde taşınırken kurtlanıp kurtlanamayacağı, hem Rusya’da hem de dönüşte Türk gümrüklerinde yapılan işlemlerde geçen süreler ile Rusya’dan Türkiye’ye taşıma sırasında geçen sürenin makul olup olmadığı, makul değilse gecikmenin nedeni ve bundan kimin sorumlu bulunduğu, Rusya’dan Türkiye’ye taşıma sırasında davalı taşıyanın aracın soğutucusunu çalıştırıp çalıştırmadığı, davalı tarafından uygun sürede ve koşullarda taşınsaydı ürün kurtlu olsa bile bir ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı (örneğin hayvan yemi olarak) hususlarının belirlenmesi ve sonucuna göre meydana gelen zarardan kimin sorumlu olduğunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Maddi ve Manevi Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13956 E. 2011/17864 K.
Ortak:yetki itirazı · yetki · kusur · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… Türkiye'ye getirilmesi sırasında gümrük işlemlerindeki gecikmeden ve bu sürede sıcaklık şartlarının aşılmasından kaynaklandığı, bu hali ile davalıya affı kabil bir «kusurun» bulunmadığı, zararın meydana gelmesinde taraflar arasındaki iletişim eksikliğinin ve taşımanın başlangıcında bu gibi durumlarda ne gibi işlem yapılıp nasıl hareket edileceği konusunun yazılı esaslara bağlanmamasının büyük rol oynadığı, «yetki itirazının» ise süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Türkiye'ye getirilmesi sırasında gümrük işlemlerindeki gecikmeden ve bu sürede sıcaklık şartlarının aşılmasından kaynaklandığı, bu hali ile davalıya atfı kabil bir «kusurun» bulunmadığı, zararın meydana gelmesinde taraflar arasındaki iletişim eksikliğinin ve taşımanın başlangıcında bu gibi durumlarda ne gibi işlem yapılıp nasıl hareket edileceği konusunun yazılı esaslara bağlanmamasının büyük rol oynadığı, «yetki itirazının» ise süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 30.06.2011 tarihli kararında yazılı gerekçel …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8462 E. 2011/1250 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · re'sen gözetilme · münhasırlık · kamu düzeni · tenfiz · tebligat · yetkisizlik kararı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile kesinleştiğini gösteren kaşenin «ibraz» edildiği, Türkiye ile Rusya'nın Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Newyork Sözleşmesine taraf olduğu, Rusya mahkemesi kararında davalı tarafa «usulüne uygun tebligat» yapıldığının belirtildiği, kararın konusunun «münhasırın» Türk Mahkemelerinin «yetkisine» gören ve «kamu düzenine» ilişkin hususlardan olmadığı, «tenfiz» şartları gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemelerin göreviyle ilgili kurallar, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her safhasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, ileri sürülmemiş olsa dahi hakim tarafından re’«sen gözetilmesi» gerekir.
1- Dava ile Rusya Federasyonu Kuzmisly Mahkemesi kararının «tenfizi» istenilmiş olup, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 51/1. md.de tenfiz karaları hakkında «görevli» mahkemenin Asliye Mahkemesi olduğu hükmü yer almaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16839 E. 2014/13740 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… taşıma sırasında geçen sürenin makul olup olmadığı, makul değilse gecikmenin nedeni ve bundan kimin sorumlu bulunduğu, Rusya’dan Türkiye’ye taşıma sırasında davalı «taşıyanın» aracın soğutucusunu çalıştırıp çalıştırmadığı, davalı tarafından uygun sürede ve koşullarda taşınsaydı ürün kurtlu olsa bile bir ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı (örneğin hayvan yemi olarak) hususlarının belirlenmesi ve sonucuna göre meydana gelen zarardan kimin sorumlu olduğunun değerlendirilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, Rus Hukukunun uygulanacağının belirlenmesi halinde davacının, dava konusu edilen «dolaylı zararı» kendi adına isteyip isteyemeyeceği ve bu anlamda aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğinden anılan hususlar yönünden «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporları esas alınarak karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans ödemesi · dolaylı zarar · tahsilat makbuzu · acentelik · taraf ehliyeti · ticaret sicili · ek tasfiye · ilan
Benzer bu kararda… rketin isim veya unvanının mevcut olmadığı, Rafet Kayıran isminin ve Time Travel şirketinin kaşesinin ve imzanın mevcut olduğu, söz konusu bu Time Travel şirketinin «tasfiye» halindeki davacı şirketin şubesi, yan kuruluşu veya «acentesi» olduğuna dair veya her iki şirketin aynı şirket olduğuna dair dosyada delil ve belge bulunmadığı, getirtilen «ticaret sicili» kayıtlarında bu yöne ilişkin herhangi bir «ilan» edilmiş bilgi olmadığı, dava dilekçesinde sözü edilen davacı şirket tarafından davalıya verilen veya davacı şirket tarafından davalının Rusya Federasyonu'nda kurulu bulunan Time Travel'in genel müdürü olarak atandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı, davacının kasasından davalının para aldığı veya davacının davalıya yurt dışında kurulu bu şirket için «avans ödemesi» yaptığına dair söz konusu «tahsilat makbuzları» nedeniyle şayet bir alacak oluşmuş ise veya doğmuş ise bu alacağın söz konusu bedeli tahsilat makbuzlarıyla ödeyen şirket veya şahıs tarafından talep edilmesi gere …
Ayrıca, Rus Hukukunun uygulanacağının belirlenmesi halinde davacının, dava konusu edilen «dolaylı zararı» kendi adına isteyip isteyemeyeceği ve bu anlamda aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğinden anılan hususlar yönünden «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporları esas alınarak karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
… rtışılarak temyiz incelemesine elverişli şekilde hüküm tesisi gerekirken, davacının yurt dışındaki Time Travel şirketinin, davacı şirketin şubesi, yan kuruluşu veya «acentesi» olduğunun ispatlanamadığı yönünde karar tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3964 E. 2020/898 K.
Ortak:kusur · teslim
İncelediğiniz kararda… Türkiye'ye getirilmesi sırasında gümrük işlemlerindeki gecikmeden ve bu sürede sıcaklık şartlarının aşılmasından kaynaklandığı, bu hali ile davalıya affı kabil bir «kusurun» bulunmadığı, zararın meydana gelmesinde taraflar arasındaki iletişim eksikliğinin ve taşımanın başlangıcında bu gibi durumlarda ne gibi işlem yapılıp nasıl hareket edileceği konusunun yazılı esaslara bağlanmamasının büyük rol oynadığı, «yetki itirazının» ise süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıya ait şeftali emtiasının Moskova’daki alıcısına taşınması için 30.07.2005 tarihinde davalıya «teslim» edildiği, davalıya ait 24.07.2005 tarihli «navlun» talep formuna göre davalının bir adet frigorifik aracını bu iş için tahsis ettiği, malların ihracı için gerekli olan standartlara uygunluğunu «tasdik» eden kontrol sertifikasının, Türk makamlarınca 04.08.2005 tarihine kadar geçerli olmak üzere 30.07.2005 tarihinde düzenlendiği, hamule senedinin 04.08.2005 tarihinde Rusya’da «kayda» girdiği, 05.08.2005 tarihinde Rus makamlarınca düzenlenen kontrol tutanağına göre ise şeftalilerde kurda rastlandığı ve Rusya’ya girişine izin verilmeyen malların …
Davalı «taşıyan», yukarıda özet olarak belirtilen olayda meydana gelen zarardan, kendisine «ayıplı mal» «teslim» eden ve sonrasında da gümrük işlemlerini yapmakta keyfi bir şekilde geciken davacının sorumlu olduğunu savunurken davacı «taşıtan», malların Rusya’dan davalı tarafından olağan sayılabilecek sürenin çok aşılarak geri getirildiğini, üstelik bu sırada aracın soğutucusunun çalıştırılmadığını, zara …
Benzer bu karardaDavacı, taze meyve emtiasının uygun sıcaklıkta taşınmadığını, varma yerinde yapılan incelemede meyvelerin çürüdüğünün tespit edildiğini ve alıcının malı «teslim» almadığını iddia etmiş, davalı ise, davacının «kusuru» nedeniyle ürünlerin Rusya Gümrüğünde beklemek zorunda kaldığını, ancak 21.07.2015 tarihinde alıcı firmaya ürünlerin teslim edildiğini savunmuş, teslime ilişkin delil olarak 21.07.2015 tarihli Rusça yazılı bir belge sunmuştur.
… na göre;dava değeri itibariyle tanıkla ispatın mümkün olmadığı, makul taşıma süresinin aşıldığı, gerekli ısıda ürünleirn taşınmadığı ve bozulduğu, ürünlerin alıcıya «teslim» edilip bedelinin tahsil edildiğinin ispatlanamadığı, davalı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, tazminat hesabının CMR'nin 23. maddesine göre, bu sözleşmenin hükümleri gereğince «taşıyıcı» yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanması gerektiği, tazminat eksik brüt ağırlığın kg. başına 8,33 SDR hesap birimini aşmayacağı, CMR'nin 27. maddesinde de hak sahibine ödenecek tazminat için faiz istenebileceği, yıllık %5 üzerinden hesap edilecek faizin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava tarihinden itibaren başlayacağı, tazminatın hesabında ödemenin istendiği ülke ve parası ile ifade edilmediği zaman tazminatın o ülke parasına çevrilmesi ödemenin yapılacağı gün ve yerde uygulanan kura göre hesaplanacağı, revize edilen «fatura» bedelinin «kadri maruf» olduğu ve «taleple bağlılık» nazara alındığında, mahkemece 77.409,40 USD üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu, ancak davalıya gönderilen Mersin 3.
Dosyadaki hangi deliller esas alınarak ürünlerin tümüyle zarar görmüş olduğu ve alıcı firmaya «teslim» edilmediği sonucuna varıldığı anlaşılamamış, davalı tarafından sunulan 21.07.2015 tarihli Rusça yazılı bir belgenin tercümesi istenmemiş ve hiç değerlendirmeye alınmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kadri maruf · taleple bağlılık · tebliğ tarihi · zayi · taşıyıcı · ticari defter · fatura · ihtarname
Benzer bu kararda… na göre;dava değeri itibariyle tanıkla ispatın mümkün olmadığı, makul taşıma süresinin aşıldığı, gerekli ısıda ürünleirn taşınmadığı ve bozulduğu, ürünlerin alıcıya «teslim» edilip bedelinin tahsil edildiğinin ispatlanamadığı, davalı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, tazminat hesabının CMR'nin 23. maddesine göre, bu sözleşmenin hükümleri gereğince «taşıyıcı» yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanması gerektiği, tazminat eksik brüt ağırlığın kg. başına 8,33 SDR hesap birimini aşmayacağı, CMR'nin 27. maddesinde de hak sahibine ödenecek tazminat için faiz istenebileceği, yıllık %5 üzerinden hesap edilecek faizin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava tarihinden itibaren başlayacağı, tazminatın hesabında ödemenin istendiği ülke ve parası ile ifade edilmediği zaman tazminatın o ülke parasına çevrilmesi ödemenin yapılacağı gün ve yerde uygulanan kura göre hesaplanacağı, revize edilen «fatura» bedelinin «kadri maruf» olduğu ve «taleple bağlılık» nazara alındığında, mahkemece 77.409,40 USD üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu, ancak davalıya gönderilen Mersin 3.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dışı Rusya'da bulunan alıcı firmaya ürünleri toplam 77.409,40 USD' lik «fatura» düzenleyerek sattığı, dava dışı alıcı firmanın davacıya yaptığı ödemelerden hangisinin hangi fatura bedeli olarak ödendiğinin tespit edilemediği, davalının taşıma sırasında taşınanda meydana gelen 77.409,40 USD tutarındaki zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya gönderdiği «ihtarnamenin» «tebliğ tarihi» olan 27/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek %5 faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bunun için ürünlerin «hasara» uğramasında hangi tarafın kusurlu olduğu, ürünlerin alıcı firma tarafından «teslim» alınıp alınmadığı, teslim söz konusu değil ise ürünlerin imha edilip edilmediği, davalının sunduğu 21.07.2002 tarihli belge ile ürünlerin hasar durumları ve şeftali emtiasının tamamının «zayi» olmadığına dair tespit içeren sörvey raporu da esas alınarak değerlendirilmeli, ayrıca davacının «ticari defter» ve kayıtlarında söz konusu taşıma ve faturayla ilgili hangi kayıtların bulunduğunun tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya konulması ve taşımaya konu emtianın a …
Noterliğinin 21/07/2015 tarihli «ihtarnamesinin» davalıya 27/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği nazara alındığında davalı «temerrüdünün» bu tarihte oluştuğu, 77.409,40 USD alacağa 27/07/2015 tarihinden itibaren uluslararası karayolu ile nakliyeye ilişkin CMR' nin 27. maddesi uyarınca yıllık %5 oranı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8872 E. , 2011/7919 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2008 tarih ve 2005/639-2008/668 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28/06/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Rusya'ya ihraç ettiği yaş meyve emteasının davalı aracılığıyla taşındığını, müvekkilince gerekli tüm gümrük işlemlerinin yapılıp uygunluk belgeleri alındığını ancak Rusya tarafından malların ülkeye giriş izninin verilmediğini, davalının bu durumda müvekkiline bildirim borcu bulunmasına rağmen hiçbir bildirimde bulunmadığı gibi yasaklama kararından 20 gün gibi uzun bir süre sonra ve uygun olmayan sıcaklık koşullarında malları Samsun'a getirdiğini, bu nedenle ürünün küflenip zarara uğradığını, aynı durumdaki başka firmaların taşıyıcılarının zaman kaybetmeden ülkeye dönüp uygun sıcaklıkta malları taşıdıklarından aynı sorunu yaşadıkları halde en az zararla kurtulduklarını ileri sürerek, şimdilik (10.000) TL maddi (20.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla maddi tazminat talebini (45.000) TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin Hatay Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacıya ait malın ayıplı olduğu için Rusya makamlarınca kabul edilmediğini, müvekkilince Türkiye'ye geri getirilmek zorunda bırakılan malın gümrük işlemlerinin davacının kusuru nedeniyle gecikmesi sonucu zayi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının dava konusu yaş meyveleri Rusya'ya usulüne uygun şekilde taşıdığı, meyvelerin zarar görmesinin Rusya tarafından ayıplı olması nedeniyle giriş izni verilmemesi sonucu yeniden Türkiye'ye getirilmesi sırasında gümrük işlemlerindeki gecikmeden ve bu sürede sıcaklık şartlarının aşılmasından kaynaklandığı, bu hali ile davalıya affı kabil bir kusurun bulunmadığı, zararın meydana gelmesinde taraflar arasındaki iletişim eksikliğinin ve taşımanın başlangıcında bu gibi durumlarda ne gibi işlem yapılıp nasıl hareket edileceği konusunun yazılı esaslara bağlanmamasının büyük rol oynadığı, yetki itirazının ise süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen zarardan davalı taşıyanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıya ait şeftali emtiasının Moskova’daki alıcısına taşınması için 30.07.2005 tarihinde davalıya teslim edildiği, davalıya ait 24.07.2005 tarihli navlun talep formuna göre davalının bir adet frigorifik aracını bu iş için tahsis ettiği, malların ihracı için gerekli olan standartlara uygunluğunu tasdik eden kontrol sertifikasının, Türk makamlarınca 04.08.2005 tarihine kadar geçerli olmak üzere 30.07.2005 tarihinde düzenlendiği, hamule senedinin 04.08.2005 tarihinde Rusya’da kayda girdiği, 05.08.2005 tarihinde Rus makamlarınca düzenlenen kontrol tutanağına göre ise şeftalilerde kurda rastlandığı ve Rusya’ya girişine izin verilmeyen malların 15.08.2005 tarihinde Samsun Gümrüğü’ne, oradan da 26.08.2005 tarihinde İzmir’e geri getirildiği, 09.09.2005 tarihinde de bir tutanak düzenlenerek imha edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı taşıyan, yukarıda özet olarak belirtilen olayda meydana gelen zarardan, kendisine ayıplı mal teslim eden ve sonrasında da gümrük işlemlerini yapmakta keyfi bir şekilde geciken davacının sorumlu olduğunu savunurken davacı taşıtan, malların Rusya’dan davalı tarafından olağan sayılabilecek sürenin çok aşılarak geri getirildiğini, üstelik bu sırada aracın soğutucusunun çalıştırılmadığını, zararın da malların hem geç hem de soğutucu çalıştırılmadan geri getirilmesinden kaynaklandığını, uygun zamanda ve şekilde taşınması halinde emtianın Türkiye’de değerlendirilebileceğini ileri sürmüştür. Mahkemece tarafların bu iddia ve savunmaları yeterince incelenmeden karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, aralarında bir ziraat mühendisi, bir gümrük uzmanı bir de uluslar arası taşıma konusunda uzman bilirkişinin bulunduğu heyet aracılığıyla inceleme yaptırılarak, 30.07.2005 tarihinde Türk makamlarınca düzenlenen kontrol sertifikası ile 05.08.2005 tarihinde Rus makamlarınca düzenlenen kontrol tutanağı nazara alındığında, Rusya’ya kadar davalı tarafından uygun koşullarda taşındığında uyuşmazlık bulunmayan dava konusu şeftalinin, Türkiye’den çıkış yaparken kurtlu olup olmadığı, kurtlu değilse bu sürede araç içinde taşınırken kurtlanıp kurtlanamayacağı, hem Rusya’da hem de dönüşte Türk gümrüklerinde yapılan işlemlerde geçen süreler ile Rusya’dan Türkiye’ye taşıma sırasında geçen sürenin makul olup olmadığı, makul değilse gecikmenin nedeni ve bundan kimin sorumlu bulunduğu, Rusya’dan Türkiye’ye taşıma sırasında davalı taşıyanın aracın soğutucusunu çalıştırıp çalıştırmadığı, davalı tarafından uygun sürede ve koşullarda taşınsaydı ürün kurtlu olsa bile bir ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı (örneğin hayvan yemi olarak) hususlarının belirlenmesi ve sonucuna göre meydana gelen zarardan kimin sorumlu olduğunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029190300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz