Kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4987 E. 2013/20164 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen marka ibaresinin davacının tanınmış markasının emtia grubu ile doğrudan bağlantılı olmadığı, davacının kullanılmama sebebiyle hükümsüzlüğünü talep ettiği marka dolayısıyla davalı marka sahibinin davacıya herhangi bir surette zarar verdiğine dair somut iddiada bulunmadığı gibi, somut belge de sunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 43. maddesine göre hükümsüzlük davasını zarar görenin açacak olması ve davacı yanın da zarar gören konumunda bulunmaması sebebiyle davayı açmakta doğrudan hukuki yararının bulunmadığı, davacının dava açma sıfatını taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. 556 sayılı KHK'nın 43. maddesi uyarınca zarar gören kişiler markanın hükümsüzlüğünü isteyebilir. Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte hukuki yararı bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
O halde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delillerin değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16696 E. 2014/5754 K.
Ortak:hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ı KHK'nın 43. maddesine göre hükümsüzlük davasını zarar görenin açacak olması ve davacı yanın da zarar gören konumunda bulunmaması sebebiyle davayı açmakta doğrudan «hukuki yararının» bulunmadığı, davacının dava açma sıfatını taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte «hukuki yararı» bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaDavalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte «hukuki yararı» bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2832 E. 2014/5903 K.
Ortak:hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ı KHK'nın 43. maddesine göre hükümsüzlük davasını zarar görenin açacak olması ve davacı yanın da zarar gören konumunda bulunmaması sebebiyle davayı açmakta doğrudan «hukuki yararının» bulunmadığı, davacının dava açma sıfatını taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte «hukuki yararı» bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… ı KHK'nın 43. maddesine göre hükümsüzlük davasını zarar görenin açacak olması ve davacı yanın da zarar gören konumunda bulunmaması sebebiyle davayı açmakta doğrudan «hukuki yararının» bulunmadığı, davacının dava açma sıfatını taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dair …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9871 E. 2014/15687 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, «sigorta tazminatının» davalı tarafından zarar görenin yakınlarına ödendiği, davacı ... ettirenin davalı ... şirketi hakkında dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 19.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17024 E. 2013/15367 K.
Ortak:hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ı KHK'nın 43. maddesine göre hükümsüzlük davasını zarar görenin açacak olması ve davacı yanın da zarar gören konumunda bulunmaması sebebiyle davayı açmakta doğrudan «hukuki yararının» bulunmadığı, davacının dava açma sıfatını taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte «hukuki yararı» bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı ve dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte «hukuki yararı» bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4987 E. , 2013/20164 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2012 tarih ve 2012/125-2012/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ''Saray'' markasının tanınmış marka olduğunu, davalının Türkiye'de hiç kullanmadığı çeşitli şekil ve markaları tescil ettirerek müvekkilinin benzeri tescillerine engel olduğunu, davalı adına 97/017166 sayılı şekil markasının Türkiye'de hiç kullanılmadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını, hükümsüzlük davasını zarar gören kişilerin açabileceğini, dava konusu markanın müvekkili tarafından kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen marka ibaresinin davacının tanınmış markasının emtia grubu ile doğrudan bağlantılı olmadığı, davacının kullanılmama sebebiyle hükümsüzlüğünü talep ettiği marka dolayısıyla davalı marka sahibinin davacıya herhangi bir surette zarar verdiğine dair somut iddiada bulunmadığı gibi, somut belge de sunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 43. maddesine göre hükümsüzlük davasını zarar görenin açacak olması ve davacı yanın da zarar gören konumunda bulunmaması sebebiyle davayı açmakta doğrudan hukuki yararının bulunmadığı, davacının dava açma sıfatını taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. 556 sayılı KHK'nın 43. maddesi uyarınca zarar gören kişiler markanın hükümsüzlüğünü isteyebilir. Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte hukuki yararı bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
O halde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delillerin değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028745000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz