Kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17024 E. 2013/15367 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı ve dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. 556 sayılı KHK'nın 43. maddesi uyarınca zarar gören kişiler markanın hükümsüzlüğünü isteyebilir. Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte hukuki yararı bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, 556 sayılı KHK'nın 14 ve 42/1-c maddelerinde tanınmış markalara ilişkin herhangi bir istisna hükmü de bulunmadığından anılan maddede yazılan koşulların gerçekleşmesi halinde, tanınmış markaların kapsadığı ve kullanılmayan bir kısım mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlük kararı verilmesi mümkün olup, hükümsüz kılınan mal ve hizmetler bakımından aynı ibarenin ileride bir başkası tarafından marka başvurusuna konu yapılması halinde ise, 556 sayılı KHK'nın 7/1-i veya 8/4. maddesi koşullarının ancak söz konusu başvuru işlemleri aşamasında dikkate alınabilecek olması nedeniyle bu husus aynı KHK'nın 14. maddesine dayalı hükümsüzlük davalarında dikkate alınamaz.
O halde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delillerin değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16696 E. 2014/5754 K.
Ortak:hukuki yarar · dava şartı · Kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı ve dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte «hukuki yararı» bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaDavalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte «hukuki yararı» bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8420 E. 2014/14930 K.
Ortak:hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı ve dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte «hukuki yararı» bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaDavalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın iptalini istemekte «hukuki yararı» bulunduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · derdestlik · ayırt edicilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli şekil markasının tanınmışlığı ve «ayırt ediciliği» ile davalı adına tescilli diğer markaların varlığı nazara alındığında davacının aynı şekli gıda ürünlerini içeren 29.
30. sınıflarda tescil ettirmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı markasının hükümsüz kılınmasında güncel bir «hukuki menfaatinin» bulunmadığı, KHK 43. maddesindeki zarar görme unsurunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, her ne kadar, Anayasa Mahkemesi'nin 09/04/2014 gün ve 147/75 sayılı kararı ile 556 Sayılı KHK'nın 42 (1- c) bendinin iptaline karar verilmiş ve kararın «derdest» davalar bakımından da uygulanması gerekli ise de, aynı KHK'nın 14. maddesine göre kullanmama nedeniyle markanın iptaline ilişkin hükmün yürürlükte olduğu ve bu mad …
-
Kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4987 E. 2013/20164 K.
Ortak:hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı ve dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte «hukuki yararı» bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… ı KHK'nın 43. maddesine göre hükümsüzlük davasını zarar görenin açacak olması ve davacı yanın da zarar gören konumunda bulunmaması sebebiyle davayı açmakta doğrudan «hukuki yararının» bulunmadığı, davacının dava açma sıfatını taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte «hukuki yararı» bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17024 E. , 2013/15367 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2012 tarih ve 2012/16-2012/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Saray" isimli tescilli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin İtalya' da kurulmuş bir şirket olup markalarını Türkiye'de TPE nezdinde tescil ettirdiğini, dava konusu markasının ise 89/007288 nolu şekil ile tescil edildiğini, davalının bu markaları emtia listesindeki mallar için kullanmadığını, bu nedenle de kullanılmayan emtialar için kısmı hükümsüzlük halinin olduğunu ileri sürerek 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca davalının yasalara aykırı tescillerinin hükümsüzlüğüne, TPE sicil kayıtlarından silinmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açıldığını, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı ve dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. 556 sayılı KHK'nın 43. maddesi uyarınca zarar gören kişiler markanın hükümsüzlüğünü isteyebilir. Davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının da, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerin tamamı yada bir kısmı bakımından 5 yıllık süre boyunca haklı bir neden olmaksızın kullanılmadığı halde sicilde davalı adına kayıtlı olan markanın hükümsüzlüğünü istemekte hukuki yararı bulunduğunun ve bu durumdan zarar gören kişi olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, 556 sayılı KHK'nın 14 ve 42/1-c maddelerinde tanınmış markalara ilişkin herhangi bir istisna hükmü de bulunmadığından anılan maddede yazılan koşulların gerçekleşmesi halinde, tanınmış markaların kapsadığı ve kullanılmayan bir kısım mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlük kararı verilmesi mümkün olup, hükümsüz kılınan mal ve hizmetler bakımından aynı ibarenin ileride bir başkası tarafından marka başvurusuna konu yapılması halinde ise, 556 sayılı KHK'nın 7/1-i veya 8/4.
maddesi koşullarının ancak söz konusu başvuru işlemleri aşamasında dikkate alınabilecek olması nedeniyle bu husus aynı KHK'nın 14. maddesine dayalı hükümsüzlük davalarında dikkate alınamaz.
O halde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delillerin değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028740900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz