Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6384 E. 2024/2713 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '3 sene', 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporu çelişkisi↗ kötüleme↗ i̇i̇k 194↗ tahkikat↗ tasdik kararı↗ hakkın kötüye kullanılması↗ müteselsil sorumluluk↗ ikrar↗ iş bölümü↗ olumsuz oy↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetki↗ taahhütname↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/57 E., 2018/194 K.
Taraflar arasındaki eser sahipliğine bağlı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili tarafından hiç kimsenin katkısı olmadan önce hikâyesi yazılan "Semender" isimli eserin yine müvekkilince sinema eseri ve dizi film olarak çekilmek üzere senaryolaştırıldığını, pazarlanması için bir çok yere gönderildiğini, intihal ihtimaline karşı Noterde senaryonun hikayesinin o yıllarda tasdik edildiğini ve senaryonun kendi adresine iadeli taahhütlü şekilde gönderildiğini, ayrıca senaryo eklenerek gönderdiği e-postaların da olduğunu, yıllar sonra eserin müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan davalılardan tarafından büyük bölümü aynen alınmak ve kısmen işlenmek suretiyle “Son” isimli dizi senaryosu haline getirilip çekildiğini ve TV kanalında yayınlandığını, dizinin tamamen kendisinden çalıntı olduğunu anlamak için önce beklediğini, daha sonra sağlık sorunları nedeniyle beklemek zorunda kaldığını, müvekkilinin eseri üzerindeki mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ve bundan davalıların müteselsil sorumlu olduklarını, ileri sürerek bu ihlalin tespitine, müvekkiliyle sözleşme yapılsaydı ödenecek olan rayicin üç katından az olmamak üzere şimdilik 15.000,00 TL ve 50.000,00 TL manevi tazminattan maddi tazminatın dava tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasının kısa süreli ticari işlere uyguladığı en yüksek faiziyle, manevi tazminatın ise "Son" dizisinin umuma ilk arz tarihi olan 09.01.2012'den itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep edilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı... Sanat..A.Ş. vekili, 2012 tarihinde alenileşen bir televizyon dizisinin yayınından 3 sene geçtikten sonra, davacının temelsiz iddialarla dava açmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, televizyon dizisinin prodüksiyonuna 2011 senesinde başlandığını, ATV logosu ile yayın yapan davalı ... Aktif TV Prodüksiyon A.Ş.'ye 23.02.2012 tarihinde yapım sözleşmesi ile süresiz olarak devredildiğini, davacının yalnızca benzetmek suretiyle tüm hikayelerde bulunan temel klişelerden yola çıkarak ileri sürdüğü iddiaların mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... Aktif...A.Ş. vekili, davacının dilekçesindeki kronolojiye göre Semender adlı senaryonun 2005 yılında yazıldığını, eserin her ne hikmetse hiçbir şekilde alenileşmediğini, yayınlanan "Son" adlı dizi film senaryosunun daha önce var olduğu iddia edilen fakat hiçbir şekilde alenileşmemiş "Semender" adlı senaryodan taklit edilerek yazıldığı iddiasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının tek sayfalık noter beyanı ile 25 bölüm olarak çekilen binlerce sayfalık dizi senaryosunun kendi senaryosundan taklit suretiyle yazıldığını iddia etmesinin mantıksız olduğunu, 2012 yılında yayınlanan "Son" adlı diziyi izlediği ve kendi senaryosunun taklit edildiğini öğrendiği, ancak sağlık sebepleriyle yaklaşık 4 yıl bekledikten sonra davayı açtığı yönündeki iddiasının kabul edilemeyeceğini, telif hukukunda fikir, ide, yöntem, konu gibi hususların hiç kimsenin tekeline bırakılamadığı için koruma göremeyeceğini, taraf senaryoları karşılaştırıldığında farklı olduğunun görüleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... vekili, müvekkilinin yıllardır senaryo yazan, oyun yöneten ve bu oyunlarını devlet tiyatrolarında yayınlayan, ödül alan İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunu, halen de bu işle uğraşan bir sanatçı olduğunu, senaristi olduğu “Son” dizisinde tarz ve hususiyetini taşıyan orijinal bir eser meydana getirdiğini, alanında yetkin bir kişi olup, senaryo yazma ve fikir geliştirme konusunda herhangi bir intihale ihtiyacı olmayan tanınmış bir sanatçı olduğunu, davacı ...’nu tanımadığı gibi, eserini de okumadığını ve davacının eserinden haberi olmadığını, müvekkilinin bu asılsız iddialar ile güç duruma düşürüldüğünü savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davacı tarafından yazılan ancak alenileşmemiş "Semender" isimli eserin, davacının bilgisi ve izni olmadan davalılar tarafından büyük bölümü aynen alınmak ve kısmen işlenmek suretiyle “Son” isimli dizide senaryo haline getirilerek mali ve manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı olduğu, davacının sunduğu delillere göre "Semender" adlı senaryonun 2005 yılında yazıldığı, davalı kanalında yayınlanan "Son" adlı dizi film senaryosundan daha önce var olduğu, ancak eserin alenileşmediğinin iddia edildiği, bu kapsamda davalılara ulaşmış mail, ihtar vb. hiçbir belgenin davacı yanca sunulmadığı, dolayısıyla hiçbir şekilde alenileşmemiş "Semender" adlı senaryonun taklit edilerek yazıldığı iddiasının ispat edilemediği, bunun yanında tahkikatın eksik yürütülmemesi açısından her iki eser üzerinde inceleme yaptırıldığı, son bilirkişi heyeti ve ilk raporu tanzim eden....'in raporlarında her iki senaryoda yer alan ana karakterler, yan karakterler, tema, öyküleme tekniği, kurgusal yapı, hikaye iskeleti ve karakterlerin, hiyerarşik dizilimlerinin, hikayade yer alan ritm ve atmosferlerin her iki eser açısından birbirinden farklı olduğunun, her iki hikayede de evli adamların kaybolmaları, kadınların kocalarını başka ülkelerde aramaları, kötü/olumsuz örgüt/oluşum bulunması, iyiler ve kötülerin karşı karşıya gelmesi çeşitli entrikalarına pek çok dizi ve filmde rastlanılması sebebiyle intihal olarak değerlendirilemeyeceğinin mütalaa edildiği, buna göre “Son” dizisi senaryosunun “Semender” senaryosundan kısmen veya tamamen intihal edildiğine dair iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların müvekkilinin senaryosu ile Son dizisinin senaryosunun benzemediği ancak müvekkilinin Son dizisini gördükten sonra kendi senaryosunu yazmış olabileceği beyanlarının senaryolar arasındaki benzerliği ikrar mahiyetinde olduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili, gerçeklik ve denetlenebilirlikten uzak, hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, bilirkişilerin müvekkilinin senaryosunun davalılarca okunmuş olabileceğine yönelik belirtmesinin Mahkemece değerlendirilmediğini, alenileşmemiş bir eserin korunmayacağı kabulünün hatalı olduğunu, her iki senaryoda çok fazla benzer nokta bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların davacının senaryosunun "Son" dizisinden sonra yazılmış olabileceği beyanlarının davacının iddia ettiği gibi "senaryo benzer ancak davacı davalıların senaryosundan intihal etmiştir " anlamı taşımayacağı ve kaldı ki bir ikrar mahiyetinde olmadığı, bilirkişinin davacının senaryosunun davalı yanca okunmuş olabileceği belirtmesinin ihtimal olarak belirtildiği ve sonrasında bunun ispatının zor olduğuna, etkilenme olmuşsa da bunun intihal olmayacağına yer verildiği, senaryonun taklit edilmek suretiyle yazılması için ya alenileşmiş olmasının ya da bir şekilde davalılara ulaşmış olmasının gerektiği, bu durumun da ispatlanamadığı, davalı ...’nın röportajlarındaki beyanlarının "Son" dizisinin senaryosunun davacının "Semender" isimli senaryosundan intihal olduğunu ispata yeterli olmadığı, davacının senaryoyu davalı... Yapım’a gönderdiği hususunda tanık dinletme talebi yönünde olumlu veya olumsuz karar verilmemişse de "Son" dizisinin senaryosunun intihal olmadığının tespiti karşısında tanık dinlemenin sonuca etkili olmayacağı, bilirkişi raporunda iki senaryo arasında benzerlikler bulunsa da farklıların daha fazla olduğunun belirtildiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve bunlara ek olarak doğrudan müvekkilinin senaryosunun kopyalandığı iddiasında olmadıklarını, davalı ... tarafından kendi senaryosuyla müvekkilinin senaryosu birleştirilip tek bir senaryo haline getirilmek suretiyle intihal olduğunu, İlk Derece Mahkemesince delillerin gereği gibi tartışılmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin ise sadece bilirkişi raporu üzerinden bir değerlendirme yaptığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının "Semender" isimli eserinden doğan mali ve manevi haklarına davalıların tecavüz ettiği iddiasıyla tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi ve devamı hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4490 E. 2015/2229 K.
Ortak:olumsuz oy
İncelediğiniz kararda… belirtilen kararı ile davanın, davacı tarafından yazılan ancak alenileşmemiş "Semender" isimli eserin, davacının bilgisi ve izni olmadan davalılar tarafından büyük «bölümü» aynen alınmak ve kısmen işlenmek suretiyle “Son” isimli dizide senaryo haline getirilerek mali ve manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı olduğu, davacının sunduğu delillere göre "Semender" adlı senaryonun 2005 yılında yazıldığı, davalı kanalında yayınlanan "Son" adlı dizi film senaryosundan daha önce var olduğu, ancak eserin alenileşmediğinin iddia edildiği, bu kapsamda davalılara ulaşmış mail, «ihtar» vb. hiçbir belgenin davacı yanca sunulmadığı, dolayısıyla hiçbir şekilde alenileşmemiş "Semender" adlı senaryonun taklit edilerek yazıldığı iddiasının ispat edilemediği, bunun yanında «tahkikatın» eksik yürütülmemesi açısından her iki eser üzerinde inceleme yaptırıldığı, «son» bilirkişi heyeti ve ilk raporu tanzim eden....'in raporlarında her iki senaryoda yer alan ana karakterler, yan karakterler, tema, öyküleme tekniği, kurgusal yapı, hikaye iskeleti ve karakterlerin, hiyerarşik dizilimlerinin, hikayade yer alan ritm ve atmosferlerin her iki eser açısından birbirinden farklı olduğunun, her iki hikayede de evli adamların kaybolmaları, kadınların kocalarını başka ülkelerde aramaları, kötü/«olumsuz» örgüt/oluşum bulunması, iyiler ve «kötülerin» karşı karşıya gelmesi çeşitli entrikalarına pek çok dizi ve filmde rastlanılması sebebiyle intihal olarak değerlendirilemeyeceğinin mütalaa edildiği, buna göre “So …
Yapım’a gönderdiği hususunda tanık dinletme talebi yönünde olumlu veya «olumsuz» karar verilmemişse de "Son" dizisinin senaryosunun intihal olmadığının tespiti karşısında tanık dinlemenin sonuca etkili olmayacağı, bilirkişi raporunda iki senaryo arasında benzerlikler bulunsa da farklıların daha fazla olduğunun belirtildiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Asıl ve birleşen dava, eser sahipliğine dayalı tecavüzün ref'i ve men'i maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili 03.09.2013 tarihli «ıslah» dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak ıslah tarihinden itibaren «yasal faiz» isteminde bulunmuş olmasına rağmen mahkemece bu konuda olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · yasal faiz · haksız rekabet · husumet
Benzer bu kararda… dizinin yapımcısının ... olmadığı, dizinin yayınladığı ... logolu kanalın da davalı ... ye ait bulunmadığı,bu nedenle asıl davada her iki davalı hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verildiği, davacının ... adlı senaryo yönünden eser sahibi olduğu, ancak birleşen davadaki davalılardan Tasfiye Halinde .... tarafından yapımı gerçekleştirilen, davalı ... tarafından yayınlanan ve 2. bölümden itibaren ... olarak adı değiştirilen ... adlı televizyon dizisinin senaryosunun davacının dayandığı senaryodan farklı olduğu, ana hikayenin Türk sinemasında ve edebiyatında sıkça kullanılan unsurları içerdiği, buna karşılık karakterlerin, mekanların olay örgüsünün, her iki senaryoda farklı olduğu, senaryo yönünden hak ihlalinin mevcut bulunmadığı, davalılarca yapım ve yayını gerçekleştirilen televizyon dizisinin adının, davacının yazdığı televizyon dizi senaryosu ile aynı olduğu, davalıların ikinci bölümden itibaren dizinin adının sonuna .... ibaresinin eklemelerinin sonuca etkili olmayacağı, birleşen davadaki davalıların, davacıya ait senaryo eserinin adını izinsiz olarak kullandıkları, böyle bir kullanımın FSEK'nın 83. maddesi anlamında «haksız rekabet» oluşturacağı, manevi tazminat istemi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın husumet yönünden reddine, birleşen davanın ise «ıslah» edilmiş haliyle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Asıl ve birleşen dava, eser sahipliğine dayalı tecavüzün ref'i ve men'i maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili 03.09.2013 tarihli «ıslah» dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak ıslah tarihinden itibaren «yasal faiz» isteminde bulunmuş olmasına rağmen mahkemece bu konuda olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4626 E. 2019/1624 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… belirtilen kararı ile davanın, davacı tarafından yazılan ancak alenileşmemiş "Semender" isimli eserin, davacının bilgisi ve izni olmadan davalılar tarafından büyük «bölümü» aynen alınmak ve kısmen işlenmek suretiyle “Son” isimli dizide senaryo haline getirilerek mali ve manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı olduğu, davacının sunduğu delillere göre "Semender" adlı senaryonun 2005 yılında yazıldığı, davalı kanalında yayınlanan "Son" adlı dizi film senaryosundan daha önce var olduğu, ancak eserin alenileşmediğinin iddia edildiği, bu kapsamda davalılara ulaşmış mail, «ihtar» vb. hiçbir belgenin davacı yanca sunulmadığı, dolayısıyla hiçbir şekilde alenileşmemiş "Semender" adlı senaryonun taklit edilerek yazıldığı iddiasının ispat edilemediği, bunun yanında «tahkikatın» eksik yürütülmemesi açısından her iki eser üzerinde inceleme yaptırıldığı, «son» bilirkişi heyeti ve ilk raporu tanzim eden....'in raporlarında her iki senaryoda yer alan ana karakterler, yan karakterler, tema, öyküleme tekniği, kurgusal yapı, hikaye iskeleti ve karakterlerin, hiyerarşik dizilimlerinin, hikayade yer alan ritm ve atmosferlerin her iki eser açısından birbirinden farklı olduğunun, her iki hikayede de evli adamların kaybolmaları, kadınların kocalarını başka ülkelerde aramaları, kötü/«olumsuz» örgüt/oluşum bulunması, iyiler ve «kötülerin» karşı karşıya gelmesi çeşitli entrikalarına pek çok dizi ve filmde rastlanılması sebebiyle intihal olarak değerlendirilemeyeceğinin mütalaa edildiği, buna göre “So …
Benzer bu karardaDüzenlenen sürenin «son» günü ise HMK 92/... maddesi uyarınca hesap edilerek, sürenin başladığı güne son ayda karşılık gelen gün olarak belirlenir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun reddi · adi ortaklık · maddi hata · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… ın ödeme ve hak devralma iddialarının geçerli olmadığı, sektörde faaliyette bulunan TRT’nin tedbirli davranmadığı, davacılar ile ... arasında FSEK .../... md gereği «adi ortaklık ilişkisi» bulunduğu, davacıların hazırladığı senaryonun, Dr. ...’a ait “APAÇİ GENÇLİK” adlı sosyal araştırma eserine dayanmakla birlikte, bu kitabın kaynak eser değil, kılav …
… nusu olmayacağı, davalılar arasındaki ilişkinin FESK 53. maddeye tabi olup bu davanın konusunu oluşturmadığı, kararın hüküm fıkrasının .... bendindeki ... rakamının «maddi hata» sonucu bu şekilde yazıldığı yine hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan "....600,00 TL harcın" ibaresindeki "harcın" sözcüğünün de esasen "avukatlık ücreti" olarak …
… lı şekilde davanın kabulüne karar vermiş, kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince yerel mahkeme kararındaki gerekçe yetersiz görülerek yeniden «bilirkişi incelemesi» yapılmak ve duruşma açılmak suretiyle inceleme yapılmış ve netice itibariyle her iki davalının istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesince, HMK 353/1-b-... madde hükmü gereği yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken, HMK 353/1-b-1 madde kapsamında «istinaf başvurusunun reddine» yönelik yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı TRT vekilinin temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6541 E. 2016/5355 K.
Ortak:iş bölümü · taşıyan · i̇i̇k 72/son · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… belirtilen kararı ile davanın, davacı tarafından yazılan ancak alenileşmemiş "Semender" isimli eserin, davacının bilgisi ve izni olmadan davalılar tarafından büyük «bölümü» aynen alınmak ve kısmen işlenmek suretiyle “Son” isimli dizide senaryo haline getirilerek mali ve manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı olduğu, davacının sunduğu delillere göre "Semender" adlı senaryonun 2005 yılında yazıldığı, davalı kanalında yayınlanan "Son" adlı dizi film senaryosundan daha önce var olduğu, ancak eserin alenileşmediğinin iddia edildiği, bu kapsamda davalılara ulaşmış mail, «ihtar» vb. hiçbir belgenin davacı yanca sunulmadığı, dolayısıyla hiçbir şekilde alenileşmemiş "Semender" adlı senaryonun taklit edilerek yazıldığı iddiasının ispat edilemediği, bunun yanında «tahkikatın» eksik yürütülmemesi açısından her iki eser üzerinde inceleme yaptırıldığı, «son» bilirkişi heyeti ve ilk raporu tanzim eden....'in raporlarında her iki senaryoda yer alan ana karakterler, yan karakterler, tema, öyküleme tekniği, kurgusal yapı, hikaye iskeleti ve karakterlerin, hiyerarşik dizilimlerinin, hikayade yer alan ritm ve atmosferlerin her iki eser açısından birbirinden farklı olduğunun, her iki hikayede de evli adamların kaybolmaları, kadınların kocalarını başka ülkelerde aramaları, kötü/«olumsuz» örgüt/oluşum bulunması, iyiler ve «kötülerin» karşı karşıya gelmesi çeşitli entrikalarına pek çok dizi ve filmde rastlanılması sebebiyle intihal olarak değerlendirilemeyeceğinin mütalaa edildiği, buna göre “So …
… film olarak çekilmek üzere senaryolaştırıldığını, pazarlanması için bir çok yere gönderildiğini, intihal ihtimaline karşı Noterde senaryonun hikayesinin o yıllarda «tasdik» edildiğini ve senaryonun kendi adresine iadeli «taahhütlü» şekilde gönderildiğini, ayrıca senaryo eklenerek gönderdiği e-postaların da olduğunu, yıllar sonra eserin müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan davalılardan tarafından büyük «bölümü» aynen alınmak ve kısmen işlenmek suretiyle “Son” isimli dizi senaryosu haline getirilip çekildiğini ve TV kanalında yayınlandığını, dizinin tamamen kendisinden çalıntı olduğunu anlamak için önce beklediğini, daha sonra sağlık sorunları nedeniyle beklemek zorunda kaldığını, müvekkilinin eseri üzerindeki mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ve bundan davalıların «müteselsil sorumlu» olduklarını, ileri sürerek bu ihlalin tespitine, müvekkiliyle sözleşme yapılsaydı ödenecek olan rayicin üç katından az olmamak üzere şimdilik 15.000,00 TL ve 50.000,00 TL manevi tazminattan «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren T.C.
… nileşmemiş "Semender" adlı senaryodan taklit edilerek yazıldığı iddiasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının tek sayfalık noter beyanı ile 25 «bölüm» olarak çekilen binlerce sayfalık dizi senaryosunun kendi senaryosundan taklit suretiyle yazıldığını iddia etmesinin mantıksız olduğunu, 2012 yılında yayınlanan "So …
Benzer bu karardaM.. hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise, eser sahipliğinin her türlü delil ile ispat edilebileceği, dizinin ilk 2 bölümünün jeneriğinde, senaryo kısmında, davacıların ortak kullandıkları senaryo grubunun adı belirtilmek suretiyle "...." ibaresine yer verildiği, televizyon dizisinin senaryosunun davacılar tarafından yazıldığı, davacıların hususiyetini «taşıyan» fiziken tespit edilmiş olan ve davacılarca hazırlanan ilk 2 «bölüm» senaryosunun ve diyalogların eser niteliğinde olduğu, eser sahipliğinin davacılara ait bulunduğu, dizinin 3, 4, 5 ve 6.bölümlerinde bu senaryonun, hikayenin ve karakterlerin izinsiz olarak kullanıldığı,böylece davacıların tecavüzlerinin ref' i ve tekrarının men' i taleplerinin yerinde olduğu, davacıların eser sahipiliğinden dolayı sahip oldukları işleme, çoğaltma ve yayma mali haklarının davalılarca birlikte ihlal edildiği, gerçek kişi davalıların, davacı şirketin sahibi ve «temsile» yetkili yöneticisi olmakla, şirket tüzel kişi ile birlikte sorumlu oldukları, mali hak ihlali nedeniyle davacıların talep edebilecekleri «rayiç bedelin», izinsiz kullanılan her bir bölüm başına 10.000 TL hesabıyla toplam 40.000 TL olduğu, davacı gerçek kişilerin eser sahibi olarak adlarının belirtilmediği ve ayrıca …
Bu durumda, «uyuşmazlık konusu» senaryonun davacıların meydana getirdiği orijinal senaryonun (hikayenin) işlemesi niteliğinde bulunup bulunmadığı, şayet işleme eser niteliğinde ise, davacı yazar grubunun meydana getirdiği çalışma ve dizi senaryosunun davalı yapımcıya «teslimi» ve ilk iki «bölümün» yapım ve yayını ile birlikte aynı zamanda 5846 sayılı FSEK 10/«son» maddesi kapsamında film yapımıyla sınırlı olarak davalı yapımcıya işleme hakkını da içeren bir mali hak devri olup olmadığı tartışılmaksızın hüküm tesisi doğru gör …
… eden kullanılması nedeniyle meydana gelen tecavüzün ref' ine, tekrarının önlenmesine, takdiren 40.000 TL maddi ve takdiren 12.500 TL manevi tazminatın, yapım tarihi «kesin» olarak belli olmadığından «son» yayın tarihi olan 14/04/2013 tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · davadan feragat · uyuşmazlık konusu · feragat · haksız rekabet · temsil · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaM.. hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise, eser sahipliğinin her türlü delil ile ispat edilebileceği, dizinin ilk 2 bölümünün jeneriğinde, senaryo kısmında, davacıların ortak kullandıkları senaryo grubunun adı belirtilmek suretiyle "...." ibaresine yer verildiği, televizyon dizisinin senaryosunun davacılar tarafından yazıldığı, davacıların hususiyetini «taşıyan» fiziken tespit edilmiş olan ve davacılarca hazırlanan ilk 2 «bölüm» senaryosunun ve diyalogların eser niteliğinde olduğu, eser sahipliğinin davacılara ait bulunduğu, dizinin 3, 4, 5 ve 6.bölümlerinde bu senaryonun, hikayenin ve karakterlerin izinsiz olarak kullanıldığı,böylece davacıların tecavüzlerinin ref' i ve tekrarının men' i taleplerinin yerinde olduğu, davacıların eser sahipiliğinden dolayı sahip oldukları işleme, çoğaltma ve yayma mali haklarının davalılarca birlikte ihlal edildiği, gerçek kişi davalıların, davacı şirketin sahibi ve «temsile» yetkili yöneticisi olmakla, şirket tüzel kişi ile birlikte sorumlu oldukları, mali hak ihlali nedeniyle davacıların talep edebilecekleri «rayiç bedelin», izinsiz kullanılan her bir bölüm başına 10.000 TL hesabıyla toplam 40.000 TL olduğu, davacı gerçek kişilerin eser sahibi olarak adlarının belirtilmediği ve ayrıca …
2- Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacılar (.... adlı yazar grubu) tarafından meydana getirilen dizi film senaryosu ile haklarındaki «davadan feragat» edilen gerçek kişiler (.... adlı yazar grubu) tarafından yazılan senaryonun karşılaştırılması neticesinde, esas olarak H....
Bu durumda, «uyuşmazlık konusu» senaryonun davacıların meydana getirdiği orijinal senaryonun (hikayenin) işlemesi niteliğinde bulunup bulunmadığı, şayet işleme eser niteliğinde ise, davacı yazar grubunun meydana getirdiği çalışma ve dizi senaryosunun davalı yapımcıya «teslimi» ve ilk iki «bölümün» yapım ve yayını ile birlikte aynı zamanda 5846 sayılı FSEK 10/«son» maddesi kapsamında film yapımıyla sınırlı olarak davalı yapımcıya işleme hakkını da içeren bir mali hak devri olup olmadığı tartışılmaksızın hüküm tesisi doğru gör …
… eden kullanılması nedeniyle meydana gelen tecavüzün ref' ine, tekrarının önlenmesine, takdiren 40.000 TL maddi ve takdiren 12.500 TL manevi tazminatın, yapım tarihi «kesin» olarak belli olmadığından «son» yayın tarihi olan 14/04/2013 tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/914 E. 2023/4017 K.
Ortak:iş bölümü · taşıyan · maddi tazminat · ilan · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… film olarak çekilmek üzere senaryolaştırıldığını, pazarlanması için bir çok yere gönderildiğini, intihal ihtimaline karşı Noterde senaryonun hikayesinin o yıllarda «tasdik» edildiğini ve senaryonun kendi adresine iadeli «taahhütlü» şekilde gönderildiğini, ayrıca senaryo eklenerek gönderdiği e-postaların da olduğunu, yıllar sonra eserin müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan davalılardan tarafından büyük «bölümü» aynen alınmak ve kısmen işlenmek suretiyle “Son” isimli dizi senaryosu haline getirilip çekildiğini ve TV kanalında yayınlandığını, dizinin tamamen kendisinden çalıntı olduğunu anlamak için önce beklediğini, daha sonra sağlık sorunları nedeniyle beklemek zorunda kaldığını, müvekkilinin eseri üzerindeki mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ve bundan davalıların «müteselsil sorumlu» olduklarını, ileri sürerek bu ihlalin tespitine, müvekkiliyle sözleşme yapılsaydı ödenecek olan rayicin üç katından az olmamak üzere şimdilik 15.000,00 TL ve 50.000,00 TL manevi tazminattan «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren T.C.
Merkez Bankasının kısa süreli ticari işlere uyguladığı en yüksek faiziyle, manevi tazminatın ise "Son" dizisinin umuma ilk arz tarihi olan 09.01.2012'den itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep edilmiştir.
… nileşmemiş "Semender" adlı senaryodan taklit edilerek yazıldığı iddiasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının tek sayfalık noter beyanı ile 25 «bölüm» olarak çekilen binlerce sayfalık dizi senaryosunun kendi senaryosundan taklit suretiyle yazıldığını iddia etmesinin mantıksız olduğunu, 2012 yılında yayınlanan "So …
Benzer bu kararda… sinde de, üniversite eğitimi alan iki gencin birbirlerine aşık olması ve ailelerinden gizlice evlenmelerine yönelik bir senaryo anlatıldığını, davalıların diziyi 89 «bölüm» yayınlamak suretiyle müvekkilinin fikri haklarına ve de «haksız rekabet» yaratmak suretiyle mali haklarına birlikte tecavüz ettiklerini, bu nedenle şimdilik 100.000,00 TL «maddi tazminatın», 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, BENİ BÖYLE SEV" dizisinin çekimi tamamlanan 89 adet bölümlerinin tümünün başlangıç ve bitiş jeneriğinde "hikaye sahibi" olarak müvekkilinin isminin okunabilecek boyutta yazılmasına ve uygun bir süre boyunca gösterilmesine dair gerekli montaj işlerinin yapılmasına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; farklılıkların çok daha fazla olması nedeniyle ayniyet derecesinde benzerlik olmadığı gibi esinlenmeden de söz edilemeyeceğini, intihal için hususiyet «taşıyan» kısımların suçlanan esere izinsiz olarak aktarılması gerektiğini, korunmayan kısımların iki eserde de bulunmasının intihal için yeterli olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
… nde benzer olduğunu, davacının eserinden intihal yapıldığını, müvekkili tarafından gerekli tescillerin yaptırıldığını, yapımcı şirketlere gönderildiğini, ilk birkaç «bölümün» tretmanının çekildiğini, bilirkişiler tarafından bu hususun eserin okunup değerlendirilmek üzere gönderilmesi olarak kabul ediliğini ancak eser okunduğunda yapımcı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet · ibraz
Benzer bu kararda… sinde de, üniversite eğitimi alan iki gencin birbirlerine aşık olması ve ailelerinden gizlice evlenmelerine yönelik bir senaryo anlatıldığını, davalıların diziyi 89 «bölüm» yayınlamak suretiyle müvekkilinin fikri haklarına ve de «haksız rekabet» yaratmak suretiyle mali haklarına birlikte tecavüz ettiklerini, bu nedenle şimdilik 100.000,00 TL «maddi tazminatın», 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, BENİ BÖYLE SEV" dizisinin çekimi tamamlanan 89 adet bölümlerinin tümünün başlangıç ve bitiş jeneriğinde "hikaye sahibi" olarak müvekkilinin isminin okunabilecek boyutta yazılmasına ve uygun bir süre boyunca gösterilmesine dair gerekli montaj işlerinin yapılmasına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı TRT 1’de yayımlanan, “Beni Böyle Sev” isimli dizinin yapımcısı olduğunu, senaryonun senarist ... tarafından yazıldığını, davacının hiçbir delil «ibraz» etmediğini, yazdığını iddia ettiği senaryonun alenileşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6384 E. , 2024/2713 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/962 Esas, 2022/1029 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2015/57 E., 2018/194 K.
Taraflar arasındaki eser sahipliğine bağlı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili tarafından hiç kimsenin katkısı olmadan önce hikâyesi yazılan "Semender" isimli eserin yine müvekkilince sinema eseri ve dizi film olarak çekilmek üzere senaryolaştırıldığını, pazarlanması için bir çok yere gönderildiğini, intihal ihtimaline karşı Noterde senaryonun hikayesinin o yıllarda tasdik edildiğini ve senaryonun kendi adresine iadeli taahhütlü şekilde gönderildiğini, ayrıca senaryo eklenerek gönderdiği e-postaların da olduğunu, yıllar sonra eserin müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan davalılardan tarafından büyük bölümü aynen alınmak ve kısmen işlenmek suretiyle “Son” isimli dizi senaryosu haline getirilip çekildiğini ve TV kanalında yayınlandığını, dizinin tamamen kendisinden çalıntı olduğunu anlamak için önce beklediğini, daha sonra sağlık sorunları nedeniyle beklemek zorunda kaldığını, müvekkilinin eseri üzerindeki mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ve bundan davalıların müteselsil sorumlu olduklarını, ileri sürerek bu ihlalin tespitine, müvekkiliyle sözleşme yapılsaydı ödenecek olan rayicin üç katından az olmamak üzere şimdilik 15.000,00 TL ve 50.000,00 TL manevi tazminattan maddi tazminatın dava tarihinden itibaren T.C.
Merkez Bankasının kısa süreli ticari işlere uyguladığı en yüksek faiziyle, manevi tazminatın ise "Son" dizisinin umuma ilk arz tarihi olan 09.01.2012'den itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep edilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı... Sanat..A.Ş. vekili, 2012 tarihinde alenileşen bir televizyon dizisinin yayınından 3 sene geçtikten sonra, davacının temelsiz iddialarla dava açmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, televizyon dizisinin prodüksiyonuna 2011 senesinde başlandığını, ATV logosu ile yayın yapan davalı ... Aktif TV Prodüksiyon A.Ş.'ye 23.02.2012 tarihinde yapım sözleşmesi ile süresiz olarak devredildiğini, davacının yalnızca benzetmek suretiyle tüm hikayelerde bulunan temel klişelerden yola çıkarak ileri sürdüğü iddiaların mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... Aktif...A.Ş. vekili, davacının dilekçesindeki kronolojiye göre Semender adlı senaryonun 2005 yılında yazıldığını, eserin her ne hikmetse hiçbir şekilde alenileşmediğini, yayınlanan "Son" adlı dizi film senaryosunun daha önce var olduğu iddia edilen fakat hiçbir şekilde alenileşmemiş "Semender" adlı senaryodan taklit edilerek yazıldığı iddiasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının tek sayfalık noter beyanı ile 25 bölüm olarak çekilen binlerce sayfalık dizi senaryosunun kendi senaryosundan taklit suretiyle yazıldığını iddia etmesinin mantıksız olduğunu, 2012 yılında yayınlanan "Son" adlı diziyi izlediği ve kendi senaryosunun taklit edildiğini öğrendiği, ancak sağlık sebepleriyle yaklaşık 4 yıl bekledikten sonra davayı açtığı yönündeki iddiasının kabul edilemeyeceğini, telif hukukunda fikir, ide, yöntem, konu gibi hususların hiç kimsenin tekeline bırakılamadığı için koruma göremeyeceğini, taraf senaryoları karşılaştırıldığında farklı olduğunun görüleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... vekili, müvekkilinin yıllardır senaryo yazan, oyun yöneten ve bu oyunlarını devlet tiyatrolarında yayınlayan, ödül alan İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunu, halen de bu işle uğraşan bir sanatçı olduğunu, senaristi olduğu “Son” dizisinde tarz ve hususiyetini taşıyan orijinal bir eser meydana getirdiğini, alanında yetkin bir kişi olup, senaryo yazma ve fikir geliştirme konusunda herhangi bir intihale ihtiyacı olmayan tanınmış bir sanatçı olduğunu, davacı ...’nu tanımadığı gibi, eserini de okumadığını ve davacının eserinden haberi olmadığını, müvekkilinin bu asılsız iddialar ile güç duruma düşürüldüğünü savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davacı tarafından yazılan ancak alenileşmemiş "Semender" isimli eserin, davacının bilgisi ve izni olmadan davalılar tarafından büyük bölümü aynen alınmak ve kısmen işlenmek suretiyle “Son” isimli dizide senaryo haline getirilerek mali ve manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı olduğu, davacının sunduğu delillere göre "Semender" adlı senaryonun 2005 yılında yazıldığı, davalı kanalında yayınlanan "Son" adlı dizi film senaryosundan daha önce var olduğu, ancak eserin alenileşmediğinin iddia edildiği, bu kapsamda davalılara ulaşmış mail, ihtar vb. hiçbir belgenin davacı yanca sunulmadığı, dolayısıyla hiçbir şekilde alenileşmemiş "Semender" adlı senaryonun taklit edilerek yazıldığı iddiasının ispat edilemediği, bunun yanında tahkikatın eksik yürütülmemesi açısından her iki eser üzerinde inceleme yaptırıldığı, son bilirkişi heyeti ve ilk raporu tanzim eden....'in raporlarında her iki senaryoda yer alan ana karakterler, yan karakterler, tema, öyküleme tekniği, kurgusal yapı, hikaye iskeleti ve karakterlerin, hiyerarşik dizilimlerinin, hikayade yer alan ritm ve atmosferlerin her iki eser açısından birbirinden farklı olduğunun, her iki hikayede de evli adamların kaybolmaları, kadınların kocalarını başka ülkelerde aramaları, kötü/olumsuz örgüt/oluşum bulunması, iyiler ve kötülerin karşı karşıya gelmesi çeşitli entrikalarına pek çok dizi ve filmde rastlanılması sebebiyle intihal olarak değerlendirilemeyeceğinin mütalaa edildiği, buna göre “Son” dizisi senaryosunun “Semender” senaryosundan kısmen veya tamamen intihal edildiğine dair iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların müvekkilinin senaryosu ile Son dizisinin senaryosunun benzemediği ancak müvekkilinin Son dizisini gördükten sonra kendi senaryosunu yazmış olabileceği beyanlarının senaryolar arasındaki benzerliği ikrar mahiyetinde olduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili, gerçeklik ve denetlenebilirlikten uzak, hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, bilirkişilerin müvekkilinin senaryosunun davalılarca okunmuş olabileceğine yönelik belirtmesinin Mahkemece değerlendirilmediğini, alenileşmemiş bir eserin korunmayacağı kabulünün hatalı olduğunu, her iki senaryoda çok fazla benzer nokta bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların davacının senaryosunun "Son" dizisinden sonra yazılmış olabileceği beyanlarının davacının iddia ettiği gibi "senaryo benzer ancak davacı davalıların senaryosundan intihal etmiştir " anlamı taşımayacağı ve kaldı ki bir ikrar mahiyetinde olmadığı, bilirkişinin davacının senaryosunun davalı yanca okunmuş olabileceği belirtmesinin ihtimal olarak belirtildiği ve sonrasında bunun ispatının zor olduğuna, etkilenme olmuşsa da bunun intihal olmayacağına yer verildiği, senaryonun taklit edilmek suretiyle yazılması için ya alenileşmiş olmasının ya da bir şekilde davalılara ulaşmış olmasının gerektiği, bu durumun da ispatlanamadığı, davalı ...’nın röportajlarındaki beyanlarının "Son" dizisinin senaryosunun davacının "Semender" isimli senaryosundan intihal olduğunu ispata yeterli olmadığı, davacının senaryoyu davalı...
Yapım’a gönderdiği hususunda tanık dinletme talebi yönünde olumlu veya olumsuz karar verilmemişse de "Son" dizisinin senaryosunun intihal olmadığının tespiti karşısında tanık dinlemenin sonuca etkili olmayacağı, bilirkişi raporunda iki senaryo arasında benzerlikler bulunsa da farklıların daha fazla olduğunun belirtildiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve bunlara ek olarak doğrudan müvekkilinin senaryosunun kopyalandığı iddiasında olmadıklarını, davalı ... tarafından kendi senaryosuyla müvekkilinin senaryosu birleştirilip tek bir senaryo haline getirilmek suretiyle intihal olduğunu, İlk Derece Mahkemesince delillerin gereği gibi tartışılmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin ise sadece bilirkişi raporu üzerinden bir değerlendirme yaptığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının "Semender" isimli eserinden doğan mali ve manevi haklarına davalıların tecavüz ettiği iddiasıyla tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi ve devamı hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028723800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz