Tapu İptali Ve Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14699 E. 2011/7076 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmelerin nispiliği ilkesi↗ sözleşmenin nispiliği↗ bedelsizlik↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ taahhütname↗ hasar↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin hukuken ayrı tüzel kişiliği bulunduğu, şirket müdürünün hisse devreden kişiye, şirkete ait aracı bedelsiz olarak vermeyi taahhüt etmesinin geçerli olmadığı, hasar bedelinin sigorta şirketinden talep edilmesinin davalının takdirinde bulunduğu, davacının davalı şirketi böyle bir davranışa zorlayamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, limited şirket hisse devrinden kaynaklanan alacak istenime ilişkin olup, davacı taraf şirkette bulunan 100 adet hissesini dava dışı ... ve ...’e devretmiştir. Dava dilekçesinde davacı taraf devir ile ilgili şirket kaşe ve imzalı taahhütname isimli belge verildiğini, anılan belgede şirkete ait aracın borcu bittikten sonra davacıya devredileceğinin taahhüt edildiğini iddia etmiş, mahkemece, davacının hisselerini dava dışı kişilere devrettiği, hisse devir bedelinin bu kişilerden alınması gerektiği, şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu, şirket müdürünün devraldığı hisse nedeniyle, şirkete ait aracı davacıya vermeyi taahhüt etmesinin hukuken geçerli olmadığından bahisle davacının talebinin reddine karar verilmiştir. Kural olarak sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince, davacı ile dava dışı şirket ortakları arasındaki devir sözleşmesine taraf olmayan davalı şirket yönünden, anılan taahhütname geçerli değildir.
Ancak, limited şirketi temsile yetkili müdürün şirketi temsilen 3. kişinin fiilini taahhüt mahiyetinde taahhütname vermesi mümkündür veya temsilcisi, ancak şirket maksat ve konusuna göre her nevi iş ve hukuki işlemleri şirket adına yapmaya yetkilidir.
Bu itibarla, şirket kaşesi ile şirket yetkilisi ...’ün altında imzasının bulunduğu taahhütname isimli belgenin, şirketin 3. kişinin fiilini taahhüd olarak kabul edilerek, taahhüde konu araç hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12242 E. 2011/15335 K.
Ortak:bedelsizlik · tüzel kişilik · taahhütname · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin hukuken ayrı «tüzel kişiliği» bulunduğu, şirket müdürünün hisse devreden kişiye, şirkete ait aracı «bedelsiz» olarak vermeyi «taahhüt» etmesinin geçerli olmadığı, «hasar» bedelinin sigorta şirketinden talep edilmesinin davalının takdirinde bulunduğu, davacının davalı şirketi böyle bir davranışa zorlayamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde davacı taraf devir ile ilgili şirket kaşe ve imzalı «taahhütname» isimli belge verildiğini, anılan belgede şirkete ait aracın borcu bittikten sonra davacıya devredileceğinin taahhüt edildiğini iddia etmiş, mahkemece, davacının hisselerini dava dışı kişilere devrettiği, hisse devir bedelinin bu kişilerden alınması gerektiği, şirketin ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu, şirket müdürünün devraldığı hisse nedeniyle, şirkete ait aracı davacıya vermeyi taahhüt etmesinin hukuken geçerli olmadığından bahisle davacının talebin …
Kural olarak «sözleşmenin nispiliği ilkesi» gereğince, davacı ile dava dışı şirket ortakları arasındaki devir sözleşmesine taraf olmayan davalı şirket yönünden, anılan «taahhütname» geçerli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece,davalı şirketin hukuken ayrı «tüzel kişiliği» bulunduğu, şirket müdürünün hisse devreden kişiye, şirkete ait aracı «bedelsiz» olarak vermeyi «taahhüt» etmesinin geçerli olmadığı, «hasar» bedelinin sigorta şirketinden talep edilmesinin davalının takdirinde bulunduğu, davacının davalı şirketi böyle bir davranışa zorlayamayacağı gerekçesiyle, davanın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/898 E. 2010/12028 K.
Ortak:limited şirket · temsil
İncelediğiniz karardaAncak, «limited şirketi» «temsile» yetkili müdürün şirketi temsilen 3. kişinin fiilini «taahhüt» mahiyetinde taahhütname vermesi mümkündür veya temsilcisi, ancak şirket maksat ve konusuna göre her nevi iş ve hukuki işlemleri şirket adına yapmaya yetkilidir.
2- Dava, «limited şirket» hisse devrinden kaynaklanan alacak istenime ilişkin olup, davacı taraf şirkette bulunan 100 adet hissesini dava dışı ... ve ...’e devretmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 09.06.2007 tarihli ortaklar kurulunca alınan «şirket müdürleri» ... ile ...'ın «ibra» edilmemesine ilişkin kısım hariç 4 nolu karar ile 3,5,6,8 ve 9 nolu kararların hükümsüz olduğu, dava devam ederken şirketin yetkili «temsilcisi» ve müdürünün davacı olması nedeniyle vermiş olduğu 15.02.2008 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini bildirip aynı beyanını 20.02.2008 tarihli oturumda da tekrarladığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 09.06.2007 tarihli genel kurul tutanağının «şirket müdürlerinin» ibra edilmemesine ait 4. maddesinin bu kısmı hariç olmak üzere alınan 3-4-5-6-8-9. maddelerinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dava devam ederken şirketin yetkili «temsilcisi» ve müdürünün davacı olması nedeniyle vermiş olduğu 15.02.2008 tarihli dilekçesi ile davayı «kabul beyanı» esas alınarak sonuca ulaşılmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, "«temsile» selahiyetli olanların şirketin maksat ve mevzuuna «dahil» her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket adını kullanmak hakkını haiz oldukları" öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyum atanması · kabul beyanı · karar nisabı · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · ibra · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 09.06.2007 tarihli ortaklar kurulunca alınan «şirket müdürleri» ... ile ...'ın «ibra» edilmemesine ilişkin kısım hariç 4 nolu karar ile 3,5,6,8 ve 9 nolu kararların hükümsüz olduğu, dava devam ederken şirketin yetkili «temsilcisi» ve müdürünün davacı olması nedeniyle vermiş olduğu 15.02.2008 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini bildirip aynı beyanını 20.02.2008 tarihli oturumda da tekrarladığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 09.06.2007 tarihli genel kurul tutanağının «şirket müdürlerinin» ibra edilmemesine ait 4. maddesinin bu kısmı hariç olmak üzere alınan 3-4-5-6-8-9. maddelerinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Maddesine aykırı şekilde alınmış olduğu iddia edilen 09.06.2007 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısının hükümsüz olduğunun tespiti ile yargılama süresince şirkete «kayyum atanması» istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılacak iş, «geçersiz» «kabul beyanı» dikkate alınmaksızın davaya konu genel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibarıyla TTK’nun 536/3.
Mahkemece dava devam ederken şirketin yetkili «temsilcisi» ve müdürünün davacı olması nedeniyle vermiş olduğu 15.02.2008 tarihli dilekçesi ile davayı «kabul beyanı» esas alınarak sonuca ulaşılmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14699 E. , 2011/7076 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2009 tarih ve 2008/115-2009/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin eski ortağı olduğunu, 29.06.2005 tarihinde 95 hissesini dava dışı ...'e, 5 hisseyi ise ...'e devrettiğini, aynı tarihli taahhütnamede şirket adına kayıtlı aracın borcu bittikten sonra kendisine verilmesine karar verildiğini, ayrıca aracın davacının kullanımında olduğu sırada kaza yaptığını, aracın kasko sigortasının bulunduğunu, ancak davalının gerekli evrakları vermemesi nedeniyle hasar miktarını kendilerinin karşıladığını ileri sürerek, aracın davacı adına kayıt ve tescilini, bu mümkün olmazsa bedeli olan 27.000 TL'nın ve araç hasar bedeli olarak ödediği 4.300 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taahhütnamenin sahte olarak düzenlendiğini, davacının hisselerini aktif ve pasifleriyle birlikte devrettiğini, şirketin borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin hukuken ayrı tüzel kişiliği bulunduğu, şirket müdürünün hisse devreden kişiye, şirkete ait aracı bedelsiz olarak vermeyi taahhüt etmesinin geçerli olmadığı, hasar bedelinin sigorta şirketinden talep edilmesinin davalının takdirinde bulunduğu, davacının davalı şirketi böyle bir davranışa zorlayamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, limited şirket hisse devrinden kaynaklanan alacak istenime ilişkin olup, davacı taraf şirkette bulunan 100 adet hissesini dava dışı ... ve ...’e devretmiştir. Dava dilekçesinde davacı taraf devir ile ilgili şirket kaşe ve imzalı taahhütname isimli belge verildiğini, anılan belgede şirkete ait aracın borcu bittikten sonra davacıya devredileceğinin taahhüt edildiğini iddia etmiş, mahkemece, davacının hisselerini dava dışı kişilere devrettiği, hisse devir bedelinin bu kişilerden alınması gerektiği, şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu, şirket müdürünün devraldığı hisse nedeniyle, şirkete ait aracı davacıya vermeyi taahhüt etmesinin hukuken geçerli olmadığından bahisle davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince, davacı ile dava dışı şirket ortakları arasındaki devir sözleşmesine taraf olmayan davalı şirket yönünden, anılan taahhütname geçerli değildir.
Ancak, limited şirketi temsile yetkili müdürün şirketi temsilen 3. kişinin fiilini taahhüt mahiyetinde taahhütname vermesi mümkündür veya temsilcisi, ancak şirket maksat ve konusuna göre her nevi iş ve hukuki işlemleri şirket adına yapmaya yetkilidir.
Bu itibarla, şirket kaşesi ile şirket yetkilisi ...’ün altında imzasının bulunduğu taahhütname isimli belgenin, şirketin 3. kişinin fiilini taahhüd olarak kabul edilerek, taahhüde konu araç hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028236000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz