6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14243 E. 2011/6904 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kat mülkiyeti sigorta ettiren iş bölümü tüzel kişilik hasar eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zararı meydana getiren su kaçağının bağımsız bölüm dahilinde olduğu, ortak alandan kaynaklanan bir zarar olmadığı, dolayısıyla davalının zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK'nun 1301. maddesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, hasara neden olan su kaçağının davacının sigorta ettirenine ait bağımsız bölüm dahilinde olduğu, ortak alandan kaynaklanan bir zarar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu konuda yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Zira, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, yalnızca olay yerinin fotoğrafları ile davalı tarafça sunulan krokiye dayalı olarak hasara neden olan su borusunun ortak alanda bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın kat mülkiyetine tabi olduğu da gözetilerek ilgili resmi kurumlardan, dava konusu yere ilişkin projelerin getirtilmesi ve buna göre hasarın ortak alandan mı, yoksa davacının sigorta ettirenine ait bağımsız bölümden mi kaynaklandığının belirlenmesi, hasarın ortak alandan kaynaklandığının tespiti halinde tüzel kişiliği bulunmayan site yöneticiliğine karşı dava açılamayacağının, ancak site yöneticisi aynı zamanda kat maliki ise hissesi oranında zarardan sorumlu olduğunun gözetilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15817 E. 2012/16758 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/14243 E.  ,  2011/6904 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.09.2009 tarih ve 2008/1142-2009/998 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı siteye ait ana su borusunun müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan konuta ait su sayacına bağlandığı yerde meydana gelen kaçak sebebi ile dahili su hasarının meydana geldiğini, tespit edilen zararın sigorta ettirene müvekkili tarafından ödendiğini, davalıya gönderilen ihtardan sonuç alınamaması üzerine icra takibi yaptıklarını, davalının bu takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı temsilcisi, site inşa edilirken daire sahiplerinin kendilerinin belediyenin döşediği ana borudan boru döşettirerek evlerine su aldıklarını, zarar gören daire sahibinin su borusu patlamış ise bunun kendi kusurundan kaynaklandığını, site yönetiminin bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zararı meydana getiren su kaçağının bağımsız bölüm dahilinde olduğu, ortak alandan kaynaklanan bir zarar olmadığı, dolayısıyla davalının zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK'nun 1301. maddesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, hasara neden olan su kaçağının davacının sigorta ettirenine ait bağımsız bölüm dahilinde olduğu, ortak alandan kaynaklanan bir zarar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu konuda yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Zira, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, yalnızca olay yerinin fotoğrafları ile davalı tarafça sunulan krokiye dayalı olarak hasara neden olan su borusunun ortak alanda bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın kat mülkiyetine tabi olduğu da gözetilerek ilgili resmi kurumlardan, dava konusu yere ilişkin projelerin getirtilmesi ve buna göre hasarın ortak alandan mı, yoksa davacının sigorta ettirenine ait bağımsız bölümden mi kaynaklandığının belirlenmesi, hasarın ortak alandan kaynaklandığının tespiti halinde tüzel kişiliği bulunmayan site yöneticiliğine karşı dava açılamayacağının, ancak site yöneticisi aynı zamanda kat maliki ise hissesi oranında zarardan sorumlu olduğunun gözetilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028185700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.