6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13592 E. 2010/9332 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanç kaybı yoksun kalınan kâr tescilsiz tasarım ticari defter kayıtları ticari faiz tazminat davası ihtiyati tedbir kâr kaybı kâr payı ticari defter maddi tazminat ilan haksız rekabet e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 49

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması ve tazminat davası olduğu, davacı firmanın, rakı ürünü için kullandığı şişelerin, özgün bir tasarımını geliştirmek ve tescil ettirmek suretiyle, ürün ambalajı yönünden tescilli bir sınai hak elde ettiği, davalının ise, davacının tasarımını ihlal ettiği ileri sürülen şişeleri için ayrı bir tasarım belgesinin bulunmadığı, iki tasarım karşılaştırıldığında, bilirkişi kurulunun da 28/07/2007 tarihli raporlarında belirttikleri üzere, davalının tasarımının, tescilli olan davacı tasarımına pek çok benzerlikleri ile yakın görünümde olduğu, benzerlik noktalarının, farklılıklardan daha fazla olduğu,piyasadaki farklı markaların benzer ürünleri göz önüne alındığında, söz konusu benzerlikler, davalının tasarımın geliştirilmesi sırasında daha farklı ve özgün bir tasarım geliştirme özgürlüğünü kullanmadığını ortaya koyduğu, şişe tasarımı açısından, şişenin bilinen kaba hatları, yani geniş bir gövde ve dar bir boğaz ve ağız şeklindeki unsurları, koruma dışı kabul edilebilecek unsurlar olsa bile, gerek gövde, gerekse şişe boğazı ve ağzının ve ayrıca şişe yüzeyinin çeşitli tasarımsal özelliklerle geliştirilebileceği, farklı biçimlerde düzenlenebileceği ortada iken, buna rağmen, son derece ciddi bir üretim yapan davalı firmanın, özgün bir şişe kullanmak yerine, davacının tasarımının tescillenmiş olan şişesine belirgin bir biçimde benzer bir şişeyi kullanarak, tasarım hakkına tecavüzde bulunduğu, davacının, aynı zamanda, davalının tasarıma tecavüz eylemi nedeni ile yoksun kaldığı karı,davalının elde ettiği gelir esasına göre tespit ve tahsilini istediği, bilirkişi kurulu, davacının yoksun kaldığı kar miktarını 37.398,91 YTL olarak belirlemiş olup, bu rakamı bulmak için, davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek, tasarım için yapılan reklam kampanyaları, pazarlama faaliyetleri değerlendirilerek ve şişe tasarımının bütün içerisinde %20’lik bir payı olduğu kabul edilerek, davalının kullandığı tespit edilen şişe adedi bulunarak, bu miktar üzerinden, bir şişe ürünün satış fiyatı üzerinden tasarıma düşen pay belirlenerek, çarpım sureti ile yoksun kalınan karın hesap edildiği, belirlenen rakamın, davalının tasarıma tecavüz sureti ile elde ettiği gelirin üzerinden, tasarımdan kaynaklanan kısmını göstermekte olduğu,bu bakımdan, davacının yoksun kalınan kazanç istemi olarak 37.398,91 YTL’lık maddi tazminat isteminin kabulü gerektiği, manevi tazminat istemi bakımından büyük ciroları ve kârları olan yanların bu durumları dikkate alındığı gibi, davalının basiretsiz bir ticari uygulama ile başkasına ait bir tasarımı ihlal edişinin, tasarım hakkının açık ihlali ve haksız rekabet olduğunun da dikkate alındığı, yanların ticari durumlarına, tescilli tasarımın ihlalinin boyutlarına ve özelliklerine göre, 100.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı, gerek BK’nun 49. maddesi hükmü, gerekse End.Tas.KHK’nin 49/c hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirme yapıldığında, End.Tas.KHK'nin 48/a maddesine uyan davalı eyleminin karşılığı olarak davacı tasarım sahibine bu manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, tasarım tescil belgesi sahibinin, End.Tas.KHK’nin 49. maddesi kapsamında tecavüz eylemi halinde ileri sürebileceği istemleri davada değerlendirilerek ve tasarıma tecavüz oluşturan eylemin ve bu çeşit tanıtım ve reklam şeklindeki eylemlerin durdurulmasına karar verildiği gibi, tedbirin de karar kesinleşinceye kadar devamının uygun görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, tasarım hakkına tecavüz oluşturan eyleminin durdurulmasına, bu çeşit reklam ve tanıtım şeklindeki eylemlerin durdurulmasına, verilmiş olan ihtiyati tedbirin, karar kesinleşinceye kadar devamına ve karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına, bu çerçevede, tecavüzlü tüm şişe ve bunların üretimine yarayan gereçlere el konulmasına, davalının tasarıma tecavüzü nedeniyle, davacı tarafın yoksun kaldığı kazanca ilişkin maddi tazminat isteminin kabulüne, 37.398,91 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, her ne kadar, davacı yan şişenin tasarımı ile ilgili yapmış olduğu harcamaları, fiili zarar olarak talep etmişse de zaten tasarımı kendisi için geliştirirken yapması gereken bir gider olması nedeniyle zarar olarak nitelenemeyeceğinden bu kalemlere ilişkin istemlerin reddine, davacı yanın, tasarımın kötü bir şekilde üretime konu edildiği gerekçesi ile itibar kaybı anlamında istediği tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine, sair fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, tasarım hakkına tecavüz nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 100.000,00 YTL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün giderleri davalıdan alınmak suretiyle ulusal bir gazetede ilan edilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, endüstriyel tasarıma tecavüze ilişkin istemlere yönelik olup hükme esas bilirkişi raporunda belirlenen 554 sayılı KHK’nin 52/6. bendine dayalı yoksun kalınan kazanç kaybının hesabında, davacı tasarımına davalının benzeterek şişe ambalajı üretip kullanması sonucu elde ettiği gelire davacı tasarımının % 20 oranında katkı sağladığına ilişkin belirlenen oranın, somut olayın özellikleri itibariyle hak ve nesafete uygun düşmediğinin ve yüksek olduğunun kabulü gerekir. Davalının markasının % 50, davalının ürününün kalitesinin % 30 oranında tüketiciyi etkilediğine ilişkin oranlar düşük olup bunların tüketiciyi daha fazla etkilediğinin, dolayısıyla davacının şişe tasarımının % 20’den daha az davalı gelirine katkı sağladığının kabulü daha adil bir sonuç doğuracaktır. Anılan 52. maddenin son fıkrasında, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında özellikle tasarımın ekonomik önemi, tasarımdan doğan haklara tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi gibi etkenlerin göz önünde tutulacağına ilişkin düzenleme üzerinde yeterince durulup, bu hükmün

tartışılması gerekirken, bu yönde bir değerlendirme içermeyen bilirkişi görüşüne itibar edilmesi doğru olmamış, davalı lehine daha ılımlı bir oran belirlenmek üzere hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Diğer yandan, ortalama satış fiyatı üzerinden davalının 250.000 adet şişe için elde ettiği gelir 186.994,56 TL olup, 100.000,00 TL manevi tazminat takdirinin somut olayın özelliklerine göre fazla olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla şişe sayısı, paranın satın alım gücü, caydırıcılık olgusu ve kriterleri karşısında daha ılımlı bir manevi tazminat takdiri gerekirken, BK’nun 49. maddesinin amacına aykırı düşecek meblağın hüküm altına alınması hatalı olmuştur.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tescilsiz tasarım

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16577 E. 2011/4473 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tasarıma tecavüz | Tasarım hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2221 E. 2024/5547 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tecavüzün men'i | Hükmün ilan'ı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18836 E. 2015/3487 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13592 E.  ,  2010/9332 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2007/46 - 2008/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davalı avukatı ... aynı tarihli dilekçe ile duruşma talebinden vazgeçtiğini ve bunun üzerine dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili firmanın, içki üretimiyle uğraştığını ve bu alanda endüstriyel tasarım tescilini yaptırdığı şişelerle ürünlerini satışa arz ettiğini, 2004/01076 numaralı endüstriyel tasarım tescil belgelerinin 13/04/2004 tarihinden beri koruma altında olduğunu, davalı firmanın, kendilerinin tekelci haklarını ihlal ederek, benzer cam şişelerle ürünlerini sattıklarını, davalının, cevabi ihtarname ile şişeleri Bulgaristan’dan ithal ettiklerini, bundan böyle aynı şişeleri ithal etmeyeceklerini; ancak daha önce ithal edip, henüz piyasaya sunmadıkları 250.000 adet şişeyi kullanmak zorunda olduklarını bildirdiklerini, böylece haksız eylemlerini, kabul ve ikrar ettiklerini, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/87 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan incelemeyi müteakiben alınan raporda, şişelerin belirgin biçimde benzer olduğunun tespit edildiğini, bu benzerliğin, 554 sayılı KHK kapsamında tecavüz oluşturduğunu, aynı zamanda haksız rekabet olduğunu, davalı şirketin, bu raporu tebellüğ ettikten sonra itiraz ettiğini;

ancak ihtarnamedeki beyanlarından anlaşılacağı üzere, şişeleri piyasaya sürdüğünün açık olduğunu, End.Tas.KHK’nin 17, 48, 62, 63, 52. maddelerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek, şişelere el konulmasını, yazılı ve görsel medyada yer alan reklamların durdurulmasını, tecavüze konu üretim gereçlerine el konulmasını, öncelikle bu taleplere ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini,öte yandan, tasarıma tecavüz nedeni ile uğradıkları fiili kayba karşılık 10.000,00 TL, davalının bu tasarımı kullanmakla elde ettiği kazanca göre hesaplanacak, yoksun kalınan kazanca karşılık 10.000,00 TL, tasarımın kötü bir üretime, uygun olmayan içeriğe konu edilmesi nedeni ile tasarımın uğradığı itibar kaybına bağlı olarak 10.000,00 TL olmak üzere, toplam 30.000,00 TL maddi ve ayrıca 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmasını, ayrıca hükmün, gideri davalıdan alınmak suretiyle, ulusal bir gazetede ilan edilmesini,ıslah dilekçesi ile fiili zarara ilişkin 11.704.39 TL ve kazanç kaybına ilişkin 37.398.91 TL daha maddi tazminatın tahsilini,dava dilekçesindeki diğer taleplerin geçerli olduğunu ve hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının tasarımının etiketli kapaklı olarak tescil edildiğini, dolayısıyla iki tarafın şişeleri arasında en az 8 farklı özelliğin bulunduğunu, bu farklılıklar nedeniyle, tüketicilerin ürünleri karıştırmayacağını, iki ürünün farklı markalar taşıdığını ve tat, koku, lezzet ve aroma farkları bulunduğunu,davacının İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yaptırdığı 2006/87 D. İş sayılı tespit dosyasındaki rapora itiraz edildiğini; çünkü bilirkişinin, raporunda, tasarımcının tasarımı geliştirme bakımından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınmadığını , üretilen bütün şişelerin birbirlerine benzediğini, bunun önüne geçilemeyeceğini, tazminat istemlerinin de haksız ve yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması ve tazminat davası olduğu, davacı firmanın, rakı ürünü için kullandığı şişelerin, özgün bir tasarımını geliştirmek ve tescil ettirmek suretiyle, ürün ambalajı yönünden tescilli bir sınai hak elde ettiği, davalının ise, davacının tasarımını ihlal ettiği ileri sürülen şişeleri için ayrı bir tasarım belgesinin bulunmadığı, iki tasarım karşılaştırıldığında, bilirkişi kurulunun da 28/07/2007 tarihli raporlarında belirttikleri üzere, davalının tasarımının, tescilli olan davacı tasarımına pek çok benzerlikleri ile yakın görünümde olduğu, benzerlik noktalarının, farklılıklardan daha fazla olduğu,piyasadaki farklı markaların benzer ürünleri göz önüne alındığında, söz konusu benzerlikler, davalının tasarımın geliştirilmesi sırasında daha farklı ve özgün bir tasarım geliştirme özgürlüğünü kullanmadığını ortaya koyduğu, şişe tasarımı açısından, şişenin bilinen kaba hatları, yani geniş bir gövde ve dar bir boğaz ve ağız şeklindeki unsurları, koruma dışı kabul edilebilecek unsurlar olsa bile, gerek gövde, gerekse şişe boğazı ve ağzının ve ayrıca şişe yüzeyinin çeşitli tasarımsal özelliklerle geliştirilebileceği, farklı biçimlerde düzenlenebileceği ortada iken, buna rağmen, son derece ciddi bir üretim yapan davalı firmanın, özgün bir şişe kullanmak yerine, davacının tasarımının tescillenmiş olan şişesine belirgin bir biçimde benzer bir şişeyi kullanarak, tasarım hakkına tecavüzde bulunduğu, davacının, aynı zamanda, davalının tasarıma tecavüz eylemi nedeni ile yoksun kaldığı karı,davalının elde ettiği gelir esasına göre tespit ve tahsilini istediği, bilirkişi kurulu, davacının yoksun kaldığı kar miktarını 37.398,91 YTL olarak belirlemiş olup, bu rakamı bulmak için, davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek, tasarım için yapılan reklam kampanyaları, pazarlama faaliyetleri değerlendirilerek ve şişe tasarımının bütün içerisinde %20’lik bir payı olduğu kabul edilerek, davalının kullandığı tespit edilen şişe adedi bulunarak, bu miktar üzerinden, bir şişe ürünün satış fiyatı üzerinden tasarıma düşen pay belirlenerek, çarpım sureti ile yoksun kalınan karın hesap edildiği, belirlenen rakamın, davalının tasarıma tecavüz sureti ile elde ettiği gelirin üzerinden, tasarımdan kaynaklanan kısmını göstermekte olduğu,bu bakımdan, davacının yoksun kalınan kazanç istemi olarak 37.398,91 YTL’lık maddi tazminat isteminin kabulü gerektiği, manevi tazminat istemi bakımından büyük ciroları ve kârları olan yanların bu durumları dikkate alındığı gibi, davalının basiretsiz bir ticari uygulama ile başkasına ait bir tasarımı ihlal edişinin, tasarım hakkının açık ihlali ve haksız rekabet olduğunun da dikkate alındığı, yanların ticari durumlarına, tescilli tasarımın ihlalinin boyutlarına ve özelliklerine göre, 100.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı, gerek BK’nun 49.

maddesi hükmü, gerekse End.Tas.KHK’nin 49/c hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirme yapıldığında, End.Tas.KHK'nin 48/a maddesine uyan davalı eyleminin karşılığı olarak davacı tasarım sahibine bu manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, tasarım tescil belgesi sahibinin, End.Tas.KHK’nin 49. maddesi kapsamında tecavüz eylemi halinde ileri sürebileceği istemleri davada değerlendirilerek ve tasarıma tecavüz oluşturan eylemin ve bu çeşit tanıtım ve reklam şeklindeki eylemlerin durdurulmasına karar verildiği gibi, tedbirin de karar kesinleşinceye kadar devamının uygun görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, tasarım hakkına tecavüz oluşturan eyleminin durdurulmasına, bu çeşit reklam ve tanıtım şeklindeki eylemlerin durdurulmasına, verilmiş olan ihtiyati tedbirin, karar kesinleşinceye kadar devamına ve karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına, bu çerçevede, tecavüzlü tüm şişe ve bunların üretimine yarayan gereçlere el konulmasına, davalının tasarıma tecavüzü nedeniyle, davacı tarafın yoksun kaldığı kazanca ilişkin maddi tazminat isteminin kabulüne, 37.398,91 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, her ne kadar, davacı yan şişenin tasarımı ile ilgili yapmış olduğu harcamaları, fiili zarar olarak talep etmişse de zaten tasarımı kendisi için geliştirirken yapması gereken bir gider olması nedeniyle zarar olarak nitelenemeyeceğinden bu kalemlere ilişkin istemlerin reddine, davacı yanın, tasarımın kötü bir şekilde üretime konu edildiği gerekçesi ile itibar kaybı anlamında istediği tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine, sair fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, tasarım hakkına tecavüz nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 100.000,00 YTL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün giderleri davalıdan alınmak suretiyle ulusal bir gazetede ilan edilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, endüstriyel tasarıma tecavüze ilişkin istemlere yönelik olup hükme esas bilirkişi raporunda belirlenen 554 sayılı KHK’nin 52/6. bendine dayalı yoksun kalınan kazanç kaybının hesabında, davacı tasarımına davalının benzeterek şişe ambalajı üretip kullanması sonucu elde ettiği gelire davacı tasarımının % 20 oranında katkı sağladığına ilişkin belirlenen oranın, somut olayın özellikleri itibariyle hak ve nesafete uygun düşmediğinin ve yüksek olduğunun kabulü gerekir. Davalının markasının % 50, davalının ürününün kalitesinin % 30 oranında tüketiciyi etkilediğine ilişkin oranlar düşük olup bunların tüketiciyi daha fazla etkilediğinin, dolayısıyla davacının şişe tasarımının % 20’den daha az davalı gelirine katkı sağladığının kabulü daha adil bir sonuç doğuracaktır.

Anılan 52. maddenin son fıkrasında, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında özellikle tasarımın ekonomik önemi, tasarımdan doğan haklara tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi gibi etkenlerin göz önünde tutulacağına ilişkin düzenleme üzerinde yeterince durulup, bu hükmün

tartışılması gerekirken, bu yönde bir değerlendirme içermeyen bilirkişi görüşüne itibar edilmesi doğru olmamış, davalı lehine daha ılımlı bir oran belirlenmek üzere hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Diğer yandan, ortalama satış fiyatı üzerinden davalının 250.000 adet şişe için elde ettiği gelir 186.994,56 TL olup, 100.000,00 TL manevi tazminat takdirinin somut olayın özelliklerine göre fazla olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla şişe sayısı, paranın satın alım gücü, caydırıcılık olgusu ve kriterleri karşısında daha ılımlı bir manevi tazminat takdiri gerekirken, BK’nun 49. maddesinin amacına aykırı düşecek meblağın hüküm altına alınması hatalı olmuştur.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028182100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.