Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13592 E. 2010/9332 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanç kaybı↗ yoksun kalınan kâr↗ tescilsiz tasarım↗ ticari defter kayıtları↗ ticari faiz↗ tazminat davası↗ ihtiyati tedbir↗ kâr kaybı↗ kâr payı↗ ticari defter↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması ve tazminat davası olduğu, davacı firmanın, rakı ürünü için kullandığı şişelerin, özgün bir tasarımını geliştirmek ve tescil ettirmek suretiyle, ürün ambalajı yönünden tescilli bir sınai hak elde ettiği, davalının ise, davacının tasarımını ihlal ettiği ileri sürülen şişeleri için ayrı bir tasarım belgesinin bulunmadığı, iki tasarım karşılaştırıldığında, bilirkişi kurulunun da 28/07/2007 tarihli raporlarında belirttikleri üzere, davalının tasarımının, tescilli olan davacı tasarımına pek çok benzerlikleri ile yakın görünümde olduğu, benzerlik noktalarının, farklılıklardan daha fazla olduğu,piyasadaki farklı markaların benzer ürünleri göz önüne alındığında, söz konusu benzerlikler, davalının tasarımın geliştirilmesi sırasında daha farklı ve özgün bir tasarım geliştirme özgürlüğünü kullanmadığını ortaya koyduğu, şişe tasarımı açısından, şişenin bilinen kaba hatları, yani geniş bir gövde ve dar bir boğaz ve ağız şeklindeki unsurları, koruma dışı kabul edilebilecek unsurlar olsa bile, gerek gövde, gerekse şişe boğazı ve ağzının ve ayrıca şişe yüzeyinin çeşitli tasarımsal özelliklerle geliştirilebileceği, farklı biçimlerde düzenlenebileceği ortada iken, buna rağmen, son derece ciddi bir üretim yapan davalı firmanın, özgün bir şişe kullanmak yerine, davacının tasarımının tescillenmiş olan şişesine belirgin bir biçimde benzer bir şişeyi kullanarak, tasarım hakkına tecavüzde bulunduğu, davacının, aynı zamanda, davalının tasarıma tecavüz eylemi nedeni ile yoksun kaldığı karı,davalının elde ettiği gelir esasına göre tespit ve tahsilini istediği, bilirkişi kurulu, davacının yoksun kaldığı kar miktarını 37.398,91 YTL olarak belirlemiş olup, bu rakamı bulmak için, davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek, tasarım için yapılan reklam kampanyaları, pazarlama faaliyetleri değerlendirilerek ve şişe tasarımının bütün içerisinde %20’lik bir payı olduğu kabul edilerek, davalının kullandığı tespit edilen şişe adedi bulunarak, bu miktar üzerinden, bir şişe ürünün satış fiyatı üzerinden tasarıma düşen pay belirlenerek, çarpım sureti ile yoksun kalınan karın hesap edildiği, belirlenen rakamın, davalının tasarıma tecavüz sureti ile elde ettiği gelirin üzerinden, tasarımdan kaynaklanan kısmını göstermekte olduğu,bu bakımdan, davacının yoksun kalınan kazanç istemi olarak 37.398,91 YTL’lık maddi tazminat isteminin kabulü gerektiği, manevi tazminat istemi bakımından büyük ciroları ve kârları olan yanların bu durumları dikkate alındığı gibi, davalının basiretsiz bir ticari uygulama ile başkasına ait bir tasarımı ihlal edişinin, tasarım hakkının açık ihlali ve haksız rekabet olduğunun da dikkate alındığı, yanların ticari durumlarına, tescilli tasarımın ihlalinin boyutlarına ve özelliklerine göre, 100.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı, gerek BK’nun 49. maddesi hükmü, gerekse End.Tas.KHK’nin 49/c hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirme yapıldığında, End.Tas.KHK'nin 48/a maddesine uyan davalı eyleminin karşılığı olarak davacı tasarım sahibine bu manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, tasarım tescil belgesi sahibinin, End.Tas.KHK’nin 49. maddesi kapsamında tecavüz eylemi halinde ileri sürebileceği istemleri davada değerlendirilerek ve tasarıma tecavüz oluşturan eylemin ve bu çeşit tanıtım ve reklam şeklindeki eylemlerin durdurulmasına karar verildiği gibi, tedbirin de karar kesinleşinceye kadar devamının uygun görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, tasarım hakkına tecavüz oluşturan eyleminin durdurulmasına, bu çeşit reklam ve tanıtım şeklindeki eylemlerin durdurulmasına, verilmiş olan ihtiyati tedbirin, karar kesinleşinceye kadar devamına ve karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına, bu çerçevede, tecavüzlü tüm şişe ve bunların üretimine yarayan gereçlere el konulmasına, davalının tasarıma tecavüzü nedeniyle, davacı tarafın yoksun kaldığı kazanca ilişkin maddi tazminat isteminin kabulüne, 37.398,91 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, her ne kadar, davacı yan şişenin tasarımı ile ilgili yapmış olduğu harcamaları, fiili zarar olarak talep etmişse de zaten tasarımı kendisi için geliştirirken yapması gereken bir gider olması nedeniyle zarar olarak nitelenemeyeceğinden bu kalemlere ilişkin istemlerin reddine, davacı yanın, tasarımın kötü bir şekilde üretime konu edildiği gerekçesi ile itibar kaybı anlamında istediği tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine, sair fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, tasarım hakkına tecavüz nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 100.000,00 YTL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün giderleri davalıdan alınmak suretiyle ulusal bir gazetede ilan edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, endüstriyel tasarıma tecavüze ilişkin istemlere yönelik olup hükme esas bilirkişi raporunda belirlenen 554 sayılı KHK’nin 52/6. bendine dayalı yoksun kalınan kazanç kaybının hesabında, davacı tasarımına davalının benzeterek şişe ambalajı üretip kullanması sonucu elde ettiği gelire davacı tasarımının % 20 oranında katkı sağladığına ilişkin belirlenen oranın, somut olayın özellikleri itibariyle hak ve nesafete uygun düşmediğinin ve yüksek olduğunun kabulü gerekir. Davalının markasının % 50, davalının ürününün kalitesinin % 30 oranında tüketiciyi etkilediğine ilişkin oranlar düşük olup bunların tüketiciyi daha fazla etkilediğinin, dolayısıyla davacının şişe tasarımının % 20’den daha az davalı gelirine katkı sağladığının kabulü daha adil bir sonuç doğuracaktır. Anılan 52. maddenin son fıkrasında, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında özellikle tasarımın ekonomik önemi, tasarımdan doğan haklara tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi gibi etkenlerin göz önünde tutulacağına ilişkin düzenleme üzerinde yeterince durulup, bu hükmün
tartışılması gerekirken, bu yönde bir değerlendirme içermeyen bilirkişi görüşüne itibar edilmesi doğru olmamış, davalı lehine daha ılımlı bir oran belirlenmek üzere hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan, ortalama satış fiyatı üzerinden davalının 250.000 adet şişe için elde ettiği gelir 186.994,56 TL olup, 100.000,00 TL manevi tazminat takdirinin somut olayın özelliklerine göre fazla olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla şişe sayısı, paranın satın alım gücü, caydırıcılık olgusu ve kriterleri karşısında daha ılımlı bir manevi tazminat takdiri gerekirken, BK’nun 49. maddesinin amacına aykırı düşecek meblağın hüküm altına alınması hatalı olmuştur.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16577 E. 2011/4473 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · ticari faiz · kâr kaybı · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması ve «tazminat davası» olduğu, davacı firmanın, rakı ürünü için kullandığı şişelerin, özgün bir tasarımını geliştirmek ve tescil ettirmek suretiyle, ürün ambalajı yönünden tescilli bir sınai hak elde ettiği, davalının ise, davacının tasarımını ihlal ettiği ileri sürülen şişeleri için ayrı bir tasarım belgesinin bulunmadığı, iki tasarım karşılaştırıldığında, bilirkişi kurulunun da 28/07/2007 tarihli raporlarında belirttikleri üzere, davalının tasarımının, tescilli olan davacı tasarımına pek çok benzerlikleri ile yakın görünümde olduğu, benzerlik noktalarının, farklılıklardan daha fazla olduğu,piyasadaki farklı markaların benzer ürünleri göz önüne alındığında, söz konusu benzerlikler, davalının tasarımın geliştirilmesi sırasında daha farklı ve özgün bir tasarım geliştirme özgürlüğünü kullanmadığını ortaya koyduğu, şişe tasarımı açısından, şişenin bilinen kaba hatları, yani geniş bir gövde ve dar bir boğaz ve ağız şeklindeki unsurları, koruma dışı kabul edilebilecek unsurlar olsa bile, gerek gövde, gerekse şişe boğazı ve ağzının ve ayrıca şişe yüzeyinin çeşitli tasarımsal özelliklerle geliştirilebileceği, farklı biçimlerde düzenlenebileceği ortada iken, buna rağmen, «son» derece ciddi bir üretim yapan davalı firmanın, özgün bir şişe kullanmak yerine, davacının tasarımının tescillenmiş olan şişesine belirgin bir biçimde benzer bir şişeyi kullanarak, tasarım hakkına tecavüzde bulunduğu, davacının, aynı zamanda, davalının tasarıma tecavüz eylemi nedeni ile yoksun kaldığı karı,davalının elde ettiği gelir esasına göre tespit ve tahsilini istediği, bilirkişi kurulu, davacının yoksun kaldığı kar miktarını 37.398,91 YTL olarak belirlemiş olup, bu rakamı bulmak için, davalının «ticari defter» ve kayıtları incelenerek, tasarım için yapılan reklam kampanyaları, pazarlama faaliyetleri değerlendirilerek ve şişe tasarımının bütün içerisinde %20’lik bir «payı» olduğu kabul edilerek, davalının kullandığı tespit edilen şişe adedi bulunarak, bu miktar üzerinden, bir şişe ürünün satış fiyatı üzerinden tasarıma düşen pay belirlenerek, çarpım sureti ile «yoksun kalınan» karın hesap edildiği, belirlenen rakamın, davalının tasarıma tecavüz sureti ile elde ettiği gelirin üzerinden, tasarımdan kaynaklanan kısmını göstermekte olduğu,bu bakımdan, davacının yoksun kalınan kazanç istemi olarak 37.398,91 YTL’lık «maddi tazminat» isteminin kabulü gerektiği, manevi tazminat istemi bakımından büyük ciroları ve kârları olan yanların bu durumları dikkate alındığı gibi, davalının basiretsiz bir ticari uygulama ile başkasına ait bir tasarımı ihlal edişinin, tasarım hakkının açık ihlali ve «haksız rekabet» olduğunun da dikkate alındığı, yanların ticari durumlarına, «tescilli tasarımın» ihlalinin boyutlarına ve özelliklerine göre, 100.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı, gerek BK’nun 49. maddesi hükmü, gerekse End.Tas.KHK’nin 49/c hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirme yapıldığında, End.Tas.KHK'nin 48/a maddesine uyan davalı eyleminin karşılığı olarak davacı tasarım sahibine bu manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, tasarım tescil belgesi sahibinin, End.Tas.KHK’nin 49. maddesi kapsamında tecavüz eylemi halinde ileri sürebileceği istemleri davada değerlendirilerek ve tasarıma tecavüz oluşturan eylemin ve bu çeşit tanıtım ve reklam şeklindeki eylemlerin durdurulmasına karar verildiği gibi, tedbirin de karar kesinleşinceye kadar devamının uygun görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, tasarım hakkına tecavüz oluşturan eyleminin durdurulmasına, bu çeşit reklam ve tanıtım şeklindeki eylemlerin durdurulmasına, verilmiş olan «ihtiyati tedbirin», karar kesinleşinceye kadar devamına ve karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına, bu çerçevede, tecavüzlü tüm şişe ve bunların üretimine yarayan gereçlere el konulmasına, davalının tasarıma tecavüzü nedeniyle, davacı tarafın yoksun kaldığı kazanca ilişkin maddi tazminat isteminin kabulüne, 37.398,91 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, her ne kadar, davacı yan şişenin tasarımı ile ilgili yapmış olduğu harcamaları, fiili zarar olarak talep etmişse de zaten tasarımı kendisi için geliştirirken yapması gereken bir gider olması nedeniyle zarar olarak nitelenemeyeceğinden bu kalemlere ilişkin istemlerin reddine, davacı yanın, tasarımın kötü bir şekilde üretime konu edildiği gerekçesi ile itibar «kaybı» anlamında istediği tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine, sair fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, tasarım hakkına tecavüz nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 100.000,00 YTL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün giderleri davalıdan alınmak suretiyle ulusal bir gazetede «ilan» edilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, endüstriyel tasarıma tecavüze ilişkin istemlere yönelik olup hükme esas bilirkişi raporunda belirlenen 554 sayılı KHK’nin 52/6. bendine dayalı «yoksun kalınan» «kazanç kaybının» hesabında, davacı tasarımına davalının benzeterek şişe ambalajı üretip kullanması sonucu elde ettiği gelire davacı tasarımının % 20 oranında katkı sağladığına iliş …
Benzer bu kararda… miktarını 37.398,91 YTL olarak belirlendiği, davalının basiretsiz bir ticari uygulama ile başkasına ait bir tasarımı ihlal edişinin, tasarım hakkının açık ihlali ve «haksız rekabet» olduğunun da dikkate alındığı, yanların ticari durumlarına, «tescilli tasarımın» ihlalinin boyutlarına ve özelliklerine göre, 100.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, tasarım hakkına tecavüz oluşturan eyleminin durdurulmasına, bu çeşit reklam ve tanıtım şeklindeki eylemlerin durdurulmasına, bu çerçevede, tecavüzlü tüm şişe ve bunların üretimine yarayan gereçlere el konulmasına, davalının tasarıma tecavüzü nedeniyle, davacı tarafın yoksun kaldığı kazanca ilişkin «maddi tazminat» isteminin kabulüne, 37.398,91 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, her ne kadar, davacı yan şişenin tasarımı ile ilgili yapmış olduğu harcamaları, fiili zarar olarak talep etmişse de zaten tasarımı kendisi için geliştirirken yapması gereken bir gider olması nedeniyle zarar olarak nitelenemeyeceğinden bu kalemlere ilişkin istemlerin reddine, davacı yanın tasarımın kötü bir şekilde üretime konu edildiği gerekçesiyle itibar «kaybı» anlamında istediği tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine, sair fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, tasarım hakkına tecavüz nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 100.000,00 YTL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün giderleri davalıdan alınmak suretiyle ulusal bir gazetede «ilan» edilmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/13592 E, 2010/9332 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Tasarıma tecavüz | Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2221 E. 2024/5547 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması ve «tazminat davası» olduğu, davacı firmanın, rakı ürünü için kullandığı şişelerin, özgün bir tasarımını geliştirmek ve tescil ettirmek suretiyle, ürün ambalajı yönünden tescilli bir sınai hak elde ettiği, davalının ise, davacının tasarımını ihlal ettiği ileri sürülen şişeleri için ayrı bir tasarım belgesinin bulunmadığı, iki tasarım karşılaştırıldığında, bilirkişi kurulunun da 28/07/2007 tarihli raporlarında belirttikleri üzere, davalının tasarımının, tescilli olan davacı tasarımına pek çok benzerlikleri ile yakın görünümde olduğu, benzerlik noktalarının, farklılıklardan daha fazla olduğu,piyasadaki farklı markaların benzer ürünleri göz önüne alındığında, söz konusu benzerlikler, davalının tasarımın geliştirilmesi sırasında daha farklı ve özgün bir tasarım geliştirme özgürlüğünü kullanmadığını ortaya koyduğu, şişe tasarımı açısından, şişenin bilinen kaba hatları, yani geniş bir gövde ve dar bir boğaz ve ağız şeklindeki unsurları, koruma dışı kabul edilebilecek unsurlar olsa bile, gerek gövde, gerekse şişe boğazı ve ağzının ve ayrıca şişe yüzeyinin çeşitli tasarımsal özelliklerle geliştirilebileceği, farklı biçimlerde düzenlenebileceği ortada iken, buna rağmen, «son» derece ciddi bir üretim yapan davalı firmanın, özgün bir şişe kullanmak yerine, davacının tasarımının tescillenmiş olan şişesine belirgin bir biçimde benzer bir şişeyi kullanarak, tasarım hakkına tecavüzde bulunduğu, davacının, aynı zamanda, davalının tasarıma tecavüz eylemi nedeni ile yoksun kaldığı karı,davalının elde ettiği gelir esasına göre tespit ve tahsilini istediği, bilirkişi kurulu, davacının yoksun kaldığı kar miktarını 37.398,91 YTL olarak belirlemiş olup, bu rakamı bulmak için, davalının «ticari defter» ve kayıtları incelenerek, tasarım için yapılan reklam kampanyaları, pazarlama faaliyetleri değerlendirilerek ve şişe tasarımının bütün içerisinde %20’lik bir «payı» olduğu kabul edilerek, davalının kullandığı tespit edilen şişe adedi bulunarak, bu miktar üzerinden, bir şişe ürünün satış fiyatı üzerinden tasarıma düşen pay belirlenerek, çarpım sureti ile «yoksun kalınan» karın hesap edildiği, belirlenen rakamın, davalının tasarıma tecavüz sureti ile elde ettiği gelirin üzerinden, tasarımdan kaynaklanan kısmını göstermekte olduğu,bu bakımdan, davacının yoksun kalınan kazanç istemi olarak 37.398,91 YTL’lık «maddi tazminat» isteminin kabulü gerektiği, manevi tazminat istemi bakımından büyük ciroları ve kârları olan yanların bu durumları dikkate alındığı gibi, davalının basiretsiz bir ticari uygulama ile başkasına ait bir tasarımı ihlal edişinin, tasarım hakkının açık ihlali ve «haksız rekabet» olduğunun da dikkate alındığı, yanların ticari durumlarına, «tescilli tasarımın» ihlalinin boyutlarına ve özelliklerine göre, 100.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı, gerek BK’nun 49. maddesi hükmü, gerekse End.Tas.KHK’nin 49/c hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirme yapıldığında, End.Tas.KHK'nin 48/a maddesine uyan davalı eyleminin karşılığı olarak davacı tasarım sahibine bu manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, tasarım tescil belgesi sahibinin, End.Tas.KHK’nin 49. maddesi kapsamında tecavüz eylemi halinde ileri sürebileceği istemleri davada değerlendirilerek ve tasarıma tecavüz oluşturan eylemin ve bu çeşit tanıtım ve reklam şeklindeki eylemlerin durdurulmasına karar verildiği gibi, tedbirin de karar kesinleşinceye kadar devamının uygun görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, tasarım hakkına tecavüz oluşturan eyleminin durdurulmasına, bu çeşit reklam ve tanıtım şeklindeki eylemlerin durdurulmasına, verilmiş olan «ihtiyati tedbirin», karar kesinleşinceye kadar devamına ve karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına, bu çerçevede, tecavüzlü tüm şişe ve bunların üretimine yarayan gereçlere el konulmasına, davalının tasarıma tecavüzü nedeniyle, davacı tarafın yoksun kaldığı kazanca ilişkin maddi tazminat isteminin kabulüne, 37.398,91 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, her ne kadar, davacı yan şişenin tasarımı ile ilgili yapmış olduğu harcamaları, fiili zarar olarak talep etmişse de zaten tasarımı kendisi için geliştirirken yapması gereken bir gider olması nedeniyle zarar olarak nitelenemeyeceğinden bu kalemlere ilişkin istemlerin reddine, davacı yanın, tasarımın kötü bir şekilde üretime konu edildiği gerekçesi ile itibar «kaybı» anlamında istediği tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine, sair fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, tasarım hakkına tecavüz nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 100.000,00 YTL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün giderleri davalıdan alınmak suretiyle ulusal bir gazetede «ilan» edilmesine karar verilmiştir.
Anılan 52. maddenin «son» fıkrasında, «yoksun kalınan» kazancın hesaplanmasında özellikle tasarımın ekonomik önemi, tasarımdan doğan haklara tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi gibi etkenlerin göz önünde tutulacağı …
Benzer bu kararda… ıyla benzer olduğunu, davalıya ait şişenin boyun kısmının müvekkiline ait 2007 01682-3 numaralı tasarımın boyun kısmı ile benzer olduğunu, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» yaratmakta olduğunu, koruma altına alınan tasarım tescil belgeleri ile karakterize edilen özelliklerin birebir taklit edildiğini, dava konusu şişenin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile belirgin bir farklılık olmadığını, davalının tecavüz eyleminden dolayı haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin itibarını kullandığını, bunun yanı sıra müvekkilinin tasarımı geliştirmek için harcadığı emek, sermaye ve zamanın davalı eylemi nedeniyle boşa gittiğini ileri sürerek müvekkiline ait tasarımlara karşı tecavüz ve haksız rekabetlerin tespitini, durdurulmasını, tecavüzün önlenmesini ve kaldırılmasını, müvekkiline ait «tescilli tasarımların», davalıya ait basılı evrak, broşür, katalog, internet sitesi tanıtımı ile diğer ticari evraktan çıkartılmasını, silinmesini, mümkün olmuyor ise imhasına, dava kesinleştiğinde piyasada bulunan dava konusu şişeli ürünlerin piyasadan toplanarak imhasına karar verilerek, davalıdan 5.000,00 TL manevi tazminat ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL «maddi tazminata» hükmedilerek, davalı aleyhine verilecek kararın «masrafı» davalı tarafından karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 2 ayrı gazetede 15'er gün «ara» ile 2'şer defa «ilan» ile «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretinin» davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
… in birbirlerinin birer versiyonu olarak algılandığı, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri üzerinde «iltibas» bırakacak derecede benzer oldukları tespit edildiği, dava tarihi itibari ile uygulanması gereken mevzuat kapsamında davalı eylemin «tescilli tasarıma» tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, birleşen dava yönünden davalı tasarımının yenilik ve «ayırt ediciliği» bulunmadığı ve hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davalı tarafından kullanılan şişe tasarımlarının davacıya ait 2007/00683-1 nolu tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile 85.989,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıda …
… kemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin 12.03.2020 tarihli celseye katıldığı ve bu celsede bir sonraki 25.06.2020 tarihli celsenin «sözlü yargılama» duruşması olarak belirlendiği, ancak 25.06.2020 tarihli duruşmaya davalı vekilinin «mazeret» verdiği, mahkemece bu mazeretin kabul edildiği ve bir sonraki duruşmanın sözlü yargılama duruşması olarak devamına karar verildiği, 24.09.2020 tarihli «son» celseye de davalı vekilinin mazeret sunduğu, davalı tarafın savunmalarını yaptığı, 2 kez sözlü yargılama için duruşma günü tayin edildiği, Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/«308» E. sayılı dosyasının marka hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, somut davayı etkiler nitelikte olmadığı, davalının davacıya ait endüstriyel tasarımdan doğan haklarını ih …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret talebi · gıyapta karar · hukuki dinlenilme hakkı · i̇i̇k 308/b · mazeret · sözlü yargılama · hukuki menfaat · ara karar
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul yönünden «mazeret» kabul edilmiş ise «gıyapta» karar verilemeyeceğini, aleyhe verilen bilirkişi raporlarının satışa sunulan ürünler görülmeden verdiklerini, TÜRKPATENT tarafından ilgili ürünün tescil edildiğini, TÜRKPATENT ve davalı şirket arasında dava arkadaşlığı var iken yaptıkları taleplere rağmen ilgili kuruma davanın «ihbarının» yapılmadığını, Ankara 2 ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2018/«308» E. no'lu davanın incelenmesini talep etmelerine rağmen bu dosyanın dikkate alınmadığını, en azından bu davanı sonucunu beklemelerini talep etmelerine rağmen bu tal …
… kemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin 12.03.2020 tarihli celseye katıldığı ve bu celsede bir sonraki 25.06.2020 tarihli celsenin «sözlü yargılama» duruşması olarak belirlendiği, ancak 25.06.2020 tarihli duruşmaya davalı vekilinin «mazeret» verdiği, mahkemece bu mazeretin kabul edildiği ve bir sonraki duruşmanın sözlü yargılama duruşması olarak devamına karar verildiği, 24.09.2020 tarihli «son» celseye de davalı vekilinin mazeret sunduğu, davalı tarafın savunmalarını yaptığı, 2 kez sözlü yargılama için duruşma günü tayin edildiği, Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/«308» E. sayılı dosyasının marka hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, somut davayı etkiler nitelikte olmadığı, davalının davacıya ait endüstriyel tasarımdan doğan haklarını ih …
2.Somut davada, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 23.09.2020 «havale» tarihli dilekçesinde «mazeret» bildirdiği, İlk Derece Mahkemesince «son» celsede vekilin anılan son «mazeret talebine» ilişkin kabul kararı verilmesine rağmen davanın esası hakkında 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen «hukuki dinlenilme hakkını» da ihlal edecek şekilde davalı vekilinin yokluğunda karar verilmiş olması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Değerlendirme 1.6100 sayılı Kanun'un «hukuki dinlenilme hakkını» düzenleyen 27 nci maddesinde bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği; yine Kanunun 186 ncı meddesinin «son» fıkrasında da «sözlü yargılamada»; mahkemece, taraflara son sözlerinin sorulacağı düzenlenmiştir.
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tecavüzün men'i | Hükmün ilan'ı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18836 E. 2015/3487 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması ve «tazminat davası» olduğu, davacı firmanın, rakı ürünü için kullandığı şişelerin, özgün bir tasarımını geliştirmek ve tescil ettirmek suretiyle, ürün ambalajı yönünden tescilli bir sınai hak elde ettiği, davalının ise, davacının tasarımını ihlal ettiği ileri sürülen şişeleri için ayrı bir tasarım belgesinin bulunmadığı, iki tasarım karşılaştırıldığında, bilirkişi kurulunun da 28/07/2007 tarihli raporlarında belirttikleri üzere, davalının tasarımının, tescilli olan davacı tasarımına pek çok benzerlikleri ile yakın görünümde olduğu, benzerlik noktalarının, farklılıklardan daha fazla olduğu,piyasadaki farklı markaların benzer ürünleri göz önüne alındığında, söz konusu benzerlikler, davalının tasarımın geliştirilmesi sırasında daha farklı ve özgün bir tasarım geliştirme özgürlüğünü kullanmadığını ortaya koyduğu, şişe tasarımı açısından, şişenin bilinen kaba hatları, yani geniş bir gövde ve dar bir boğaz ve ağız şeklindeki unsurları, koruma dışı kabul edilebilecek unsurlar olsa bile, gerek gövde, gerekse şişe boğazı ve ağzının ve ayrıca şişe yüzeyinin çeşitli tasarımsal özelliklerle geliştirilebileceği, farklı biçimlerde düzenlenebileceği ortada iken, buna rağmen, «son» derece ciddi bir üretim yapan davalı firmanın, özgün bir şişe kullanmak yerine, davacının tasarımının tescillenmiş olan şişesine belirgin bir biçimde benzer bir şişeyi kullanarak, tasarım hakkına tecavüzde bulunduğu, davacının, aynı zamanda, davalının tasarıma tecavüz eylemi nedeni ile yoksun kaldığı karı,davalının elde ettiği gelir esasına göre tespit ve tahsilini istediği, bilirkişi kurulu, davacının yoksun kaldığı kar miktarını 37.398,91 YTL olarak belirlemiş olup, bu rakamı bulmak için, davalının «ticari defter» ve kayıtları incelenerek, tasarım için yapılan reklam kampanyaları, pazarlama faaliyetleri değerlendirilerek ve şişe tasarımının bütün içerisinde %20’lik bir «payı» olduğu kabul edilerek, davalının kullandığı tespit edilen şişe adedi bulunarak, bu miktar üzerinden, bir şişe ürünün satış fiyatı üzerinden tasarıma düşen pay belirlenerek, çarpım sureti ile «yoksun kalınan» karın hesap edildiği, belirlenen rakamın, davalının tasarıma tecavüz sureti ile elde ettiği gelirin üzerinden, tasarımdan kaynaklanan kısmını göstermekte olduğu,bu bakımdan, davacının yoksun kalınan kazanç istemi olarak 37.398,91 YTL’lık «maddi tazminat» isteminin kabulü gerektiği, manevi tazminat istemi bakımından büyük ciroları ve kârları olan yanların bu durumları dikkate alındığı gibi, davalının basiretsiz bir ticari uygulama ile başkasına ait bir tasarımı ihlal edişinin, tasarım hakkının açık ihlali ve «haksız rekabet» olduğunun da dikkate alındığı, yanların ticari durumlarına, «tescilli tasarımın» ihlalinin boyutlarına ve özelliklerine göre, 100.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı, gerek BK’nun 49. maddesi hükmü, gerekse End.Tas.KHK’nin 49/c hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirme yapıldığında, End.Tas.KHK'nin 48/a maddesine uyan davalı eyleminin karşılığı olarak davacı tasarım sahibine bu manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, tasarım tescil belgesi sahibinin, End.Tas.KHK’nin 49. maddesi kapsamında tecavüz eylemi halinde ileri sürebileceği istemleri davada değerlendirilerek ve tasarıma tecavüz oluşturan eylemin ve bu çeşit tanıtım ve reklam şeklindeki eylemlerin durdurulmasına karar verildiği gibi, tedbirin de karar kesinleşinceye kadar devamının uygun görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, tasarım hakkına tecavüz oluşturan eyleminin durdurulmasına, bu çeşit reklam ve tanıtım şeklindeki eylemlerin durdurulmasına, verilmiş olan «ihtiyati tedbirin», karar kesinleşinceye kadar devamına ve karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına, bu çerçevede, tecavüzlü tüm şişe ve bunların üretimine yarayan gereçlere el konulmasına, davalının tasarıma tecavüzü nedeniyle, davacı tarafın yoksun kaldığı kazanca ilişkin maddi tazminat isteminin kabulüne, 37.398,91 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, her ne kadar, davacı yan şişenin tasarımı ile ilgili yapmış olduğu harcamaları, fiili zarar olarak talep etmişse de zaten tasarımı kendisi için geliştirirken yapması gereken bir gider olması nedeniyle zarar olarak nitelenemeyeceğinden bu kalemlere ilişkin istemlerin reddine, davacı yanın, tasarımın kötü bir şekilde üretime konu edildiği gerekçesi ile itibar «kaybı» anlamında istediği tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine, sair fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, tasarım hakkına tecavüz nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 100.000,00 YTL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün giderleri davalıdan alınmak suretiyle ulusal bir gazetede «ilan» edilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti ile durdurulması istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça, tescilli “Granini+şekil” markasında yer alan ve markanın asli unsurunu oluşturan şişe şeklinin davalı tarafça piyasaya sunulan ve davalının “...” markalı ürünlerinin yer aldığı şişe emtiasında aynen kullanılmasının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · marka hakkına tecavüz · eksik inceleme
Benzer bu karardaO halde, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde dosyada bulunan «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» de giderilecek biçimde yeni bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti ile durdurulması istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça, tescilli “Granini+şekil” markasında yer alan ve markanın asli unsurunu oluşturan şişe şeklinin davalı tarafça piyasaya sunulan ve davalının “...” markalı ürünlerinin yer aldığı şişe emtiasında aynen kullanılmasının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13592 E. , 2010/9332 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2007/46 - 2008/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davalı avukatı ... aynı tarihli dilekçe ile duruşma talebinden vazgeçtiğini ve bunun üzerine dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın, içki üretimiyle uğraştığını ve bu alanda endüstriyel tasarım tescilini yaptırdığı şişelerle ürünlerini satışa arz ettiğini, 2004/01076 numaralı endüstriyel tasarım tescil belgelerinin 13/04/2004 tarihinden beri koruma altında olduğunu, davalı firmanın, kendilerinin tekelci haklarını ihlal ederek, benzer cam şişelerle ürünlerini sattıklarını, davalının, cevabi ihtarname ile şişeleri Bulgaristan’dan ithal ettiklerini, bundan böyle aynı şişeleri ithal etmeyeceklerini; ancak daha önce ithal edip, henüz piyasaya sunmadıkları 250.000 adet şişeyi kullanmak zorunda olduklarını bildirdiklerini, böylece haksız eylemlerini, kabul ve ikrar ettiklerini, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/87 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan incelemeyi müteakiben alınan raporda, şişelerin belirgin biçimde benzer olduğunun tespit edildiğini, bu benzerliğin, 554 sayılı KHK kapsamında tecavüz oluşturduğunu, aynı zamanda haksız rekabet olduğunu, davalı şirketin, bu raporu tebellüğ ettikten sonra itiraz ettiğini;
ancak ihtarnamedeki beyanlarından anlaşılacağı üzere, şişeleri piyasaya sürdüğünün açık olduğunu, End.Tas.KHK’nin 17, 48, 62, 63, 52. maddelerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek, şişelere el konulmasını, yazılı ve görsel medyada yer alan reklamların durdurulmasını, tecavüze konu üretim gereçlerine el konulmasını, öncelikle bu taleplere ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini,öte yandan, tasarıma tecavüz nedeni ile uğradıkları fiili kayba karşılık 10.000,00 TL, davalının bu tasarımı kullanmakla elde ettiği kazanca göre hesaplanacak, yoksun kalınan kazanca karşılık 10.000,00 TL, tasarımın kötü bir üretime, uygun olmayan içeriğe konu edilmesi nedeni ile tasarımın uğradığı itibar kaybına bağlı olarak 10.000,00 TL olmak üzere, toplam 30.000,00 TL maddi ve ayrıca 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmasını, ayrıca hükmün, gideri davalıdan alınmak suretiyle, ulusal bir gazetede ilan edilmesini,ıslah dilekçesi ile fiili zarara ilişkin 11.704.39 TL ve kazanç kaybına ilişkin 37.398.91 TL daha maddi tazminatın tahsilini,dava dilekçesindeki diğer taleplerin geçerli olduğunu ve hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tasarımının etiketli kapaklı olarak tescil edildiğini, dolayısıyla iki tarafın şişeleri arasında en az 8 farklı özelliğin bulunduğunu, bu farklılıklar nedeniyle, tüketicilerin ürünleri karıştırmayacağını, iki ürünün farklı markalar taşıdığını ve tat, koku, lezzet ve aroma farkları bulunduğunu,davacının İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yaptırdığı 2006/87 D. İş sayılı tespit dosyasındaki rapora itiraz edildiğini; çünkü bilirkişinin, raporunda, tasarımcının tasarımı geliştirme bakımından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınmadığını , üretilen bütün şişelerin birbirlerine benzediğini, bunun önüne geçilemeyeceğini, tazminat istemlerinin de haksız ve yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın, endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması ve tazminat davası olduğu, davacı firmanın, rakı ürünü için kullandığı şişelerin, özgün bir tasarımını geliştirmek ve tescil ettirmek suretiyle, ürün ambalajı yönünden tescilli bir sınai hak elde ettiği, davalının ise, davacının tasarımını ihlal ettiği ileri sürülen şişeleri için ayrı bir tasarım belgesinin bulunmadığı, iki tasarım karşılaştırıldığında, bilirkişi kurulunun da 28/07/2007 tarihli raporlarında belirttikleri üzere, davalının tasarımının, tescilli olan davacı tasarımına pek çok benzerlikleri ile yakın görünümde olduğu, benzerlik noktalarının, farklılıklardan daha fazla olduğu,piyasadaki farklı markaların benzer ürünleri göz önüne alındığında, söz konusu benzerlikler, davalının tasarımın geliştirilmesi sırasında daha farklı ve özgün bir tasarım geliştirme özgürlüğünü kullanmadığını ortaya koyduğu, şişe tasarımı açısından, şişenin bilinen kaba hatları, yani geniş bir gövde ve dar bir boğaz ve ağız şeklindeki unsurları, koruma dışı kabul edilebilecek unsurlar olsa bile, gerek gövde, gerekse şişe boğazı ve ağzının ve ayrıca şişe yüzeyinin çeşitli tasarımsal özelliklerle geliştirilebileceği, farklı biçimlerde düzenlenebileceği ortada iken, buna rağmen, son derece ciddi bir üretim yapan davalı firmanın, özgün bir şişe kullanmak yerine, davacının tasarımının tescillenmiş olan şişesine belirgin bir biçimde benzer bir şişeyi kullanarak, tasarım hakkına tecavüzde bulunduğu, davacının, aynı zamanda, davalının tasarıma tecavüz eylemi nedeni ile yoksun kaldığı karı,davalının elde ettiği gelir esasına göre tespit ve tahsilini istediği, bilirkişi kurulu, davacının yoksun kaldığı kar miktarını 37.398,91 YTL olarak belirlemiş olup, bu rakamı bulmak için, davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek, tasarım için yapılan reklam kampanyaları, pazarlama faaliyetleri değerlendirilerek ve şişe tasarımının bütün içerisinde %20’lik bir payı olduğu kabul edilerek, davalının kullandığı tespit edilen şişe adedi bulunarak, bu miktar üzerinden, bir şişe ürünün satış fiyatı üzerinden tasarıma düşen pay belirlenerek, çarpım sureti ile yoksun kalınan karın hesap edildiği, belirlenen rakamın, davalının tasarıma tecavüz sureti ile elde ettiği gelirin üzerinden, tasarımdan kaynaklanan kısmını göstermekte olduğu,bu bakımdan, davacının yoksun kalınan kazanç istemi olarak 37.398,91 YTL’lık maddi tazminat isteminin kabulü gerektiği, manevi tazminat istemi bakımından büyük ciroları ve kârları olan yanların bu durumları dikkate alındığı gibi, davalının basiretsiz bir ticari uygulama ile başkasına ait bir tasarımı ihlal edişinin, tasarım hakkının açık ihlali ve haksız rekabet olduğunun da dikkate alındığı, yanların ticari durumlarına, tescilli tasarımın ihlalinin boyutlarına ve özelliklerine göre, 100.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı, gerek BK’nun 49.
maddesi hükmü, gerekse End.Tas.KHK’nin 49/c hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirme yapıldığında, End.Tas.KHK'nin 48/a maddesine uyan davalı eyleminin karşılığı olarak davacı tasarım sahibine bu manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, tasarım tescil belgesi sahibinin, End.Tas.KHK’nin 49. maddesi kapsamında tecavüz eylemi halinde ileri sürebileceği istemleri davada değerlendirilerek ve tasarıma tecavüz oluşturan eylemin ve bu çeşit tanıtım ve reklam şeklindeki eylemlerin durdurulmasına karar verildiği gibi, tedbirin de karar kesinleşinceye kadar devamının uygun görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, tasarım hakkına tecavüz oluşturan eyleminin durdurulmasına, bu çeşit reklam ve tanıtım şeklindeki eylemlerin durdurulmasına, verilmiş olan ihtiyati tedbirin, karar kesinleşinceye kadar devamına ve karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına, bu çerçevede, tecavüzlü tüm şişe ve bunların üretimine yarayan gereçlere el konulmasına, davalının tasarıma tecavüzü nedeniyle, davacı tarafın yoksun kaldığı kazanca ilişkin maddi tazminat isteminin kabulüne, 37.398,91 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, her ne kadar, davacı yan şişenin tasarımı ile ilgili yapmış olduğu harcamaları, fiili zarar olarak talep etmişse de zaten tasarımı kendisi için geliştirirken yapması gereken bir gider olması nedeniyle zarar olarak nitelenemeyeceğinden bu kalemlere ilişkin istemlerin reddine, davacı yanın, tasarımın kötü bir şekilde üretime konu edildiği gerekçesi ile itibar kaybı anlamında istediği tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine, sair fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, tasarım hakkına tecavüz nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 100.000,00 YTL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün giderleri davalıdan alınmak suretiyle ulusal bir gazetede ilan edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, endüstriyel tasarıma tecavüze ilişkin istemlere yönelik olup hükme esas bilirkişi raporunda belirlenen 554 sayılı KHK’nin 52/6. bendine dayalı yoksun kalınan kazanç kaybının hesabında, davacı tasarımına davalının benzeterek şişe ambalajı üretip kullanması sonucu elde ettiği gelire davacı tasarımının % 20 oranında katkı sağladığına ilişkin belirlenen oranın, somut olayın özellikleri itibariyle hak ve nesafete uygun düşmediğinin ve yüksek olduğunun kabulü gerekir. Davalının markasının % 50, davalının ürününün kalitesinin % 30 oranında tüketiciyi etkilediğine ilişkin oranlar düşük olup bunların tüketiciyi daha fazla etkilediğinin, dolayısıyla davacının şişe tasarımının % 20’den daha az davalı gelirine katkı sağladığının kabulü daha adil bir sonuç doğuracaktır.
Anılan 52. maddenin son fıkrasında, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında özellikle tasarımın ekonomik önemi, tasarımdan doğan haklara tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi gibi etkenlerin göz önünde tutulacağına ilişkin düzenleme üzerinde yeterince durulup, bu hükmün
tartışılması gerekirken, bu yönde bir değerlendirme içermeyen bilirkişi görüşüne itibar edilmesi doğru olmamış, davalı lehine daha ılımlı bir oran belirlenmek üzere hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan, ortalama satış fiyatı üzerinden davalının 250.000 adet şişe için elde ettiği gelir 186.994,56 TL olup, 100.000,00 TL manevi tazminat takdirinin somut olayın özelliklerine göre fazla olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla şişe sayısı, paranın satın alım gücü, caydırıcılık olgusu ve kriterleri karşısında daha ılımlı bir manevi tazminat takdiri gerekirken, BK’nun 49. maddesinin amacına aykırı düşecek meblağın hüküm altına alınması hatalı olmuştur.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028182100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz