Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tecavüzün men'i | Hükmün ilan'ı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18836 E. 2015/3487 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporları arasında çelişki↗ marka hakkına tecavüz↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şişe şeklini de içeren "granini" ibareli markasının bulunduğu, davalının fiilen ürünlerinde kullandığı şişelerin davacının markasında yer alan ve kullandığı şişelere sadece teknik ve işlevsel yönden benzedikleri, bu işlev gereği şişelerin dolu halinde dahi farklı oldukları, davacı markasındaki "granini" ibaresi ile davalının kullandığı şişe üzerinde yazılı "çeşme bağcılık" ibarelerinin herhangi bir çağrışım yapmadığı, davacının markasındaki şekil ve kelime ile davalı kullanımındaki şişe formatı ve markaya konu ibarenin, davacı markasına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulması istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça, tescilli “Granini+şekil” markasında yer alan ve markanın asli unsurunu oluşturan şişe şeklinin davalı tarafça piyasaya sunulan ve davalının “...” markalı ürünlerinin yer aldığı şişe emtiasında aynen kullanılmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülmüştür. 556 sayılı KHK'nun 5/2. maddesi uyarınca markanın, mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak bu durumda, mal veya ambalajın tescilli marka sahibine mal veya ambalaj için inhisari bir hak sağlaması söz konusu değildir. Öte yandan, davacı tarafça dayanılan markada yer alan ürün ambalajı üç boyutlu şekil vasfında bulunup Dairemizin 2008/5569 Esas, 2010/1893 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, davacı markasında yer alan şişe formunun bilinen şişe ambalajı formunun ötesinde yeni ve özgün unsurlara sahip olması halinde markanın asli unsuru olarak tescili mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, davacının markasında yer alan şişe şeklinin özgün tasarımının bulunduğu ve bu şeklin markanın asli unsuru olduğu iddia edilmiş olmasına rağmen dosyada mübrez bilirkişi raporlarında bu hususa ilişkin olarak farklı açıklamalar yapılmıştır. O halde, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde dosyada bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişki de giderilecek biçimde yeni bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16577 E. 2011/4473 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti ile durdurulması istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça, tescilli “Granini+şekil” markasında yer alan ve markanın asli unsurunu oluşturan şişe şeklinin davalı tarafça piyasaya sunulan ve davalının “...” markalı ürünlerinin yer aldığı şişe emtiasında aynen kullanılmasının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülmüştür.
Benzer bu kararda… miktarını 37.398,91 YTL olarak belirlendiği, davalının basiretsiz bir ticari uygulama ile başkasına ait bir tasarımı ihlal edişinin, tasarım hakkının açık ihlali ve «haksız rekabet» olduğunun da dikkate alındığı, yanların ticari durumlarına, «tescilli tasarımın» ihlalinin boyutlarına ve özelliklerine göre, 100.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, tasarım hakkına tecavüz oluşturan eyleminin durdurulmasına, bu çeşit reklam ve tanıtım şeklindeki eylemlerin durdurulmasına, bu çerçevede, tecavüzlü tüm şişe ve bunların üretimine yarayan gereçlere el konulmasına, davalının tasarıma tecavüzü nedeniyle, davacı tarafın yoksun kaldığı kazanca ilişkin «maddi tazminat» isteminin kabulüne, 37.398,91 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, her ne kadar, davacı yan şişenin tasarımı ile ilgili yapmış olduğu harcamaları, fiili zarar olarak talep etmişse de zaten tasarımı kendisi için geliştirirken yapması gereken bir gider olması nedeniyle zarar olarak nitelenemeyeceğinden bu kalemlere ilişkin istemlerin reddine, davacı yanın tasarımın kötü bir şekilde üretime konu edildiği gerekçesiyle itibar «kaybı» anlamında istediği tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine, sair fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, tasarım hakkına tecavüz nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 100.000,00 YTL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün giderleri davalıdan alınmak suretiyle ulusal bir gazetede «ilan» edilmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/13592 E, 2010/9332 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · ticari faiz · kâr kaybı · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… miktarını 37.398,91 YTL olarak belirlendiği, davalının basiretsiz bir ticari uygulama ile başkasına ait bir tasarımı ihlal edişinin, tasarım hakkının açık ihlali ve «haksız rekabet» olduğunun da dikkate alındığı, yanların ticari durumlarına, «tescilli tasarımın» ihlalinin boyutlarına ve özelliklerine göre, 100.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, tasarım hakkına tecavüz oluşturan eyleminin durdurulmasına, bu çeşit reklam ve tanıtım şeklindeki eylemlerin durdurulmasına, bu çerçevede, tecavüzlü tüm şişe ve bunların üretimine yarayan gereçlere el konulmasına, davalının tasarıma tecavüzü nedeniyle, davacı tarafın yoksun kaldığı kazanca ilişkin «maddi tazminat» isteminin kabulüne, 37.398,91 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, her ne kadar, davacı yan şişenin tasarımı ile ilgili yapmış olduğu harcamaları, fiili zarar olarak talep etmişse de zaten tasarımı kendisi için geliştirirken yapması gereken bir gider olması nedeniyle zarar olarak nitelenemeyeceğinden bu kalemlere ilişkin istemlerin reddine, davacı yanın tasarımın kötü bir şekilde üretime konu edildiği gerekçesiyle itibar «kaybı» anlamında istediği tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine, sair fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, tasarım hakkına tecavüz nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 100.000,00 YTL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün giderleri davalıdan alınmak suretiyle ulusal bir gazetede «ilan» edilmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/13592 E, 2010/9332 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştu …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13470 E. 2013/16820 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · eksik inceleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti ile durdurulması istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça, tescilli “Granini+şekil” markasında yer alan ve markanın asli unsurunu oluşturan şişe şeklinin davalı tarafça piyasaya sunulan ve davalının “...” markalı ürünlerinin yer aldığı şişe emtiasında aynen kullanılmasının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülmüştür.
O halde, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde dosyada bulunan «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» de giderilecek biçimde yeni bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalının ürünlerinde “leke sihirbazı” ibaresini kullanmasının, ürünlerin broşür, etiket ve şişe kompozisyonlarının, müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülmüş, mahkemece kurulan hüküm kısmında ise sadece davalının ürünlerinde kullandığı şişe görselinin haksız rekabet yarattığına karar verilmiştir.
… na geldiği halde, yeni bir bilirkişi heyeti aracılığı ile inceleme yaptırılarak, tarafların şişe ambalajları arasında benzerlik bulunup bulunmadığının ve bu durumun «haksız rekabet» yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi, meydana gelen çelişkinin bu şekilde giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj benzerliği · ticari faiz · havale · terkin · taşıyan · maddi tazminat · ilan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaClean ibaresini «taşıyan» markasını kullandığını beyan etmesine rağmen, şişe ambalajı kullanımının, teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı ve markalarında da bu görselle ilgili bir şekil bulunmadığı halde, davacı ürünü ile «iltibas» oluşturur nitelikte bulunduğu gerekçesiyle «maddi tazminat» talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına», diğer talepler yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının «haksız rekabetinin» tespitine ve önlenmesine, takdiren 5.000 TL. manevi tazminatın «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına», karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı vekilinin 24/09/2010 «havale» tarihli dilekçesi ve 12/11/2010 tarihli oturumdaki beyanı ile «maddi tazminat» taleplerini atiye «terk» ettiği, davacının tescilli “Dr.
2- Ancak dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça gerekçe yönünden temyiz itirazında bulunulmadığına göre, gelinen aşama itibariyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, şişe «ambalajlarının benzer» olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18836 E. , 2015/3487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2014 tarih ve 2011/51-2014/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." marka meyve suyu, nektar ve içecek ürünlerinin satışını yaptığını, bu ürünleri müvekkili ve markası özdeşleşen şişelerle sattığını, söz konusu şişe formunu Türkiye'de ve diğer ülkelerde marka olarak da tescil ettirdiğini, davalının ise müvekkiline ait göbekli şişe formunu taklit ederek "...." markalı ürünlerinde kullandığını, davalının bu eyleminin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gibi haksız rekabette teşkil ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 556 Sayılı KHK'nun 5/2. maddesi uyarınca üç boyutlu marka tescilinin ürün veya ambalaj üzerinde inhisarı hak sağlamayacağını, her ne kadar davacı tarafça göbekli şişe formunun üç boyutlu marka tescili kapsamında olduğu ileri sürülmekte ise de, davacının bu ürüne ait şişe tasarımının TPE nezdinde tasarım sicilinde kaydının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şişe şeklini de içeren "granini" ibareli markasının bulunduğu, davalının fiilen ürünlerinde kullandığı şişelerin davacının markasında yer alan ve kullandığı şişelere sadece teknik ve işlevsel yönden benzedikleri, bu işlev gereği şişelerin dolu halinde dahi farklı oldukları, davacı markasındaki "granini" ibaresi ile davalının kullandığı şişe üzerinde yazılı "çeşme bağcılık" ibarelerinin herhangi bir çağrışım yapmadığı, davacının markasındaki şekil ve kelime ile davalı kullanımındaki şişe formatı ve markaya konu ibarenin, davacı markasına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulması istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça, tescilli “Granini+şekil” markasında yer alan ve markanın asli unsurunu oluşturan şişe şeklinin davalı tarafça piyasaya sunulan ve davalının “...” markalı ürünlerinin yer aldığı şişe emtiasında aynen kullanılmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülmüştür. 556 sayılı KHK'nun 5/2. maddesi uyarınca markanın, mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak bu durumda, mal veya ambalajın tescilli marka sahibine mal veya ambalaj için inhisari bir hak sağlaması söz konusu değildir. Öte yandan, davacı tarafça dayanılan markada yer alan ürün ambalajı üç boyutlu şekil vasfında bulunup Dairemizin 2008/5569 Esas, 2010/1893 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, davacı markasında yer alan şişe formunun bilinen şişe ambalajı formunun ötesinde yeni ve özgün unsurlara sahip olması halinde markanın asli unsuru olarak tescili mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, davacının markasında yer alan şişe şeklinin özgün tasarımının bulunduğu ve bu şeklin markanın asli unsuru olduğu iddia edilmiş olmasına rağmen dosyada mübrez bilirkişi raporlarında bu hususa ilişkin olarak farklı açıklamalar yapılmıştır. O halde, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde dosyada bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişki de giderilecek biçimde yeni bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169547900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz