Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2886 E. 2010/9306 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ara karar↗ ıslah↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,iddia,savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davacıların 08.05.1997 tarihli sözleşme ile eserlerin basım ve telif hakkını devrettiği,davalıların yayma ve çoğaltma hakkına ilişkin ihlallerinin bulunmadığı,tecavüzün ref’i şartlarının oluşmadığı,davacıların FSEK 68. madde gereğince tazminat istediği,manevi tazminat isteminde bulunmadığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar,kendileri tarafından yazılan eserlerde,adlarının belirtilmemesi,davalının adının düzenleyen olarak yer alması nedeniyle tazminat isteminde bulunmuş olup, mahkemece,davacıların manevi tazminat isteminde bulunmadığı,FSEK 68 maddesi gereğince tazminat isteminde bulundukları gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiş ise de bilirkişi raporunda,davacılara ait metinlerle davalılar tarafından basılan eserlerin karşılaştırılmasında, davalı şirket tarafından isim kullanılmadan basılan eserlerin başlık dahil olmak üzere davacılara ait metinlerle aynı olduğu,davalı ’ın düzenleyen olarak belirtildiği eserlerde,sadece başlık ve metin içeriklerinde küçük farklılıklar ile değiştirildiği,orijinal metinlerle aynı olduğu izlenimi verildiği,bu durumun manevi hakların ihlali anlamına geldiğinin belirtilmiş olması,mahkemece,bu rapor sonrasında davacılar vekilinden 05.06.2007 tarihli ara kararla dilekçesinde geçen ‘ceza tazminatı’ ibaresini açıklamasını istemesi,davacılar vekilinin ara karar gereğince ibraz etmiş olduğu 24.09.2007 tarihli dilekçesinde,dava dilekçesinde ceza tazminatı ibaresinin manevi tazminat olarak değerlendirilmesini,bu mümkün olmazsa ıslah beyanı olarak dikkate alınmasını talep etmesi karşısında,adı geçen dilekçenin HUMK 83 maddesi gereğince ıslah beyanı olarak kabul edilip edilemeyeceği karar yerinde değerlendirilip tartışılmadan,eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2846 E. 2019/7510 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu kararda… k davalının bu eserlere ilişkin muhtemel tecavüzünün önlenmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yeni hüküm niteliği «taşıyan» kararın özel Dairece incelenmesi gerektiği yönündeki kararı üzerine hüküm Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2918 E. 2017/4995 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri çevresi
Benzer bu kararda… shası bulunduğuna göre davalıların davaya konu eserleri izinsiz olarak çoğaltan ve yayan kişiler olduğunun kabulü ile söz konusu eserlerin nitelikleri ve iş yerinin «müşteri çevresi» dikkate alınmak suretiyle kaç adet eser basılacak satılmış olabileceğinin farazi olarak belirlenmesi amacıyla bilirkişi raporu alınması ve tazminat miktarının sapt …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2886 E. , 2010/9306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.09.2010 tarih ve 2004/482-2008/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili,müvekkillerinin dava dışı ‘... Yayıncılık Eğitim Ltd.Şti.’ile okul öncesi çocuklar için hazırlanan eğitici öykü kitaplarının yayınlanması amacıyla 08.05.1997 tarihli sözleşme imzaladıklarını,adı geçen şirketin eserleri yayınlayamadığını, kaybolduğu gerekçesiyle eserlerin kendilerine iade edilmediğini,sonradan davalı şirketin kendilerine ait eserlerinin bir kısmında eser sahibinin ismini yazmadığını,bir kısmında ise eserde küçük değişiklikler yaparak diğer davalı ... Bostancı’nın düzenleyen olarak isminin yazıldığını tespit ettiklerini,FSEK 68 madde gereğince, kendilerinden izin almadan eser yayınlayan kişinin tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek,eserlerin davacılara ait olduğunun tespitini,tecavüzün ref’ini,eserlerin basım ve yayınının yasaklanmasını,ceza tazminatı karşılığı 2.000 YTL’nın davalılardan yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili,davacıların 08.05.1997 tarihli sözleşmeyle eserlerin mali ve manevi haklarını dava dışı ‘... Yayıncılık Eğitim Ltd.Şti.’ne devrettiğini,adı geçen şirketten 08.10.1997 tarihinde ...’na,bu kişiden de 06.06.2000 tarihli sözleşme ile davalı şirkete intikal ettiğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,iddia,savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davacıların 08.05.1997 tarihli sözleşme ile eserlerin basım ve telif hakkını devrettiği,davalıların yayma ve çoğaltma hakkına ilişkin ihlallerinin bulunmadığı,tecavüzün ref’i şartlarının oluşmadığı,davacıların FSEK 68. madde gereğince tazminat istediği,manevi tazminat isteminde bulunmadığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar,kendileri tarafından yazılan eserlerde,adlarının belirtilmemesi,davalının adının düzenleyen olarak yer alması nedeniyle tazminat isteminde bulunmuş olup, mahkemece,davacıların manevi tazminat isteminde bulunmadığı,FSEK 68 maddesi gereğince tazminat isteminde bulundukları gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiş ise de bilirkişi raporunda,davacılara ait metinlerle davalılar tarafından basılan eserlerin karşılaştırılmasında, davalı şirket tarafından isim kullanılmadan basılan eserlerin başlık dahil olmak üzere davacılara ait metinlerle aynı olduğu,davalı ’ın düzenleyen olarak belirtildiği eserlerde,sadece başlık ve metin içeriklerinde küçük farklılıklar ile değiştirildiği,orijinal metinlerle aynı olduğu izlenimi verildiği,bu durumun manevi hakların ihlali anlamına geldiğinin belirtilmiş olması,mahkemece,bu rapor sonrasında davacılar vekilinden 05.06.2007 tarihli ara kararla dilekçesinde geçen ‘ceza tazminatı’ ibaresini açıklamasını istemesi,davacılar vekilinin ara karar gereğince ibraz etmiş olduğu 24.09.2007 tarihli dilekçesinde,dava dilekçesinde ceza tazminatı ibaresinin manevi tazminat olarak değerlendirilmesini,bu mümkün olmazsa ıslah beyanı olarak dikkate alınmasını talep etmesi karşısında,adı geçen dilekçenin HUMK 83 maddesi gereğince ıslah beyanı olarak kabul edilip edilemeyeceği karar yerinde değerlendirilip tartışılmadan,eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027987200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz