6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhraç kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2946 E. 2011/6271 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkarma üçüncü kişi ihtar geçersizlik yönetim kurulu kararı ihtarname

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının ortak olduğunun kesinleşen mahkeme ilamıyla belirlendiği, üçüncü kişi ile kooperatif arasındaki sözleşmenin davacı ortağın sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı ancak davacı ortağa gönderilen ihtarnamelerdeki akçeli yükümlülüklerin genel kurul kararlarına göre belirlenmediği, bu nedenle ihtara dayalı olarak verilen ihraç kararının geçersiz bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 28.05.2005 tarih ve 322 sayılı ihraç kararının iptaline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine ilamda belirtilen nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.

Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, ortaklıktan ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. İsteme konu ihraç kararı davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınmıştır.

Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 9. maddesinde ortaklıktan çıkarmanın yönetim kurulu kararı ile alınabileceği düzenlenmiştir. Aynı anasözleşmenin 32. maddesinde yönetim kurulu toplantısının en az yarıdan fazla üyenin katılmasıyla yapılacağı ve kararların toplantıda bulunanların çoğunluğu ile verileceği belirtilmiştir.

Davalı kooperatif yönetim kurulu 3 üyeden oluşmaktadır. Bu durumda anasözleşme hükmüne göre yönetim kurulu toplantısının 3 üyenin de katılımıyla yapılması, kararların ise toplantıda bulunanların çoğunluğuyla verilmesi gerekmektedir. Somut olayda ise ihraç kararının alındığı 28.02.2005 günlü yönetim kurulu toplantısının 2 üyenin katılımıyla yapıldığı, kararın da bu şekilde alındığı anlaşılmıştır. Buna göre, yönetim kurulunun anasözleşmenin öngördüğü toplantı yeter sayısıyla toplanmadığı anlaşıldığından alınan karar geçerli bulunmamaktadır. Davacı hakkındaki ihraç kararının geçerli bir şekilde alınmadığı anlaşıldığından ihraç kararının yerinde olup olmadığı hususu incelenmeden ihraç kararının bu nedenle geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu husus gözönüne alınmaksızın ihraç işleminin esasına girilerek yapılan yargılama sonunda verilen ihraç kararına esas ihtarnamelerin gerçek borç durumunu yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, sonucu itibariyle doğru olan kararın yazılı gerekçe ile onanması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak 29.11.2010 günlü ilam ile kararın davalı yararına bozulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin sözkonusu bozma kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan gerekçe ile onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhraç kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14648 E. 2011/3989 K.

    Ortak: · İhraç kararının iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • İhraç kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16504 E. 2011/3990 K.

    Ortak: · İhraç kararının iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/2946 E.  ,  2011/6271 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 gün ve 2008/66 - 2008/461 sayılı kararı onayan Daire’nin 29.11.2011 gün ve 2009/6208 - 2010/12124 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin usulsüz ihtarlarla davalı kooperatiften ihraç edildiğini, kooperatif ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan 29.01.1994 tarihli sözleşme uyarınca da akçeli yükümlülüklerin ifasını ve ihraç prosedürünün özel şekle tabi tutulduğu halde buna uymaksızın yapılan ihracın doğru olmadığını ve borcun çoğunluluğunun da ödenmiş olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, akçeli yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının ihracının usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının ortak olduğunun kesinleşen mahkeme ilamıyla belirlendiği, üçüncü kişi ile kooperatif arasındaki sözleşmenin davacı ortağın sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı ancak davacı ortağa gönderilen ihtarnamelerdeki akçeli yükümlülüklerin genel kurul kararlarına göre belirlenmediği, bu nedenle ihtara dayalı olarak verilen ihraç kararının geçersiz bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 28.05.2005 tarih ve 322 sayılı ihraç kararının iptaline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine ilamda belirtilen nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.

Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, ortaklıktan ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. İsteme konu ihraç kararı davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınmıştır.

Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 9. maddesinde ortaklıktan çıkarmanın yönetim kurulu kararı ile alınabileceği düzenlenmiştir. Aynı anasözleşmenin 32. maddesinde yönetim kurulu toplantısının en az yarıdan fazla üyenin katılmasıyla yapılacağı ve kararların toplantıda bulunanların çoğunluğu ile verileceği belirtilmiştir.

Davalı kooperatif yönetim kurulu 3 üyeden oluşmaktadır. Bu durumda anasözleşme hükmüne göre yönetim kurulu toplantısının 3 üyenin de katılımıyla yapılması, kararların ise toplantıda bulunanların çoğunluğuyla verilmesi gerekmektedir. Somut olayda ise ihraç kararının alındığı 28.02.2005 günlü yönetim kurulu toplantısının 2 üyenin katılımıyla yapıldığı, kararın da bu şekilde alındığı anlaşılmıştır. Buna göre, yönetim kurulunun anasözleşmenin öngördüğü toplantı yeter sayısıyla toplanmadığı anlaşıldığından alınan karar geçerli bulunmamaktadır. Davacı hakkındaki ihraç kararının geçerli bir şekilde alınmadığı anlaşıldığından ihraç kararının yerinde olup olmadığı hususu incelenmeden ihraç kararının bu nedenle geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu husus gözönüne alınmaksızın ihraç işleminin esasına girilerek yapılan yargılama sonunda verilen ihraç kararına esas ihtarnamelerin gerçek borç durumunu yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durumda, sonucu itibariyle doğru olan kararın yazılı gerekçe ile onanması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak 29.11.2010 günlü ilam ile kararın davalı yararına bozulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin sözkonusu bozma kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan gerekçe ile onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.11.2010 tarih ve 2009/6208 Esas, 2010/12124 Karar sayılı bozma kararı kaldırılarak, mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 24.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027504800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.